BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
265
Dün
:
4601
Toplam
:
13189021
MEMLEKET HİKÂYELERİ Esra GAYRETLİ
Bayramlar bayram ola
tremarse@gmail.com
"Bayram demek takvimdeki yazı mı?
Bayram hasret; bayram ağrı, sızı mı?
Açıp yüreğimi, yumup gözümü
Özüne girdiğim bayramlar hani..”

Ben dün gece kapıları beyaz boyalı, üç oda bir salon bir evdeydim. Çocukluğumdaki gibi. Su yeşiliydi duvarlar ve limon kolonyası kokuyordu ahşap oymalı koltuklu salon. Söylemiş miydim beyazdı kapılar ve salona açılıyordu. Gül şurubu da yapmışlar. Taze fasulye pişiyordu mutfakta ve üstelik çoban salatası da vardı.
Talat Paşa Caddesi, Numara 6.
Ölülerimizi toprağa, iyi ve güzel olan pek çok şeyi buraya gömdük.
“İnsanın cenneti çocukluğudur” diyordu bir yazıda. Büyüyüp memleketten fersah fersah uzaklara yolumuz düşünce bu fikre îmân ettik. Bize o cenneti anımsatan her şeye sonsuz zaafımız var şimdi.
Biz, pullu ceketiyle kıyıda çocukluğuna el sallayan ümitli İsmail Abi’den başkası değiliz. İnsanın her kaybı çocukluğunu öldürüyor. Bir kaybın yoksa bunu anlaman imkânsız. Baban mesela. Ölüyor ve giderken senin çocukluğunu da götürüyor yanında. Bir bayram sabahı kapısını çalıp sofrasına oturabildiğin, elini öpebildiğin bir baban/annen varsa bunu anlaman imkânsız. Bayramını gurbette geçirmiyorsan, çocuğunun elinden tutup kendi çocukluğunun geçtiği eve götürebiliyor ve “şurası söyleşip güldüğümüz yer” diyen Zeki Müren şarkısındaki gibi hatıraları yerinde ağırlıyorsan beni anlaman mümkün değil.
Talat Paşa Caddesi, Numara 6.
Kapısı hiç kapanmayan tek katlı evimiz. Dedeme yetişemesek de amcam ve babamın gönlümüzü bayram yerine çevirdiği cennetimiz.
“İyi bayramları” henüz bilmediğimiz zamanlar. Bilirsiniz o yıllar “bayramlar mübârekti”. Annemin sandıktan çeyizlik örtülerini çıkarıp serdiği, sılaya koşmanın tatile gitmek gibi ciğer sızlatan bir alternatifinin olmadığı, nasıl derler siyah beyaz film gibi biraz..
Sonra işte, hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
Önce Tuhafiyeci Tahir Amca öldü. Ya da Bakkal İsmet Amca İstanbul’a mı taşınmıştı hatırlamıyorum. Yahut biz mi gittik mahalleden? Bir şey oldu, biz eksildik. Birbirimizin yarasını saramadan yeni yaralar açıldı evlat kalplerimizde.
Babaannemin ilk bayramıydı.
Sonra babamın ilk bayramında buldum kendimi.
Bu gelen amcamın ilk bayramı..
Sonra işte. Hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
Kapımızı sonuna kadar açtığımız ve ayakkabılardan balkon zemininin görünmediği, annelerimiz nasıl yetiştirirdi bilmiyorum ama birbiri ardına kurulup kaldırılan o devasa sofralar, ocaktan inmeyen çaydanlıklar, kadife koltuk, kulplu yeşil şekerlik. Bence onlar da üzgündür şimdi. Bundan otuz yıl sonra şu an misafirini oturttuğu koltuğu bir gazete köşesinde yâd edecek insan sayısı çok da fazla olmaz sanırım. Eşyanın ruhuna inanmıyor artık dünyalılar. Dünyanın artık daha mühim sorunları var. Var da ben yine de o yeşil şekerliği ve rahmetli Bahri Zorlu amcanın her bayram “kız bütün güzel çikolataları sen mi yedin” demesini ve bir bayram bütün güzel çikolataları sadece ona sakladığımı unutamıyorum. Kalp meseleleri dünya meselelerine ağır basıyor. Bunda suçum yok. Suç biraz da dünya işleri ile kalp işlerini birbirine karıştırtmayan hayat şartlarında.
Hatıraların üzerine yeni binaların ve yeni hayatların inşa edildiği fakat yine de ciğerleri sıla havası ile doldurmak uğruna koşup her bayram toprağına ayak bastığımızdır memleket. Nesini sevdiğimize kimsenin akıl sır erdiremediği fakat bir söğüt ağacının dalında çocukluğumuzun asılı kaldığı bir garip Yerköy’dür. İçinde bekleyenlerimiz vardır ve öpecek soğuk mermer taşlarımız.
Gözünde çocukluğumuzu gördüğümüz, elini öpünce otuz beş’ten beş’e evrildiğimiz baba yâdigârı büyüklerimiz.. Giden gelmese de, zaman geri dönmese de sırf hatıraları bizzat yerinde incelemek için biz yine ve daima bayramlarımızı memleketin vefâ kokan topraklarında idrak edeceğiz. Reklamdaki yaşlı çifte üzülüp tatil yolundan dönen var mı bilmiyorum ama geçmiş güzel hatıralarını düşünen herkesin direksiyonu memlekete kıracağına eminim. “Bir kalbiniz vardı, onu hatırlayınız” diyen şair yanılmış olamaz.
Söz bitmeden bitti mektup. Zarf kapandı.
Talat Paşa Caddesi, Numara 6.

05.07.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Merhaba Esra hanım, Ben de Memleket hasretiyle gurbette yaşıyor ve geride kalmış hatıralarla kendimi avutmaya çalışıyorum. Çoğu zamanda "Yozgat Gazetesi"ni okuyarak özlem gideriyorum. Memleketim insanına hizmet edememiş olmanın verdiği bir sorumluluk olmuş olacak ki, sizin gibi yazılar yazıp, edebiyat dünyasına katkıda bulunan kişilere destek amacıyla elimden geldiğince yorumlar yazarım. Okunmuş olduklarını anlasınlar, cesaret bulsunlar, önemsendiklerini önemseyip kendilerini geliştirsinler diye "Yozgat Gazetesi"nin aile fertlerinden biri sayılırım.

Yazıyı okurken bulunduğum alemden başka yerlere sürükleyip götürmüşse,az birazda düşündürmüşse; överek yazarın hakkını veririm. Çok taktir ettiğim bir kalem de olsa bazen tenkit etmeden geçemem. Bu bakımdan bu gazetede yazı yazan köşe yazarları çok değerli yazarlarımızdır. Asla saygıda kusur etmez, dönüp uygun bir üslupla tenkide hemen cevap verirler. Bu bakımdan burada yazan yazarlar çok değerli ve kıymetli kalemlerdir. sayın Çapanoğlu çok daha ayrıcalıklıdır. Okurlarının hatırını sorar, arada bir teşekkür ve saygılarını ileterek okuyucularla sürekli iletişim halindedir.

Bu çok özel kalemlerin arasında sizin gibi sürükleyici, okudukça aman bitmesin diyecek kadar kalemini ustaca kullanan, Yeşil Irmak gibi sakin fakat yoğun ve derin akan bir duygu seliyle karşılaşmak beni çok sevindirdi.

Benim memleketimde ne cevherler var ben bunu biliyorum fakat kimse bu cevherleri açığa çıkarma zahmetine katlanmıyor, bu imkanı tanımıyor. Bu bakımdan Hakan Kiracı Bey'e teşekkür ediyorum. Memleketimiz için en önemli görevi yerine getirmiş oluyor. Bir gün Yozgat da Erzurum gibi, izmir gibi, İstanbul gibi edebiyatçılarıyla tanınacak, memleketimin adını il sınırlarından dışarıya taşıyacaktır. Yeter ki bu imkan bu yeteneklere verilmiş olsun. Seslerini, duygu ve düşüncelerini kalemlerinin gücünü uzaklara taa uzaklara duyurmuş olsunlar.

Yazılarınızı zevkle okumak için bekliyor taktir ve sevgilerimi gönderiyorum.
SUZAN -- 08.10.2017 21:53
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Sizin yazılarınızı okunca Yerköyün o eski ve güzel günlerini hatırlıyorum.Bizi maziye götürüyorsunuz.Teşekkürler..
Kenan -- 05.09.2017 08:52
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
İki bayram var-mış dediğim günden beri,sonradan bulduğumu bi başkasında gördüğüm ilk bayramım oldu.eline emeğine yüreğine kalemine sağlık.
Elaselcen -- 04.09.2017 01:44
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Yazının kalıbına bakınca okunmassı zor gibi. Başlayınca da bitmesını istemediğimiz bir yazı.Geç farketmiş olsamda aynı ruh haliyle okumuş oldum.
Habib Coşkunsoy -- 31.08.2017 12:17
Yeni Yıl, Eski Adet
Yeni yılınız kutlu olsun Esra Hanımefendi.Ben de çocukluğuma döndüm sizi okurken. Çocukluğumun yılbaşılarına.O günler canlandı gözümün önünde.O günler ki gitti gelmez bir daha...
Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 2.1.2017 14:12:3
Ver elini karlı dağlar aşalım, Bayramlaşalım
Biraz geç oldu "Hoş geldiniz!" demek için. Hoşgörün. Başarılı yazılar dileğiyle.
Muhsin Köktürk -- 20.09.2016 20:25
Hoş Geldiniz
Okadar güzel anlatmışsın ki inan geçmişi çoçukluğumu Gözümde canlandırdın başarılarınızın devamını dilerim
Erol akbaba -- 13.09.2016 12:06
Bayramlar bayram ola
memleket midir acaba mazide bize özlem yaşatan yoksa bize yaşarken hissettirilenler midir özlenen bence hissettirilen içten gelen samimi yalansız riyasız ve en önemlisi üçgünlük dünyada menfaat gözetmeyen bozkıın iyi insanlarıdır özlenen ... işte onlar dediğimiz gibi birer birer gittiler bizse onların binde biri olamadık
uğur -- 29.07.2016 03:15
Bayramlar bayram ola
Ailenizi tanırım. Yazıda bahsi geçenlerden de tanıdıklarım var. Allah onlara da vefaat eden büyüklerinize de rahmet etsin inşallah. Anılarınıza yakın bir çocukluk geçirdiğim için gözlerim dolarak okuduğum bir yazı oldu.
asddsa@mynet.com -- 13.07.2016 14:19
Bayramlar bayram ola
Çok ğüzeldi bu gün İlk Mustafa (Gayretli) a bi ağlattı ikinci esra gayertliGayretli. İsmet amca İstanbula taşındı oda rahmetli oldu. Yazınızı okurken bir anda yıllar öncesine gittim başarılar dilerim yolunuz açık olsunolsun.
Adınız ve Soyadınız -- 04.07.2016 18:48
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00