BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
233
Dün
:
4601
Toplam
:
13182297
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
Ankara’dan Yozgat’a
basakemlak06@hotmail.com
Henüz gün ağarmadan buluşuyoruz Hüseyin Bey ile. Kararlaştırdığımız gibi Yozgat’ a gideceğiz. Niye bu kadar erken çıktığımızı anlamadan düşüyoruz yola. Kayadibi lokantasından uyku mahmurluğundan uyanamamış garsonun getirdiği çorbalarımızı içiyor, saat 8 civarlarında Yozgat ta pideciden öğlen için yiyeceğimiz sıcak pidelerimizi aldıktan sonra Alaca yolunda bulunan yaklaşık 350 ~ 400 dönüm, etrafı tel örgülerle çevrili, her tür çamın göze çarptığı, özenle nizamla dikildiği ormana giriyoruz. Bizi orada orman bekçisi Tuncay ve eşi sevgiyle karşılıyor. Hüseyin bey görevliye “ Su depoları dolu mu ? ” diye soruyor, dolu cevabını alınca “Fevzi Bey gidiyoruz” diyor. Çamların aralarında bulunan yabani otlar, dikenlerden korunmak için pantolon paçalarımızı çoraplarımızın içine koyuyor, bu ormanı nasıl kurduğunu ve ne meşakkatlerle bu hale geldiğini anlatıyor, anlatıyor… “İçinde karaçamdan tutun da, köknar, çınar, meşe palamudu, sedir, ceviz, iğde ağaçlarının yerleri bir bütünün içinde ayrı ayrı yerlere dikilmiş, hepsinin de ayrı ayrı hikayesi var” diyor.

Bir Yozgatlı yurttaş olarak geçmişte Yozgat’ta 3,5 yıl görev yapan Osmaniyeli dostumun bu kadar emeğine hayret ediyor, ağzım açıkta dinliyor, bir taraftan da ormanın zirvelerine doğru yol alıyoruz.
O kayaları nasıl yarıp bu kadar ağacı nasıl diktiğini sorduğumda: kendi de dahil kazmalarla çukurlar açtığını, Yozgattan tüm boş vakitlerinin büyük bölümünü bu ormana harcadığını söylüyordu.

Daha sonra kepçe yardımıyla su arkı açtırıp, Sorgun fieker Fabrikasına getirilen traktör, kamyon kasaları içinde biriken gübreli toprakları Sorgundan kamyonlarla taşıtıp kayaların içinde çam fidanlarının diplerine koyduğunu, Çekerek barajının altında kalacak meşe ağaçlarını söktürüp bu ormana naklettiğini, yılda 3-4 kez gelip hiç kimseye görünmeden, arabasının arkasında getirdiği fidanları kurumuş ağaçların yerlerine diktiğini, çift hortumla 250, 300 ağaç suladığını, gecenin 01’inde Ankara’ya döndüğünü, bu geliş sebebinin de ağaç sulamak olduğunu söylüyordu. Demek ki böyle valilerin de bulunduğunu hayretle, hayranlıkla izliyor, 10 yıl önce alın teri döktüğü ürünlerini unutmadan Merkez valisi olarak emeklilik sonrası Ankara’ dan Yozgat’a gidip Yozgatlının akciğerine suyu vermenin sonsuz hazzını duyuyordu. Bu Yozgat ve doğa aşığı sayın Valimize sormam gerekiyor. Birçok Yozgatlının Alaca yolunda bir orman olduğunu bilmediği ama duyarlı çoğunluğun gönlünde taht kurduğunuzu, sizi takdirle minnetle andıklarını biliyor musunuz?

Eet , Yozgatın değerli E.Valisi Sayın Hüseyin Önal izinizi, emeğinizi o ağaçlar var olduğu sürece kimse silemeyecek ve size, o ağaçlar rüzgar vurdukça dua edecek “beni yak beni dikeni yakma” diyecekler. Ellerine emeğine sağlık, var olasın örnek olasın.
¨ ¨ ¨
Kurban bayramını bayram gibi yaşamanız dileğiyle.

23.09.2015

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Hayattan Ne Öğrendim (Hz. Mevlana)
Harika bir yazı kalbinize,aklınıza ve en son ruhunuza sağlık.Saygı ve sevgilerimle.Mustafa ARTUNÇ
Mustafa ARTUNÇ -- 17.09.2014 10:11
Dünden bugüne Yozgat gazetesi

gazetenizi tebrik ederim başarılı çalışmalar temenni ederim.Yazmış olduğum aşağıdaki şiirimin okunmasını tavsiye ederim.NURİ HAKAN TATAROĞLU gurme halk ozanı şair araştırmacı halk ozanı gezgin
SOĞANA DAİR
sarı yeşil ve beyazdır dokusu
keserken yerken rahatsız eder kokusu
soğan ile lezzetli olur domates sosu
söylenir sağlığa faydalı olduğu hususu
kullanılır soğan yılın çoğu günü
kokusundan tadından bilinmektedir ünü
pazarda manavda markette daima bulursun bu ürünü
soğan ile doludur bazı ev ve bahçelerin önü
soğan ile yenilir et köfte balık piyaz
soğanlı et yahnisinin tarifini anlat ve yaz
soğanın faydalarını okuyun araştırın biraz
bolca soğan yiyin etmeyin naz
NURİ HAKAN TATAROĞLU -- 04.07.2013 18:18
Dünden bugüne Yozgat gazetesi
sayın yazar yozgat gazetesini ne kadar zarif anlatmışsınız.Yozgat gazetesi anlattığınız minvalde bir gazete olması nedeniyle okuyoruz.kaleminize sağlık.
Sırrı -- 08.03.2013 13:12
Yaşamdan ne öğrendim
Selam fevzi bey yazınız gerçek okunacak yazılardan,yazılış itibariyle okunması gerekli yazılardan diye düşündüm,yazılarınızı facbook,sayfamızda paylaşa bilirmiyiz müsadeniz varmı. sevgi ve selamlar.
Mahmut ERDEM -- 08.10.2012 09:44
Yaşamdan ne öğrendim
""""Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini sonra’da ekmeği,hakça bölüşmenin,bolca üretmek kadar önemli oldugunu öğrendim.”""""


Yukardaki sözü söyleyen Mevlana hz leri kadar bu sözün değerini öğrenmiş olsaydık dünya cennet olurdu.Ne kardeş kanı dökülür, ne yetim boynu bükülür, ne de kutsal yuvalar yıkılırdı.

Altından değerli, insanı tevekküre yönelten bu sözleri kaç kez okudum bilmiyorum.

Düşünmeye yönelttiğiniz bu paylaşım için Allah razı olsun.

Saygılar.


SAYHA -- 24.09.2012 23:04
Özlemlerin en güzel şehridir Yozgat
En az yetmiş yılın öncesindeki Yozgat anlatılmış belki bu yazıda. Çok fazla değil otuz yıl öncesiyle kıyslıyorumda. Ne, çamlıktan merkebiyle su taşıyan dursun dedesi, nede buram buram maneviyatın inceliğiyle bir tül gibi sarıp sarmalayan Ahmet efendisi. Hele ki dağında tarlasında yol boylarında çağlayan çeşmesi, susuz can veren hastayı bağrına basan okyanus misali baharın tokaç sesiyle inleyen deresi kaldı yozgatın. Susuzduk o yıllarda. Ellerimizde kovalar hangi çeşme yol bulmuşsa yolumuza, uzak yakın demez koşardık bize uzanan rahmetin koluna. Mübarek Ahmet efendinin avlusundaki kuyu, ramazan aylarında daha bir kutsallaşırdı kutsallığıyla oruç açmak için testiyle su taşıyanın omuzunda. Sadakatin yansıyan nuru, edebi hatırlardı, hayaya büründürürdü hastane caddesinden geçen genç ve yaşlısına.

Biraz suzuzduk, birada yoksul. Velakin,kapılarımız kilitlenmez, yoksul kapıdan boş çevrilmez; kimse hırsız, namus kaygısına düşmezdi o şehirde.

Ne kadar direnmiş olursa olsun sonunda bu şehirde teslim oldu çağdaşlığın pençesine. Betonlaşma çilesine.

SAYHA -- 10.04.2011 18:25
Kadınlarımız
çok isabet buyurmuşsunuz fevzi bey,her insanın seçtiği bir kadın ,bir kadın değil,bir hayat'tır.Herkese allahtan iyi kadın dilyerim.
sergen -- 24.10.2010 10:53
Politika ne için yapılır
yorumunuzu bir sosyal demokrat okurunuz olarak çok beğendim,teşekkürler.
rana -- 14.06.2010 07:33
Adam olmanın ölçüleri
adam olabilmenin birinci koşulu,kendini bilmektir.yunus emre bile ilim kendin bilmektir der.adam olma yazınız adam olmayı düşünen herkese ibretlik bir yazı..tebrikler..
reyhan -- 25.03.2010 08:00
Adam olmanın ölçüleri
bu toplumda artık ne ölçü ,ne de asgari müşterekler kaldı.onun için de adamlık kalmadı.iyi adamı mumla arar olduk.
kadir -- 21.03.2010 14:33
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00