BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
230
Dün
:
4601
Toplam
:
13178901
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
YAŞAMA HAKKINI HAK ETMEK
basakemlak06@hotmail.com
Yaşamak bir haktır. Madem dünyaya geldik, hayat denilen o sonsuz güç kaynağından besleniyoruz, bu hakkımızın kıymetini bilmeliyiz. Nefes alabiliyor, üstelik bir nefesin bilincine varabilip bunun üzerinde düşünebiliyorsan; bana veriImiş yaşama hakkının hakkını verme zorunluluğu doğuyor. Bilinçli insan hayata ve yaşama teşekkür borçludur. Nasıl teşekkür edilir hayata? O kadar çok yolu var ki... Bu hayat sana verilmiş, sen ne verebilirsin karşılığında? Sende olan bu hayata sevgi ve saygı içinde verebileceğin nelerdir? Belki evrenin sonsuz uzak köşelerinden, belki hemen önümüzde, üzerine çiğ düşmüş bir gül yaprağından aldığın haz gibi borcunu öde!

İşte bu borcu ödemenin en saygın yollarından biri de alın teri ve emektir, çalışmaktır. İçimizde insan gibi insan olmanın aşkıyla yanan bir ödev duygusu içinde çalışmak; çalışarak dünyayı daha yaşanır, daha güzel bir hale getirmeye çabalamak.

İnsan bu çıplak yeryüzünü alın teriyle donatmaya çalışıyor. Bilimiyle, teknolojisiyle, sanatıyla, düşüncesiyle inancıyla yaşama hakkını hak etmeye çalışıyor. İçine doğduğu hayata hayat katma, hayatı zenginleştirip çeşitlendirme insanın yeryüzündeki tarihinin önemli özelliklerinden olmuş.

Bunun yanında, insan kardeşlerinin yaşama hakkına saldıran, yeryüzündeki yaşamı, kendi çıkarları doğrultusunda ortadan kaldırmaya çalışan insanlar da hep varola gelmiş. İnsan hayata borçlu bir varlık ama aynı zamanda eksik bir varlık. Yanılabilir, sapabilir bir varlık. Bu eksikliği var oluşundaki borçluyu görmeyi engelliyor. Tersine çoğu zaman kendini alacaklı bir varlık gibi görüyor. Hayatından yakınıyor. Yakınmak bir yana lanet okuyabiliyor. Zulüm ve işkencelerle dolu bir dünyada böyle düşünen insanlar hayatı suçlamakta kendilerini haklı görüyorlar. Hayatında bir kez olsun huzur bulamamış, sevilmemiş saygı görmemiş, insan yerine konmamış biri, saygı nasıl duysun, hayata nasıl düşünsün borçlu olduğunu.

Bitip tükenmek bilmeyen sahip olma hırsı, insanın gözünü kör ediyor. Kendini alacaklı, mükemmel sanan gafil insanların egemen olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu insanlar için hırsızlık doğaldır; örneğin yalan söyleme, yolsuzluk yaptıkları işin doğal parçasıdır. Neden? Değer yaşamazlar çünkü. Yaşadıkları, abarttıkları değerler yüzyıllardır farklı kültürlerin kokuşmasında ortaya çıkan değerlerdir. Para ve ün yanında sağlıkları içinde hazları yücelten değerler.

İnsanız, kötü yanlarımız olsa da insana ve emeğiyle başardığı hayata güveniriz. Eksiklerimizi ve borcumuzu bilerek geleceğimizi alın terimizle dokumaya mecburuz.


Tarih : 31.01.2008

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Hayattan Ne Öğrendim (Hz. Mevlana)
Harika bir yazı kalbinize,aklınıza ve en son ruhunuza sağlık.Saygı ve sevgilerimle.Mustafa ARTUNÇ
Mustafa ARTUNÇ -- 17.09.2014 10:11
Dünden bugüne Yozgat gazetesi

gazetenizi tebrik ederim başarılı çalışmalar temenni ederim.Yazmış olduğum aşağıdaki şiirimin okunmasını tavsiye ederim.NURİ HAKAN TATAROĞLU gurme halk ozanı şair araştırmacı halk ozanı gezgin
SOĞANA DAİR
sarı yeşil ve beyazdır dokusu
keserken yerken rahatsız eder kokusu
soğan ile lezzetli olur domates sosu
söylenir sağlığa faydalı olduğu hususu
kullanılır soğan yılın çoğu günü
kokusundan tadından bilinmektedir ünü
pazarda manavda markette daima bulursun bu ürünü
soğan ile doludur bazı ev ve bahçelerin önü
soğan ile yenilir et köfte balık piyaz
soğanlı et yahnisinin tarifini anlat ve yaz
soğanın faydalarını okuyun araştırın biraz
bolca soğan yiyin etmeyin naz
NURİ HAKAN TATAROĞLU -- 04.07.2013 18:18
Dünden bugüne Yozgat gazetesi
sayın yazar yozgat gazetesini ne kadar zarif anlatmışsınız.Yozgat gazetesi anlattığınız minvalde bir gazete olması nedeniyle okuyoruz.kaleminize sağlık.
Sırrı -- 08.03.2013 13:12
Yaşamdan ne öğrendim
Selam fevzi bey yazınız gerçek okunacak yazılardan,yazılış itibariyle okunması gerekli yazılardan diye düşündüm,yazılarınızı facbook,sayfamızda paylaşa bilirmiyiz müsadeniz varmı. sevgi ve selamlar.
Mahmut ERDEM -- 08.10.2012 09:44
Yaşamdan ne öğrendim
""""Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini sonra’da ekmeği,hakça bölüşmenin,bolca üretmek kadar önemli oldugunu öğrendim.”""""


Yukardaki sözü söyleyen Mevlana hz leri kadar bu sözün değerini öğrenmiş olsaydık dünya cennet olurdu.Ne kardeş kanı dökülür, ne yetim boynu bükülür, ne de kutsal yuvalar yıkılırdı.

Altından değerli, insanı tevekküre yönelten bu sözleri kaç kez okudum bilmiyorum.

Düşünmeye yönelttiğiniz bu paylaşım için Allah razı olsun.

Saygılar.


SAYHA -- 24.09.2012 23:04
Özlemlerin en güzel şehridir Yozgat
En az yetmiş yılın öncesindeki Yozgat anlatılmış belki bu yazıda. Çok fazla değil otuz yıl öncesiyle kıyslıyorumda. Ne, çamlıktan merkebiyle su taşıyan dursun dedesi, nede buram buram maneviyatın inceliğiyle bir tül gibi sarıp sarmalayan Ahmet efendisi. Hele ki dağında tarlasında yol boylarında çağlayan çeşmesi, susuz can veren hastayı bağrına basan okyanus misali baharın tokaç sesiyle inleyen deresi kaldı yozgatın. Susuzduk o yıllarda. Ellerimizde kovalar hangi çeşme yol bulmuşsa yolumuza, uzak yakın demez koşardık bize uzanan rahmetin koluna. Mübarek Ahmet efendinin avlusundaki kuyu, ramazan aylarında daha bir kutsallaşırdı kutsallığıyla oruç açmak için testiyle su taşıyanın omuzunda. Sadakatin yansıyan nuru, edebi hatırlardı, hayaya büründürürdü hastane caddesinden geçen genç ve yaşlısına.

Biraz suzuzduk, birada yoksul. Velakin,kapılarımız kilitlenmez, yoksul kapıdan boş çevrilmez; kimse hırsız, namus kaygısına düşmezdi o şehirde.

Ne kadar direnmiş olursa olsun sonunda bu şehirde teslim oldu çağdaşlığın pençesine. Betonlaşma çilesine.

SAYHA -- 10.04.2011 18:25
Kadınlarımız
çok isabet buyurmuşsunuz fevzi bey,her insanın seçtiği bir kadın ,bir kadın değil,bir hayat'tır.Herkese allahtan iyi kadın dilyerim.
sergen -- 24.10.2010 10:53
Politika ne için yapılır
yorumunuzu bir sosyal demokrat okurunuz olarak çok beğendim,teşekkürler.
rana -- 14.06.2010 07:33
Adam olmanın ölçüleri
adam olabilmenin birinci koşulu,kendini bilmektir.yunus emre bile ilim kendin bilmektir der.adam olma yazınız adam olmayı düşünen herkese ibretlik bir yazı..tebrikler..
reyhan -- 25.03.2010 08:00
Adam olmanın ölçüleri
bu toplumda artık ne ölçü ,ne de asgari müşterekler kaldı.onun için de adamlık kalmadı.iyi adamı mumla arar olduk.
kadir -- 21.03.2010 14:33
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00