BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
226
Dün
:
4601
Toplam
:
13184407
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
ECEVİT’İN ARDINDAN
basakemlak06@hotmail.com
Yıl 1987, Ecevit’in Kırşehir’e geleceğini duyuyor, Yusuf Kaya ile birlikte Yerköy’den Kırşehir’e gidiyoruz.. Derme çatma tahtalardan Ecevit’in konuşacağı bir metre yükseklikte kürsü hazırlanıyor. Alanda 30-40 kişi var. Ecevit bir minibüsün şoför mahallinden iniyor, beraberinde Rahşan hanım ve şoför. Ardından minibüsün kapalı bölümünden mikrofonlar, ses cihazları indiriliyor. Ecevit 1977 deki onbinlere hitap eder gibi 30-40 kişilik cılız topluluğa hitap edip, yine aynı minibüsle Ankara’nın yolunu tutuyordu. İl dışına uğurlamak için 3 arabadan biri yine bizim arabaydı. Yakıt almak için benzin istasyonuna giriyor, bizde beraberinde. “Sayın Genel Başkanım sizlere çay ikram edelim” dediğimde “Rahşan bak arkadaşlar bize çay ikram etmek istiyorlar” diyor. 5-10 kişiyle birlikte çay içiyoruz. Ecevit kapaklı Bitlis sigarasını çıkartıyor bizlere ikram ediyor. Arkasından öksürerek “Ölürsek de Türk tütününden, kalırsak ta Türk tütününden” diyordu.

Ecevit Türk halkının, sevenin sevmeyenin de bağrında dürüstlüğüyle derin izler bırakmış; siyaseti bağımsızlık, onur üzerine kurmuş, şerefle sürdürmüş ender liderlerden biriydi. Çünkü politikaya yüreğini koyuyor, onun için anlamlı oluyordu.

Onun arkasında tarikatlar yoktu. Onun arkasında holdingler yoktu. Onun arkasında para babaları, hırsızlar, hortumcular yoktu. Peki kimler vardı? Yoksullar, geçimle sıkıntısı olan köylüler, işçiler, ev hanımları… Kısaca üreten, emekleriyle geçinen, ter akıtan bir kesim vardı. İşte onlar Ecevit’i, 1980’den sonra “bitti” gözüyle bakılan Karaoğlan’ı var ederek, tekrar Türkiye’nin en büyük partisi yapıp kendilerine biraz daha hizmet etmesinin önünü açtılar. Çünkü O halkının hakkını vermek, ülkesini layık olduğu yerde görmek istiyordu.

Verebileceklerinin belki hepsini veremedi. Koalisyonlarda olması, en büyük hayali olan köy-kent projesini hayata geçirmesine fırsat vermedi. Ama unutmamak gerekir ki hiçbir zaman tek başına iktidar olamadı.

Bir liderde var olan: gören, anlayan, sezen nitelikleri olmasına karşın belki bunu halkına tam yansıtamadı ama doğruları savunmaktan hiçte vazgeçmedi. Çünkü devlet adamları yarının kuşaklarını düşünerek politikalar üretir. Evet o bir devlet adamıydı. Kıbrıs Barış Harekatında olduğu gibi, PKK elebaşı Öcalan’ı Türkiye’ye getirdiği gibi… Bütün söylediklerimi doğrularcasına, yüzbinler Ecevit’i son yolculuğuna uğurlarken dürüst bir devlet adamını yolcu etmenin kıvancını, onurunu yaşıyordu. Demek ki bu halk dürüstleri, kendisine hizmet edenleri unutmuyor, böyle yolcu ediyordu.

Kibarlığın, zarafetin, dürüstlüğün mükafatı da bu olsa gerek.

Nur içinde yat liderlerin en yoksulu ama en soylusu….

Tarih : 28.11.2006

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Hayattan Ne Öğrendim (Hz. Mevlana)
Harika bir yazı kalbinize,aklınıza ve en son ruhunuza sağlık.Saygı ve sevgilerimle.Mustafa ARTUNÇ
Mustafa ARTUNÇ -- 17.09.2014 10:11
Dünden bugüne Yozgat gazetesi

gazetenizi tebrik ederim başarılı çalışmalar temenni ederim.Yazmış olduğum aşağıdaki şiirimin okunmasını tavsiye ederim.NURİ HAKAN TATAROĞLU gurme halk ozanı şair araştırmacı halk ozanı gezgin
SOĞANA DAİR
sarı yeşil ve beyazdır dokusu
keserken yerken rahatsız eder kokusu
soğan ile lezzetli olur domates sosu
söylenir sağlığa faydalı olduğu hususu
kullanılır soğan yılın çoğu günü
kokusundan tadından bilinmektedir ünü
pazarda manavda markette daima bulursun bu ürünü
soğan ile doludur bazı ev ve bahçelerin önü
soğan ile yenilir et köfte balık piyaz
soğanlı et yahnisinin tarifini anlat ve yaz
soğanın faydalarını okuyun araştırın biraz
bolca soğan yiyin etmeyin naz
NURİ HAKAN TATAROĞLU -- 04.07.2013 18:18
Dünden bugüne Yozgat gazetesi
sayın yazar yozgat gazetesini ne kadar zarif anlatmışsınız.Yozgat gazetesi anlattığınız minvalde bir gazete olması nedeniyle okuyoruz.kaleminize sağlık.
Sırrı -- 08.03.2013 13:12
Yaşamdan ne öğrendim
Selam fevzi bey yazınız gerçek okunacak yazılardan,yazılış itibariyle okunması gerekli yazılardan diye düşündüm,yazılarınızı facbook,sayfamızda paylaşa bilirmiyiz müsadeniz varmı. sevgi ve selamlar.
Mahmut ERDEM -- 08.10.2012 09:44
Yaşamdan ne öğrendim
""""Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini sonra’da ekmeği,hakça bölüşmenin,bolca üretmek kadar önemli oldugunu öğrendim.”""""


Yukardaki sözü söyleyen Mevlana hz leri kadar bu sözün değerini öğrenmiş olsaydık dünya cennet olurdu.Ne kardeş kanı dökülür, ne yetim boynu bükülür, ne de kutsal yuvalar yıkılırdı.

Altından değerli, insanı tevekküre yönelten bu sözleri kaç kez okudum bilmiyorum.

Düşünmeye yönelttiğiniz bu paylaşım için Allah razı olsun.

Saygılar.


SAYHA -- 24.09.2012 23:04
Özlemlerin en güzel şehridir Yozgat
En az yetmiş yılın öncesindeki Yozgat anlatılmış belki bu yazıda. Çok fazla değil otuz yıl öncesiyle kıyslıyorumda. Ne, çamlıktan merkebiyle su taşıyan dursun dedesi, nede buram buram maneviyatın inceliğiyle bir tül gibi sarıp sarmalayan Ahmet efendisi. Hele ki dağında tarlasında yol boylarında çağlayan çeşmesi, susuz can veren hastayı bağrına basan okyanus misali baharın tokaç sesiyle inleyen deresi kaldı yozgatın. Susuzduk o yıllarda. Ellerimizde kovalar hangi çeşme yol bulmuşsa yolumuza, uzak yakın demez koşardık bize uzanan rahmetin koluna. Mübarek Ahmet efendinin avlusundaki kuyu, ramazan aylarında daha bir kutsallaşırdı kutsallığıyla oruç açmak için testiyle su taşıyanın omuzunda. Sadakatin yansıyan nuru, edebi hatırlardı, hayaya büründürürdü hastane caddesinden geçen genç ve yaşlısına.

Biraz suzuzduk, birada yoksul. Velakin,kapılarımız kilitlenmez, yoksul kapıdan boş çevrilmez; kimse hırsız, namus kaygısına düşmezdi o şehirde.

Ne kadar direnmiş olursa olsun sonunda bu şehirde teslim oldu çağdaşlığın pençesine. Betonlaşma çilesine.

SAYHA -- 10.04.2011 18:25
Kadınlarımız
çok isabet buyurmuşsunuz fevzi bey,her insanın seçtiği bir kadın ,bir kadın değil,bir hayat'tır.Herkese allahtan iyi kadın dilyerim.
sergen -- 24.10.2010 10:53
Politika ne için yapılır
yorumunuzu bir sosyal demokrat okurunuz olarak çok beğendim,teşekkürler.
rana -- 14.06.2010 07:33
Adam olmanın ölçüleri
adam olabilmenin birinci koşulu,kendini bilmektir.yunus emre bile ilim kendin bilmektir der.adam olma yazınız adam olmayı düşünen herkese ibretlik bir yazı..tebrikler..
reyhan -- 25.03.2010 08:00
Adam olmanın ölçüleri
bu toplumda artık ne ölçü ,ne de asgari müşterekler kaldı.onun için de adamlık kalmadı.iyi adamı mumla arar olduk.
kadir -- 21.03.2010 14:33
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00