BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
177
Dün
:
4601
Toplam
:
13175299
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
MEŞE İLE KABAK
basakemlak06@hotmail.com
Bir meşe ağacı, ormanın kendisine ayrılmış köşesinde hayata küçük bir tohum olarak başladı. On yıl sonrasında genç bir ağaçtı, kökleri toprağın derinliklerine doğru ilerlemeye başlamıştı.
Bir on yıl daha geçtikten sonra kökleri iyice güçlenmiş, dalları gürbüzleşmiş, kabukları olgunluk rengine dönmüştü.
O ilk tohumdan otuz yıl sonra aynı yerde artık güçlü bir meşe ağacı vardı. Dalları güçlü, kökleri iyice derinlerine indiği toprağı kavramış, kabukları gövdeyi koruyabilecek kadar sertleşmişti.
Otuz yılda altmış fırtına görmüş, güçlü yağmurların altında kendini korumuş, sert rüzgarlar karşısında eğilmiş, bükülmüş ama kırılmadan ayakta kalmayı başarmış.
Bir gün birisi meşe ağacının az ötesine bir kabak ekti. Birkaç ay sonra kabak yükselmeye başladı. Çünkü kabağı eken, çabucak ürün alabilmek için onu sık sık suluyordu. Bir süre sonra kabak daha çabuk uzamak için dallarını olgun meşe ağacının gövdesine doladı. Böylece daha kolay ve hızla uzuyordu.
Olgun meşenin olgun gövdesi kabak için hayati bir dayanak olmuştu. Kabak, güçlü meşeye dayanarak uzadı. Artık dalları meşenin boyuna gelir olmuştu.
Kabağı oraya eken bir gün geldi, kabağın boyuna baktı ve güldü:
-Şu işe bak! Bu meşe ağacı otuz yılda bu boya geldi ama ben bir kabak ektim, bol bol suladım ve onu birkaç ayda meşenin boyuna getirdim.
sinden itmedi. Bir süre daha hayat bu şekilde devam etti. Sonra yağmur ve fırtına mevsimi geldi. Kabağın dalları artık meşenin güvencesini gereksinmeyecek kadar büyümüştü.. Kabak kendini meşeden daha büyük, daha akıllı gördüğü için de böyle bir güvenceyle büyüdüğünü unutmuştu.
Ve sonra ilk fırtına koptu. Rüzgar, kabağın hızla büyümüş, kendini bilmez dallarını bir sağa, bir sola savurdu. Ertesi gün meşenin dibinde bir kabağın yıkıntısı duruyordu. Meşe yerli yerindeydi ve sonraki fırtınaları beklemeye devam etti.
Günümüzde de aileler, dostluklar kabak gövdesini hafif rüz Meşe bu sözleri dinledi, kızmadı. Kabağın dallarını gövdegarların vurduğu dalları gibi bir o yana savrulup dağılmıyor mu ?
Meşe olmak da insan olmak gibi zor olsa gerek.


Tarih : 29.08.2006

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Hayattan Ne Öğrendim (Hz. Mevlana)
Harika bir yazı kalbinize,aklınıza ve en son ruhunuza sağlık.Saygı ve sevgilerimle.Mustafa ARTUNÇ
Mustafa ARTUNÇ -- 17.09.2014 10:11
Dünden bugüne Yozgat gazetesi

gazetenizi tebrik ederim başarılı çalışmalar temenni ederim.Yazmış olduğum aşağıdaki şiirimin okunmasını tavsiye ederim.NURİ HAKAN TATAROĞLU gurme halk ozanı şair araştırmacı halk ozanı gezgin
SOĞANA DAİR
sarı yeşil ve beyazdır dokusu
keserken yerken rahatsız eder kokusu
soğan ile lezzetli olur domates sosu
söylenir sağlığa faydalı olduğu hususu
kullanılır soğan yılın çoğu günü
kokusundan tadından bilinmektedir ünü
pazarda manavda markette daima bulursun bu ürünü
soğan ile doludur bazı ev ve bahçelerin önü
soğan ile yenilir et köfte balık piyaz
soğanlı et yahnisinin tarifini anlat ve yaz
soğanın faydalarını okuyun araştırın biraz
bolca soğan yiyin etmeyin naz
NURİ HAKAN TATAROĞLU -- 04.07.2013 18:18
Dünden bugüne Yozgat gazetesi
sayın yazar yozgat gazetesini ne kadar zarif anlatmışsınız.Yozgat gazetesi anlattığınız minvalde bir gazete olması nedeniyle okuyoruz.kaleminize sağlık.
Sırrı -- 08.03.2013 13:12
Yaşamdan ne öğrendim
Selam fevzi bey yazınız gerçek okunacak yazılardan,yazılış itibariyle okunması gerekli yazılardan diye düşündüm,yazılarınızı facbook,sayfamızda paylaşa bilirmiyiz müsadeniz varmı. sevgi ve selamlar.
Mahmut ERDEM -- 08.10.2012 09:44
Yaşamdan ne öğrendim
""""Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini sonra’da ekmeği,hakça bölüşmenin,bolca üretmek kadar önemli oldugunu öğrendim.”""""


Yukardaki sözü söyleyen Mevlana hz leri kadar bu sözün değerini öğrenmiş olsaydık dünya cennet olurdu.Ne kardeş kanı dökülür, ne yetim boynu bükülür, ne de kutsal yuvalar yıkılırdı.

Altından değerli, insanı tevekküre yönelten bu sözleri kaç kez okudum bilmiyorum.

Düşünmeye yönelttiğiniz bu paylaşım için Allah razı olsun.

Saygılar.


SAYHA -- 24.09.2012 23:04
Özlemlerin en güzel şehridir Yozgat
En az yetmiş yılın öncesindeki Yozgat anlatılmış belki bu yazıda. Çok fazla değil otuz yıl öncesiyle kıyslıyorumda. Ne, çamlıktan merkebiyle su taşıyan dursun dedesi, nede buram buram maneviyatın inceliğiyle bir tül gibi sarıp sarmalayan Ahmet efendisi. Hele ki dağında tarlasında yol boylarında çağlayan çeşmesi, susuz can veren hastayı bağrına basan okyanus misali baharın tokaç sesiyle inleyen deresi kaldı yozgatın. Susuzduk o yıllarda. Ellerimizde kovalar hangi çeşme yol bulmuşsa yolumuza, uzak yakın demez koşardık bize uzanan rahmetin koluna. Mübarek Ahmet efendinin avlusundaki kuyu, ramazan aylarında daha bir kutsallaşırdı kutsallığıyla oruç açmak için testiyle su taşıyanın omuzunda. Sadakatin yansıyan nuru, edebi hatırlardı, hayaya büründürürdü hastane caddesinden geçen genç ve yaşlısına.

Biraz suzuzduk, birada yoksul. Velakin,kapılarımız kilitlenmez, yoksul kapıdan boş çevrilmez; kimse hırsız, namus kaygısına düşmezdi o şehirde.

Ne kadar direnmiş olursa olsun sonunda bu şehirde teslim oldu çağdaşlığın pençesine. Betonlaşma çilesine.

SAYHA -- 10.04.2011 18:25
Kadınlarımız
çok isabet buyurmuşsunuz fevzi bey,her insanın seçtiği bir kadın ,bir kadın değil,bir hayat'tır.Herkese allahtan iyi kadın dilyerim.
sergen -- 24.10.2010 10:53
Politika ne için yapılır
yorumunuzu bir sosyal demokrat okurunuz olarak çok beğendim,teşekkürler.
rana -- 14.06.2010 07:33
Adam olmanın ölçüleri
adam olabilmenin birinci koşulu,kendini bilmektir.yunus emre bile ilim kendin bilmektir der.adam olma yazınız adam olmayı düşünen herkese ibretlik bir yazı..tebrikler..
reyhan -- 25.03.2010 08:00
Adam olmanın ölçüleri
bu toplumda artık ne ölçü ,ne de asgari müşterekler kaldı.onun için de adamlık kalmadı.iyi adamı mumla arar olduk.
kadir -- 21.03.2010 14:33
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00