BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
212
Dün
:
4601
Toplam
:
13179659
Pencerem Fevzi ÖZTÜRK
BU ESER SİZİN
basakemlak06@hotmail.com
Sokakları güvenli olmayan ülkelerin insanları zengin de olsa mutlu olamazlar.
Büyük kentlerde yaşanan vahşet, insanların tüylerini diken diken eden boyutlara ulaştı.
İşte bunlardan bazı başlıklar. Bir doktor hasta yakınlarınca kurşunlandı. Bir kadın çantasını çalan kapkaççıların arabası altında ezilerek can verdi. Önceki gün 81 yaşında bir kadın bir uyuşturucu bağımlısı tarafından evinde tecavüze uğrayıp öldürüldü. Ondan bir gün önce de, bir öğretmen akşam yürüyüşü sırasında magandalarca bıçaklandı. Kentlerin varlıklıları can derdine, yoksulu aş derdine düştü.

Bu yılın ilk 7 ayında İstanbul’da 30 bin kişi göz altına alınmış, caydırıcı yasalarla daha sert güvenlik önlemleri isteyen çok. Ama madalyonun bir de arka yüzü var ki, insanlar bunu görmezden geliyor; İstanbul Türkiye’nin en çok göç alan kenti. Her yıl yarım milyon insan geliyor. Çoğu güney doğulu işsizler. Bir cehennemden kaçıp başka bir cehenneme demirliyorlar.
1990’larda Güneydoğu’da köyler yıkılıp boşaltılır ve haneler zorunlu göçe zorlanırken “Bu insanlar nereye gidecek, nasıl ekmek yiyecek?” diye feryat edenler teröre destekle suçlandı.
Kurunun yanında yanan, evlerinden, köylerinden olan yüz binlerce insan, önce Akdeniz kentlerini, sonra İstanbul varoşlarını mesken tuttu. Çocuklarını yokluktan sokağa saldılar.

Bir öfke seliyle gelen o çocuklar taşındıkları her kentin altını üstüne getiriyor şimdi.
Paris’in gettolarında 15 gündür yaşanan şey, İstanbul varoşlarında taksit taksit yaşanıyor yıllarca.
Etkili ve yetkililer eserine bakarak övünebilirler şimdi.
O uzak coğrafyalar bombalanırken duymadınız. Evler köyler boşaltılırken tınmadınız. Yüz binler at arabalarına yükledikleri üç beş parça eşya ile göçerken aldırmadınız. Ne yiyip, ne içecekler diye kaygılanmadınız. Çocuklarına sahip çıkmadınız. Çünkü göçenlerin çığlığı sizin güvenli sokaklarınıza ulaşmaz sandınız.
Bana dokunmayan bin yaşasın dediniz.
Gün geldi büyüyen çocukların öfkesi varoşlardan taştı kentinizi esir aldı.

Şimdi siz güvenli varoşlar arıyorsunuz.
Can DÜNDAR’ın bu gözlemlerine katılmamak mümkün değil.
Çünkü geçmişte ekilen tohumlar köy göçüren pıtırak tohumlarıydı. Bu tohumdan sarı başaklı sarıbursa (1. sınıf ekmeklik) buğday beklendi oysa ekilen insan yiyeceği değildi

Tarih : 06.12.2005

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Hayattan Ne Öğrendim (Hz. Mevlana)
Harika bir yazı kalbinize,aklınıza ve en son ruhunuza sağlık.Saygı ve sevgilerimle.Mustafa ARTUNÇ
Mustafa ARTUNÇ -- 17.09.2014 10:11
Dünden bugüne Yozgat gazetesi

gazetenizi tebrik ederim başarılı çalışmalar temenni ederim.Yazmış olduğum aşağıdaki şiirimin okunmasını tavsiye ederim.NURİ HAKAN TATAROĞLU gurme halk ozanı şair araştırmacı halk ozanı gezgin
SOĞANA DAİR
sarı yeşil ve beyazdır dokusu
keserken yerken rahatsız eder kokusu
soğan ile lezzetli olur domates sosu
söylenir sağlığa faydalı olduğu hususu
kullanılır soğan yılın çoğu günü
kokusundan tadından bilinmektedir ünü
pazarda manavda markette daima bulursun bu ürünü
soğan ile doludur bazı ev ve bahçelerin önü
soğan ile yenilir et köfte balık piyaz
soğanlı et yahnisinin tarifini anlat ve yaz
soğanın faydalarını okuyun araştırın biraz
bolca soğan yiyin etmeyin naz
NURİ HAKAN TATAROĞLU -- 04.07.2013 18:18
Dünden bugüne Yozgat gazetesi
sayın yazar yozgat gazetesini ne kadar zarif anlatmışsınız.Yozgat gazetesi anlattığınız minvalde bir gazete olması nedeniyle okuyoruz.kaleminize sağlık.
Sırrı -- 08.03.2013 13:12
Yaşamdan ne öğrendim
Selam fevzi bey yazınız gerçek okunacak yazılardan,yazılış itibariyle okunması gerekli yazılardan diye düşündüm,yazılarınızı facbook,sayfamızda paylaşa bilirmiyiz müsadeniz varmı. sevgi ve selamlar.
Mahmut ERDEM -- 08.10.2012 09:44
Yaşamdan ne öğrendim
""""Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini sonra’da ekmeği,hakça bölüşmenin,bolca üretmek kadar önemli oldugunu öğrendim.”""""


Yukardaki sözü söyleyen Mevlana hz leri kadar bu sözün değerini öğrenmiş olsaydık dünya cennet olurdu.Ne kardeş kanı dökülür, ne yetim boynu bükülür, ne de kutsal yuvalar yıkılırdı.

Altından değerli, insanı tevekküre yönelten bu sözleri kaç kez okudum bilmiyorum.

Düşünmeye yönelttiğiniz bu paylaşım için Allah razı olsun.

Saygılar.


SAYHA -- 24.09.2012 23:04
Özlemlerin en güzel şehridir Yozgat
En az yetmiş yılın öncesindeki Yozgat anlatılmış belki bu yazıda. Çok fazla değil otuz yıl öncesiyle kıyslıyorumda. Ne, çamlıktan merkebiyle su taşıyan dursun dedesi, nede buram buram maneviyatın inceliğiyle bir tül gibi sarıp sarmalayan Ahmet efendisi. Hele ki dağında tarlasında yol boylarında çağlayan çeşmesi, susuz can veren hastayı bağrına basan okyanus misali baharın tokaç sesiyle inleyen deresi kaldı yozgatın. Susuzduk o yıllarda. Ellerimizde kovalar hangi çeşme yol bulmuşsa yolumuza, uzak yakın demez koşardık bize uzanan rahmetin koluna. Mübarek Ahmet efendinin avlusundaki kuyu, ramazan aylarında daha bir kutsallaşırdı kutsallığıyla oruç açmak için testiyle su taşıyanın omuzunda. Sadakatin yansıyan nuru, edebi hatırlardı, hayaya büründürürdü hastane caddesinden geçen genç ve yaşlısına.

Biraz suzuzduk, birada yoksul. Velakin,kapılarımız kilitlenmez, yoksul kapıdan boş çevrilmez; kimse hırsız, namus kaygısına düşmezdi o şehirde.

Ne kadar direnmiş olursa olsun sonunda bu şehirde teslim oldu çağdaşlığın pençesine. Betonlaşma çilesine.

SAYHA -- 10.04.2011 18:25
Kadınlarımız
çok isabet buyurmuşsunuz fevzi bey,her insanın seçtiği bir kadın ,bir kadın değil,bir hayat'tır.Herkese allahtan iyi kadın dilyerim.
sergen -- 24.10.2010 10:53
Politika ne için yapılır
yorumunuzu bir sosyal demokrat okurunuz olarak çok beğendim,teşekkürler.
rana -- 14.06.2010 07:33
Adam olmanın ölçüleri
adam olabilmenin birinci koşulu,kendini bilmektir.yunus emre bile ilim kendin bilmektir der.adam olma yazınız adam olmayı düşünen herkese ibretlik bir yazı..tebrikler..
reyhan -- 25.03.2010 08:00
Adam olmanın ölçüleri
bu toplumda artık ne ölçü ,ne de asgari müşterekler kaldı.onun için de adamlık kalmadı.iyi adamı mumla arar olduk.
kadir -- 21.03.2010 14:33
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00