BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
168
Dün
:
4633
Toplam
:
14017736
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
YOZGAT’IN KARA YAZGISI
muhsinkokturk@hotmail.com
İç Anadolu’muzun en cefakâr, fedakâr, bir o kadar da vatansever kenti Yozgat, yine kara yazgısına teslim oluyor.

Bilindiği üzere Yozgat, en çok göç veren illerin başlarında yer alıyor. Peki, niçin Yozgat böylesine çok göç veriyor? Çok açık: İstihdam yaratacak yatırımlara gerektiğince sahip olmadığı için. Yozgat’ta yeteri sayıda fabrika yok. Bir de üstüne üstlük var olan fabrikalardan en önemlisinin özelleştirilmesi gündemde şimdi. Özelleştirilecek 14 şeker fabrikasından biri de Yozgat’ta bulunuyor. Üstelik kâr eden fabrikalardan biri olarak.

1998 yılında hizmete açılan Yozgat Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi kenti nasıl etkileyecek dersiniz? Belli değil mi?... Onlarca kişinin işsiz kalma olasılığı var. Pancar üreticisinin tedirginliği, taşıma işiyle uğraşanların iş kaybı korkusu, hayvan yetiştiricilerinin, esnafın kaygıları var. Bir zincirin halkası gibi herkesin olumsuz etkileneceği gerçeği ortada.

Peki, niçin durup dururken şeker fabrikalarının özelleştirilmesi gündeme geldi? Amaç ne? Ülkemizin bundan çıkarı ne?... Bunu anlayabilmek zor. Hele kâr eden şeker fabrikalarının özelleştirilmesini anlamak hiç olanaklı değil. İnsan ister istemez dış odakların, emperyalist güçlerin, tekelci sermayenin baskılarını düşünüyor. Acaba nişasta bazlı şeker üretiminin önü mü açılacak? Halk sağlığı bu yolla tehlikenin içine mi atılacak? Zaten can çekişen hayvancılığın ortadan kalkmasına mı yol açılacak? Pancar üretiminin yok olmasına neden olunup şeker ithalinin yolu mu açılacak?

Türkiye’de genç cumhuriyetin ilk kamu fabrikaları arasında şeker fabrikaları yer alır. Bu fabrikalara sahip çıkmak bir yerde cumhuriyete sahip çıkmak demek değil midir? 14 şeker fabrikasının kapatılması, yaklaşık 200 bin pancar üreticisi ile binlerce pancar işçisinin ve mevsimlik işçinin işsiz kalmasına neden olmayacak mıdır?...

Yetkililer, 14 şeker fabrikasının kapatılması gerekçesini anlatmalılar. Bu konuda kamuoyunu inandırmalılar. Yoksa aldıkları karar havada kalır, büyük vebal altında kalırlar.

Korkum şu:

1. 14 şeker fabrikasının kapatılması, ardından diğerlerine de sıra gelme olasılığının şeker pancarı üretimine büyük zarar vermesi.

2. Özelleştirilen fabrikalar nedeniyle pek çok işçinin işsiz kalması,

3. Pancar üretiminin azalması, hatta yok olması,

4. Hayvancılığın zarar görmesi,

5. Nişasta bazlı şeker üretimine yönelinip halk sağlığına zarar verilmesi,

6. Esnafın durumdan olumsuz etkilenmesi,

7. Kentsel ve bölgesel kalkınmanın yavaşlaması,

8. Dışa bağımlılığın artması…

Gerçi hükûmet; özelleştirme sürecindeki tartışmaları en aza indirmek için ihale koşullarına bazı maddeler koyarak fabrikaların özelleştirildikten sonra bulundukları ilde üretime devam etmesine yönelik hükümlere yer vereceğini, işçilerin bu durumdan zarar görmeyeceğini, fabrikalara satış yapan çiftçilerin özelleştirmeden sonra da fabrikalara satış yapmaya devam edebileceğini belirtse de kamuoyunda kuşkular var.

Bildiğim kadarıyla ülkemizdeki 33 şeker fabrikasının 25’i kamuya ait. Şimdilik 14’ünün özelleştirmesinin yolu açıldı. Bununla kalmayacağını düşünüyorum. Zamanla diğer kamu şeker fabrikaları da özelleştirilecek ne yazık ki.

Haa, diyelim ki bazı şeker fabrikaları zarar ediyor. Çözüm onları kapatmak mı, yoksa zarara neden olan durumları ortadan kaldırmak mı? Biz işin kolayına kaçıyoruz. Özelleştirelip başımızdan atalım, sorun bitsin, diyoruz. Peki, bu ara karşımıza çıkacak başka sorunları hesaba katıyor muyuz? Acaba karşılaşacağımız sorunlar, var olan sorunlardan daha büyük dertler açmayacak mı başımıza? …

Özelleştirmenin temelinde, ülkemizdeki şeker fabrikalarının AB’dekilerin iki katı maliyetine üretim yaptıkları iddiası yatıyor. Eğer doğruysa söz konusu fabrikaları kapatmak yerine AB ile rekabet edecek ortamı yaratmak gerekmez mi? Yorumu size bırakıyorum.

Geliniz, bir vicdan muhasebesi yaparak ülkemizin şeker fabrikalarını özelleştirmekten vazgeçiniz. Kamuoyunun tepkisini ciddiye alınız, ona kulaklarınızı tıkamayınız. O zaman toplum karşısında yücelir, daha saygın bir kişilik kazanırsınız. Benden söylemesi.

26.02.2018


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli kardeşim,
Bafralı Yanko'nun Yozgat Seyahatnamesi, araştırdığım kadarıyla İstanbul'da Tarik gazetesinde yayımlanmış, 1886'da da Ebüzziya Tevfik Bey'in teşvikiyle kitap hâline getirilmiş, seyahatnamenin bir bölümü de bu kitapta yer almıştır.
Tarihe bakıldığında Yozgat'la ilgili bu gözlemler doğrudur kuşkusuz. O zamanlar Yozgatlılar özgür doğa ortamında yaşıyorlardı. Bozok Yaylası'nın o güzelim havasını soluyorlardı. İyi besleniyorlardı. Bu durumda da kanlı canlıydılar.
Garibim Bafralı Yanko Yozgat'ı şimdiki durumuyla görseydi şaşırırdı sanırım. Artık solan yüzler, obezite bedenler, sağlıksız bakışlar var Yozgatlıda. Yozgatlının genetiği değişti artık. Ekonomik sıkıntıların yarattığı stres, hava kirliliği, trafik yoğunluğu, "GDO"lu çakma besinler, hormonlu sebze ve meyveler... perişan etti herkesi.
Bilgilendirmeniz için teşekkürler, sevgi ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 30.04.2018 18:21
YOZGAT VE YOZGATLILAR İÇİN DİYORLAR Kİ
Değerli Hocam, aslen Rum olan ve askeri tıbbiyeden mezun olan kolağası Bafralı Yanko, Yozgat Seyahatnamesinde bakın ne diyor; Yozgatlıların mizaçları sert ve asidir. Vücutlarının kuvveti öyle bir şekildedir ki: Bu gün 14 yaşında olan bir erkek çocuğunun ağırlığı İstanbul’daki yirmi beş yaşındaki bir çocuğun ağırlığına denktir. Simalarındaki sağlık alametleri ve görüntüsü İstanbul’da biftek ve fileto ile Saint julien şaraplarıyla beslenen gençlerimizin hiç birisinde tesadüf olunamaz. 12 yaşındaki kızların 22 yaşındaki kızlarımızı fersah fersah geçtikleri ve bu sebepten bu yaşta evlendirildikleri ve 20 yaşındaki bir kadının beş çocuk anası olduğu görülmektedir.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 29.04.2018 22:29
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Hoş gelmiş sefa gelmişsiniz hocam...
Özlemle dolu geldiğiniz Yozgat'a, o kısacık gözlemleme süresi içinde, onca heyecana rağmen yaptığınız değerlendirme harikulade!
Geniş bir zamandaki gelişinizde inşallah, sağlık üzere görüşebilmeyi ben de arzu ederim.
Yasin Ali ER -- 23.04.2018 22:17
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
NE MUTLU YOZGATA Kİ MUHSİN KÖKTÜRK GİBİ BİR EVLADI VAR.BİR YOZGAT SEVDALISI..ORTAYA KOYDUĞU HER FAALİYETTE BİR GÜZELLİK VARDIR..YOZGATLA İLGİLİ BÜTÜN HİZMETLERİNDEN DOLAYI KUTLUYORUM.
COŞKUN KÖYCÜ -- 23.04.2018 21:10
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Sayın Muhsin ÖZKÖK Beyefendi Hocam

Sayenizde bizde özlem gidermiş olduk. İnşallah böyle bir anıyı yazmak bizlere de kısmet olur. Yazılarınızın takipçisiyim. Lâkin bu günlerde yazı dizisiyle meşgul olduğumdan yorum yazmaya vaktim olmuyor. Bağışlayınız.

Selam ve hürmetlerimle...
Kadriye ŞAHİN -- 23.04.2018 13:35
TRAFİK CANAVARLARINA BİRKAÇ SÖZ
Değerli Muhsin Hocam,
İstanbul'da aracımıza bindik mi hemen "Radyo Trafik" radyosunu açarız. Hangi yolda kaza var, hangisinde trafik yoğun radyodan takip eder bu yolları kullanmamaya çalışırız. Radyo Trafik, yayın sırasında çok güzel spotlar da yayınlayarak bizleri uyarır. En sevdiğim spotlardan birisi şöyle; Önce bir çarpışma sesi duyulur sonra spiker şöyle söyler. “Biraz önce bir kişi takip mesafesini korumayarak kaza yapan araca takip mesafesini korumadığı için çarparak kaza yaptı, emniyet kemeri takılı olmadığı için yaralandı.” Yine bir çarpışma sesi ve “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuşurken takip mesafesini korumadığı için kaza yapan araca çarparak kaza yaptı.” Yine bir çarpışma sesinden sonra, “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuştuğu için kaza yapan araca çarptı.” Dörtlü bir kaza ancak bu kadar güzel anlatılır. Saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.04.2018 21:53
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Sayın hocam,
Tam da size yakışan bir üslupta değerler üzerine bir ders. Kendimi Cilavuz KKÖO sıralarında hissettim.
İnsanın iki yanı vardır. İn-san... İn yanımız, türümüzün hepsinde şu ya da bu şekilde, elimizde fazlaca da olmayan yaradılıştan gelen özelliğimizdir. Esas toplumsallaşmamızı tarif eden -san yanımızdır. Bu da parayla ölçülemeyecek kadar pahalıdır.(değerlidir.)
Onu bunu bilmem ama Muhsin KÖKTÜRK toplum için -san yanıyla pahası ölçülemeyecek bir değerdir. Saygılar öğretmenim.
Mehmet Kazım Ablak -- 15.04.2018 20:29
YOZGAT’IN KARA YAZGISI
Sayın Muhsin KÖKTÜRK Hocam;

Hastane ve eğitim okulları ve kollarının özelleştirilmesinden yana değilim. Ne var ki, özelleştirilmemesi gereken alanlar özel konumuna getirildi. Lâkin, fabrikalar özelleştirilsin. Bu özelleşme dış sermayenin eline peşkeh çekilerek yapılmasın. İçinde çalışan insana, kendi halkına hisse payı oranında borcu geriye dönük olarak devredilsin. Bakın o zaman bu fabrikalar zarar mı ediyor, kara mı geçiyor? Ne var ki, Yozgat halkı yıkılan bira fabrikasına sahip çıkmadı. Yerine dikilen binaların halka getirisi ne oldu acaba?

Halk birlik beraberlik kavramını kavramadıkça birilerinin zengin olmasına seyirci kalacaktır.

Kaleminiz var olsun. saygılar hürmetler
Adınız ve Soyadınız -- 08.03.2018 20:24
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Değerli Hocam, rahmetli Necdet Tosun'un oğlu Erdal Tosun, bir cümle ile ne güzel özetlemişti " Ben kıroyum ama para bende". Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir övünç olamaz sanırım. Birde lahmacun ve viski. Selamlar saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.12.2017 15:45
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Değerli Muhsin Hocam, “Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter” diye çok güzel bir deyimimiz var. Demek oluyor ki doğadaki her canlının (bitkilerde dâhil) kendi doğal ortamında yaşam hakları var. Çok şükür çocuklarımız bunun bilincindeler. İnşallah, erginlerimiz de bu hassasiyette olurlar. AMİN.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.12.2017 20:12
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00