BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.01.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
227
Dün
:
4936
Toplam
:
13342139
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
muhsinkokturk@hotmail.com
Ben gerçekten kaliteli bir adam değilim. Neden mi? Açıklayayım: 41 yıl Türkçe öğretmenliği yaptım, 25 yıl devlete, 16 yıl da özel sektöre hizmet ettim. Şu an yaklaşık 2.500 TL aylık almaktayım. Eee, bu aylıkla geçinen biri olarak benim kaliteli bir adam olmam olanaklı mı? Değil kuşkusuz. Oysa AK Parti Yozgat Milletvekili Sayın Abdülkadir Akgül için kalitesiz adam diyebilir misiniz? Diyemezsiniz? Neden? Çünkü hakkında milletvekili maaşı dışında 4 ayrı yerden toplam 75.000 TL maaş aldığı iddiası var. Sayın Akgül; bu iddiayı yanıtlarken, “Ben kaliteli adamım, 150 alıyorum, ne 75'i be!" diye kendini savunmuş.

Sayın Akgül’ün kendini savunurken söylediği sözleri öğrenince bende acayip bir aşağılık duygusu başladı. 150.000 TL’yi 2.500’e böldüm. Sonuç 60 çıktı. Aman Allah’ım! Ben neyim ki, ben kimim ki, benim bu toplum içinde yerim ve değerim ne ki?... 60 tane beni bir araya getirirseniz ancak Sayın Abdülkadir Akgül ediyor.

Ben yine şanslıyım. Ya bir de asgari ücret alıyor olsaydım?... O zaman sanırım bir nokta kadar değerim olmazdı. Düşünsenize 150.00 TL’yi 1.400 TL’ye bölüyorsunuz, sonuç 107 çıkıyor. Yani 107 asgari ücretli ancak bir Abdülkadir Akgül ediyor. Böyle olunca biraz rahatlıyorum. Hoş bir duygu değil ama, “İyi, benden beteri de var.” diyorum.

Ağlasam mı gülsem mi bilemiyorum. Demek ki artık günümüzde insanın kalitesi kazandığı parayla orantılı. O zaman yandık! Bu ülkede bir avuç kaliteli insan var demektir. Kalitesizlerse Çin ordusu gibi.

Atalarımız boşuna, “Para el kiridir.” demişler. Para el kiri değil, kaliteli adam ölçütüymüş meğer. Ne kadar paran var, o kadar kaliteli insansın; ne kadar paran yok, o kadar kalitesiz insansın.

Dünya görüşüm, yaşam anlayışım alt üst oldu. Ben şimdiye dek kendimi adam sanıyordum. Meğer ben bir hiçmişim. Allah’tan benim gibi hiç olanlar öylesine çok ki kendimi yalnız hissetmiyorum. Kuşkusuz ki bu bir şans, daha doğrusu “züğürt tesellisi”.

Seneca’nın bir sözü aklıma geldi birden: “Ne kadara sahip olduğunuzun ne önemi var? Asıl önemli olan sahip olmadıklarınızın ne kadar olduğudur.” Bu söz aklıma gelince bir rahatladım, bir rahatladım ki sormayın. Evet, benim aylık 150.000 TL gelirim yok, ama yetiştirdiğim yüzlerce ülke sevdalısı öğrencim var. Her biri ülkemin bir başka yöresinde vatan hizmetinde. Kimi öğretmen; kimi doktor, kimi yargıç, kimi savcı, kimi mühendis, kimi bankacı, kimi yazar…Her biri ülkesi için bir değer üretiyor, şöyle ya da böyle ülkesine katkıda bulunuyor. Onların yaptıklarını üst üste koyunca benim aylık gelirim; ne 150.000’ni milyonları, milyarları buluyor.

Bakmayın siz yazımın başlığına. İnanın ben de kaliteli bir adamım. Ama paramla değil, yaptıklarımla; yetiştirdiğim öğrencilerimle, onların yaptıklarıyla…

Thomas Jefferson’un deyişiyle, “Sevgi dolu bir düşüncenin ışığı, benim için paradan daha değerlidir.” Benim için her insan, hatta her canlı değerlidir. Yoksul olmuş, varsıl olmuş ne fark eder ki?... “Yaratılanı sevmek gerekmez mi Yaradan’dan ötürü?”

İnsanı insan yapan para değil, topluma kazandırdıklarıdır. Üç kuruş kazanır, ama topluma çok büyük değerler kazandırabilirim. Çok büyük paralar kazanıp topluma hiçbir katkıda bulunmuyor da olabilirim. Bence insanın değeri, öldükten sonra adından olumlu söz ettirebilmesiyle orantılıdır. Hepimiz günü gelince öleceğiz. Ama acaba kaçımız belleklerde kalıcı olacağız?...

Bu ülkede ne zaman kalitesizler milletvekili olmaya başlarsa ülkenin yazgısı o zaman değişecektir. Ben buna inananlardanım. Dilerim bir gün kalitesizlerin değeri anlaşılır da kalitesizler kalitelilerin yerine geçip ülkeyi yönetme şansı bulurlar.

Ha, bu arada şunu da belirteyim: Sayın Abdülkadir Akgül’ün kazandığı parada gözüm yok. Dilerim daha fazlasını kazanır. Ama insanın kalitesini parayla orantılı görmesi beni çok sarstı gerçekten. Yazımı Hz. Mevlana’nın şu güzel deyişiyle kapatıyorum: “Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar.”

18.12.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Değerli Hocam, rahmetli Necdet Tosun'un oğlu Erdal Tosun, bir cümle ile ne güzel özetlemişti " Ben kıroyum ama para bende". Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir övünç olamaz sanırım. Birde lahmacun ve viski. Selamlar saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.12.2017 15:45
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Değerli Muhsin Hocam, “Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter” diye çok güzel bir deyimimiz var. Demek oluyor ki doğadaki her canlının (bitkilerde dâhil) kendi doğal ortamında yaşam hakları var. Çok şükür çocuklarımız bunun bilincindeler. İnşallah, erginlerimiz de bu hassasiyette olurlar. AMİN.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.12.2017 20:12
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Sayın Kadriye Şahin,
Güzel yorumunuzu beğeniyle okudum. Gözlemlerinizi çok hoş yansıtmışsınız. Anlatımınız da nefis. Bu nedenle kutlar, olumlu düşünce ve duygularınızdan dolayı teşekkür ederim.
Muhsin Köktürk -- 30.11.2017 19:50
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
sayın Hocam, yazınızın başlığında çok haklısınız. Tüm haksızlıklar insanlarda. Hayvanlar öyle asil yaratıklar ki.

Balkonuma bir kaba biraz su, biraz ekmek ıslatıp, yazın sıcağında güvercinler susuz kalmasın diye bırakıyordum. Sayıları çok azaldı. Bülbül,sığırcık, karga, saksağan görünmez oldular. Bir kaç güvercin gök yüzünü süslüyor arada bir. Bu kuşlar alıştı suya ekmeğe. Her gün sabah, akşam yeyip yuvalarına dönüyor. Derken, yavruları çıkmış iki iken üç oldular. Sonra dört beş derken çoğaldılar. Yavrularını kaptırmadan büyüttüler. Önceleri serçelere yemeklerini vermiyorlardı. Ne zaman serçe gelse hışımla üzerine uçarak kovalıyorlardı. Ekmek miktarını artırıp daha büyük bir tabağa koydum. Şimdi serçeleri kovalamıyor, kardeş kardeş oynaşarak yiyorlar. Yavrularını uçmaya alıştırmalarını yaz boyu izledim. En yakın demire tünetip yalnız bırakıyor. Uçmaya korkan yavru bir müddet bekliyor. Sonra annesi gelip kanadıyla aşağı itiyor. O korkuyla uçmak zorunda kalan yavru ilk dersi tamamlıyor. Sürekli kanatlarını oynatarak, kanat kaslarını geliştirip, sonra yükseklere uçuyor. Öyle alıştılar ki artık ev halkından kaçmıyorlar. Yiyecekleri bitince gagalarıyla camı tıklatıyor. Fakat; bulguru, pirinci çiğ, ekmeği kuru yemiyorlar. Artık evde ekmek kurusu, pilav artığı, taneli yemekler çöpe gitmiyor. Daha bu gün çocuklara söyledim. İnsanlar "kuş beyinli" diyerek akılsızlığı kastediyorlar fakat, kuşlar tahsil görmüş bazı insanlardan daha akıllılar, daha paylaşımcılar. Biraz balkonu kirletseler de pır pır uçuşlarını, balkon demirine yumak gibi dizilişlerini hiç bir şeye değişmem.

Saygı ve selamlar. Kaleminiz var olsun.
Kadriye şahin. -- 30.11.2017 02:17
KENDİNE GÜVENMEK VE KENDİNİ BEĞENMEK
Sayın Muhsin Köktürk Beyefendi; Sayfama lütfedip "Hoş Geldiniz" diyerek karşıladığınız için Teşekkür ediyor," Hoş Buldum" diyorum. Sizlerin arasında olmak benim için onurdur.
Aynı zamanda yazılarınızı takip edip, akıcı üslubunuzu beğenerek bilgileniyorum.

Ayrıca, geçirmiş olduğunuz rahatsızlıktan dolayı "Geçmiş Olsun" dileklerimi iletirken saygılar ve hürmetler sunuyorum.
Kadriye ŞAHİN -- 20.11.2017 22:15
YOZGAT BİLMECELERİNDEN BİR DEMET
Katarakt ameliyatı nedeniyle yazılarıma kısa bir süre ara vermem gerekiyor. Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 07.11.2017 11:23
ÖFKE KONTROLÜ
Değerli Okurlarım,
Eşimin tansiyon sorununu çözmek için uğraştığımdan yazılarıma bir süre ara vermek durumunda kaldım. En kısa zamanda yeniden yazmaya başlayacağım. Bu aradan dolayı özür diler, saygılarımı sunarım.
Muhsin Köktürk -- 21.09.2017 18:18
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
Değerli Okurlar,
Zaman zaman yazılarıma ara verdiğim oluyor. Sanırım yaşlanıyorum. Bu nedenle sık rahatsızlanıyorum. O zaman verimliliğim düşüyor.
Sağ olsun, ne zaman yazılarım arasında yayımlanma aralığı uzasa çok sevgili dostum Abdulkadir Çapanoğlu beni arayıp hatırımı sorar. Bu yaklaşımından dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum.
En kısa zamanda yazılarıma yeniden başlayacağım. Bu ara nedeniyle sizlerden özür diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Muhsin Köktürk -- 13.05.2017 16:13
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
Sayın Verda Aral Gülbay,
Ben emekli Türkçe öğretmeniyim. Eleştiriye sonuna dek saygılıyım. Zaten öyle olması da gerekir. Bu nedenle kırılmam söz konusu değil. Özür dilenecek bir durum da yok ortada. Zaman zaman ben de bir Yozgatlı olarak bazı tutumlarımıza isyan ediyorum. Bunu yazılarımda dile getirdiğim çok oldu.
Kuşkusuz Yozgat'ı ve Yozgatlıyı eleştireceksiniz. Gerektiğinde olumsuz yanları ortaya koyacaksınız. Bundan daha doğal ne olabilir?
Görüşleriniz sizin olduğu kadar bizim için de değerlidir.
Her şey gönlünüzce olsun.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 13.05.2017 16:09
YOZGATLI FOLKLOR ARAŞTIRMACISI MAHMUT IŞITMAN
YorumunuzGününüz aydın olsun ,Muhsin Bey .
Sizinle daha öncede yazıştığım için beni hatırlamamanıza şaşırdım evet sizinle konuşmayalı çok oldu sağlık sorunları yüzünden arayamadım sizi.Ben Yozgat'a ve Yozgat'lıyasaygı duyarım ,ailemin bana verdiği en güzel mirastır bana.
Benden düşüncelerimi paylaşmamı istendi gazetenize ben de çok mutlu oldum sizi tanıdığım için de sizinle konuştum .Ama en mutlu olduğum anda sizden gelen bu sözler beni son derece üzdü özürümü de diledim ama siz buna cevapta vermediniz.Olsun ben üzülmemem insanların düşünçelerinde saygı duyarım,Anladım ki beni ara-nızda görmekten pek mutlu olmamışsınız ,artık fikirlerimi paylaşımda bulunmayacağım .
Sayfanızı işgal ettiğim için bağışlayınız.
Saygılar.
verda aral gülbay -- 11.05.2017 12:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00