BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 25.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
174
Dün
:
4633
Toplam
:
13790376
SÖZDEN SÖZE Muhsin KÖKTÜRK
YOZGAT BİLMECELERİNDEN BİR DEMET
muhsinkokturk@hotmail.com
Bilmeceler halk zekâsının yaratıcı ürünleridir. Yaratıcıları bireyler olan, ancak söyleyeni bilinmediği için ortak ürünler kapsamına giren bu ürünler, geçmişte uzun kış gecelerinin eğlence aracıydı. Günümüzde ise daha çok çocukların eğlence aracı durumundadır.

Yozgat, bilmece kültürü açısından oldukça zengindir. Şöyle çocukluk günlerimi anımsadığımda bu kültürün bende bıraktığı izler aklıma geliyor. İki öbeğe ayrılırdık. Bu öbekler üçer dörder kişilik olurdu. Birbirimize bilmeceler sorarak yarışırdık. Ödüllüydü bu yarışmalar. Ama bu ödül öyle somut değil, soyut nitelikteydi. Örneğin bilmece soran öbeğin başkanı, bilmece sorduğu diğer öbeğe, “Bilirseniz iki cami veririm size, bilemezseniz iki cami veriyor musunuz bize?” diye sorardı. Diğer öbek teklifi kabul ederse bilmece sorulurdu. Karşı taraf bilmecenin yanıtını bilirse ödülü kazanırdı. Sonra da bilmece sorma sırası onlara gelirdi. Sonunda hangi taraf daha çok ödül almışsa o taraf kazanmış olurdu. Bazen de bir oyuna hangi tarafın başlayacağını belirlemek için kullanırdık bilmece sormayı.

Yozgat bilmeceleri, kuşkusuz ülkemizin diğer illerindeki bilmece kültürüyle ortak pek çok özellik taşır. Bunlar halkın yaşantısıyla sıkı bağlantısı olan konu ve kavramları içerir. Örneğin bitkilerden buğday, ayçiçeği, çiğdem; hayvanlardan fare, tavşan balık, deve; araç ve gereçlerden kağnı, lamba, övendire, çivi, körük, çizme, tüfek; doğayla ilgili kavram ve olaylardan şimşek, güneş, gök, yıldızlar, dolu, sel ve benzerleridir bunlar.

Yöremizde kullanılan bilmeceler, çoğunlukla, kolay ezberlenmeyi sağlayan ve söylenişe güzellik katan ses benzerlikleri (uyak) içerir:

Ak üstünde karalar
Birbirini kovalar (yazı)

***

Altından içilir
Üstünden biçilir (koyun)

***

Aldım ele, vurdum yere
Tüh, Allah belanı vere (sümük)

Yozgat bilmecelerinin bir bölümü mâni biçimindedir. Hece ölçüsünün 7’li kalıbına uygun bu bilmeceler kulağa daha hoş gelir:

Ah umutlar umutlar
Göz nurundan bulutlar
Ayaklarından emer
Tepesinden yumurtlar (buğday)

***

Üstünü çorap yaptım
Altını kebap yaptım
Kestim senede bir gün
Büyük bir sevap yaptım (kurban)

Örneklerde de görüldüğü gibi, Yozgat bilmeceleri genellikle ikilik ve dörtlüklerden oluşmaktadır. Bu yönüyle bilmecelerde şiirsel bir hava vardır.
İçerisinde yanıtlara ilişkin çeşitli ipuçları bulunan bilmecelerimizden kısa bir derleme sunuyorum sizlere:

Akşam kusar
Sabah yutar (yüklük)

***

Aldır abası, yeşildir küpesi
Bunu bilmeyen eşek sıpası (kiraz)

***

Altı taş, üstü taş
İçinde bin bir baş (hamam)

***

“Anne”ye değmez, “baba”ya değer
“Hala”ya değmez, “emmi”ye değer
“Vallaha” değmez, “billaha” değer (dudaklar)

***

Attım rafa
Bir kuru kafa
Yemesi tatlı
Maymun suratlı (ceviz)

***

Ben giderim, o gider
Üstümde gölge eder (şemsiye)

***

Benim bir evim var
Sivridir ucu
Taştır dışı
Boştur içi (minare)

***

Bir kuyu var
İçinde altın, gümüş suyu var (yumurta)

***

Bir küçücük kumbara
Zahre çeker ambara (kaşık)

***

Bir küçücük sel taşı
İçinde beyler aşı
Pişirirsen aş olur
Pişirmezsen kuş olur. (yumurta)

***

Bir oğlum var
Gelen öper, giden öper (bardak)

***

Dağdan gelir, taştan gelir
Bir kükremiş arslan gelir (sel)

***

Elde yapılır
Ete takılır (küpe)

***

Gözelek gözelek gözü var
Beyler önünde sözü var (bal)

***

Hey heriye heriye
Asker dizilmiş beriye
İnsanoğlu var mıdır
Arka üstü yürüye (cenaze)

***

İçi kıllı, dışı kırmızı (kuşburnu)

***

Karnı var, küp gibi
Bacağı var, çöp gibi (lahana)

***

Kısacık boylu,
Mor kadife donlu (patlıcan)

***

Kıvrım kıvrım kemik ev
İçinde boynuzlu dev (salyangoz)

***

Mavi atlas
İğne batmaz
Makas kesmez
Terzi biçmez (gök)

***

Sarı tavuk dalda yatar
Dal kırıldı yerde yatar (ayva)

***

Şu dağlar, ulu dağlar
Kürk üstüne kürk bağlar
Ne satan ağlar ne alan ağlar
Başını kesen ağlar (soğan)

***

Tatlıca eti var
Püsküllüce götü var (balık)

***

Yer altında kırmızı minare (havuç)
Bir başka yazımda, bir başka Yozgat kültürüyle karşınızda olma dileğiyle…


10.10.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Hoş gelmiş sefa gelmişsiniz hocam...
Özlemle dolu geldiğiniz Yozgat'a, o kısacık gözlemleme süresi içinde, onca heyecana rağmen yaptığınız değerlendirme harikulade!
Geniş bir zamandaki gelişinizde inşallah, sağlık üzere görüşebilmeyi ben de arzu ederim.
Yasin Ali ER -- 23.04.2018 22:17
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
NE MUTLU YOZGATA Kİ MUHSİN KÖKTÜRK GİBİ BİR EVLADI VAR.BİR YOZGAT SEVDALISI..ORTAYA KOYDUĞU HER FAALİYETTE BİR GÜZELLİK VARDIR..YOZGATLA İLGİLİ BÜTÜN HİZMETLERİNDEN DOLAYI KUTLUYORUM.
COŞKUN KÖYCÜ -- 23.04.2018 21:10
YOZGAT’LA İLGİLİ BİR GÜNLÜK İZLENİMLERİM
Sayın Muhsin ÖZKÖK Beyefendi Hocam

Sayenizde bizde özlem gidermiş olduk. İnşallah böyle bir anıyı yazmak bizlere de kısmet olur. Yazılarınızın takipçisiyim. Lâkin bu günlerde yazı dizisiyle meşgul olduğumdan yorum yazmaya vaktim olmuyor. Bağışlayınız.

Selam ve hürmetlerimle...
Kadriye ŞAHİN -- 23.04.2018 13:35
TRAFİK CANAVARLARINA BİRKAÇ SÖZ
Değerli Muhsin Hocam,
İstanbul'da aracımıza bindik mi hemen "Radyo Trafik" radyosunu açarız. Hangi yolda kaza var, hangisinde trafik yoğun radyodan takip eder bu yolları kullanmamaya çalışırız. Radyo Trafik, yayın sırasında çok güzel spotlar da yayınlayarak bizleri uyarır. En sevdiğim spotlardan birisi şöyle; Önce bir çarpışma sesi duyulur sonra spiker şöyle söyler. “Biraz önce bir kişi takip mesafesini korumayarak kaza yapan araca takip mesafesini korumadığı için çarparak kaza yaptı, emniyet kemeri takılı olmadığı için yaralandı.” Yine bir çarpışma sesi ve “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuşurken takip mesafesini korumadığı için kaza yapan araca çarparak kaza yaptı.” Yine bir çarpışma sesinden sonra, “Biraz önce bir kişi cep telefonuyla konuştuğu için kaza yapan araca çarptı.” Dörtlü bir kaza ancak bu kadar güzel anlatılır. Saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.04.2018 21:53
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Sayın hocam,
Tam da size yakışan bir üslupta değerler üzerine bir ders. Kendimi Cilavuz KKÖO sıralarında hissettim.
İnsanın iki yanı vardır. İn-san... İn yanımız, türümüzün hepsinde şu ya da bu şekilde, elimizde fazlaca da olmayan yaradılıştan gelen özelliğimizdir. Esas toplumsallaşmamızı tarif eden -san yanımızdır. Bu da parayla ölçülemeyecek kadar pahalıdır.(değerlidir.)
Onu bunu bilmem ama Muhsin KÖKTÜRK toplum için -san yanıyla pahası ölçülemeyecek bir değerdir. Saygılar öğretmenim.
Mehmet Kazım Ablak -- 15.04.2018 20:29
YOZGAT’IN KARA YAZGISI
Sayın Muhsin KÖKTÜRK Hocam;

Hastane ve eğitim okulları ve kollarının özelleştirilmesinden yana değilim. Ne var ki, özelleştirilmemesi gereken alanlar özel konumuna getirildi. Lâkin, fabrikalar özelleştirilsin. Bu özelleşme dış sermayenin eline peşkeh çekilerek yapılmasın. İçinde çalışan insana, kendi halkına hisse payı oranında borcu geriye dönük olarak devredilsin. Bakın o zaman bu fabrikalar zarar mı ediyor, kara mı geçiyor? Ne var ki, Yozgat halkı yıkılan bira fabrikasına sahip çıkmadı. Yerine dikilen binaların halka getirisi ne oldu acaba?

Halk birlik beraberlik kavramını kavramadıkça birilerinin zengin olmasına seyirci kalacaktır.

Kaleminiz var olsun. saygılar hürmetler
Adınız ve Soyadınız -- 08.03.2018 20:24
DEMEK Kİ BEN KALİTELİ ADAM DEĞİLİM
Değerli Hocam, rahmetli Necdet Tosun'un oğlu Erdal Tosun, bir cümle ile ne güzel özetlemişti " Ben kıroyum ama para bende". Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir övünç olamaz sanırım. Birde lahmacun ve viski. Selamlar saygılar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.12.2017 15:45
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Değerli Muhsin Hocam, “Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter” diye çok güzel bir deyimimiz var. Demek oluyor ki doğadaki her canlının (bitkilerde dâhil) kendi doğal ortamında yaşam hakları var. Çok şükür çocuklarımız bunun bilincindeler. İnşallah, erginlerimiz de bu hassasiyette olurlar. AMİN.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.12.2017 20:12
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
Sayın Kadriye Şahin,
Güzel yorumunuzu beğeniyle okudum. Gözlemlerinizi çok hoş yansıtmışsınız. Anlatımınız da nefis. Bu nedenle kutlar, olumlu düşünce ve duygularınızdan dolayı teşekkür ederim.
Muhsin Köktürk -- 30.11.2017 19:50
HAYVANLARA HAKSIZLIK ETMEYELİM
sayın Hocam, yazınızın başlığında çok haklısınız. Tüm haksızlıklar insanlarda. Hayvanlar öyle asil yaratıklar ki.

Balkonuma bir kaba biraz su, biraz ekmek ıslatıp, yazın sıcağında güvercinler susuz kalmasın diye bırakıyordum. Sayıları çok azaldı. Bülbül,sığırcık, karga, saksağan görünmez oldular. Bir kaç güvercin gök yüzünü süslüyor arada bir. Bu kuşlar alıştı suya ekmeğe. Her gün sabah, akşam yeyip yuvalarına dönüyor. Derken, yavruları çıkmış iki iken üç oldular. Sonra dört beş derken çoğaldılar. Yavrularını kaptırmadan büyüttüler. Önceleri serçelere yemeklerini vermiyorlardı. Ne zaman serçe gelse hışımla üzerine uçarak kovalıyorlardı. Ekmek miktarını artırıp daha büyük bir tabağa koydum. Şimdi serçeleri kovalamıyor, kardeş kardeş oynaşarak yiyorlar. Yavrularını uçmaya alıştırmalarını yaz boyu izledim. En yakın demire tünetip yalnız bırakıyor. Uçmaya korkan yavru bir müddet bekliyor. Sonra annesi gelip kanadıyla aşağı itiyor. O korkuyla uçmak zorunda kalan yavru ilk dersi tamamlıyor. Sürekli kanatlarını oynatarak, kanat kaslarını geliştirip, sonra yükseklere uçuyor. Öyle alıştılar ki artık ev halkından kaçmıyorlar. Yiyecekleri bitince gagalarıyla camı tıklatıyor. Fakat; bulguru, pirinci çiğ, ekmeği kuru yemiyorlar. Artık evde ekmek kurusu, pilav artığı, taneli yemekler çöpe gitmiyor. Daha bu gün çocuklara söyledim. İnsanlar "kuş beyinli" diyerek akılsızlığı kastediyorlar fakat, kuşlar tahsil görmüş bazı insanlardan daha akıllılar, daha paylaşımcılar. Biraz balkonu kirletseler de pır pır uçuşlarını, balkon demirine yumak gibi dizilişlerini hiç bir şeye değişmem.

Saygı ve selamlar. Kaleminiz var olsun.
Kadriye şahin. -- 30.11.2017 02:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00