BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
367
Dün
:
4633
Toplam
:
14856075
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
MAHİ
mustafatmatpl@hotmail.com
Sevgili Serpil Emre bir paylaşımda bulunmuş. Diyor ki:“Gizli takip diye bir şey var sanırım. Sayfamda çok fazla ölü taklidi yapan var.”
Ve devam ediyor: “Üç çeşit takipçi vardır
1.Beğeni yapanlar
(Cansınız)
2.Yorum yapanlar
(Baş tacısınız)
3.Ölü taklidi yapanlar
(Hayatta mısınız?)

Ben bundan alındım doğrusu. Neden derseniz Serpil Emre bir kitap yazmış. Kitabında annesini anlatmış. Annesinin adı Mahi. Mahi kitabın da adı olmuş.Mahi’yi imzalayıp yollamış bana. Veli Bayrak eliyle. Teşekkür ediyorum kendilerine.
İlgiyle, eleştirel bir yaklaşımla okudum Mahi’yi. Notlar aldım. Yazacağım. Ha bu gün, ha yarın…Elden kalan elli gün kalıyor. Bu paylaşımı görünce hayatta olduğumu kanıtlayıp yorum yapanlar kategorisine dahil olmak için bu satırları yazıyorum.

Mahi, Peron Kitap Yayınları arasında çıkmış.Yayın yılı 2018. 136 sayfalık bir kitap. 127 sayfası anlatı. Kalan 7 sayfa fotoğraflara ayrılmış.
Kitabın girişinde Veli Bayrak’ın “Mahi Üzerine Birkaç Sızı” başlıklı değerlendirmesi yer alıyor.
Mahi Sivas’ın Beyyurdu köyünden. Çok çocuklu bir ailenin bireyi. Önce Şarkışla’ya daha sonra Adana’ya geçim derdinden göç etmeleri. Ve Hüseyin’le evlenmesi. Köydeki evliliğin ilk yılları. Mersin’i mesken tutmaları. Gelin Mahi. Bir ana Mahi. Mahi'nin hayat mücadelesi…

Serpil Emre uzun uzun anlatmış Mahi’nin hayat mücadelesini. Kitabın son bölümünde diyor ki Serpil Emre:”Mahi’m, yüreği büyük kadın.Yıllar önce köyde bana anlattığın hikayeni toparladım. Sana söz verdiğim gibi kağıda, kaleme döktüm.”
Ne iyi etmiş Serpil Emre annesinin yaşamını ak kağıda dökmekle.
Serpil Emre Hollanda’da yaşıyor. Okuyup yazan bir güzellik uzmanı. Kitap yazmak, kitap yapmak kolay iş değil. Ama Sibel Emre mücadeleci, gayretli bir insan. İşte kanıtı bu kitap, Mahi…

Söz buraya gelmişken kitapta birçok yazım ve noktalama yanlışı var. Bunu ifade etmeliyim. Anlatım bozukluğu olan cümleler bir hayli. Bazı sözcükler hatalı yazılmış. Bunlardan birkaç örnek vereyim:
Bağlaç olan de ayrı yazılır. Buna pek dikkat edilmemiş. Sözgelimi 8.sayfada “…dört erkek birde kız kardeşi vardı.” cümlesinde “bir de”ayrı yazılmalıydı. Aynı sayfada “nebze de, biraz da” sözcüklerinde bağlaçlar ayrılmalıydı. “Fiziksel olarak da” derken bağlaç yine birleşik yazılmış. “Ama aklı Mahi de kalmıştır.”(s.13) cümlesinde –de ektir birleşik yazılmalıydı: Mahi’de şeklinde.
Anlatım bozukluğuna örnekler: “Yolunu şaşırmış ne yapacaklarını bilemeden öylece kalakaldılar önce.”(s16)
"Bu durum Mahi'nin uyum sağlaması çok zor görünüyordu."(s.42)
“Herkes beni teselli etmek için, bir şeyler söylüyorlardı.” (s.53)
"Sofralardan eksik olmayan bulgur pilavı en kolay pişen ama en zor meydana gelen tahıldı."(s.61)
“En fazla onbeş gün kalırım diye gittiği yerden üç ay önce dönebilmişti ancak köye.”(s.112)
"Dolaba elbiselerini düzmüş,aynasının önüne tarağını,azda olsa takı kutusunu koymuştu Mahi."(s.115)
"Önce beni aş."(s.82) Bu cümlenin yüklemi "as"tır.
Bazı sözcükler iki değişik biçimde yazılmış:
Holluk (s.60), Höllük(s.62), İlla ki(s.45), illaha ki(s.97)
“Bir çare” sözcüğü yanlış yazılmış (s31,70). Doğrusu “Biçare” olmalıdır. Buradaki “Bi” öneki olumsuzluk ekidir.”Çaresiz” anlamına gelir.
Keramet (s.33) yanlış, doğrusu “Kerem et” olmalıdır.
Otogar (s.32) yanlış, doğrusu “gar"dır. Çünkü yolculuk trenle yapılmış.
"Ben olurum ağlama"(s.102) dizesinde "olurum" yanlış, doğrusu "ölürüm"dür.
Vicdan hesabı (s.54) “Vicdan azabı” olmalı. Sayfa 56’da “Vicdan duymak” kullanımı da bana göre yanlıştır. Doğrusu “vicdan borcu” olabilir.
Yüreği ağzından çıkmak (s.94) deyimi “Yüreği ağzına gelmek” olmalıdır.

Buna benzer hatalar bir hayli var. Dizgi aşamasında editörün uyarması gerekirdi. Keşke düzeltilseydi bu yanlışlar. Bunlar ne yazık ki yapılmamış.
Serpil Emre’yi alkışlıyorum. Medeni cesaretini, azmini, çalışkanlığını ve gayretini…Bundan sonraki kitap çalışmalarında iyi bir editörden destek almasını salık veririm.

Serpil Emre, annesi Mahi için yazdığı şiiri kitabın arka kapağına koymuş. O şiirden bir bölümle ben de noktayı koyuyorum:

“Bu dünyadaki en güzel mavi senin gözlerinin içinde
Denizi de orda bulurum, gökyüzünü de
Huzurumun başkentidir orası
Yağmur da yağsa dolu da
Ben hep oraya sığınırım Mahi
Yüreği yiğit kadın
Yine gel bana
Yine yeniden
Höllüğünü ele
Kundağına bele beni…”

01.09.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
"HERŞEY O’NDAN!"
Sayın Gül, önemli olan okumak. Okuduğunu irdeleyip yorumlamak. Kuru kuru da olsa! Okumak, yorumlamak ve yazmak güzeldir. İlgine teşekkür ederim.
Selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 10.10.2018 21:59
"HERŞEY O’NDAN!"
Sayın Topaloğlu senin dediğin gibi yerlerine koydum kolun kanadın vs hiç olmadı şiir bence çok derin bir mana ifade ediyor şair İbrahim sayar istese 3-4 kıtada bitirebilirdi ki bunu da yapsa yapardı ben bu şiiri ezberledim aynı zamanda akılda kalıcılığı da kolay yani öyle kuru kuru yorum yapmak ne güzel
Alper Gül -- 05.10.2018 11:12
SAHUR ZAMANI
"Şimdi"nin şairi Şerafettin Hansu okumuş Sahur Zamanı'nı. Duygularını yazmış bana. Bir iletiyle göndermiş. Bu iletiyi virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
"Saygı değer Mustafa hocam sesime ses verdiniz aynı duygularda buluştu gönüllerimiz!
Ne demişler !
Bülbülü altın kafese koymuşlar ille vatan ille vatan demiş!
Köyümden çıkıp Avrupaya gelişim daha dün gibi gözlerimin önünde! 22 yaşındaydım şimdi 48 oldum yıllar geçti ama bu yürek vatanından geçmedi! Bu dizeleri göz yaşlarımla yazdım! Gurbette özlüyoruz o günleri ezan sesini o telaşı! Hele çocukken teneke ile tan tan çalıpta bir köylüyü uyandırdığımız o günleri! ara sıra anıları kaleme alıyorum böyle dizeler çıkıyor işte!
Sizlerinde duyarlı yüreklerine sağlık tekrar tekrar teşekkür ediyorum nice muhabbetlerde buluşalım inşallah gurbetten sılaya selam ve dua ile"
Mustafa Topaloğlu -- 11.06.2018 00:16
VURGUNUM
Yazmışsınız ozanım. İmzalayıp göndermişsiniz.Bize okuması kalmış.Değerdi, değerlendirdik.Elinize, emeğinize sağlık. Bilmukabele selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 29.05.2018 23:15
VURGUNUM
Saygıdeğer Mustafa Topaloğlu Hocam
Öncelikle bu değerlendirme yazınız içi çok teşekkür ederim.
Devamında değerlendirme ile yetinmeyip birde notalı bestelerimi çalıp söylemeniz adına da ayrıca teşekkür ederim.
Var olasın.
Selam ve Saygılarımla.
Halil MANUŞ -- 29.05.2018 13:37
BİR ARKEOLOG’UN ANILARI-1
Değerli hocam, yazınızdaki kalem isteme senaryosunun aslını Batum’da konsolosluk yapan büyük dayım Nafiz Haşmet Teken’i n kızı sefire İnci Terken Aykaç anlatmıştı. (Bkz. http://www.yozgatgazetesi.com/yazarlar.asp?yazar=37&yazi=2457) Sanırım o savcı da bunu kısmen duymuş ve uygulamaya çalışmış. Olayın aslı şöyle; Rusya da 1940 lı yıllarda anaokulunda öğretmenler çocuklara şöyle bir soru soruyordu; Tanrıyı mı daha çok seviyorsunuz yoksa Stalin’i mi? çocuklar tabi Tanrıyı diyorlar. O Zaman Tanrıya dua edin size bonbon şekeri göndersin diyor. Onlarda ellerini açıp dua ediyorlar tabi şeker gelmiyor. Bunun üzerine öğretmen şimdide Stalin’den isteyin diyor. Onlar da ellerini açıp aynı şekilde istiyorlar. Birden tavanda bir yerlerden bonbon şekerleri dökülmeye başlıyor. Küçük beyinlerin şuuraltına bu sahneyi kazıyorlardı.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.04.2018 11:56
ÖĞRETMEN BENİSA-1
Haklısınız Abdulkadir Bey. Hani bizde derler ya: "Gader...Başaca gider." Aynen öyle. Başaca gidiyor.
Sümmani'nin deyişinde bir arıza var. Dikkatinizi çekmiştir. Son kıta altı dize gibi.Bir de "Leyla'nın Mecnun kitabı" yanlış bir kullanım. Leyla'nın Mecnun kitabı?.. Ben buna takıldım. Araştırdım. Aynı deyişi Emrah'ta da gördüm. Emrah son dörtlüğü şöyle söylemiş:
"İçine düşenler aşkın dolabın
Çekerler dilberin cevrin itabın
Yazanlar Leyla vü Mecnun kitabın
Emrah'ı da bir kenara yazmışlar"
Leyla vü Mecnun kitabı dizesinde "vü" ve anlamına gelir. "Leyla ve Mecnun kitabı" olur böylece. "Leyla'nın Mecnun kitabı" olmaz.Ama ısrarla öyle çalınıp söyleniyor her nedense...
Teşekkürler ediyorum aziz dostum.
Mustafa Topaloğlu -- 01.04.2018 21:49
ÖĞRETMEN BENİSA-1
Değerli dost,

Benisa, Huriye Saraç Hanımefendinin acılı hayat öyküsünü değişik duygular içinde merakla ve üzülerek takip ettim. Tespitim odur ki, çocukluğu kadersizlikle başlayan tanıdığım birçok insanın hayatı ölene kadar da öyle gidiyor maalesef. Rahmetli Sümmani’nin şu meşhur deyişi bu hayatları ne güzel anlatıyor.

Ervah-ı Ezelde Levh-i Kalemde
Şu Benim Bahtımı Kara Yazmışlar
Bilirim Güldürmez Devr-i Alemde
Bir günümü Yüz Bin Zara Yazmışlar

Arif Bilir Aşk Ehlinin Halini
Kaldırır Gönlünden Kil-ü Kalini
Herkes Dosta Vermiş Arzuhalini
Benimkini Ürüzgara Yazmışlar

Olaydı Dünyada İkbalim Yaver
El Etsem Sevdiğim Acep Kim Ever
Bilmem Tecelli Mi Yoksa Ki Kader
Beni Bir Vefasız Yare Yazmışlar
Yazanlar Leyla'nın Mecnun Kitabın
Sümmani'yi Bir Kenara Yazmışlar

Saygılar selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 31.03.2018 12:54
EJDER MEYVESİ (PİTAHAYA)
Emeğinize yüreğinize sağlık Mustafa bey ,teşekkür ederim.Kolaylıklar diliyorum.
özlem tek -- 08.02.2018 09:54
GEÇİT SANAT AÇILDI
Kadriye Hanım,
"Ah keşke!" diyorum. Başkaca da bir şey demiyorum. Kültür ve sanat etkinlikleri bir kentin dinamiğidir bence. Sanat galerileri, konser salonları, spor alanları bu etkinliklerin sergilendiği mekanlardır.
Yozgat'ta da bu mekanların sayısının artırılması, sanat çevrelerinin bu mekanlara ilgi göstermesi gerekir. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin sanata ve spora yönlendirilmesi olmazsa olmaz bir zorunluluktur.
Bizim Yozgat'ta da bu gibi etkinlikler yapılıyordur sanırım.
Bilmukabele iyi yıllar dilerim. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 03.01.2018 13:48
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00