BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 11.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
183
Dün
:
4633
Toplam
:
14941068
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
BUDUR AHVALİMİZ
mustafatmatpl@hotmail.com
Şu akıllı telefonlar aklımızı başımızdan aldı. Evde, sokakta, çarşıda, pazarda herkesin elinde bir telefon. Akıllıcasından. Gözler, gönüller onda…Dost, ahbap meclislerinde eller dokunuyor telefonun ekranına. Aman Feys’te arayan olmuş mu? Vatsap’ta neler var? İnstıgram’da bakalım neler paylaşılmış? Daha benim bilmediğim türlü türlü gruplar, oluşumlar, siteler miteler…
Hilafsız söylüyorum. Direksiyon başında telefonuyla oynayan sürücüler gördüm. Yalanım yok. Hem vallahi, hem billahi…İki gözüm önüme aksın ki. İnanmadınız mı? Siz de haklısınız. İnanılır gibi değil çünkü. Gözlerimle görmesem ben de inanmazdım.
.
Zaman zaman gençleri eleştiririm. Her şey biz insanlar için. Günlük yaşantımızı, kolaylaştırıp güzelleştiren ve de renklendiren teknoloji harikası cihazları kullanalım. Ama yerinde ve zamanında. Kararınca. Ölçüsünü, tadını tuzunu kaçırmadan.
Bunlar bizi bir esir aldı mı yakamızı kurtaramayız. Bağımlılık kötü. İnsanı sersefil eder. Yer ile yeksan olmacasına. O güzel zamanları ziyan ederiz bağlanırsak bu sihirli oyuncaklara. Oyuncak sözcüğü yerini beğenmedi galiba. “Sihirli kutu” desem uyar mı?
.
Torunum Seymen çok sever telefonla oynamayı. Bilmediği telefon oyunu yok. Savaşçılar, spor adamları, sihirbazlar, hayvanlar alemi… Onları izlerken çevreyle ilgisini keser. Bazen oyunculardan birileirin tarafı olur. Kendi kendine konuşur:
-Benim adamlarım var, diye.
Olur ya, Seymen oyundayken telefon çalacak olsa o âlemden çıkışı pek öfkelidir. Konuşur arayanla. Ama yüzünden düşen bin parça. Hemen kısa cevaplarla geçiştirir. Telefonu kapatır ve telefondaki oyununa döner.
Bazen kızdığım olur:
-Oğlum fazla oynama şu telefonla. Çık arkadaşlarınla oyna. Gez…Dolaş…
Seymen’in yüzü asılır:
-Ama dede!.. Of ya, of…
Telefon yüzünden Seymen’le aramız hep limonîdir. Şeker renktir.

Dün akşam Seymengil’e gittik Fatma’yla. Bengican Halk Müziği Korosu’ndan sonra bir çay içimi oturacağız. Hem de Sencer’e hoş geliş edeceğiz. Hatice çayı koymuş ocağa. Oturduk, şundan bundan konuşacağız. Ben telefonu aldım. Bir yoklamak niyetiyle. Öyle ya. Üç saate yakın bakmamışım. O sırada Fatma da telefonu almış eline. Bizi bu halde gören Hatice’yle, Seymen hemen telefona sarılmışlar. O anı kaydetmişler.
.
Sizin anlayacağınız fena yakalandık. Ben bu görüntüyü Vatsap’ta paylaştım. Bakın neler dedi Kaan'la Yağmur?
.
Kaan Yarol (Büyük torunumuz):” Vay be! Yeni jenerasyon da telefonla ne kadar meşgul oluyor.”
Bak bak… Taş atıyor Kaan bize. Al sana bir kaya, nerene dayarsan daya!
Yağmur Öner (Küçük kızımız)“Devir değişti. Seymen telefonu bıraktı. Annemle babam sarıldı.”
Eee, şimdi ben ne deyim yahu? .Sükut geçeyim en iyisi…
.
Bizimkiler bizi böyle taşlayadursun arkadaşlar ne demiş? Bir de o cepheden temaşa edelim:
.
Sedat Pehlivan : “Muhabbetinize doyulmuyor. Ha, gürültünüzden de durulmuyor yani Hocam. Amma yüzünüzden gülücükler fışkırıyor maşallah.”
M.Akif Toprak: “Süpersiniz ağabeyciğim. Sağlıklı, nice yıllarınız olsun inşallah.”
Alev Temel: “Çok güzel görünüyorsunuz Mustafa Hocam. Sevgiyle kalın, selamlar.”
Zahide Metin: “İyi akşamlar Mustafa Bey. Harikasınız. Eşinize selamlar.”
Meral Apaydın: “Nice sağlıklı, uzun beraberliğiniz olsun.”
Mustafa Doğan: “Keyfiniz bol olsun.”
Fatma Arıkan: “Mustafa Hocam, aynı Çınar Bey’le ben gibisiniz.”
Teşekkür ederim arkadaşlar.
.
İşte böyle... Hatice kızım bizi tongaya bastırdı. O anı yakaladı. Yakalandık. Seymen’le ana oğul bizi böyle bir açmaza düşürdüler. Zaten Seymen'in kıs kıs gülüşü "Oh olsun!" un beden diliyle anlatımı.Eline koz geçti Seymen'in, bunu kullanır artık.
.
Yine de siz siz olun, bu akıllı telefonla aranızdaki mesafeyi koruyun. Fazla yağlı ballı olmayın. Benden söylemesi. Taktir sizin…



07,03,2108

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
"HERŞEY O’NDAN!"
Sayın Gül, önemli olan okumak. Okuduğunu irdeleyip yorumlamak. Kuru kuru da olsa! Okumak, yorumlamak ve yazmak güzeldir. İlgine teşekkür ederim.
Selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 10.10.2018 21:59
"HERŞEY O’NDAN!"
Sayın Topaloğlu senin dediğin gibi yerlerine koydum kolun kanadın vs hiç olmadı şiir bence çok derin bir mana ifade ediyor şair İbrahim sayar istese 3-4 kıtada bitirebilirdi ki bunu da yapsa yapardı ben bu şiiri ezberledim aynı zamanda akılda kalıcılığı da kolay yani öyle kuru kuru yorum yapmak ne güzel
Alper Gül -- 05.10.2018 11:12
SAHUR ZAMANI
"Şimdi"nin şairi Şerafettin Hansu okumuş Sahur Zamanı'nı. Duygularını yazmış bana. Bir iletiyle göndermiş. Bu iletiyi virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
"Saygı değer Mustafa hocam sesime ses verdiniz aynı duygularda buluştu gönüllerimiz!
Ne demişler !
Bülbülü altın kafese koymuşlar ille vatan ille vatan demiş!
Köyümden çıkıp Avrupaya gelişim daha dün gibi gözlerimin önünde! 22 yaşındaydım şimdi 48 oldum yıllar geçti ama bu yürek vatanından geçmedi! Bu dizeleri göz yaşlarımla yazdım! Gurbette özlüyoruz o günleri ezan sesini o telaşı! Hele çocukken teneke ile tan tan çalıpta bir köylüyü uyandırdığımız o günleri! ara sıra anıları kaleme alıyorum böyle dizeler çıkıyor işte!
Sizlerinde duyarlı yüreklerine sağlık tekrar tekrar teşekkür ediyorum nice muhabbetlerde buluşalım inşallah gurbetten sılaya selam ve dua ile"
Mustafa Topaloğlu -- 11.06.2018 00:16
VURGUNUM
Yazmışsınız ozanım. İmzalayıp göndermişsiniz.Bize okuması kalmış.Değerdi, değerlendirdik.Elinize, emeğinize sağlık. Bilmukabele selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 29.05.2018 23:15
VURGUNUM
Saygıdeğer Mustafa Topaloğlu Hocam
Öncelikle bu değerlendirme yazınız içi çok teşekkür ederim.
Devamında değerlendirme ile yetinmeyip birde notalı bestelerimi çalıp söylemeniz adına da ayrıca teşekkür ederim.
Var olasın.
Selam ve Saygılarımla.
Halil MANUŞ -- 29.05.2018 13:37
BİR ARKEOLOG’UN ANILARI-1
Değerli hocam, yazınızdaki kalem isteme senaryosunun aslını Batum’da konsolosluk yapan büyük dayım Nafiz Haşmet Teken’i n kızı sefire İnci Terken Aykaç anlatmıştı. (Bkz. http://www.yozgatgazetesi.com/yazarlar.asp?yazar=37&yazi=2457) Sanırım o savcı da bunu kısmen duymuş ve uygulamaya çalışmış. Olayın aslı şöyle; Rusya da 1940 lı yıllarda anaokulunda öğretmenler çocuklara şöyle bir soru soruyordu; Tanrıyı mı daha çok seviyorsunuz yoksa Stalin’i mi? çocuklar tabi Tanrıyı diyorlar. O Zaman Tanrıya dua edin size bonbon şekeri göndersin diyor. Onlarda ellerini açıp dua ediyorlar tabi şeker gelmiyor. Bunun üzerine öğretmen şimdide Stalin’den isteyin diyor. Onlar da ellerini açıp aynı şekilde istiyorlar. Birden tavanda bir yerlerden bonbon şekerleri dökülmeye başlıyor. Küçük beyinlerin şuuraltına bu sahneyi kazıyorlardı.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.04.2018 11:56
ÖĞRETMEN BENİSA-1
Haklısınız Abdulkadir Bey. Hani bizde derler ya: "Gader...Başaca gider." Aynen öyle. Başaca gidiyor.
Sümmani'nin deyişinde bir arıza var. Dikkatinizi çekmiştir. Son kıta altı dize gibi.Bir de "Leyla'nın Mecnun kitabı" yanlış bir kullanım. Leyla'nın Mecnun kitabı?.. Ben buna takıldım. Araştırdım. Aynı deyişi Emrah'ta da gördüm. Emrah son dörtlüğü şöyle söylemiş:
"İçine düşenler aşkın dolabın
Çekerler dilberin cevrin itabın
Yazanlar Leyla vü Mecnun kitabın
Emrah'ı da bir kenara yazmışlar"
Leyla vü Mecnun kitabı dizesinde "vü" ve anlamına gelir. "Leyla ve Mecnun kitabı" olur böylece. "Leyla'nın Mecnun kitabı" olmaz.Ama ısrarla öyle çalınıp söyleniyor her nedense...
Teşekkürler ediyorum aziz dostum.
Mustafa Topaloğlu -- 01.04.2018 21:49
ÖĞRETMEN BENİSA-1
Değerli dost,

Benisa, Huriye Saraç Hanımefendinin acılı hayat öyküsünü değişik duygular içinde merakla ve üzülerek takip ettim. Tespitim odur ki, çocukluğu kadersizlikle başlayan tanıdığım birçok insanın hayatı ölene kadar da öyle gidiyor maalesef. Rahmetli Sümmani’nin şu meşhur deyişi bu hayatları ne güzel anlatıyor.

Ervah-ı Ezelde Levh-i Kalemde
Şu Benim Bahtımı Kara Yazmışlar
Bilirim Güldürmez Devr-i Alemde
Bir günümü Yüz Bin Zara Yazmışlar

Arif Bilir Aşk Ehlinin Halini
Kaldırır Gönlünden Kil-ü Kalini
Herkes Dosta Vermiş Arzuhalini
Benimkini Ürüzgara Yazmışlar

Olaydı Dünyada İkbalim Yaver
El Etsem Sevdiğim Acep Kim Ever
Bilmem Tecelli Mi Yoksa Ki Kader
Beni Bir Vefasız Yare Yazmışlar
Yazanlar Leyla'nın Mecnun Kitabın
Sümmani'yi Bir Kenara Yazmışlar

Saygılar selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 31.03.2018 12:54
EJDER MEYVESİ (PİTAHAYA)
Emeğinize yüreğinize sağlık Mustafa bey ,teşekkür ederim.Kolaylıklar diliyorum.
özlem tek -- 08.02.2018 09:54
GEÇİT SANAT AÇILDI
Kadriye Hanım,
"Ah keşke!" diyorum. Başkaca da bir şey demiyorum. Kültür ve sanat etkinlikleri bir kentin dinamiğidir bence. Sanat galerileri, konser salonları, spor alanları bu etkinliklerin sergilendiği mekanlardır.
Yozgat'ta da bu mekanların sayısının artırılması, sanat çevrelerinin bu mekanlara ilgi göstermesi gerekir. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin sanata ve spora yönlendirilmesi olmazsa olmaz bir zorunluluktur.
Bizim Yozgat'ta da bu gibi etkinlikler yapılıyordur sanırım.
Bilmukabele iyi yıllar dilerim. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 03.01.2018 13:48
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00