BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
173
Dün
:
4633
Toplam
:
14013225
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
BİR ÇİFT ÇORAP
mustafatmatpl@hotmail.com
Hürriyet Çukurova’da bir haber: “Kadınlar Mehmetçik İçin Yün Çorap, Bere ve Eldiven Ördü”. Elazığ Karakoçan kaynaklı haber Nursel Şengezer imzasını taşıyor.Haberin özeti şöyle: Karakoçan Kaymakamlığı Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı bünyesinde yürütülen Aile Destek Merkezi kursiyeri kadınlar, Zeytin Dalı Harekatında görevli askerler için üç günde 120 bere ve boyunluk, 20 çift eldiven ve 65 çift yün çorap örmüşler. Kaymakam Mehmet Kocabey, kursiyerlerin bu davranışlarını taktir ederek teşekkür etmiş.
.
Ne anlamlı bir armağan. Çoban armağanı, çam sakızı. Mehmetçiğin bunlara ihtiyacı yok. Her türlü donanımları var kınalı kuzuların. Lakin bu armağanların maddi değerinden çok manevi değerine paha biçilemez. İşte Anadolunun cefakar, vefakar kadını. Anadır, bacıdır, yârdir onlar…Cephedeki Mehmetçiğe bergüzar gönderiyorlar. Bu ne güzelliktir böyle!..
.
Karakoçanlı kadınların bu jesti beni aldı Kurtuluş Savaşı günlerine götürdü. Sakarya Savaşı öncesinde Atatürk, Tekâlif-i Milliye Emirleri’ni yayınlar. 7 Ağustos 1921'de “Ulusal Yükümlülük Emirleri” 10 maddedir.

Bu emrin 1.maddesinde “Yurtta her ev bir kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp her ilçede bulunan vergi kuruluna teslim edecek” denmektedir. Çünkü elde yok, avuçta yoktur. Asker donanımsızdır. Halkın elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim etmesi emredilir. Yiyecek ve giyecek maddelerinin yüzde 40’ına el konacaktır. Halkın elindeki binek hayvanlarının ve araçların yüzde 20’sini il ve ilçelerde kurulan komisyonlara teslim etmesi istenir.
.
Anadolu insanı canla başla emrin gereğini yerine getirdi. Yemedi, yedirdi; giymedi giydirdi Mehmetçiği. Aç, açık bırakmadı. Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler’de anlatır bunları bir belgesel roman akıcılığında.

Bunlar hepimizin malumu. Bu millet, vatan söz konusu olduğunda her cefaya katlanır. Nitekim Sakarya Savaşı bu özveriyle, ordu-millet birliğiyle kazanıldı. Akabinde yurdun bağrına saplanmaya çalışılan hançer düşmanın böğrüne saplandı.

Çok şükür bugün askerimizin her türlü ihtiyacı karşılanıyor. Askerin beslenmesi, silah ve teçhizatı hususunda hiçbir sıkıntı yok.
.
Karakoçanlı kadınlarımızın bu jesti beni duygulandırdı. O eli öpülesi anaları, bacıları öz gönülden selamlıyorum.



08.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
SAHUR ZAMANI
"Şimdi"nin şairi Şerafettin Hansu okumuş Sahur Zamanı'nı. Duygularını yazmış bana. Bir iletiyle göndermiş. Bu iletiyi virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
"Saygı değer Mustafa hocam sesime ses verdiniz aynı duygularda buluştu gönüllerimiz!
Ne demişler !
Bülbülü altın kafese koymuşlar ille vatan ille vatan demiş!
Köyümden çıkıp Avrupaya gelişim daha dün gibi gözlerimin önünde! 22 yaşındaydım şimdi 48 oldum yıllar geçti ama bu yürek vatanından geçmedi! Bu dizeleri göz yaşlarımla yazdım! Gurbette özlüyoruz o günleri ezan sesini o telaşı! Hele çocukken teneke ile tan tan çalıpta bir köylüyü uyandırdığımız o günleri! ara sıra anıları kaleme alıyorum böyle dizeler çıkıyor işte!
Sizlerinde duyarlı yüreklerine sağlık tekrar tekrar teşekkür ediyorum nice muhabbetlerde buluşalım inşallah gurbetten sılaya selam ve dua ile"
Mustafa Topaloğlu -- 11.06.2018 00:16
VURGUNUM
Yazmışsınız ozanım. İmzalayıp göndermişsiniz.Bize okuması kalmış.Değerdi, değerlendirdik.Elinize, emeğinize sağlık. Bilmukabele selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 29.05.2018 23:15
VURGUNUM
Saygıdeğer Mustafa Topaloğlu Hocam
Öncelikle bu değerlendirme yazınız içi çok teşekkür ederim.
Devamında değerlendirme ile yetinmeyip birde notalı bestelerimi çalıp söylemeniz adına da ayrıca teşekkür ederim.
Var olasın.
Selam ve Saygılarımla.
Halil MANUŞ -- 29.05.2018 13:37
BİR ARKEOLOG’UN ANILARI-1
Değerli hocam, yazınızdaki kalem isteme senaryosunun aslını Batum’da konsolosluk yapan büyük dayım Nafiz Haşmet Teken’i n kızı sefire İnci Terken Aykaç anlatmıştı. (Bkz. http://www.yozgatgazetesi.com/yazarlar.asp?yazar=37&yazi=2457) Sanırım o savcı da bunu kısmen duymuş ve uygulamaya çalışmış. Olayın aslı şöyle; Rusya da 1940 lı yıllarda anaokulunda öğretmenler çocuklara şöyle bir soru soruyordu; Tanrıyı mı daha çok seviyorsunuz yoksa Stalin’i mi? çocuklar tabi Tanrıyı diyorlar. O Zaman Tanrıya dua edin size bonbon şekeri göndersin diyor. Onlarda ellerini açıp dua ediyorlar tabi şeker gelmiyor. Bunun üzerine öğretmen şimdide Stalin’den isteyin diyor. Onlar da ellerini açıp aynı şekilde istiyorlar. Birden tavanda bir yerlerden bonbon şekerleri dökülmeye başlıyor. Küçük beyinlerin şuuraltına bu sahneyi kazıyorlardı.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.04.2018 11:56
ÖĞRETMEN BENİSA-1
Haklısınız Abdulkadir Bey. Hani bizde derler ya: "Gader...Başaca gider." Aynen öyle. Başaca gidiyor.
Sümmani'nin deyişinde bir arıza var. Dikkatinizi çekmiştir. Son kıta altı dize gibi.Bir de "Leyla'nın Mecnun kitabı" yanlış bir kullanım. Leyla'nın Mecnun kitabı?.. Ben buna takıldım. Araştırdım. Aynı deyişi Emrah'ta da gördüm. Emrah son dörtlüğü şöyle söylemiş:
"İçine düşenler aşkın dolabın
Çekerler dilberin cevrin itabın
Yazanlar Leyla vü Mecnun kitabın
Emrah'ı da bir kenara yazmışlar"
Leyla vü Mecnun kitabı dizesinde "vü" ve anlamına gelir. "Leyla ve Mecnun kitabı" olur böylece. "Leyla'nın Mecnun kitabı" olmaz.Ama ısrarla öyle çalınıp söyleniyor her nedense...
Teşekkürler ediyorum aziz dostum.
Mustafa Topaloğlu -- 01.04.2018 21:49
ÖĞRETMEN BENİSA-1
Değerli dost,

Benisa, Huriye Saraç Hanımefendinin acılı hayat öyküsünü değişik duygular içinde merakla ve üzülerek takip ettim. Tespitim odur ki, çocukluğu kadersizlikle başlayan tanıdığım birçok insanın hayatı ölene kadar da öyle gidiyor maalesef. Rahmetli Sümmani’nin şu meşhur deyişi bu hayatları ne güzel anlatıyor.

Ervah-ı Ezelde Levh-i Kalemde
Şu Benim Bahtımı Kara Yazmışlar
Bilirim Güldürmez Devr-i Alemde
Bir günümü Yüz Bin Zara Yazmışlar

Arif Bilir Aşk Ehlinin Halini
Kaldırır Gönlünden Kil-ü Kalini
Herkes Dosta Vermiş Arzuhalini
Benimkini Ürüzgara Yazmışlar

Olaydı Dünyada İkbalim Yaver
El Etsem Sevdiğim Acep Kim Ever
Bilmem Tecelli Mi Yoksa Ki Kader
Beni Bir Vefasız Yare Yazmışlar
Yazanlar Leyla'nın Mecnun Kitabın
Sümmani'yi Bir Kenara Yazmışlar

Saygılar selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 31.03.2018 12:54
EJDER MEYVESİ (PİTAHAYA)
Emeğinize yüreğinize sağlık Mustafa bey ,teşekkür ederim.Kolaylıklar diliyorum.
özlem tek -- 08.02.2018 09:54
GEÇİT SANAT AÇILDI
Kadriye Hanım,
"Ah keşke!" diyorum. Başkaca da bir şey demiyorum. Kültür ve sanat etkinlikleri bir kentin dinamiğidir bence. Sanat galerileri, konser salonları, spor alanları bu etkinliklerin sergilendiği mekanlardır.
Yozgat'ta da bu mekanların sayısının artırılması, sanat çevrelerinin bu mekanlara ilgi göstermesi gerekir. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin sanata ve spora yönlendirilmesi olmazsa olmaz bir zorunluluktur.
Bizim Yozgat'ta da bu gibi etkinlikler yapılıyordur sanırım.
Bilmukabele iyi yıllar dilerim. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 03.01.2018 13:48
GEÇİT SANAT AÇILDI
sayın Topaloğlu;Keşke Yozgat'da da bu tür etkinlikler olmuş olsa. Gurbette yaşayanlar dikene çalıya şiirler yazıyor. İçinde yaşayanlar gülün hatırını sormuyor.

Yerine oturmayan dörtlük konusunda aynı fikirdeyim.

Kaleminize sağlık. Hayırlı Yıllar
Kadriye ŞAHİN -- 02.01.2018 01:51
ASRİ GURBET
Eyvallah aziz dostum. Selamın başım gözüm üstüne. O yurtlar, eski yurtlar göç yüzünden boşaldı.Bize oraların hasreti kaldı ne çare! Bir de gönül telimizi titreten o güzel insanlar göçünce ötelere kalakalıyoruz.Hüzünlenmemek elde değil.
Selam ve saygıyla efendim.
Mustafa Topaloğlu -- 16.12.2017 11:47
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00