BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
261
Dün
:
4601
Toplam
:
13182271
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
ÜMİT YAŞAR
mustafatmatpl@hotmail.com
Nihayet Mersin'deyiz. Oğulcuk Yaylası'nda yazladık. Şimdi kışlağımıza döndük. Mersin günlerimiz başladı. Mersin'e gelir gelmez bir etkinlik sanki bize "Hoş geldin!" etti. Ümit Yaşar Oğuzcan'ı Anma Etkinliği...
Ümit Yaşar Oğuzcan. Aşkın ve hüznün şairi. Birçok şiiri bestelenmiş. Melankoli var onun şiirlerinde. Derin bir hüzün ve hasret. Ayrılık var, ölüm var… Çok bilinen bir şiirini yazıvereyim:
.
“Bir ateşim yanarım külüm yok dumanım yok
Sen yoksan mekanım belli değil zamanım yok
Fırtınalar içinde beni yalnız bırakma
Benim senden başka sığınacak limanım yok”
.
Bu şiiri Avni Anıl bestelemiş. Bir güzel şarkı olmuş ki hicaz makamında. Usulü düyek. Dinlerken insan geçip gidiyor bir yerlere. Ateşlere yandığı… Külsüz dumansız. Sığınacak bir liman aradığı… Ah ki ah!
.
Mersin Yazarlar Derneği (MEYAD)’la Mersin Büyükşehir Belediyesi ortaklaşa Ümit Yaşar’ı anma etkinliği düzenlemişler. Bilindiği üzere Ümit Yaşar Oğuzcan Tarsusludur. Bir vefa örneğidir, kadirşinaslıktır. MEYAD’a ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Ümit Yaşar’ı bizimle buluşturdukları için.
.
Anma etkinliği Kongre Sarayı’nda yapıldı. Salon ne yazık ki dolmadı. Halbuki yeterince tanıtım yapılmıştı. Gönül isterdi ki salon tıklım tıklım dolsun.
Gelip bu etkinliğe katılmayan inanın ki çok şey kaçırdı. Tarsus’tan Ümit Yaşar’ın akrabaları da gelmişti. Şairin özgeçmişi, şair kişiliği anlatıldı. Ve şiirleri… Yorumlayanlar da şairdi. Bestelenen on şiirini Belediye Konservatuvarı sanatçıları okudular. Anma etkinliğine ayrı bir güzellik kattılar.
.
Ümit Yaşar Oğuzcan Aşık Veysel’le ilgili bir kitap yazmış. Onun “Dostlar Beni Hatırlasın” şiirine “Dostlar seni unutur mu?” yla cevap vermiş Oğuzcan.
Ben Aşık Veysel’in “Umut Yaşar” şiiriyle noktayı koyuyorum. Bu şiirde Aşık Veysel, Ümit Yaşar’ı mı kastediyor acaba? Öyledir bence:
.
“Dünya çok şirin geçilmez
Sağ oldukça umut yaşar
Seksen doksan yüz yaş olsa
Yine onda umut yaşar

Umut Allah'tan kesilmez
Bu ne hikmet kimse bilmez
Türlü derdi çeker gülmez
Yine onda umut yaşar

Gönül umudun yoldaşı
Durmaz gezer dağı taşı
Son nefeste olsa kişi
Gine onda umut yaşar

Yalvar Veysel gündüz gece
Allah emretmiş böylece
Teneşire çıkanaca
Gine onda umut yaşar”

08.11.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BEKLE BİZİ MERSİN
Geleneği yaşatma adına güzel. Elin sağlık.
Habib Coşkunsoy -- 04.11.2017 12:54
CEVİZLİK
Değerli dost Mustafa Bey’ciğim, “ceviz oynamaya geldin odama” türküsü sanırım 60 lı yılların sonlarında pek revaçtaydı. Büyüklerimiz isteyince çalar söylerdik. Çocukluğumdan beri bilirim ki şarkılarda türkülerde 20 yılda bir tekrar gündeme çıkar sanki yeni duyulmuş gibi. Müzik piyasası bunu böyle ayarlıyor.

Türkünün hikâyesini de özetlemişsiniz. Aslında eski bir yaraya da parmak basıyorsunuz. Anadolu da genç yaşta ölen ağabeyin eşini küçük kardeşe nikâhlamak böyle üzüntülere sebep oluyordu. Bilmem bu gelenek hâlâ devam ediyor mu?

Yazınızı okurken benimde aklıma bir darbımesel geldi. “An beni bir kozla (ceviz) o da çürük çıksın. Hatırlamak, hatırlanmak ne güzel bir duygudur. Sevgi ve selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.10.2017 19:35
İDEALİST ÖĞRETMEN
Suzan Hanım. Teşekkür ederim. Eğitim mevzusu çok derindir.Siz de yarış atı gibi sahaya sürülen yavrularımızın psikopat olarak yetiştiğine vurgu yapmışsınız. "Çocuklar ana kucağı görmeden okulun ocağına atılıyor." diyorsunuz. Okul-aile işbirliği yürütülebilse bu sorun kısmen çözülür.
Okul sonrası antisosyal, ruhsuz bir kişilik kalıyor görüşünüze de kısmen katılıyorum. Ancak bunda velilerin de suçu var. Velilerimiz öğrencileri yürütüp solutmuyor. Bir yarıştır gidiyor.Özel öğretmenler, eğitim kursları şudur, budur...Çocuklarımız "test-tost" arasında ömür tüketiyor.
İdealist öğretmen yetiştirme bağlamında ne yazık ki çok gerilere düştük. Öğretmen okulları orta öğretim düzeyinde kapatıldı.Halbuki kırklı yıllarda uygulanan Köy Enstitüleri projesine benzer bir çalışma yapılabilirdi.Ben Boğazlıyan Oğulcuk köyündenim. Benim ilkokul öğretmenim Hamdi Ünal Köy Enstitüsü mezunuydu.Aynı köylüydük. Hamdi Ünal Oğulcuk'ta tam tamına 20 yıl öğretmenlik yaptı. O idealle yetişti çünkü."Köyüme gideceğim. Köyümde çalışacağım." idealiyle. Şimdi YÖK, birkaç aylık formasyonla öğretmen yetiştiriyor. Köy görmemiş gençler köyde öğretmenlik yapacak!Siz hiç birkaç aylık formasyon alıp doktor olan gördünüz mü? Birkaç aylık formasyonla avukat, hakim, savcı olan var mı?
Doğuda görev yapacak öğretmenler birkaç aylık bir çalışmayla Kürtçe öğrenebilir. Böylece öğrencisiyle ve çevresiyle daha iyi iletişim kurar bu öğretmenler.Oralarda görev yapacak öğretmenlerin Kürtçeye de vakıf olması gerekir bence.
Bu mevzu derin mi derin.Çözülür çözülmesine de...
Mustafa Topaloğlu -- 06.10.2017 21:35
BAL TEFSİRİ
Sevgili kardeşim. Adınızı yazmamışsınız. Olsun. İlgi göstermiş, yorumlamışsınız. Teşekkür ederim. Doğrudur.Elbette herkesin babası-annesi evladına kutsaldır.Bal Tefsiri'ni ben de çok anlamlı ve öğüt verici bulurum. Hem de edebidir. Ben bu pencereden baktım. Eklediğim tevil de acizane benim katkımdır. Yağmur da okumuş. Onun yorumunu da yazmadan geçemedim.Bu hata mıdır? Süç-ü lisan ettikse affola.İslam kültürünü yaşıyoruz yaşayabildiğimiz kadarıyla."Bu devirde İslamın ilmini çözecek alim mi kaldı?" diyorsunuz. Er yatağı boş kalmaz kardeşim. Elbette vardır.Göçenlere de rahmet olsun.
Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 06.10.2017 20:18
İDEALİST ÖĞRETMEN
Sayın Topaloğlu. Cumhurbaşkanımız doğruyu söyledi. Eğitim alanında ilerleme sağlanamadı. Hatta öyle gerileme oldu ki, aklıbaşında okula başlayan çocuklar psikopat olarak mezun oluyorlar. Çünkü çocuklar ilk okuldan başlayarak yarış atı gibi sahaya sürülüyor. Sütten kesilip kreşe başlıyor. Sonra ana okulu, sonra ilk okul. Çocuklar ana kucağı görmeden okulun ocağına atılıyorlar. Yirmi yirbeş yaşına kadar eğitim sürüyor. Sonrası süper eğitilmiş insan yerine antisosyal ruhsuz bir kişilik kalıyor.

Diğer taraftan, atanan öğretmen doğuya hizmete gönderiliyor.Hatta ilk okullara dahi İngilizce öğretmenleri atanıyor. Atanıyor atanmasına da oradaki çocuk Türkçeyi bilmiyor, öğretmen Kürtçeyi bilmiyor, öğretmen öğrenci iletişim kuramıyor ama ingilizce öğretmek için çırpınıyor. Sınıf öğretmenleri için de aynı durum geçerli.Türkçe bilmeyen çocuğa Kürtçe bilmeyen öğretmen ders anlatıyor. Bu öğretmenler önce dil öğretmek zorunda, sonra iletişim kurup müfredatı uygulamak sonrada ana okulundan beri yetişmiş çocuklarla aynı soruları cevaplayarak sınavlarda başarılı olmak zorunda. Öğrenci başarısız ise öğretmende başarısız demektir. Bu sorunlar çözülmeden, doğuda hizmet verecek öğretmenin başarılı olması beklenemez. Başarısız olacağı bölgede görev yapmayı kim ister?
SUZAN -- 06.10.2017 00:46
İDEALİST ÖĞRETMEN
Elinize dilinize sağlık...
RÜSTEM FİLİZ -- 03.10.2017 12:53
BAL TEFSİRİ
sayın Topaloğlu, Sizin yüzünüz nurlu mu nursuz mu bilemem fakat elbette herkesin babası evladına kutsaldır. Bal tefsirinde çıkarılan teviller çok anlamlı ve öğüt niteliğindedir. Bu öğütleri tutan, yerine getirip bu hazzı alan insana zaten Allah (C.C) mükafatını verir. Asıl olan oradaki güzellikleri fark edip yaşayıp yaşatmak. İslam temel kaynaklarında o yok, bu yok, şu yok diye diye pek çok hadisleride yok saydık. Her şey kaynak değildir. İslamın kendine göre bir kültürü, geleneği göreneği vardır. Nasrettin hoca her anlatılan fıkranın hocası değil elbette. İnsanlara benimsetmek için güzel hal ve hareketleri yerleştirmek adına birisi Ali dedi demiştir öteki peygambere kadar getirmiştir diğeri Allah bunun mükafatını verir diye böyle bir rivayet oluşu vermiştir. Her şeyin kaynağını dibini bucağını kurcalamak gerekir. Tabi ki kimseye bir zararı yoksa. Bu devirde islâmın ilmini çözecek alimmi kaldı.En büyük alimimiz CHP de siyasetçiydi. Allah rahmet eylesin diyelim.
Adınız ve Soyadınız -- 24.09.2017 01:53
SAVURSUNLAR YELE BENİ!..
Aziz dostum,vesile oldunuz. Aşık Serdari'nin bir dörtlüğünden "Kıtlık Destanı"na uzandım. Sonra karşıma Çolak Hacı çıktı. Serdari...Ele avuca sığmaz bir baba yiğit. Gözü pek. Mert mi mert.Özeline indim. Güzel bir çalışma oldu.Emeğim yerde kalmadı. Dilerim, kitaplaştırmak da nasip olur.
Teşekkürlerimle. Selam ve saygıyla...
mustafa topaloğlu -- 03.07.2017 15:04
SAVURSUNLAR YELE BENİ!..
Değerli dostum Mustafa Bey'ciğim, Anadolu Halk Bilim Akademisinin düzenlediği yarışmada jüri tarafından birinci seçilmeniz bizleri de çok mutlu etti. Başarılarınızın devamını diler sevgi ve selamlarımı gönderirim. Sağlıkla kalın inşallah.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.07.2017 14:55
SAVURSUNLAR YELE BENİ!..
Teşekkür ederim öğretmenim.Sizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
mustafa topaloğlu -- 01.07.2017 08:14
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00