BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
194
Dün
:
4633
Toplam
:
14364359
Konuk Yazar YOZGAT OKURU
SOFRALARIMIZ VE SELFİE
Geçenler de bir lokantaya gitmiştim. Lokanta kalabalık olmasına rağmen lokantada bir sessizlik hâkimdi. Masalarda oturanların hepsinin ellerinde birer cep telefonu herkes kendi halindeydi, Masada beraber oturan çocuk, genç, yaşlı insanlar birbirleriyle değil, sessizce ellerindeki cep telefonlarıyla ilgileniyorlardı. Yüzlerinde farklı ifadeler farklı mimikler sergiliyorlar, aynı masayı paylaşanlar nedense birbirlerine yabancı gibi hiç kimse birbiriyle konuşmuyor ve herkes kendi âlemini yaşıyordu.

Garsonların masaya yemekleri getirmesiyle masalarda bir selfie çılgınlığı başlıyor şunu şöyle koy, bunu böyle koy da resim çekelim diye yemekleri kaliteli telefonlarla resimliyorlardı. Herkeste bir sosyal olma telaşı vardı sanki. Sosyalliğini kanıtlamak için “işte ben buyum ve buradayım, ben bunları yiyorum işte kanıtı” der gibi yiyeceklerinin ve mekânın resimlerini çekerek sosyal medyada paylaşma yarışına giriyorlardı.
Besmele çekmeden masamızın ve mekanımızın görüntüsünü çekmeye başlıyoruz, sonra da onu sosyal medyada tanısın tanımasın herkesle paylaşmaya çalışıyoruz.

Oysa bizler böyle bir toplum muyuz? Nerede bizim hassasiyetlerimiz, duygularımız, nerede bizim arkadaşlığımız, dostluğumuz, misafirperverliğimiz, komşuluk haklarımız. Bizim için paylaşmak bölüşmekti. Bizim için paylaşmak artması için sevgiyi paylaşmaktı, bizim için paylaşmak azalması için acıyı paylaşmaktı, üzüntüyü, kederi paylaşmaktı. Soğan ekmek yiyerek karınlarının değil, sadece gözlerinin doyduğu ve şükrederek kalktığı sofralardan nasıl oldu da tabiri caiz ise kuş sütünün bile eksik olmadığı tıka basa yediğimiz ve yine de haz alamadığımız karnımızın doyduğu, fakat gözümüzün doymadığı bir toplum haline neden geldik? Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez" (el-A'raf, 7/31). Ayetini unutarak nasıl oldu da bu kadar israf ve müsrif eden bir toplum haline geldik.

Bizim için yemeğin tadı, tuzu, lezzeti, temizliği önemli değil; bizim için önemli olan resimlerde güzel çıksın, onlarca beğeni alsın, hele bir de resimlerimiz paylaşılsın bizim için bu yeter. Bizim için paylaşmak sosyal medyada, twitter’da, facebook’ta, instagram’da paylaşmak haline geldi.

Resimde olsa, bu yemeği görüp yutkunacak ya da hayatında o sofrayı hiç görmemiş o kadar aç insanlar varken hiç düşünmeden yaptığımız bu davranışın hadis-i şerifte anlatıldığı gibi ‘’komşusu aç iken tok yatan bizden değildir’’ sözünün muhatabı kimler? Bu sözü aklımıza getirdiğimizde kendimizi nereye koyabiliyoruz. Bunları neden düşünmüyoruz. Bizim için önemli olan sadece beğenilmek, paylaşılmak ve yorum alabilmek mi? Nerede bizim hassasiyetlerimiz, nerede bizim duygularımız, nerede bizim değerlerimiz?

Eskiden insanlar böyle mi yaparlardı? Yaptıkları alışverişleri kimse görmesin diye kâğıda sararak poşete koyarlardı, lokantalarda masalar kaldırımlara taşmazdı, lokantaların vitrinlerindeki perdelerden ne içeride yemek yiyenleri, ne de ne yediklerini görülebilmek mümkün değildi.

Evinde yemek pişirirken kokusu komşuya gitmiştir diyerek pişirdiğimiz yemeği az da olsa komşuyla paylaştığımız ve ikram ettiğimiz günlerden ne oldu da yediğimiz yemeğin reklamını yapan bir toplum haline geldik.

Peygamber Efendimiz (sav) bir sahabenin evine yemeğe gittiğinde ve sahabe evinde yedirecek çok bir şeyi olmadığı için ışığı söndürüp karanlıkta kaşığını tabağa götürüp boş çevirerek misafirin karnını doyurmaya çalışan bir toplum ne oldu da bu hale geldi.

Eskiden toplumda sosyalleşme, sanal ortamda değil gerçekte paylaşarak, bölüşerek, bayramlarda büyüklerin evinde toplanılarak tek bir tabakta yemek yenilerek mutlu, huzurlu ve güler yüzle sosyalleşmeler gerçekleştirilirdi.

“Ne yediğimizi kimse bilmesin” diyen bir nesil ne oldu da; “benim neler yediğimi herkes görsün, duysun, bilsin” diyen bir nesile dönüştü.

Fotoğrafların değil, lokmaların paylaşıldığı günlere geri dönmek dileğiyle.

Metin KAYHAN

02.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ALMAN PARLEMENTERLERE SESLENİYORUM
13/10/2016 tarihli Yozgat Gazetesinde okuduğum,değerli hemşerimiz Afjet genel müdürü sn.Yusuf Ulutürk'ün Yozgat'taki panelde sunduğu konuşma,Yozgat'ın nüfus göçünün tamda reçetesini yansıtıyor.Yıllardır arayıpta bir türlü çare bulamadığımız Yozgat ekonomisini yükseltmenin yolu,bacasız,dumansız temiz enerji kaynağı termal enerji kaynağı kaplıcalarda yatmakta,akıp doğada yok olurken,biz ellerimizi gök yüzüne kaldırmış,ağzımızı açmış'Allahım bir hurma'diye yakarıyoruz.İleri devletlerin bir dirhemini bile değerlendirdiği termal sularımızı salmışız bayıra,rabbim affede.Yozgatta çalıştığım sürece yerel basınımız yoluyla,şifahi olarak fırsat buldukça valilerimize,siyasi ilgililere dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştık ama anlaşılamadık işte.!Değerli dost Osman Hakan bey,gazetesini seferber etti Yozgat sorunlarına hala anlaşılamadı işte.Yozgat,Allah vergisi termal sular şehri.Ta Romalılar keşfetmiş Sorgunu,Sarıkayayı,Boğazlıyanı,Çiçekliyi,Yerköyü üzerlerinde medeniyet kurmuş,yaşamışlar,21.ci yüzyılında biz ne yapmışız,yakıp yıkıp viraneye çevirmişiz.Şimdilerdede Allahın gazabı üstümüze çökmüş,nasıl yol bulup çıkacağımızı kara kara düşünüp duruyor,kaostayız.ÇARE :Bozok Üniversitesinin ivedilikli birinci işi Yozgat'ın termal enerji kaynaklarını atıl durumdan aktif hale getirip,YOZGAT'Ikurtarmaktır.Saygılarımla

Dr.Vedat KOCAOĞLU
Dr.Vedat Kocaoğlu -- 13.10.2016 15:05
TEBRİK VE TAKDİR SİZE.!!!
Yorumunuz
Adınız ve Soyadınız -- 21.04.2016 13:08
TEBRİK VE TAKDİR SİZE.!!!
Sayın U.G.
İlettiğiniz 2 paylaşımı da dikkatle okudum.
Tüm içtenliğimle ifade etmek isterim ki;paylaşımlarınızı okurken hem duygulandım,hem de yararlandım.
Haberleşmek ve görüşmek dileğiyle teşekkürlerimi iletiyorum.
Selamlar.
Osman Hakan Kiracı
0 555 9697980
Adınız ve Soyadınız -- 28.01.2016 11:15
TEBRİK VE TAKDİR SİZE.!!!
Yazıyı okudum, yazmış olduğum yumurtayı anlatan Has Bir Yiyecek isimli şiirimin okunmasını dilerim Nuri Hakan Tataroğlu gezgin bezgın gurme araştırmacı yazar fanı bir kimse
Has Bir Yiyecek
Hem ucuz ve çok yararlı bir besin
Çocuğu genci ihtiyarı bolca yesin
Çiğ yumurta içersen düzelir sesin
Yemesinin çok kolay olduğu kesin
Tavuğun yumurtası değişik boylarda
Fazla yemeyin yumurtayı sıcak aylarda
Cildi güzelleştirir bayanlarda baylarda
Has bir yiyecektir kahvaltılarda
İçi sarı ve beyazdır
Yumurtayı yemek bir hazdır
Kaz yumurtasını yiyen pek azdır
Az tüketildiği mevsim yazdır
Salatalara yemeklere katılır
Bakkallarda marketlerde satılır
Bayat ise yenmez çöpe atılır
Akşamları fazla yersen zor yatılır
Nuri Hakan Tataroğlu -- 12.12.2015 13:47
BAŞI DUMANLI ÇAMLIK!
Lütfen Yozgat Amatör Ligi ile ilgilenecek gözlemciler bulunuz veya Yozgatsporumuzdan yada Sorgunsporumuzdan Yozgat gençlerine şans verilemesini isteğiniz yetenekli arkadaşlarımızı harcamayalım onlarında ekmek yemelerini sağlayalım.
Anoniö -- 07.01.2015 15:01
DULKADİRLİ TÜRKMEN YEMEĞİ
MEMLEKETİMİN GÜZEL İNSANLARI ANADOLUNUN KIRAÇ BOZKIRININ YİGİT EVLATLARI MERHABALAR ÖMER KROKMAZ
Ömer Korkmaz -- 29.06.2014 16:51
DULKADİRLİ TÜRKMEN YEMEĞİ
Anlatılanlar doğru olmakla birlikte asıl noktaya temas edilmemiştir. Aslolan bu yemeğin bir öğün yemeği olmaktan ziyade, yemekten sonra uzun kış gecelerinde yenen bir ara öğün niteliğinde olması nedeni ile "ARA AŞI"nın konuşma dilinde "ARABAŞINA" dönüşmesi ekseriyetle kabul görmekte ve yorumlanmaktadır.
Ali ŞİMŞEK-Orman mühendisi-ANKARA
Ali ŞİMŞEK -- 08.05.2014 17:47
HAKSIZLIKLAR İÇİMİZİ YAKIYOR
Başbakanın oğulları gemicikler alıyor. Başbakanın karısı hastanelere sahip oluyor. başbakanın bütün yanındakiler tıksırıncaya , kadar yiyor. Vatandaşta 750 tl asgari ücretler 2 cocuk bakıp, ev geçindirmeye uğraşıyor. hadi bakalım :)
Ahmet büyük -- 04.07.2013 11:12
HAKSIZLIKLAR İÇİMİZİ YAKIYOR
kardeş kamudan emekli olan biri 2200 tl alıyor.emekli sandığında 30 yıl çalışmış bir memur 1180 tl alıyor bunları dile getirin bunlar adilmidir.ilgili yerlere ve ilgili vekillerimize ulaştırın en güzel ulaştırma yerleri sizlersiniz saygılarımla
bilal -- 20.06.2013 16:41
HAKSIZLIKLAR İÇİMİZİ YAKIYOR
Dilek hanım, geçmiş olsun dileklerimi bildirerek diyorum ki Hak herzaman haklının yanındadır.Sabrıda kazancıdır. Sabırla ve dualarla yapılan her haksızlığı Allaha havale edene Rabbim yardımcı olacaktır. Dualarımız sizlerle. Allaha emanet olunuz.
SAYHA -- 08.11.2012 01:01
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00