BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.05.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
194
Dün
:
4633
Toplam
:
16394506
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
ÇAPAN YA DA ÇAPANOĞLU
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlar, sevgili kuzenim Celalettin Çapanoğlu (Ö. 21.05.2014) kırk yıldan fazla maddi ve manevi külfetlerine katlanarak bu gün itibariyle 4567 Çapanoğlu’nun kayıtlı olduğu Çapanoğulları Şeceremizi(soyağacı) hazırlamıştı. Çalışmaları sırasında gerek Kuşadası’nda gerek İstanbul’da üç bilgisayarda birden birlikte günlerce çalışmış benim de çorbada bir tutam tuzum olmuştu. Öyle ki, çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte tatil programladığımız Bodrum Akyarlarda daha otelimize yeni yerleşmiştik ki telefonla arayıp bana şöyle söylemişti “biliyorum sen denizi sevmezsin, gelsen de birlikte çalışsak.” Tası tarağı toplayıp Kuşadası’na gelmiş yine yirmi gün birlikte çalışmıştık.

Onun vefatı üzerine İsviçre’de yaşayan büyük oğlu Cem Çapanoğlu bu şecere üzerindeki tüm yasal haklarını noter kanalıyla bana devretti. Bilerek iddia ediyorum ki İzmir’de faaliyet gösteren Özgürce Web Tasarım firmasınca hazırlanan ve internet ortamında yayımlanan böyle bir şecerenin dünyada bir eşi yoktur.

Şeceremiz ile ilgili yeni ilaveler ya da düzeltmeler tarafımca onaylandıktan sonra Özgürce Web Tasarım tarafından kaydedilmektedir.

Bu görevi yüklendikten sonra yani 2014 yılından bu yana gerek e mail adresime gerek telefonlarıma onlarca “bizde Çapanoğluyuz” mesajları hatta iddiaları gelmeye başladı. Soy ağacımızda kayıtlı olan 86 gerçek Çapanoğlu’nun üyelikleri onaylanarak, kendi şifreleri ile şeceremize giriş izinleri verildi. Şeceremizde görünmeyenler de ilgili yerlere eklendi. Doğum ölüm tarihleri gibi eksikliklerimizin bir kısmı tamamlandı.

Bu kısa giriş ve tanıtımdan sonra şunu açıklamak istiyorum. 17 Aralık 1934 yılında kabul edilen “SOYADI KANUNU”na göre “Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Paşa, Zade ”gibi eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırılmıştı. Yani bu unvanlar soyadı olarak kaydedilmeyecekti.

Bu kanunu yanlış yorumlayan kraldan fazla kralcı nüfus müdür ya da memurları Çapanzade ile aynı anlama gelen Çapanoğlu soyadına karşı çıkmışlar bu yüzden de nüfus kâğıtlarına sadece Çapan olarak kaydetmişlerdi. Daha sonraki yıllarda vaziyet anlaşılınca akrabalarımızın bir kısmı yine Çapan olarak devam etmiş bir kısmı da mahkemeye başvurarak “oğlu”nu ekletmişlerdir. Nitekim cennetmekân dedem Muhlis Bey’de önce Çapan soyadını almış sonra Yozgat Asliye Hukuk mahkemesini 28.02 1947 tarih ve 143-188 sayılı kararı ile Çapanoğlu olarak tashih ettirmiştir.

Aslen Çapanoğlu olmayıp da Çapan veya Çapanoğlu soyadını kullananlara gelince: Bana yapılan müracaatlardan ve müracaat eden kişilerin ifadelerinden ve bana ibraz ettikleri gerçek belge ve sözüm ona belgelerden şu sonuca varmış bulunuyoruz.

1- Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarına kadar Yozgat’ta ikamet eden ve hizmetinde bulunduğu Çapanoğlu beylerinden izin alanlar ya da bu beylerin evlatları gibi gördükleri kız ya da erkekler ile himayeleri altına aldıkları bazı kişilerin Çapan ya da Çapanoğlu soyadı almaları uygun görülenler.

2- Yozgat veya Yozgat’a yakın Anadolu şehirlerinde ikamet edip de Çapanoğlu sülalesine duydukları sevgi ve saygı neticesi Çapan ya da Çapanoğlu soyadı alanlar. Bizim içinde gurur vesilesi olanlar.

3- Aslen Yozgatlı olup da çeşitli nedenlerle başka şehirlere göç eden ve gittikleri yeni yerlerde Çapanoğulları üzerinden saygınlık görmek isteyenler. Nitekim akraba olduğumuzu sanarak ziyaretine gittiğim Çapanoğlu soyadlı bir İş Bankası müdürü beni ayakta tutarak bezgin bir ses tonu ile Çapanoğlu olmadıklarını dedesi hacı bilmem kimin Çapanoğlu soyadını aldığını söylemişti. Bende zaten olamazsınız iki dakika oturmam için yer bile göstermediniz diye terslemiştim.

4- Çapanoğulları hakkında ne tarihi ne coğrafi yeterli bilgiye sahip olmadan özenti ile kendilerince soyağacı yapan ve bunu gerçekmiş gibi bize afedersiniz yutturmaya çalışanlar. Son müracaat eden bir kişi İlk Türk Gazetecisi Agâh Efendinin torunlarıyız diyerek bana bir uydurma şecere gönderdi. Agâh Efendinin çocuklarının arsına bizim sülalemizde hiç kullanılmayan bir isimle kaydettikleri tek çocuktan çoğaltılmış kalabalık bir sülale. Benimle irtibat kuran kişi, birkaç yazışmadan sonra şöyle itirafta bulunmuştu; “Abdülkadir bey, ilk yazımda belirttiğim gibi bu soy ağacını rahmetli amcam R. Y ile hazırlamıştık. Agâh Efendinin çocuğu olarak kaydettiğimiz T.Ş ismini o yazdırmıştı. Ben bilemem tabii ki.”

Bu bilgileri bana devamlı soru yönelten akrabalarım ile aziz hemşerilerime bilgi olarak sundum. 29.11.2018-02.12.2018 tarihleri arasında İstanbul, Yenikapı’da düzenlenen Yozgat Tanıtım Günleri Etkinliğine uzun yıllar birlikte çalıştığım Akdağmadenli arkadaşım Alaattin Özgan ile birlikte gitmiştik. Stantları dolaşan bir gurup bayan kardeşimizle tanışmak ve izlenimlerini öğrenmek için kendimi tanıtırken, içlerinden güler yüzlü bir hanımefendi “amca bende Çapanoğluyum” demişti. Bilmediğim bir akrabamla karşılaşmanın heyecanı ile kimlerdensiniz diye sorduğumda “amca afedersiniz yaaa! Hepimiz Yozgatlı değil miyiz, hepimiz Çapanoğlu değil miyiz” cevabı ile hem çok mahcup olmuş hem de çok duygulanmış, mutlu olmuştum. Bu vesile ile, kendini Çapanoğlu olarak gören, yiğidin harman olduğu diyar Bozok yaylasının, tüm evlatlarına en kalbi şükranlarımı arz ederim. Saygılarımla.

15.04.2019

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
CEBELLEZİ
Çok güzel bir hikaye ve de günümüzle o kadar örtüşüyor ki. Kutlarım.
Oğuz Karlı -- 07.05.2019 13:10
KİLOMETRE TAŞLARI
Yine nokta atışlarınızla okuyucuyu gerçeklerle buluşturdunuz. Kutlarım ve hem yüreğinize, hem kaleminize sağlık.

OĞUZ KARLI -- 04.05.2019 19:35
GEÇMİŞTE KALAN BİR ACI HATIRA-ÇAPANOĞLU HALİT BEY ve HİLMİ EFENDİ - 1
Sevgili Abdulkadir Çapanoğlu,
Tarihi bir olayın gerçeği er veya geç bir şekilde ortaya mutlaka çıkmakta…
Yıllar sonra iki eski arkadaş, yani sen ve ben, tesadüfen bir araya geliyor, dağarcıklarında küçük kırıntılar halinde kalmış bilgiler bir birbirine ekleniyor ve tarihin karanlıklarında unutulmuş bir olay gün yüzüne çıkıyor. Hem de nasıl çıkıyor; hani eski bir söz vardır ya, “Yanlış hesap Bağdat'tan döner.” diye.
“Geçmişte Kalan Acı Bir Hatıra …” başlıklı yazınızda vurguladığınız “yanlış hesap” ta, daha uzun bir güzergâh takip ederek, Yozgat’tan yola çıkıyor, Amasya’ya varıyor, oradan Ankara tarikiyle Tokyo’ya, tekrar Ankara’ya dönüyor ve nihayet İstanbul’a yorgun argın vasıl olduğunda dikkatle canlandırılıp, titizlikle denetlendikten sonra, okurlarının takdirine sunuluyor.
Kutluyorum seni Değerli Kardeşim; babamın Kurtuluş Savaşı’nda başından geçen bir hikâyeyi de bu vesileyle tarihe bir not olarak düşürdüğün için,Payaslıoğlu Ailesi ve kendi adıma ayrıca şükranlarımı sunuyorum.
Hilmi Bülent Payaslıoğlu -- 23.04.2019 12:48
CEBELLEZİ
Hikayenin sonunu merakla okudum. Sonunu çok iç açıcı göremedim de cebellezi yapanların hikayeleri hep camilere gidenler üzerinden anlatılır oldu. Aslında bu ülkede ne çok çalıp çırpanlar oldu. mesela, denizgezmiş bankaları soyup soğana çeviriyordu. Neyse ki bu garibanda Allah korkusu olduğundan vicdan azabı çekmiş. Acaba Allah korkusu olmayıp da parayı yüküyle çalanlar bu kadar acı çektiler mi?

Tarafsız ve ders verici hikayeler okumak dileğiyle
Aytekin Güven -- 08.04.2019 23:23
CEBELLEZİ
Sayın Çapanoğlu,

Çalmanın en tehlikelilerinden biri olan gizlice ya da kılıfına sokarak aşırma gibi bir olayı (cebellezi daha genel bir anlam içersede) güzelce anlatabilen bir örnek bularak bizimle paylaşmışsınız.

Atalarımızın da bununla ilgili her şeyi tek cümlede anlatan güzel bir sözü var: Hırsız evden olursa mandayı bacadan aşırır.
Hüsnü Aydoğdu -- 05.04.2019 20:07
VARLIK FONU
Sayın Çapanoğlu,

Bir kez daha görüyoruz ki geçmişte yaşanmış olaylar belki bütünüyle belki bir yönüyle günümüzde de yaşanabiliyor.

Biz geçmişten ders çıkarıp gelecekle ilgili çıkarımlarda bulunabiliyor muyuz sorusu üzerine düşünmek için güzel bir örnek.
Hüsnü Aydoğdu -- 29.03.2019 17:24
SEÇİM ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİM
Sayın Çapanoğlu bende kalbi Yozgatta kendi gurbette bir Yozgatlıyım. Yozgata her geldiğimde şehirdeki olumlu değişiklikleri görüyorum. Bende sizin gibi partilerin şahısların üzerinde durmuyorum yapılanlara bakıyorum. Yozgat bu zamana kadar kimseden bir yardım görmedi. Bozok üniversitesine yapılan yatırımları hariç tutuyorum keşke askerde olsaydı. Değişik partilerden seçilen Yozgat milletvekillerininde hiçbir faydası olmadı. Hatta daha da kötü oldu mesela tolçarşı gibi. Kazım bey başkan olduktan sonra biraz eli yüzü düzeldi. Mesela büyükcaminin etrafı güzel olmuş. Konaklar güzel olmuş. Hal güzel olmuş. Otogar güzel olmuş. Sarraflar caddesinde yürünmüyordu trafiğe kapanmış iyi olmuş. Keşke fabrikalar kapanmasaydı. Kazım bey güzel eserler bıraktı. İnşallah bundan sonra da güzel şeyler yapar. Ben hemşerilerimin oylarını Kazım beyden yana kullanmalarını isterim. İnşallah öyle olur. Saygılarımla.
S.Ahmet Genç -- 22.03.2019 11:15
SEÇİM ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİM
Kazım Arslanın Yozgata yaptığı hizmetler bence herhangi bir parti ile eş tutulamaz. Ak parti milletvekili olarak Yozgatı temsil edenlerden Yozgat bu güne kadar hiçbir fayda görmedi. Kim olduklarını hepimiz biliyoruz. Buna rağmen Yozgata her gediklerinde itibar gösterdik alkışladık. Yozgatlı olarak yanlış yaptık. Partilerin değil Yozgat için çalışanın bir şeyler yapanın yanında olmamız gerekiyor. Benim düşüncen budur.
Turan T. -- 18.03.2019 22:52
SEÇİM ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİM
Yorumunuz Sn ÇAPANOĞLU hocamın değerli köşe yazısını ilgi ile okudum.Yapmış olduğu sendikal çalışmaları,aktiviteleri,çekmiş olduğu ağır sıkıntıları tüm açıklığı ile yazmış.Burada sn hocam derki ;benim siyasi düşümceme uymayan yönetim başta olsada şehrimize yapılan hizmet ve eserler önemlidir demektedir.Sn Dr Kazım ASLAN Bey'in yapmış olduğu hizmet ve eserler takdiri şayan olup,destek görmeli,devamının sağlanmasın çok uygun olacağı ifade etmiştir.Takdiri Sn Yozgat halkının görüşlerine sunmuştur
Yılmaz BİRYILDIRIR -- 18.03.2019 21:13
VE YİNE KEBAPÇIYAN
ÇOK SEVGİLİ ABDÜLKADİR ABİ.YAZINIZDAKİ İNSAN SEVGİSİNİ 1915'İ RANT YAPANLAR DEFALARCA OKUSUN.BUNUN YORUMU TARİHÇİLERE AİT.HER ZAMAN KARŞI OLDUĞUMU SÖYLERİM.YURT DIŞINDA ORTALIĞI BOŞ BULUP SAFSATA İLE DOLDURMAK KOLAYDIR.SİZİN GİBİ DERİN ARAŞTIRMALAR YAPARAK TEZLERİNİ
ORTAYA ATSINLAR.BİZLERE VE BİLHASSA BENİM İÇİN YAZDIĞINIZ ÖVGÜLERE AYRICA TEŞEKKÜR EDERİM.İNSANLARIN (BENCE ) BİLMESİ
GEREKEN ŞUDUR.SİZLE ANAMIZ BABAMIZ AYRI OLMASINA RAĞMEN CAN DOSTUMSUNU VE AĞABEYİMSİNİZ.
Adınız ve Soyadınız -- 16.03.2019 09:32
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00