BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 15.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
236
Dün
:
4633
Toplam
:
14276169
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
Bir Osmanlı Hanımefendisi, Çapanoğlu Ümmühan Hanım
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Bir toplantıda söylediği güzel sözü ile hafızalarda kalmış, çok bilgili, dirayetli ve aile içinde çok sayılan bir Osmanlı Hanımefendisi idi. Tanışan herkes onunla sohbet etmekten büyük zevk alırdı. Abdülcabbarzade (Çapanoğlu) Mahmut Bey’in kızı benim de cennetmekân dedem Muhlis Bey’in kız kardeşi idi, yani büyük halamdı. Eşi, Mustafa Paşazade Vasıf Bey’in oğlu Nihat Beydir. Yozgat’ta şehrin güneyinde arkasında küçük bir çam ormanının süslediği ve dört beş kuşaktır ecdatlarının yaşadığı ihtiyar konakta otururlardı. Nihat Bey’in beklenmedik ölümünü oğlu Anayasa Mahkemesi emekli başkanı Mahmut Cuhruk şöyle anlatıyor; 1943 yılı Eylül ayının ilk haftası üniversite imtihanlarına gitme hazırlıkları içindeyken 5 Eylül günü saat 23.00 raddelerinde onu kaybetmiştik. O tarihte Siyasal Bilgiler Okulu ikinci sınıfta olan Nazif ağabeyim 20, ben 18, Küçük kardeşlerim Vasıf 16, Çetin 10 yaşlarındaydık. Annemin gece vakti çocuklar koşun babanız fenalaşıyor sözleri üzerine yanına gittiğimizde herhalde ruhunu teslim etmişti.

Genç yaşta dul kalan Ümmühan Hanım önceleri Yozgat’ta daha sonraları Ankara’da dört erkek evladına hem annelik hem babalık yapar. En büyük oğlu Nazif Cuhruk, Büyükelçi (Paris’te vefat etti). Onun küçüğü Mahmut Cuhruk, Anayasa Mahkemesi Başkanı (90), Onun küçüğü Vasıf Cuhruk, Etibank’ta personel daire başkanı (merhum). En küçük evlat Çetin Cuhruk da K.B.B. Profesörü oldular (82).

Ümmühan Hanımın aslında ilk çocuğu bir kızdı. 1920 yılında vuku bulan Çapanoğulları Hadisesi sırasında daha kundakta bebek olan bu kız çocuğu havasızlıktan boğularak vefat etmişti. Olayın şahidi olan yengesi Ayşe Terken Hanımefendi şöyle anlatıyor; Çerkez Etem Yozgat’ı bastığında Ümmühan Hanımda çocukları ile birlikte konağın altındaki samanlığa saklanır. Üstte Çerkez Etem’in avenelerinin ayak seslerini korku içinde takip ederken ağlamaya başlayan bebeğini susturmak için göğsünü açarak süt vermeye çalışan Ümmühan Hanım bilinçsizce bebeği göğsüne öyle bastırır ki havasız kalan bebek vefat eder. Bebeğinin öldüğünü çok sonra fark eder. Bebeğini, atların yem yedikleri “musul”da samanların arasına saklamaktan başka çaresi yoktur. Bir yanda ölüm korkusu bir yanda ölüm acısı. Ve 1923 yılında ilk çocuk Nazif dünyaya gelir.

Ümmühan Hanımın söylediği o güzel söz ne idi?
Prof. Mehlika Filiz Ulusoy anlatıyor; Anneannem Emine Hanımefendi, Çapanoğlu kardeşlerden Ağır Ceza Reisliğinden emekli Salih Bey’in eşidir. Kardeşi Havva Hanım’ın Ankara’daki evinde, bir kabul günü vesilesiyle akrabalar toplanmışlardı. Ben o yıllarda lise talebesiydim ama anneannem beni de götürmüştü. Misafirler arasında Anayasa Mahkemesi eski başkanlarından Mahmut Cuhruk’un (Çapanoğlu) annesi Ümmühan Hanımefendi halamız da vardı. Ümmühan Hanımefendi aynı zamanda Çapanoğlu Mahmut Celalettin Bey’in de kızı idi. Yani hem babasının hem de oğlunun isimleri aynı idi. Çok güngörmüş çok olay yaşamış bilgili ve kendinden kültürlü bir hanımdı. Misafirlerin hemen hepsi teşrif etmişler sohbete başlamışlardı ki oğlu Mahmut Cuhruk Bey’in eşi Ayşen Hanımefendinin geldiği görüldü.

O salona girerken Ümmühan Hala (Biz öyle hitap ederdik) gelinini karşılamak için ayağa kalktı. Yanındaki hanım, yavaşça “siz yaşça hepimizin büyüğüsünüz neden ayağa kalktınız?” dedi. Ancak Ümmühan Hala ayağa kalkınca onlar da kalkmak zorunda kaldılar. Hoş geldin karşılamasından sonra yerlerine otururlarken Ümmühan Hala eğilerek yanındaki hanıma yavaşça şöyle dedi: “Eğer ben ayağa kalkmasaydım, başkaları da kalkmazdı, gelinime saygı gösterilmesini isterim.” Klasik gelin kaynana münasebetleri göz önüne alındığında ne ibret alınacak bir durum.

Ümmühan Hanımefendi 20 Ocak 1992 günü arkasında bir tarih bırakarak bu dünyaya veda etti. Mekânı cennet, Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

BAŞLAMADAN BİTİRİLEN BASIN MÜZESİ

Değerli okurlar; Üzülerek aldığım bir haberi de sizinle paylaşmak istedim. Başta ilk Türk gazetecisi Çapanoğlu Agâh Efendi olmak üzere basın camiasında Yozgat’ın yetiştirdiği birçok ünlü gazeteci, şair ve yazarımız var. Yozgat Belediyesinin, Merhum Abbas Sayar ağabeyimizden dünyaca ünlü şairimiz Gülten Akın’a kadar onlarca kıymetli yazar, çizer ve şairimizi tanıtacağımız bir basın müzesi projesi vardı. Sayın Taha Akyol ailesinin Belediyeye bağışladığı Akyol Konağı bu müzeye tahsis edilecekti. Haberi duyunca çok mutlu olmuştuk. Yozgat’ta ilk gazete 1910 yılında basılmaya başlamış, Cumhuriyetin 10. Yılında (1933) kamuoyunun takdirini kazanan fevkalade bir gazete çıkarmıştı. Şimdi öğrendiğime göre Belediye Başkanlığı Yozgat Basın Müzesi projesinin Belediye Meclisi kararına rağmen iptal etmiş. Ne diyelim.
Yozgat’ta neler yaşanıyor. Galiba Yozgat için sözün bittiği yerdeyiz.

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00