BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
161
Dün
:
4633
Toplam
:
14025237
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
HİÇ UNUTAMADIĞIM BİR 10 KASIM
capanoglukadir@yahoo.com.tr
1971 yılı 10 Kasım günü sabahı bir işim için Ankara’ya gidiyordum. O yıllarda İstanbul’daki bütün otobüs firmalarının yazıhaneleri Lalelideydi. Otobüsler, saati gelince yazıhane önüne gelir yolcularını alır sonra da sadece Hareme uğrayıp yola devam ederdi. Şimdiki gibi öyle aktarma istasyonları filan yoktu.

Otobüs Firmaları içinde “Sinemalı Güven” ve “Sinemalı Civan” isimlerinde iki otobüs firması vardı. Otobüslerin orta kısmında tavana monte edilen 8 mm sinema makinesi ve hemen şoförün arkasında tavana monteli açılır kapanır perde vardı. Gecenin ilerleyen bir saatinde muavin (o zaman daha hostesler yoktu) bunları monte eder yolculara siyah beyaz film gösterirlerdi ki bu filmler genellikle Charlie Chaplin’in sessiz filmleri olurdu.

Sinemalı Civan Hendek yakınlarında çok büyük bir kaza yapmıştı bu tedirginliğim nedeniyle ben Sinemalı Güven'den bilet almıştım. Bu kazayı sonraki yazımda anlatacağım.

O yıllarda daha Ankara İstanbul otobanı yapılmamıştı eski Ankara asfaltından gidiyoruz. Ben 4 numaralı koltukta oturuyorum hem yola bakıyorum hem de gıpta ile şoförü izliyorum… Şoförü izlememin nedeni onun yerine otobüsü benim kullanma arzumdan geliyor.

İzmit’i geride bıraktık, şoför ikide bir saatine bakıyor. Acaba uğrayacağımız yere vaktinde ulaşmak için mi saatine bakıyor diye düşünüyorum. Ben böyle düşünürken otobüs yavaşladı şoför yolun sağındaki geniş alana çekti durdu. Cırrıt, cırrıt, cırrıt ses çıkaran el frenini de çekti sonra ayağa kalktı bizlerden tarafa dönerek " Sayın yolcular 10 Kasım için durduk, beş dakika kadar buradayız, inebilirsiniz" dedi.

Ben hemen kalkmaya hazırlandım, yanımdaki adamda kalktı otobüsteki erkeklerin hemen hepsi indiler. Ayaklarımız açılsın düşüncesiyle birkaç adım atmıştık ki, uzaklardan siren sesleri gelmeye başladı. Hepimiz saygı duruşuna geçtik. Bizi gören araçlarda durmaya başladılar. Yolun sağ yanı göz alabildiğince orman. Sarının, kırmızının, yeşilin her tonunu görüyordum. Sonbaharın bu hüzünlü manzarası ve uzaktan gelen siren sesi beni çok etkilemişti. Bu duygular içindeyken gizli gizli ezberlediğimiz Nazım Hikmetin “davet şiiri” geldi aklıma

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesin,
bu hasret bizim...

Ve bu duygular içinde bu Cennet vatanı bize bağışlayan Yüce Atatürk’ün ruhuna alıştırıldığımız gibi üç ıhlas bir fatiha okuyarak minnet ve şükranlarımızı iletmek istedim.

Ben bunları yaparken gözüm şoförümüze ilişti, bir aslan gibi dimdik duruyordu.

Ankara'ya varana kadar yine aralıklarla onu izlemeye devam ettim saygı ve sevgi hislerim ile.

09.11.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00