BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 26.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
199
Dün
:
4633
Toplam
:
13791644
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
SAMİ HAZİNSES
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Bu gün, 23 Ağustos 2002 de kaybettiğimiz, Türk sinemasının unutulmaz komedi sanatçılarından Sami Hazinses’in ölüm yıldönümü. Kaybedeli 15 yıl olmuş. 1 Ocak 1925 tarihinde Diyarbakır’ın Dicle ilçesinin Kırkpınar köyünde doğmuştu. Sadece bir oyuncu değil, sıra dışı bir sinema emekçisiydi. Çok sayıda filmin müziğini yapmıştı. Ömrünü Sami Hazinses olarak yaşadı. Ölümünde, Samuel Agop Uluçyan olarak ayrıldı aramızdan.

Neden böyle olmuştu?

1995 yılında kendisiyle yapılan bir söyleşide Ermeni olduğunun bilinmemesini, ancak öldükten sonra açıklanmasını istiyordu. Sebebi sorulduğunda, "Eski sempati kalmıyor. Onun için istemiyorum” demişti. Hâlbuki Türk filmlerinin çok sevilen en sempatik oyuncularındandı, Vahi Öz (Vahe Öz), Kenan Pars (Kirkor Cezveciyan), Danyal (Danyel) Topatan, Komik-i Şehir Naşit Özcan ve eşi Emel ( Amelya) Hanım ve çocukları Adile Naşit ve Selim Naşit gibi...

İlkokulu bitirdikten sonra okumadı. Kentteki Ermenilerin çoğu gibi puşi’cilik yapmaya başladı. Puşi kelimesi, örtü anlamında olup Farsça'dan Türkçe'ye geçmiştir. Günümüzde anlam daralmasıyla başa bağlanan veya sarılan bez anlamında kullanılmaktadır. Diyarbakır'da üretilen ipek kumaşa Puşi, üreticilerine Puşiciler denilmiştir. Diyarbakır'da Puşicilik, 16. yüzyıldan beri Süryaniler ve Ermeniler tarafından icra edilen bir meslek olarak 20. yüzyılın sonlarına kadar varlığını sürdürmüştür.

Ufak tefek, ele avuca sığmaz, yanık sesli bir delikanlıydı Hazinses. Müzikteki yeteneği kısa sürede dikkatleri çekti. 20'li yaşlarında Celal Güzelses'in yönettiği Diyarbakır Musiki Cemiyetinde müziğe başladıysa da bir süre sonra Diyarbakır ona dar gelmeye başladı. 1950 yılında bir rivayete göre de imkânsız aşkı Gül'e kavuşma umudu kalmadığı için

Bir Gül için terk ettim
Ben Dîyarbekir’i
Yeter bu cilve, naz
Yeter ağlatma beni diyerek Diyarbakır’ı terk eder.

Başka bir rivayete göre de kız kardeşi Viktorya'nın sevdiğiyle evlenmesine izin vermeyen babasına kızdığı için İstanbul'un yolunu tutar. Diyarbakır'dan İstanbul'a gelen Hazinses, önce bir kumaş fabrikasında işe başlar. İmkânsız aşkı Gül'ü hiç unutmaz. 'Bir Dilbere Müptelâdır Gönlüm' şarkısını besteler. Şarkıyı ilk seslendiren ise, o dönem yıldızı yeni yeni parlamakta olan Zeki Müren'di. Hazinses’in daha sonra yazacağı bütün şarkılar da Gül için olacaktı...

40 yıl boyunca. Bir yandan küçük rollerle ekmeğini kazanırken bir yandan da film müzikleri yapıyor, şarkı sözleri yazıyor, besteler yapıyordu. Bestelediği eserlerin birçoğu kısa sürede popüler oluyordu. Bunlardan bugün en bilinenleri Sevim Tanürek'in seslendirdiği, 'Derdimi Kimlere Desem' ile Müslüm Gürses ve İbrahim Tatlıses'in de söylediği 'Yeter Ağlatma Beni'dir.

40 yıl boyunca hep yalnız yaşadı. Bu yalnızlık onda o kadar derin bir yara açmıştı ki. Ömrünün son yıllarında Okmeydanı SSK Hastanesi'nde 7 kişilik bir odada yatarken, sevenlerinin ricasıyla, daha rahat etsin diye özel odaya alınınca kıyameti koparmıştı.

"Ben eski odamda mutluydum. Ömür boyu yalnız yaşadım. Bari burada yalnız bırakmayın" diye tutturunca tekrar 7 kişilik hasta odasına yerleştirirler.

1990'lı yıllardan sonra Yeşilçam unutur onu. Ne bir rol teklif eden ne de film müziği isteyen vardır. Zor günler yaşamakta, kiralık bir evde, tek başına hayata tutunmaya çalışmaktadır.

Yaşı ilerledikçe birbiri ardına hastalıklar çalmaya başlar kapısını. Hafıza kaybı, yüksek tansiyon, prostat, şeker hastalığı...

Bir kaç eski dost dışında hastane günlerinde de kimse çalmaz kapısını. Taburcu olunca Göztepe Semiha Şakir Huzurevi'ne yerleştirirler. Artık tekerlekli sandalyeyle sürdürmektedir hayatını. Güçlükle konuşabilmekte, sorulara kısa yanıtlar vermektedir. Bir süre sonra tekrar rahatsızlanır ve Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne kaldırılır. “Bine yakın film de rol alan”, hiç evlenmeyen, sanatçı 77 yıllık hayat yolculuğunun sonuna gelmiştir. 23 Ağustos 2002'de hayata gözlerini yumar. Kaldığı huzurevinde bir cenaze töreni yapılır önce. Cenazede sadece ölüm için sırasını bekleyen huzurevi sakinleri saf tutar. Sonra Kadıköy Surp Takavor Kilisesi'nde yapılan törenin ardından Hasanpaşa Ermeni Mezarlığı'na defnedilir.

Ben bu yazımda çabuk unutulan bir sanat abidemizin buruk hayatından çok kısa bir özet sundum. Nüfus cüzdanında Samuel Agop Uluçyan ama bizim kalbimizdeki Sami Hazinses, toprağın bol olsun.

23.08.2017


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00