BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
311
Dün
:
4633
Toplam
:
13784769
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
DÖRT
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Dört el, dört ayak
Dört göz, dört kulak

Bir şiirin iki mısraı gibi ama değil. Sanırım ben uydurdum. Çünkü daha önce böyle bir söz duymadım. Türkçemizin güzelliğinden oluyor. Kuşadası’nda yalnız yaşayan benden bir yaş büyük rahmetli kuzenim Celalettin Çapanoğlu aklıma gelince üzülürdüm, sırtı ağrısa kim merhem sürecek diye. Bu düşünceler içindeyken aklıma gelirdi bu sözler. Ayağından ameliyat olduğunda bir buçuk ay bizde kalmış, doyasıya birlikte olmuştuk. Ne yazık ki üç yıl önce Kuşadası’ndaki evinde bir gece yalnızken kaybettik.

Üstat Cahit Sıtkı Tarancı diyor ya otuz beş yaş şiirinde “Taşın sert olduğunu insan bu yaşa gelince anlarmış ”diye. Yanlış hem de çok yanlış. Şimdi erkeklerimiz otuz beş, kızlarımız otuz yaşında evleniyorlar. Çünkü ancak iş güç sahibi oluyor bir ev geçindirecek kadar para kazanmaya başlıyorlar. Taşın sert olduğunu 70 yaşından sonra yalnız kalınca anlıyor insan. İşte o zaman anlıyorsun her zaman yanında hazır olan ama farkında olamadığın öbür iki elin, iki ayağın, iki gözün, iki, kulağın değerini.

Eşini kaybeden bir insan bir zaman daha yemeğini kendi pişirebilir, bazı ev işlerini ya da alışverişlerini kendi başına yapabilir ama içinde hep yarın ne olacak korkusu ile yaşamaya başladığında, işte o zaman yalnızlığı, çaresizliği sarıverir bütün bedenini.

Durup dururken bir yerin ağrıyabilir, yaşlısın, yıpranmışsın. Eczacının verdiği bir merhemi ağır ağır sürersin ağrıyan yere. Ama sırtın ağrırsa eğer, ellerin yetişmez oraya. Birde yalnız bir erkeksen kimden yardım isteyebileceksin. Senin yaşındaki arkadaşlarının çoğu senden önce terk etmişler bu dünyayı. Komşulardan zaten fayda yok. Gözlerinden yaş gelse de dayanacaksın ağrı kendiliğinden geçene kadar. Ellerinin birisinde bir sakatlık olsa nasıl olacak banyo, tuvalet. Allah iş gören ellerinizi korusun.

Ayakların yürümezse eğer, Bir bardak su bile problem. Kim yapacak alışverişlerini, ödemelerini. Gelene kapıyı kim açacak. Tekerlekli iskemleye muhtaç olmuşsan kim çıkaracak seni sokağa. “Yeni bir ayakkabım yok diye üzülmeden önce ayakları olmayanları düşün ”sözü gelecek aklına. Allah ayaklarınızı korusun.

Gözlerin görmeyebilir geçen zaman içinde. O kadar çok göz rahatsızlığı var ki. Göz hastanelerinin hepsi hasta kaynıyor. Kim sana gazete, kitap okuyacak. Gelen mektupları evrakları kim okuyacak. Gönderdiğin postaların üzerini kim yazacak. Allah gözlerinizi korusun.

Yaşlandıkça kulaklarda da problemler başlıyor. Yakınındaki kişilerin normal ses tonu ile söylediklerini duyamıyor, anlayamıyorsun, onlarda daha yüksek sesle anlatmaya çalışıyorlar. Televizyonun, radyonun sesini daha çok açıyorsun. Çocukların seni ziyarete geldiğinde “Komşuları rahatsız ediyorsun, sesini biraz kıs” demek zorunda kalıyorlar. Allah kulaklarınızı korusun.

Bu yazdıklarımı benden büyük akrabalarım, komşularım, dostlarım yaşadılar. Eşini kaybetmiş benden altı yaş büyük bir komşu ağabeyim şimdi Erdek’te yaşıyor. Her telefon konuşmamızı sonlandırırken eşimi kastederek bana “Aman bacıma iyi bak” diye tembih ederken, “Allah kimseyi yalnız bırakmasın” diye de dua ediyor.

Değerli okurlarım, Allah kimseyi dört el, dört ayak, dört göz, dört kulaktan geri koymasın duamız ile yazımızı bitirelim. Hepinize sağlıklar ve yuvanızda huzur diliyorum.

15.08.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00