BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
231
Dün
:
4633
Toplam
:
14364359
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
BEKİRAĞA BÖLÜĞÜNDEN İKİ MÜHİM FİRAR OLDU
capanoglukadir@yahoo.com.tr
İngilizlerin idamını istedikleri eski 6. Ordu Kumandanı Halil Paşa Anadolu’ya kaçtı.
9 Ağustos 1919 tarihli İstiklal gazetesinden birlikte okuyalım.

Cihan harbinde Altıncı Ordu Kumandanlığında bulunan Halil Paşa ile İttihat Terakki Merkezi Umumisi Küçük Talât Bey’in önceki gece hapishaneden kaçmaya muvaffak oldukları öğrenilmiştir. Önceden yapılan gizli bir uzlaşmaya uygun olarak, Perşembe gecesi nöbetçi subayı bulunan Şadi Bey, Halil Paşa ile Küçük Talât’ı ve gardiyanı yanına alır, kimsede şüphe uyandırmaksızın gece saat iki de hep birlikte Harbiye Başkanlığının bahçesinin Süleymaniye kapısından çıkarır ve birlikte orada bekleyen bir arabaya binerek kaybolurlar.

Halil Paşa ile Küçük Talât’ın nöbetçi subayı Şadi Bey’le birlikte firarı ancak dün geç vakit haber alınabilmiş ve derhal harekete geçilmiştir. Hatta polis müdüriyeti durumdan yalnız dün akşama doğru haberdar olduğundan etrafa geç bilgi verebilmiştir. Halil Paşa ile Küçük Talât’ın firarını duyan Damat Ferit çileden çıkmış ve bu firarı kolaylaştırmakla suçladığı Harbiye Bakanı Nazım Paşa ile sert bir tartışması olmuştur. Harbiye Bakanı Nazım Paşa’nın her an vazifesinden alınmasına intizar olunmaktadır.

Öğrendiğimize göre, mütarekeyi müteakip İngiliz kuvvetlerinin şehrimize yerleşmeleri üzerine bizzat
İngiliz askeri polisi tarafından Bostancı’da Horoz Ali Paşa Köşkünde sarılarak yakalanan Halil Paşa, Ermeni tehcirinden sorumlu tutularak idam edilmek üzere idi. Askeri mahkemenin bu yolda İngilizlerin baskısı altında bir karara varmak üzere olduğu söylenmektedir.

Verilen bilgiye göre, Bekirağa bölüğünden firarını müteakip Halil Paşa ile arkadaşları Kumkapı’ya inmişler orada kendilerini bekleyen mücahitlerden teğmen Naci tarafından alınarak Üsküdar’da bir eve götürülmüşlerdir. Burada kalınmayarak araba ile Kısıklı cihetine geçilmiş ve orada bekleyen Kuvayı Milliye mücahitlerinden Yahya Kaptan ve efradı Halil Paşa ile Küçük Talât’ı alarak Anadolu cihetine götürmüştür.

Halil Paşa’nın Mustafa Kemal Paşa ile temas kurmuş olduğu anlaşılmaktadır.

Kimdir Halil Paşa?
Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli kahramanlarından biri olan Halil Paşa, Osmanlı İmparatorluğu’nun Harbiye Nâzırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa’nın bir yaş küçük amcasıdır. Halil Paşa, kumandasındaki 6. Ordu ile 1916 Nisan’ında Kutülâmare’de İngilizlere karşı büyük bir zafer kazanmıştı. Irak’taki başarılarının ardından Kafkasya’ya, Kafkas İslâm Ordusu’na gitmiş ve yarbaylıktan paşalığa yükseltilen diğer yeğeni Nuri ile beraber 15 Eylül 1918’de Bakü’yü almış, savaştan sonra İstanbul’a dönüşünde İngilizler tarafından tutuklanmış ve Malta’ya gönderilmek üzere Bekirağa Bölüğü’ne kapatılmıştı. Buradan kaçtıktan sonra Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa ile buluştu ve Rusya’da o günlerde resmî temsilcisi bulunmayan Ankara’nın “gayrı resmî temsilcisi” olarak Moskova’ya gitti.

Moskova’ya 1920 Haziran’ında vardı, komünist liderlerle görüştü, kendi ifadesine göre Anadolu’ya o günlerde yapılan silâh ve cephane sevkiyatını düzenledi. Yine kendi ifadesi ile sekiz tonluk altın külçeleri Karaköse’de Şark Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir’in kurmay başkanı ve Enver’in de eniştesi olan Kâzım Bey’e teslim etti, bir ara Türkistan’a gitti, sonra tekrar Moskova’ya döndü.

Enver Paşa, amcası Halil Paşa’yı (alttaki fotoğraf) İttihat ve Terakki’nin Anadolu’ya yeniden hâkim olmasını sağlaması için “Anadolu Müfettişi” ve “öncü” olarak Trabzon’a göndermişti.

Ülkeye çok zararı olan İttihatçıların faaliyetlerini yakından takip eden Ankara’nın bu gelişmelere izin vermesi mümkün değildi. Hükümet, 1921’in 12 Mart’ında Enver ve Halil Paşalar ile yakınlarının Anadolu’nun herhangi bir yerine gelmeleri halinde derhal sınır dışı edilmelerini emreden bir kararname yayınladı. Kararnamenin altında hükümet üyeleri ile Meclis Reisi Mustafa Kemal’in imzaları vardı!
Halil Paşa önce Rusya’ya sonra Almanya’ya gitti. Almanya’da da fazla kalmadı; Macaristan’a, oradan da Avusturya’ya geçti. İstanbul’da bulunan Refet Paşa’ya bir mektup gönderdi ve memlekete dönmesinde mahzur olup olmadığını sordu. Ankara Hükümeti, 1 Ağustos 1922’de Halil Paşa ile İttihat ve Terakki’nin önde gelenlerinden Dr. Nâzım ve Küçük Talât Beyler hakkında daha önce vermiş olduğu memlekete giriş yasağını iptal eden bir başka kararname çıkartmıştı. Refet Paşa, Viyana’da bulunan Halil Paşa’ya bu kararnameye dayanarak Türkiye’ye gelebileceğini bildirince Halil Paşa senelerdir uzak kaldığı İstanbul’a, evine döndü...

Daha sonra “Kut” soyadını alan Halil Paşa, 1957’de İstanbul’da, gırtlak kanserinden vefat etti.

08.08.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00