BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
201
Dün
:
4633
Toplam
:
14013198
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
SABRIN SONU VE LİZBON DEPREMİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Türkçemizde güzel bir deyim var. Ağzı olan konuşuyor derler. İngilizcesi talking with mouth. Abuk subuk konuşup can sıkanlar karşısında çaresiz kalınca da “ağzı torba değil ki büzesin” diyoruz. Öyle şeyler okuyup, duyuyoruz ki hakikaten bazen sabrın sınırına geliyoruz.

Ege denizinde Bodrum Akyar’lara 3 mil mesafedeki Kos adası merkez olarak 6,6 büyüklüğünde bir büyük deprem daha oldu ve artçıları da bizim topraklarımızda devam ediyor. 1978-79 yıllarında Akyarlarda elektrik yok iken denizin ortasındaki Kos (İstanköy) adası ışıl ışıldı. Ada da elektriğin kesildiğine hiç rastlamadık. Yani biz Bodruma 18 km mesafedeki Akyarlara elektrik götüremezken….
Ege de olan depremlerin bazılarını biz İstanbul’da bile hissettik. “Ölümden korkmamak aptallıktır, ölümü beklemek ahmaklıktır” derler. 16 saniye sallanınca insan korkuyor tabi.

Depremlerin bir doğa olayı olduğunu daha ilkokula gitmeyen bebeler bile biliyor “bis şallandık” diyorlar. İlkokula gitmeyen bebeler biliyor ama 50 yaşın üzerindeki hacı hocalar hâlâ öğrenemediler. Ya da öğrendiler ama işlerine gelmiyor. Yine başladılar deprem hakkındaki derin bilgilerini açıklamaya. "Efendim deprem, İslam yolundan ayrılanların ve Allah'a karşı gelenlerin yoldan çıkmışlıkları yüzünden Allah'ın öfkesi olarak meydana geliyormuş. Depremin meydana geldiği bölgelerde yaşayanların ahlaksız yaşam tarzından oluyormuş. İzmir halkı, Bodrum halkı açık saçık giyiniyormuş ta ondan oluyormuş.”

Bunları okuyunca aklıma büyük Lizbon depremi geldi. Lizbon, Portekiz’in başkenti ve en büyük şehri. Avrupa’nın en renkli başkentlerinden birisi. Roma ve İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulmuş. 1 Kasım 1755 günü saat 9.40'tan sonra yarım saat içinde 8,5 ile 9.0 arasında arka arkaya 3-4 deprem oluyor. Depremi tsunamiler ve yangınlar izliyor. Sadece Lizbon'da değil çevre şehirlerde de 10.000 ile 100.000 arasında insan yaşamını yitiriyor. Avrupa'nın en büyük dördüncü şehri olan Lizbon'un neredeyse tüm yerleşim alanları kullanılmaz hale geliyor.

Tarihteki en büyük depremlerden birisidir. O yıllarda Emeviler Portekiz’i işgal etmişler. Yani Müslüman nüfus var, Protestan nüfus var, Katolik nüfus var. Dünyadaki hemen hemen çoğu dinin barındığı bir başkent Lizbon.

Portekiz Kralı depremlerden sonra bütün devlet ve din adamlarını yanına alıp halkın karşısına çıkıp özetle şöyle der. “Tanrı kötü ruhları aramızdan aldı, kötü insanları cezalandırdı.”

Kral, böyle söyleyince hiç beklemediği bir tepkiyle karşılaşır. Hayatta kalan halk, üzerlerine saldırır, yakaladıkları din adamlarını linç ederler. Kral saldırıdan zor kurtulur ve diğer kurtulanlarla kendini güçlükle saraya atar. Kral şaşkındır, maiyetindekileri toplar. “Biz ne yaptık? İyilikten başka bir şey söylemedik, bu halk bize niye saldırdı Bana bunun nedenini getirin”’ diyerek adamlarını halkın arasına salar. Kralın görevlendirdiği insanlar, “Kralımıza neden saldırdınız, neden linç etmeye kalktınız?” diye sorarlar. Halkın verdiği cevaplar çok ilginçtir. Derler ki “Bize dediniz ki, tanrı kötü insanları cezalandırıyor. Benim kızım daha bir günlük, iki günlük, beş günlük... Bunların ne günahı vardı? Müslümanlar camilerinde namaz kılarken öldüler. Onların ne günahı vardı. Kilisede ibadet edenler vardı, hepsi öldü. Kala kala kralın görmediği Lizbon Genelevi ayaktaydı. Yani o Lizbon'un genelevinde çalışanlar Allah'ın iyi kulları oluyor da bütün bu saydıklarımız Allah'ın kötü ve yoldan çıkan kulları mı oluyor?”

17 Ağustos 1999 Gölcük depremini fırsat bilen yobaz kafaların, Gölcük Donanma komutanlığı orduevinin yerle bir oluşunun ordu evindeki devir teslim töreninden sonra verilen yemekte içkiyi su gibi akıtan" "kâfirlerin yüzünden ve "yörenin bunlardan temizlenişinin Allah’ın hikmeti olduğunu yaymaları da yukarda kralın söylediklerinden 244 yıl sonra aynı kafada olmaları ne kadar hayret verici değil mi?

Kralın emri ile yapılan araştırmalarda ilk defa insan aklı sorgulayarak orda bu gerçeği görür ve deprem bilimi ortaya çıkar. Bu araştırmalar, o dönemde yaygın olan depremlerin tanrı tarafından gönderilen cezalar olduğu yönündeki batıl inanışa bir son hazırlamıştır. Bu fikirler düşünce tarihini kökten değiştirdi. Eğer depremler tanrı tarafından gönderilen cezalar değilseler, onları araştırmak, incelemek ve hatta anlamak mümkün olabilirdi. Bu nedenle Lizbon depreminin araştırılması girişimi yer bilimlerinin doğuşu olarak kabul edilebilir.

22.07.2017


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00