BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 26.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
183
Dün
:
4633
Toplam
:
13791648
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
RODOS’TA BİR YOZGATLI - HAFIZ MUSTAFA EFENDİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
İzmir’de yaşayan Ünal Maskar Bey bir yazışmamızda kendisinin de Çapanoğlu ailesi ile bağlantısı olduğundan bahsetmişti. Merakla sorduğumda “Ben Rodos doğumluyum. Dedem, Rodos’ta imamlık yapan Yozgatlı Hafız Mustafa Efendidir. Sizin akrabanız olan Olcay Hanımında akrabası olurum. Annem Hamide Hanım, babası Hafız Mustafa Efendinin Çapanoğlu ailesinden olduğunu söylerdi. Annemin üç erkek kardeşi varmış birisi erken yaşta vefat etmiş diğer iki kardeşinin isimleri Hasan ve Hüseyin’di. Annem 1962 yılında vefat etti. ” demişti.

Bu konuyu araştırmaya başlayınca şu bilgilere ulaştım. 28 Ekim 2013 tarihinde İsviçre’nin Cenevre şehrinde yapılan birleşmiş milletler 6. azınlık sorunları Forumu’na katılan Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı İngilizce yaptığı konuşmasında şöyle söylüyor; Rodos ve Kos adasında, Türklerin dini hakları müdahalelere karşı savunmasız olmuştur. 1937 yılına kadar İtalyan Hükümeti Türk çocuklarına Türkçe ve din dersleri için izin vermişti. Ancak, İtalyan Hükümetinin sıkı ve baskıcı faşist politikaları 1938 yılında Türk çocuklarının sadece haftada iki kez Türkçe ve din dersi görmelerine izin verdi. Din dersleri Kandilli köyünden Dana Zade Hüseyin Hoca, Bastıyalı Hafız Mehmet, Yozgatlı Hafız Mustafa, İhsan Kayserili Hoca gibi eğitimli hocalar ve müezzinler tarafından verildi. Ayrıca, din dersleri bazı özel medreselerde de verildi. Rodos medreseleri, Hurmalı Mescidi Medresesi, Demirli Camii Medresesi, Enderun Camii Medresesi, İç kale Medresesi, Cayir Köyü Camii Medresesi ve Medrese-i Süleymaniye Okuludur. Bugün Rodos’ta yaşayan Türkler devlet okullarına gidiyor, ancak din derslerinden muaf tutuluyorlar.

İnternet ortamında yayınladığı “HATIRLADIKLARIM VE HATIRLAMADIKLARIM” isimli Blog’unda çok detaylı bilgiler veren, kendisi de bir Çapanoğlu olan akrabamız Olcay Akkent Hanımefendinin de bilgisine başvurdum.

Şu bilgileri verdi. “Kuzenim Ünal Maskar, dayım Sadi Maskar’ın oğludur. Sadi Bey’in eşi Hamide Hanım da Rodos’ta görevli, Yozgatlı Hafız Mustafa Efendinin kızıdır.
Sadi dayım 1896 yılında İstanbul'da, Nişantaşı'nda doğmuş.

Ne yazık ki Sadi dayım için anlatacak hikâyem yok. Çünkü Sadi dayı, bir sabah Üsküdar'daki evden çıkmış ve bir daha geri dönmemiş. Ne bir kavga, ne bir münakaşa, ne de bir can sıkıntısı hatırlanıyor.

Doğal olarak büyük bir üzüntü yaşanmış. Ve yıllarca "gelecek" diye beklenmiş.
Anneannem bir kez bana, "Sadi dayının sevdiği yemekleri o gittiği günden beri ağzıma koymadım" demişti.

Kadıköy'de oturuyorduk. Yıl 1940 olmalı. Bir gün Üveis Maskar dayım elinde bir mektupla geldi. Mektubu Hamide Hanım’ın İzmir’deki bir komşusu yazıyormuş.

Sadi dayı Fethiye'de maden ocağında çalışırken grizu patlamasından 42 yaşındayken vefat etmiş (1938) Öldüğü zaman oğlu Ünal 40 günlükmüş. Karısı Hamide Hanım dayımın vefatından sonra İzmir'e yerleşmiş.
Ciciannem (Refika Hanım) bunu duyunca, hemen ayağa kalktı. "Ben İzmir'e gider onları alır gelirim" dedi. Böylece Hamide yenge ile Ünal'ın kaderi çizilmiş oldu. Ünal'ı da ciciannem büyüttü.

Geçenlerde Ünal İzmir'den İstanbul'daki oğlu Sadi'yi ziyarete geldiğinde bana da uğramış ve Hamide yenge hakkında bilmediğim şu bilgileri vermişti. Yengem önce bir nahiye müdürü ile evlenmiş. Anadolu’yu dolaşmış. Eşinin vefatı üzerine Fethiye'deki kardeşinin yanına gelmiş ve orada dayım Sadi Maskar ile tanışmış ve evlenmişler.

Meğer yengem Hamide Hanım da Yozgatlı Çapanoğullarındanmış. Babası hükümet tarafından Rodos'a tayin olunan Yozgatlı Hafız Mustafa Efendi imiş. Hafız Efendi Rodos’taki Süleymaniye Camisi'ne imam olmuş. Dayımın ölümü üzerine Hamide yengem, hükümetin verdiği bir miktar para ile İzmir/Karşıyaka'da ev almış. İşte o sıralarda Üveis dayıma yazılan bir mektup üzerine oğlu Ünal ile birlikte İstanbul'a bizim yanımıza gelmişler.

Kadıköy’e geldiklerinde Ünal 3-4 yaşlarındaymış. Ben o günleri çok iyi hatırlıyorum. Üzerinde kırmızı bir elbise vardı. Odadan odaya koşturur dururdu. Sonra İzmir’e dönmüşler. İki sene kadar İzmir’de kalmışlar. Bu süre içinde Hamide yenge Ünal’ı Rodos’a dedesine götürmüş. Ünal o sırada 5-6 yaşlarındaymış. Ünal dedesini çok iyi hatırlıyor. Uzun boylu, kısa sakallı, devamlı kravatı ile dolaşan bir imamdı diye tarif ediyor. Süleymaniye Camisi’nin müştemilatında oturuyormuş. Ünal da o müştemilatta dünyaya gelmiş.

Rodos dönüşü tekrar İstanbul’a gelmişler. Ünal ile aramda 10 yaş fark olduğundan arkadaş gibi büyüdük. Yengem ile de çok güzel bir dostluğumuz vardı. Beni ve özellikle annemi çok severdi. 1962 yılında 60-65 yaşındayken İzmir’de vefat etti.

Anneanneme, torunu Ünal hiç gösterilmedi. Çünkü eğer gösterilseydi, oğlu Sadi'nin öldüğünü öğrenecekti. Osman dayımlarda ikamet eden anneannem, bize gelmek istediğinde, bizde kalan Hamide yenge ile Ünal diğer sokaktan Osman dayımlara götürülürdü. Bu yıllarca böyle devam etti.

Aşağıda rahmetli Sadi Maskar’ın iki fotoğrafı.



04.05.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00