BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
205
Dün
:
4633
Toplam
:
14364359
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGAT ÇAPANOĞLU BÜYÜK CAMİİ VAKFİYE SENETLERİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
İnce minaresiyle Anadolu’nun en güzel camilerinden olan Çapanoğlu Büyük Camii, 18.yüzyılın son çeyreğinde Bozok Yaylasına gelip yerleşen Türkmen aşireti Çapanoğullarının bilinen ilk büyüğü Çapar Koca Ömer Ağanın torunu Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır (1779). Bu caminin kuzey duvarına bitişik olarak inşa edilen dikdörtgen planlı son cemaat mahalli de kardeşi Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır (1783). Halk arasında Mustafa Beyin inşa ettirdiği kısım “iç cami”, Süleyman Bey’in inşa ettirdiği ikinci bölüm de “dış cami” olarak anılır. Ama her iki kısma birden “Çapanoğlu Büyük (ulu) Camii” adı verilmektedir. Hangi akla hizmetse, yakın bir dönemde cami tabelası sadece Büyük Cami olarak değiştirilmişse de daha sonra ailenin ve bilhassa Yozgat’ta ailemizi temsil eden Halit Çapanoğlunun tepkisi ile “ÇAPANOĞLU BÜYÜK CAMİİ” olarak yenilenmiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında da harf devrimi ile Arap harflerinden Latin harflerine geçince kraldan fazla kralcı bazı işgüzar valilerimiz, çeşmeler dâhil, bazı tarihi eserlerin üzerindeki o eserin nüfus cüzdanı olan ve Arap harfleri ile yazılmış mermer kitabeleri kırdırmışlar. Bu yüzden birçoğunun geçmişi hakkında bilgimiz yok. Kim yaptırmış ne zaman yapılmış, ne maksatla yapılmış bilemiyoruz. Bunlardan nasibini alanlardan birisi de 1895 yılında eğitime açılan tarihi Yozgat Lisesidir. Lise girişinde duvardaki mermer kitabe kırılarak yok edilmiştir. Tarihçiler Çapanoğulları tarafından yaptırıldığını iddia etmektedirler ama gerçekten Çapanoğulları mı yaptırmıştır. Arşiv kayıtlarında II. Abdülhamit’in seryaveri Müşir Ahmet Şakir Paşanın (Çapanoğlu) inşaatı geciken liseye tahsisat çıkardığı yazılmaktadır. Gerçek sadece bumudur?

Çapanoğlu Büyük Camii, Osmanlı imparatorluğunun merkezi İstanbul’un Anadolu’ya bir çeşit tezyini yansımasıdır. Yanındaki tarihi Çapanoğlu Hamamı ile dedelerimizden kalan tek yadigârdır. Prof. Rüçhan Arık, 1939 yılında Camide yapılan yenilemeyi şöyle anlatıyor; İkinci Dünya savaşı başlangıcında Yozgat’ta Vakıflar memuru olarak çalıştığım sırada caminin kubbesi akıyordu. Kubbe kurşunları delinmişti. Resimlerini çektirerek Abideler Şubesi Mimarı Alaaddin Bey’e geldim. Camiyi anlattım, resimlerini gösterdim. Yozgat’a bir heyet gönderdi, keşif yaptılar, derhal restore programına alarak 60.000 TL. Tahsisat ayırdılar. Alelade bir işçinin yevmiyesinin 35 kuruş, kumun metre küpünün 175 kuruş olduğu düşünülürse, harp zamanı camiye ayrılan tahsisatın büyüklüğü ve esere verilen önem ortaya çıkar zannederim. 2008 yılında tekrar bir restorasyon geçiren cami kubbesinden sızıntı olması dolayısıyla 2013 yılında bir onarım daha görmüştür.

Yozgat’ımızın canlı tarihi değerli Dr. Ali Şakir Ergin Hocam da Cennetmekân dedem Mahmut Celalettin Bey için şunları söylüyor; “Bilgilere göre 1899 yılında Yozgat çarşısında vuku bulan bir yangında Çapanoğlu Büyük caminin dış kısmında hasar gören yerler de dedeniz Mahmut Celalettin Bey (yandaki resim) tarafından yaptırılmıştır. Caminin ilk giriş kapısının üzerindeki kubbe içine dikkat ederseniz, kubbe tezyinatının altında duvarda boya ile yazılmış kitabe şeklinde uzunca bir yazı göreceksiniz. Bu kitabede bu konu ile ilgili olarak şöyle yazıyor. “Adülcebbarzade Süleyman Bey hafidi (erkek torunu), Mahmut Celalettin H.1317-1319 (1899-1901)” (Bkz. Muavenet-i Milliye ve Çapanoğlu Mahmut Celalettin bey yazım)

Mustafa Bey’in, kardeşi Süleyman Bey’in ve Süleyman Bey vakfiyesi mütevellisi Abdül Fettah Bey’in vakfiyelerinin kopyalarını aşağıda sunuyorum.







30.03.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00