BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
178
Dün
:
4633
Toplam
:
14853449
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGAT ÇAPANOĞLU BÜYÜK CAMİİ VAKFİYE SENETLERİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
İnce minaresiyle Anadolu’nun en güzel camilerinden olan Çapanoğlu Büyük Camii, 18.yüzyılın son çeyreğinde Bozok Yaylasına gelip yerleşen Türkmen aşireti Çapanoğullarının bilinen ilk büyüğü Çapar Koca Ömer Ağanın torunu Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır (1779). Bu caminin kuzey duvarına bitişik olarak inşa edilen dikdörtgen planlı son cemaat mahalli de kardeşi Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır (1783). Halk arasında Mustafa Beyin inşa ettirdiği kısım “iç cami”, Süleyman Bey’in inşa ettirdiği ikinci bölüm de “dış cami” olarak anılır. Ama her iki kısma birden “Çapanoğlu Büyük (ulu) Camii” adı verilmektedir. Hangi akla hizmetse, yakın bir dönemde cami tabelası sadece Büyük Cami olarak değiştirilmişse de daha sonra ailenin ve bilhassa Yozgat’ta ailemizi temsil eden Halit Çapanoğlunun tepkisi ile “ÇAPANOĞLU BÜYÜK CAMİİ” olarak yenilenmiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında da harf devrimi ile Arap harflerinden Latin harflerine geçince kraldan fazla kralcı bazı işgüzar valilerimiz, çeşmeler dâhil, bazı tarihi eserlerin üzerindeki o eserin nüfus cüzdanı olan ve Arap harfleri ile yazılmış mermer kitabeleri kırdırmışlar. Bu yüzden birçoğunun geçmişi hakkında bilgimiz yok. Kim yaptırmış ne zaman yapılmış, ne maksatla yapılmış bilemiyoruz. Bunlardan nasibini alanlardan birisi de 1895 yılında eğitime açılan tarihi Yozgat Lisesidir. Lise girişinde duvardaki mermer kitabe kırılarak yok edilmiştir. Tarihçiler Çapanoğulları tarafından yaptırıldığını iddia etmektedirler ama gerçekten Çapanoğulları mı yaptırmıştır. Arşiv kayıtlarında II. Abdülhamit’in seryaveri Müşir Ahmet Şakir Paşanın (Çapanoğlu) inşaatı geciken liseye tahsisat çıkardığı yazılmaktadır. Gerçek sadece bumudur?

Çapanoğlu Büyük Camii, Osmanlı imparatorluğunun merkezi İstanbul’un Anadolu’ya bir çeşit tezyini yansımasıdır. Yanındaki tarihi Çapanoğlu Hamamı ile dedelerimizden kalan tek yadigârdır. Prof. Rüçhan Arık, 1939 yılında Camide yapılan yenilemeyi şöyle anlatıyor; İkinci Dünya savaşı başlangıcında Yozgat’ta Vakıflar memuru olarak çalıştığım sırada caminin kubbesi akıyordu. Kubbe kurşunları delinmişti. Resimlerini çektirerek Abideler Şubesi Mimarı Alaaddin Bey’e geldim. Camiyi anlattım, resimlerini gösterdim. Yozgat’a bir heyet gönderdi, keşif yaptılar, derhal restore programına alarak 60.000 TL. Tahsisat ayırdılar. Alelade bir işçinin yevmiyesinin 35 kuruş, kumun metre küpünün 175 kuruş olduğu düşünülürse, harp zamanı camiye ayrılan tahsisatın büyüklüğü ve esere verilen önem ortaya çıkar zannederim. 2008 yılında tekrar bir restorasyon geçiren cami kubbesinden sızıntı olması dolayısıyla 2013 yılında bir onarım daha görmüştür.

Yozgat’ımızın canlı tarihi değerli Dr. Ali Şakir Ergin Hocam da Cennetmekân dedem Mahmut Celalettin Bey için şunları söylüyor; “Bilgilere göre 1899 yılında Yozgat çarşısında vuku bulan bir yangında Çapanoğlu Büyük caminin dış kısmında hasar gören yerler de dedeniz Mahmut Celalettin Bey (yandaki resim) tarafından yaptırılmıştır. Caminin ilk giriş kapısının üzerindeki kubbe içine dikkat ederseniz, kubbe tezyinatının altında duvarda boya ile yazılmış kitabe şeklinde uzunca bir yazı göreceksiniz. Bu kitabede bu konu ile ilgili olarak şöyle yazıyor. “Adülcebbarzade Süleyman Bey hafidi (erkek torunu), Mahmut Celalettin H.1317-1319 (1899-1901)” (Bkz. Muavenet-i Milliye ve Çapanoğlu Mahmut Celalettin bey yazım)

Mustafa Bey’in, kardeşi Süleyman Bey’in ve Süleyman Bey vakfiyesi mütevellisi Abdül Fettah Bey’in vakfiyelerinin kopyalarını aşağıda sunuyorum.







30.03.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
SAYIN BEKİR BOZDAĞ’IN YOZGAT ZİYARETİ
Sayın Çapanoğlu,
Çok güzel yazmışsınız. Teşekkürler, saygı ve selamlar.
A. YAŞAR OCAK -- 15.11.2018 11:43
SAYIN BEKİR BOZDAĞ’IN YOZGAT ZİYARETİ
Hocam yüreğinize sağlık, ne işimiz var idi İstanbul da memlekette iş ortamı bulunsaidi suyu havası yaşamı güzel olmazmış, idi sağlıklı kalın.
Adınız ve Soyadınız -- 14.11.2018 17:09
BİR VALİ, BİR ÖĞRETMEN, BİR 10 KASIM
Sayın Çapanoğlu,
Bu güzel yazınız bana kendi öğretmenlerimi hatırlattı. Hepsinin mekânı cennet olsun. Onları kınayanlara acımaktan başka yapacak bir şey yok. Öğretmenlik gibi kutsal bir mesleğin mahiyetini idrak edemeyenler, onların ne kadar zor bir işi başarmak için gayret sarfettiklerini bilmeyenler, nihayet o kutsal mesleği de bir dönem ideolojik şaşırmışlıklara alet ettiler. Ben bu dönemlerin hepsini yaşadım, yakinen bilirim. O yüzden değil midir bu mesleğin artık giderek okul basıp öğretmen dövmeye, öldürmeye kadar varan her türlü saygısızlığın fütursuzca işlendiği bir çılgın gidişe muhatap edilmesi? Bu rezalette mesleğin onuruna yakışmayacak karakterdeki kifayetsiz öğretmenlerin de bu çorbada tuzu olması ayrı ve üzücü bir bahis.
Selam ve saygı ile.
A. Y. Ocak
Ahmet Yaşar Ocak -- 12.11.2018 11:17
29 EKİM
Sayın Kadriye Şahin Hanımefendi, yazılarınız gibi yorumlarınız da edebi bir değer taşıyor. Antalya Seyahatnamesi yazımı tüm detaylarına kadar o kadar güzel anlatmışsınız ki ben de sizin yorumunuzu okuyunca fark ettim. Çok teşekkür ediyorum, eşimde size selam ve hürmetlerini iletiyor.

Değerli Yasin Ali Er Hocam yorumunuzdaki benim ile ilgili güzel duygularınız için çok teşekkür ederim, teveccühünüz. Dostluğunuzdan şeref duyuyorum. Sağ olun.

Değerli Muhsin Hocam, buyurduğunuz gibi Atatürkçüyüz, Cumhuriyetçiğiz, laik ve çağdaşız sonuna kadar da öyle olacağız. Allah bu millete zeval vermesin. Güzel dilekleriniz için de teşekkür ederim. Sağ olun.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 04.11.2018 21:28
29 EKİM
Ne mutlu böyle bir günde doğduğunuz için. Size nice mutlu yıllar diliyorum. Ülkemizin sizin gibi Atatürkçü, cumhuriyetçi, çağdaş kalemlere gereksinimi var.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 31.10.2018 12:04
29 EKİM
Sayın Abdülkadir Çapanoğlu Üstadım!
Doğum gününüzün Cumhuriyet Bayramı sabahına tevafuk edişi, sosyal paylaşım sitesinde de dikkatimi çekmişti.
Hayırlı bir günde hayırlı bir insanın doğuşu bizim de şansımız olmalı ki, sizi tanımak ve yazılarınızı okuyarak, birikiminizden istifade etmemiz mümkün oluyor.
Doğum gününüzü tekrar kutluyor, aileden ahirete göçenlere rahmet, size ve sevdiklerinize sağlıklı ömürler diliyorum.
İyi ki doğmuşsunuz güzel ADAM...
Yasin Ali ER -- 30.10.2018 12:53
ANTALYA SEYAHATNAMESİ
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum mu, sizinle beraber aynı yolculuğumu yaptım anlayamadım. Taaa ki kelle paşa çorbasına gelesiye... Öyle güzel anlatmışsınız ki hiç bir teferruatı üşenmeden atlamamış; tek tek zaman, mekan,saat, hız, mesafe, tanımlama ve çorbanın faydaları.

Bu yazıyı okuyan hem seyahat eder, hem de bilgilenir. Paça çorbasının faydalarını, esnafların kabalıklarını yerli yerinde sıralamışsınız. Yazı uzun fakat okumuyor, adeta gezdiriyor, o anı yaşatıyorsunuz. Bu nedenle yazının uzunluğu kimsenin gözünü korkutmasın... Bir şehir bu kadar derinlemesine rapor edile birdi. Doğa, kültür, hava durumu, sosyal yaşantı, ekonomi, çevre, hayvan sevgisi, yemek kültürü, insan davranışları, hayvan davranışları, tavukların yaşantıları, hindilerin farklılıkları....

Aynı güzergahta çalışan trafik polisleri bile sizin kadar yolların halini, ahvalini tanımlayacağını sanmıyorum..

Antalya nın iklimi ve sosyal yaşantısı, insanların soğukkanlı davranışları konusunda hem fikirim. Sevmediğim şehirlerden biridir.

Arı,duru hoş sohbet tadında, diğer yazılarınız gibi okundukça okunası bir yazı. Kaleminiz var olsun.

Eşiniz hanımefendiye ve sizlere hürmetler, selamlar...
Kadriye ŞAHİN -- 28.10.2018 22:50
ANTALYA SEYAHATNAMESİ

Yazınız hoşuma gitti, çok akıcı, tasvirler insanın aklında canlanıyor, insanlar için yapilan eleştiriler de gayet dozunda bence böyle paylasımlara çoğumuzun ihtiyacı var, sahip olunmasa da hayal edip biraz ruh tatmini yaşamak bile bize hoşluk ve rahatlık veriyor.
AHMET KAPANCI -- 15.10.2018 14:44
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey ve Çapanoğlu Derviş Bey
Ermeniler KELLER köyünde kesilmişlerdir... bunu Osman Paşa Tekke köyünden olan annem de anlatırdı... Hatta bir kız çocuğu kıyımdan müslüman olup sadece o kurtulur.. bu kızı Osman Paşa Tekke köyüne getirirler.. yetişkin olunca yaşlı bir adamla evlendirirler... Sanırım Menderes döneminde olacak istanbul dan ermeni aileler gererek bu kızı bulmuşlar... Annem ismini de söyledi ama ben unuttum... kızın genç kızken köyde terzilik yaptığını ama yüzünün hiç gülmediğini de söylerdi.. Ermeniler ayaklanacak diye bunların tehcire tabii tutulması Stalinin Kırım türklerine yaptığının aynısı ve insanlık suçudur. Perinçek dönek bir tip olarak boşuna talat paşa'yı günahlarından arındırmaya çalışıyor. Osmanlı Türkleri de sevmeyen anakronik bir devlet sonuçta
Mevlevi Dedeoğlu -- 11.10.2018 01:05
YOZGAT’IN SIĞIRI
Yorumunuz

Sayın Abdülkadir Çapanoğlu. Yazınızı bilgilenerek ve zevkle okudum.
Bence yazdıklarınız bir anı değil bir tarih. Ellerinize, belleğinize sağlık.
Çok teşekkür ederim, lütfedip bana da gönderdiğiniz için.
Saygıyla.
Olcay Akkent (Bn.)
Olcay Akkent -- 08.10.2018 08:32
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00