BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
159
Dün
:
4633
Toplam
:
13785543
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
18 MART
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Önce 1962-1964 yılları arası Çanakkale Lisesinde okurken, daha sonraki yıllarda da üniversite talebesiyken her 18 Martlarda Çanakkale zaferini büyük bir heyecanla kutlamıştık. Şimdi anılarımızda kaldı.

Üniversite yıllarımızda Yüksek Tahsil Gençliği olarak bir 18 Mart kutlaması için Çanakkale’ye gidişimizi hem bir daha hatırlamak hem de gelecek nesillere bir belge olması dileği ile arz ediyorum.

Değerli okurlar, bizim üniversite öğrencisi olduğumuz 1960 lı yılların ikinci yarısı ve ondan öncesinde, 18 Mart kutlamalarında üniversite gençliğini genel olarak yükseköğretim kurumlarındaki öğrenci örgütlerinin üst kuruluşu olan sol görüşlü Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) temsil ederdi.

17 Mayıs 1948’de İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği (İÜTB) ile İstanbul Teknik Üniversitesi Talebe Birliği’nin (İTÜTB) birleşmesiyle kurulmuştu. Tüzüğünde amacını “gençliği yurtiçinde ve yurtdışında temsil etmek”, “milli meseleler üzerinde hassas ve uyanık bulunmak ve Atatürk inkılâplarını korumak” biçiminde tanımlayan TMTF, 20 Eylül 1948’de Bakanlar Kurulu kararıyla “milli” sıfatını kullanmaya hak azandı.
Örgüte fakülte ve yüksekokullardaki öğrenci cemiyetlerinin üst kuruluşları olan birlikler üye olabiliyordu. 1949’da Ankara, İstanbul ve İzmir’deki bütün üniversite ve yüksekokul öğrenci birlikleri örgüte üye oldular. Ardından, Lozan Türk Talebe Cemiyeti de TMTF’ye katıldı.

Başlangıçta daha çok öğrenci gençlik arasında “milli şuuru sağlamlaştırma ”ya yönelik çalışmalarda bulunan TMTF, 1948-49 arasında “Anadolu’yu Fiilen ve Fikren Kalkındırma” ve “Cehaletle Mücadele” adlı kampanyalar, “Komünizmi Tel’in” mitingleri ve bir dizi kapalı salon toplantıları düzenledi; ayrıca öğrencilerin özlük haklarına ilişkin etkinliklerde bulundu. 1950’den sonra Demokrat Parti (DP) iktidarının Atatürkçülük ve dinsel konularda izlediği politikalara tepki gösteren TMTF “Ata’ya Bağlılık” miting ve toplantıları düzenledi. 1954’ten sonra da Kıbrıs sorununa ağırlık verdi, bu konuda yurt çapında düzenlenen mitinglerin örgütlenmesinde etkili oldu.

Demokrat Parti iktidarına karşı federasyona bağlı birlik ve cemiyetlerin de etkin olarak katıldığı Nisan-Mayıs 1960’taki öğrenci olaylarının ardından gerçekleşen 27 Mayıs 1960 hareketinden sonra TMTF, özellikle öğrenci gençliği temsil eden en büyük kuruluş durumuna geldi.

İşte kalbi vatan sevgisi ile çarpan bu milliyetçi ve idealist gençler her 18 Martta kiralanan bir gemi ile (ki bu ya Ayvalık ya da Gemlik isimli ikiz iki gemiden birisi ile olurdu) 17 Mart akşamüzeri İstanbul’dan hareket ederek sabah saat 05.00 sularında Çanakkale Nara Burnu önlerine gelinirdi. Burada yol kesip adeta durmaya yakın bir hızla seyreden geminin buz gibi güvertesinde deniz şehitlerimiz için tören yapılır, onların anısına denize çelenk bırakılıp saygı duruşunda bulunulurdu. Bir taraftan sabahın bu erken saatinde içimize işleyen rutubetli soğuk hava bir taraftan yaşadığımız duygusal anlar ile içimiz titrerdi. Tören bittikten sonra da yine ağır yolla Çanakkale İskelesine gelinir, resmigeçide iştirak edilirdi. Cumhuriyet meydanındaki törenden sonra hazır edilen otobüslerle zaten her yanı şehit mezarı olan bu topraklarda sembolik olarak Hasan Mevsuf Şehitliği ziyaret edilirdi. Burada şehitlerimizin ruhlarına Fatiha okunup bağışlandıktan sonra Kepez civarındaki boğaza hâkim siperler gezilip muharebeler hakkında bilgi alışverişi yapıldıktan sonra tekrar Çanakkale’ye dönülür, Belediye sinemasında Çanakkale halkına müzik ve folklor gösterileri sunulur, akşamüzeri aynı gemi ile İstanbul’a müteveccihen yola çıkılırdı.

1967 yılında Ayvalık gemisi ile yaptığımız gidişimizde gemide asayişi sağlama görevi bana da verilmişti. Bu görev için kolumuza kırmızı zemin üzerine beyaz işlemeli TMTF pazubant’ı takılmıştı. Bu pazubant’ı büyük bir hatıra olarak saklıyordum. 1980 darbesi olunca Nazım Hikmet’in şiirlerini okuduğu ses kaseti ile bu pazubantıda çatıda kiremitlerin arasına saklamıştım. Birkaç yıl sonra aradım ama bulamadım. Sanırım fırtınalı bir hava da uçup gitmişler. Çok üzülmüştüm.



1960 ların sonlarında Süleyman Demirel’in ve onun emri ile Sümerbank’ın mali himayesine alınan sağ görüşlü Milli Türk Talebe Birliği de aynı gemiye alındılar. Bu gidiş son gidiş oldu. Bir daha gemi verilmedi. TMTF nin tuttuğu otobüsler ile gittik ama gemi ile gidişlerimizin tadı zevki olmadı. Gemi ile giderken prova yapma şansımız da oluyordu.

Çanakkale Lisesinde okuduğumuz yıllarda, üniversite gençliği gidince bizde o gece karınca kararınca Halk Eğitim salonunda konser veriyor, kısa kahramanlık piyesleri ve canlı tablolar yapıyorduk. Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa kahramanlık türküsü ile açılışı yapıyor Çanakkale Türkülerinden bir demet ile bitiriyorduk. Her program sonrası Lise müdürümüz Kenan Pakel Bey bizi kutlar motive ederdi. Bir 18 Mart gecesinden sonra ertesi günü tarih dersinden sözlü imtihan yapmak isteyen Ramses lakaplı tarih hocamız rahmetli Sebahattin Bey, benim numaramı okuyunca “ Ha sen akşam konserdeydin” diyerek beni mazur görmüştü. Benden sonra tesadüfen yine bağlama çalan arkadaşım rahmetli Erdoğan Sezgin’in numarasını okumuş onun da “Hocam bende koroda bağlama çalıyordum” ifadesi üzerine onu da oturtmuştu. Ondan sonra numarasını okudukları kız ve erkek arkadaşlarımız “Hocam bizde korodaydık” deyince “Dün gece milli hislerim kabardı” deyip sözlü imtihan yapmaktan vazgeçmişti.



23.03.2017


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00