BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
228
Dün
:
4633
Toplam
:
14109690
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
18 MART
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Önce 1962-1964 yılları arası Çanakkale Lisesinde okurken, daha sonraki yıllarda da üniversite talebesiyken her 18 Martlarda Çanakkale zaferini büyük bir heyecanla kutlamıştık. Şimdi anılarımızda kaldı.

Üniversite yıllarımızda Yüksek Tahsil Gençliği olarak bir 18 Mart kutlaması için Çanakkale’ye gidişimizi hem bir daha hatırlamak hem de gelecek nesillere bir belge olması dileği ile arz ediyorum.

Değerli okurlar, bizim üniversite öğrencisi olduğumuz 1960 lı yılların ikinci yarısı ve ondan öncesinde, 18 Mart kutlamalarında üniversite gençliğini genel olarak yükseköğretim kurumlarındaki öğrenci örgütlerinin üst kuruluşu olan sol görüşlü Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) temsil ederdi.

17 Mayıs 1948’de İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği (İÜTB) ile İstanbul Teknik Üniversitesi Talebe Birliği’nin (İTÜTB) birleşmesiyle kurulmuştu. Tüzüğünde amacını “gençliği yurtiçinde ve yurtdışında temsil etmek”, “milli meseleler üzerinde hassas ve uyanık bulunmak ve Atatürk inkılâplarını korumak” biçiminde tanımlayan TMTF, 20 Eylül 1948’de Bakanlar Kurulu kararıyla “milli” sıfatını kullanmaya hak azandı.
Örgüte fakülte ve yüksekokullardaki öğrenci cemiyetlerinin üst kuruluşları olan birlikler üye olabiliyordu. 1949’da Ankara, İstanbul ve İzmir’deki bütün üniversite ve yüksekokul öğrenci birlikleri örgüte üye oldular. Ardından, Lozan Türk Talebe Cemiyeti de TMTF’ye katıldı.

Başlangıçta daha çok öğrenci gençlik arasında “milli şuuru sağlamlaştırma ”ya yönelik çalışmalarda bulunan TMTF, 1948-49 arasında “Anadolu’yu Fiilen ve Fikren Kalkındırma” ve “Cehaletle Mücadele” adlı kampanyalar, “Komünizmi Tel’in” mitingleri ve bir dizi kapalı salon toplantıları düzenledi; ayrıca öğrencilerin özlük haklarına ilişkin etkinliklerde bulundu. 1950’den sonra Demokrat Parti (DP) iktidarının Atatürkçülük ve dinsel konularda izlediği politikalara tepki gösteren TMTF “Ata’ya Bağlılık” miting ve toplantıları düzenledi. 1954’ten sonra da Kıbrıs sorununa ağırlık verdi, bu konuda yurt çapında düzenlenen mitinglerin örgütlenmesinde etkili oldu.

Demokrat Parti iktidarına karşı federasyona bağlı birlik ve cemiyetlerin de etkin olarak katıldığı Nisan-Mayıs 1960’taki öğrenci olaylarının ardından gerçekleşen 27 Mayıs 1960 hareketinden sonra TMTF, özellikle öğrenci gençliği temsil eden en büyük kuruluş durumuna geldi.

İşte kalbi vatan sevgisi ile çarpan bu milliyetçi ve idealist gençler her 18 Martta kiralanan bir gemi ile (ki bu ya Ayvalık ya da Gemlik isimli ikiz iki gemiden birisi ile olurdu) 17 Mart akşamüzeri İstanbul’dan hareket ederek sabah saat 05.00 sularında Çanakkale Nara Burnu önlerine gelinirdi. Burada yol kesip adeta durmaya yakın bir hızla seyreden geminin buz gibi güvertesinde deniz şehitlerimiz için tören yapılır, onların anısına denize çelenk bırakılıp saygı duruşunda bulunulurdu. Bir taraftan sabahın bu erken saatinde içimize işleyen rutubetli soğuk hava bir taraftan yaşadığımız duygusal anlar ile içimiz titrerdi. Tören bittikten sonra da yine ağır yolla Çanakkale İskelesine gelinir, resmigeçide iştirak edilirdi. Cumhuriyet meydanındaki törenden sonra hazır edilen otobüslerle zaten her yanı şehit mezarı olan bu topraklarda sembolik olarak Hasan Mevsuf Şehitliği ziyaret edilirdi. Burada şehitlerimizin ruhlarına Fatiha okunup bağışlandıktan sonra Kepez civarındaki boğaza hâkim siperler gezilip muharebeler hakkında bilgi alışverişi yapıldıktan sonra tekrar Çanakkale’ye dönülür, Belediye sinemasında Çanakkale halkına müzik ve folklor gösterileri sunulur, akşamüzeri aynı gemi ile İstanbul’a müteveccihen yola çıkılırdı.

1967 yılında Ayvalık gemisi ile yaptığımız gidişimizde gemide asayişi sağlama görevi bana da verilmişti. Bu görev için kolumuza kırmızı zemin üzerine beyaz işlemeli TMTF pazubant’ı takılmıştı. Bu pazubant’ı büyük bir hatıra olarak saklıyordum. 1980 darbesi olunca Nazım Hikmet’in şiirlerini okuduğu ses kaseti ile bu pazubantıda çatıda kiremitlerin arasına saklamıştım. Birkaç yıl sonra aradım ama bulamadım. Sanırım fırtınalı bir hava da uçup gitmişler. Çok üzülmüştüm.



1960 ların sonlarında Süleyman Demirel’in ve onun emri ile Sümerbank’ın mali himayesine alınan sağ görüşlü Milli Türk Talebe Birliği de aynı gemiye alındılar. Bu gidiş son gidiş oldu. Bir daha gemi verilmedi. TMTF nin tuttuğu otobüsler ile gittik ama gemi ile gidişlerimizin tadı zevki olmadı. Gemi ile giderken prova yapma şansımız da oluyordu.

Çanakkale Lisesinde okuduğumuz yıllarda, üniversite gençliği gidince bizde o gece karınca kararınca Halk Eğitim salonunda konser veriyor, kısa kahramanlık piyesleri ve canlı tablolar yapıyorduk. Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa kahramanlık türküsü ile açılışı yapıyor Çanakkale Türkülerinden bir demet ile bitiriyorduk. Her program sonrası Lise müdürümüz Kenan Pakel Bey bizi kutlar motive ederdi. Bir 18 Mart gecesinden sonra ertesi günü tarih dersinden sözlü imtihan yapmak isteyen Ramses lakaplı tarih hocamız rahmetli Sebahattin Bey, benim numaramı okuyunca “ Ha sen akşam konserdeydin” diyerek beni mazur görmüştü. Benden sonra tesadüfen yine bağlama çalan arkadaşım rahmetli Erdoğan Sezgin’in numarasını okumuş onun da “Hocam bende koroda bağlama çalıyordum” ifadesi üzerine onu da oturtmuştu. Ondan sonra numarasını okudukları kız ve erkek arkadaşlarımız “Hocam bizde korodaydık” deyince “Dün gece milli hislerim kabardı” deyip sözlü imtihan yapmaktan vazgeçmişti.



23.03.2017


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00