BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
218
Dün
:
4633
Toplam
:
14477101
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGAT VALİSİ İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL’İN TRAKTÖR MACERASI
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Rahmetli İhsan Sabri Çağlayangil 1948 yılında Yozgat valisidir. Yozgat’ta kaldığı süre içerisinde çok önemli hizmetler yapmıştır. Hatıralarını yazdığı “Kader bizi una değil üne itti” isimli kitabında Yozgat ile ilgili şu anısını sizlerle paylaştım.


Yozgat çok fakir. Yozgat’ın karşısında Kırşehir’in Çiçekdağ kasabası bulunuyor. Çiçekdağ içinde de Malya Devlet Çiftliği var. Oradan ne zaman geçsem, ekinler gümrah(gür) içinden süvari atla geçse görünmez. Bizim Yozgat’ın tarlalarında da ekinleri karışla ölç. Çiftlik müdürüne gittim” Bu iş nasıl oluyor” dedim. Bana şunları söyledi. “Ben Dry Farming yapıyorum. Yani kuru ziraat. Traktörle çalışıyorum. Kar yağıyor eriyor sürüyorum. Tam tavında sürüyorum. Nem içerde kalıyor. Bu, nemi tutuyor, ekini bu hale getiriyor. Siz traktörle çalışmıyorsunuz, onun için sizinki olmuyor.”

Ben alacağımı almıştım. Döndüm, ziraat müdürü ile olayı inceledim. Karasabanla yapılan ziraatta sabanı öküzler çekiyordu. Öküzler kıştan aç çıkıyorlardı. Yorgun ve Bitkindiler. Bu yüzden toprak tavında iken, öküzler tavında olmadığı ve kuvveti kalmadığı için toprak iyice sürülemiyordu. Öküz tava gelinceye kadar da iş işten geçiyordu.

Araştırdım. Bizim Yozgat topraklarını süren öküzleri satsak, yerine traktör almamız mümkün. Bir traktörün işini yapan öküzlerin bedeli, traktörün bedelinden fazla. O zamanlar traktör sekiz bin lira.

Ben Arşimet gibi, “Buldum” dedim.

Traktör!

Öküzleri sattırırım. Köyün ne kadar traktöre ihtiyacı varsa, temin ederiz. Bir çift öküz, o zamanlar yüz elli lira. Yanıma Özel İdare Müdürünü, Ziraat Müdürünü aldım. Köy köy dolaşıp bu buluşumu anlattım. Köylüler dinliyor, “Haklısın” diyorlar; ama “Hadi verin öküzleri satalım, köye ortak traktör alalım” dediğimde “Olmaz beyim” diyorlar. “Niye?” diye sorduğumda “Öküz benim damımda. İstediğimde çıkarırım, istediğimde çıkarmam. Bir traktörün peşinden bütün köy koşacak”. Baktım ki köylüden tepki geliyor. Yapmayacaklar. Bende aklıma koyduğumu yapacağım. Çünkü inanıyorum yapılacak olana. Ziraat Müdürüne döndüm, “ Özel idare alsın traktörü. Sizde kira ile sürün bu toprakları” dedim. Her ikisi de, “Bizim mevzuat buna uygun değil. Vali olarak, vilayet olarak bunu yapamayız” dediler. Ben aklıma takmıştım. Bu işi mutlaka yapmak istiyordum. Nasıl olur, inceledim. “Özel idare ile köylü bir birlik kurarsa olur ”dediler. O birliği kurdum. Ziraat bakanı Cahit Oral’a gittim. Derdimi anlattım. Kendisi bana;
“Sen ne anlarsın Traktörden, tarımdan! Vilayeti traktör çöplüğüne çevireceksin. Kolay iş mi?” dedi. Yaralarıma merhem olmadı. Oradan İçişleri Bakanı Emin Erişirgil’e gittim. O da ağızbirliği etmişçesine Tarım Bakanının dediklerini tekrarladı:

“Sen ne anlarsın bu işten!”

“Yaparım. Yapmak istiyorum. Bu halkın yoksulluğu ancak bu yolla düzelir” dedim.

Benim ısrarım üzerine, “Hocaya git ama benim gönderdiğimi söyleme” dedi. Şemsettin Günaltay Hocaya gittim. Başbakan benim sözümü hiç kesmeden dinledi. “Ne mezunusun sen” dedi. “Hukuk” dedim.

“Kendine güveniyor musun?”

“Güveniyorum” dedim. Kalem Mahsus (Özel Kalem) Müdürünü çağırdı.

“Bana Zirai Donatım Umum Müdürünü bulun” dedi. Buldular telefonla konuştu:

“Sana Yozgat Valisini gönderiyorum, ne istiyorsa ver” dedi. Çok sevindim ve sevinçle gittim. Özel İdarenin de parası var. Yozgat’a gittiğimde görevi devraldığım Vali Osman Şahinbaş iş yapmamış, parayı saklamış. Elli traktör istedim. Umum Müdür, “Veremem” dedi. “Bütün Türkiye için elimde yetmiş beş traktör var sonra gel. Ziraat Bankasına da parasını yatır. Paranın hepsini de istemez, sekizde birini yatır, gerisini taksitle ödersin” dedi.

Dediklerini yaptım. Massey Ferguson kırmızı traktörler Yozgat’a geldi. Onları gelin gibi süsledik. Vilayetin önüne dizdik. Yukarıdan odamdan izliyorum. Köylüler müthiş ilgileniyorlar. Gelip soranlar oluyor. Satayım sana diyorum almak isteyenlerin parası yok. Tarlayı süreyim diyorum. Bir benim için köye gelmezsin ki diyor.

İçerden dışardan engelleniyorum. Köylüsü memuru hepsi bana karşı. Toprağın tav zamanı geldi. Aldım iki traktörü Sorgun’a gittim. Köyün birine vardım. Muhtarı buldum “ Burada tarlası olan ”Dul” marabacı kimse var mı?” dedim. Bir kadın var dedi. Hiç unutmam kadının tarlası kırk dönüm, bir-iki saatte tarlayı sürdük. Köyden çıkıp gideceğiz. Köylü sürüşü gördü. Hayran… Şaşkın… İkircikli… Bu defa yoluma çıktılar bırakmayız bu traktörleri dediler.

Kalsın sizde süreyim toprağınız dedim. Pazarlık yaptık ben dönümüne üç yüz kuruş istedim. İki yüz elli kuruşa anlaştık. O da yarısı peşin yarısı harmana, veresiye. Traktörleri bıraktık ve köylüler traktörleri kapıştılar. Benim İstediğimde o. Ve traktörle sürülen yerlerin hepsinde ekinler Malya çiftliğinin ekinleri gibi oldu. Yozgat’ta on bir ay kaldım. Beni Antalya’ya tayin ettiler. Benden sonra gelen vali, “Vilayet bu işle uğraşmaz demiş.” Traktörleri taksitle satmış. Ama Yozgat’a da böylelikle traktör girmiş oldu.
Mükâfatını öbür dünyada görürsün inşallah sayın valim. Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

17.02.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00