BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
166
Dün
:
4633
Toplam
:
14013566
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
EMİN ÇÖLAŞAN ve LIDO ANTHONY "LEE" IACOCCA
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Ünlü yazarımız Sayın Emin Çölaşan bir yazısında şöyle yazıyordu; Bu gün dâhil bu ülkeyi nasıl çapsız tiplerin yönettiğine, o “büyük” zannedilen çoğu kimselerin aslında nasıl “küçük” olduğuna defalarca tanık oldum. Lido Anthony "Lee" Iacocca da (Ayakoko diye okunur) ” “yüksek mevkideki insanların çok çalıştıklarını hiç boş vakitleri olmadığını sanırdım. O mevkilere geldiğimde kendilerinin ne kadar boş insanlar olduklarını gördüm,” demişti.

(D. 15 Ekim 1924 Allentown, Pensilvanya) ABD'li işadamıdır. Daha çok ünlü Chrysler şirketini 1980'lerde iflastan kurtaran adam diye bilinir. Chrysler, Dodge, Plymouth ve Jeep markaları adı altında üretim yapmıştır. İflasın eşiğinden Voyager-Grand modeli ile dönmüştür. Ayakoko, 1992 yılında emekli olmuştur. Kitaplar yazmış ve pek çok kitaba ilham vermiştir. Bunlara örnek olarak William Novak tarafından yazılmış biyografisi ve kendi yazdığı "Where all the leaders gone?" (Bütün o liderler nereye gitti?) İsimli kitabında seçmenlere ve iş dünyasına, liderlerde hangi özellikleri aramaları gerektiğini anlatıyor. Bush yönetiminin ipliğini pazara çıkaran bu kitabında Lee Iacocca insan merkezli ekonomi, siyaset ve adil bir küreselleşme çağrısında bulunuyor. Lee Iacocca ayrıca tanıdığı bütün liderlerle ve ünlü kişilerle sohbet ve tartışmalarını aktarıyor.

- Fidel Castroyla puro tüttürürken konuştukları

- Suudi Prens Bandar, Prens Charles ve Ted Turnerle tartışmaları

- Lady Sarah Ferguson ile dans ederken fısıldaşmaları

- Bill Clinton tarafından uyandırılması gösterilebilir.

“Yönetmek, diğer insanları motive etmekten daha fazlası değildir,” “Bir şeyi kâğıda dökme disiplini onu gerçekleştirmenin ilk aşamasıdır gibi sözleri edebiyata kazandırmıştır.

Ben en çok “yüksek mevkideki insanların çok çalıştıklarını hiç boş vakitleri olmadığını sanırdım. O mevkilere geldiğimde ne kadar boş olduklarını gördüm,” sözünü severim. Bu sözünü çok severim de çalışanları üç gurupta toplarım.

Benim çalışma hayatım hep özel sektörde geçti. Yönetici konumuna geldiğimde yetkilerim artmıştı ama sorumluluklarım daha fazla artmıştı. İşim ile ilgili sorumluluklarım bir yana ekibimdeki arkadaşlarımın maddi manevi sorumlukları ile yaşadıkları sıkıntılarda da yanlarında olmam yardımcı olmam gerekiyordu. En büyük şansım ise hep sevdiğim işlerde çalışmam ve iyi niyetli ve çalışkan arkadaşlara sahip olmamdı. İşinizi seviyorsanız yorulmuyorsunuz. Çalışmak başarmak sizi daha bir motive ediyor. Çalıştığım işyerlerinde mesai 08.30 da başlarken ben en geç 07.30 da masamın başındaydım. Karşılığını da elbette gördüm. Her yılbaşında çalıştığım şirketin genel müdüründen ya da yön. Krl. Başkanından bir zarf içinde “iyi günlerde harcayınız” temennisi ile uzatıldı.

Bizler özel sektörde böyle çalışırken sizlerin de bildiğiniz bazı işyerlerinde sallabaşını al maaşını zihniyeti ile ve herkesin duyabileceği bir şekilde söylenen “akşam olsa da gitsek” beklentisi içinde çalışılan yerlerde var elbette. Birde hakikaten işini seven çok verimli çok özverili insanlarda tanıdım. Ne yazık ki bu arkadaşların başarılarını kendilerine mal eden karaktersiz amirleri yüzünden “Yan yatanda bir çamura batanda bir” umutsuzluğu içinde çalıştıklarını biliyorum.

1924-1925 yıllarında T.C Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü de yapan ünlü maliyeci Erhan Bener Bey (1928 – 2007),Bürokratlar kitabında bakın nasıl anlatıyor;

Bir kez, Kambiyoya, bana da haber verilmeden bir bayan memurun atandığını öğrendim. Her çalıştığı yerden, “İşe yaramaz, tembeldir, kaytarıcıdır,” diye sicil almıştı. Kendisin çağırdım ve benim servislerimde ciddi çalışması gerektiğini söyledim. Ne var ki, kısa bir süre sonra, şube müdürü bu memurdan şikâyetçi oldu. Sık sık bir mazeret uydurup izin istiyor ya da hiç gelmiyormuş daireye. “Bir ayda, bir haftayı geçmez daireye geldiği,” dedi müdür.

Memuru yanıma çağırdım ve neden daireye gelmediğini sordum. Çok pişkin bir tavırla;

- Devletin bana verdiği aylık ancak bir hafta yetiyor geçimime. Bende o yüzden bir hafta geliyorum işte! Diye yanıtladı sorumu.

Memurun bu haklı yanıtı karşısında susup oturmakta vardı, ama bu yanıt bütün memurlar için geçerli olduğundan, Kambiyoyla ve Hazineyle ilişiğini kesmek zorunda kaldık.

Yukarda bu yüzden yazmıştım “çalışanları üç gurupta toplarım” diye .

Yazarın notu: Kütüphanemde başka kitapları da olan rahmetli Erhan Bener Bey’e nedenini bilemediğim saygı ile karışık ayrı bir sevgi duyarım. Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

11.02.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00