BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
272
Dün
:
4633
Toplam
:
13780187
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
OSMANLI DA YADİGÂR İSMİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Yadigâr ismi genel de kız ismi olup Farsça kökenli bir kelimedir. Anlamı: Bir kimseyi, ya da bir olayı anımsatan şey veya kimse olarak bilinir.

Yadigâr isminin sahipsiz Anadolu köylüsü için geçmişte kalan çok acı bir hikâyesi vardır.
Osmanlı hanedanı, padişahın kulu olarak gördüğü Anadolu halkına nasıl olsa bizimdir gözüyle bakmış, onu sadece savaşlarda asker ve vergi gücü olarak görmüştür. Faruk Sümer “Selçuklular Devrinde Doğu Anadolu'da Türk Beylikleri” kitabında mealen Anadolu da ne yapıldıysa Selçuklu döneminden kalmadır diyor. Selçuklu dağılınca kurulan beylikler hem asayişi sağlamış hem de imar etmiştir. Osmanlı döneminde de her yerde türeyen bitmez tükenmez eşkıya ile savaşma vazifesi de yine beyliklere verilmiştir.

Bilhassa Osmanlının son döneminde Anadolu da asayiş kalmamış, gerek Türk gerek Ermeni ve Rum çeteleri yüzünden bir yerden bir yere gitmek mesele olmuştu. En az sekiz on kişi olan eşkıya çeteleri köyleri basıyor, yağmalıyor biraz varlıklı olanları dağa kaldırıp fidye istiyorlardı. Çerkez Ethem dahi İzmir valisi Rahmi Beyin 8 yaşındaki oğlu Alpaslan’ı kaçırarak o zamanın parası ile 53 bin lira fidye almıştı. Asayiş bu hale gelince dağınık haldeki köyler birleşmek zorunda kaldılar. Birleşen köyler ya vadi içine inip köyün girişine gözcüler koyarak ya da dere içlerine inerek yahut orman içine gizlenerek korunmaya çalışıyorlardı.

Kış geldiğinde bu çeteler köylerde konaklıyor ” manca” adı altında hem atlarını hem kendilerini besletiyorlardı. Bununla yetinmeyen bu gözü dönmüş katil sürüsü birde “kasık mancası” ( TDK; Beraber yatılacak kadın) adı altında köylünün gözüne kestirdiği kadın, kız ya da oğlan şehvet dindirebilecek ne varsa istiyordu. Hatta bazı yakışıklı (parlak) delikanlılar eşkıya basınca hemen dağlara kaçıp gizleniyor günlerce evlerine dönemiyorlarmış.

Evliya Çelebi seyahatnamesinde, kasık mancası için “o zamanlar cinsel açıdan arzulanan kimseye deniyormuş” diye yazıyor. . .Reşat Ekrem Koçu da Haydut Aşkları” kitabında , “Vak'anüvislerimizin eşkıya ağzından naklen tarih kütüğüne geçirdiği bir tabirdir, namus ve iffete cebren ve kahren tecavüzü "Kasık Mancası" diyecek kadar küçümsemişler, en ağır şenaat (alçaklık, iğrençlik) ve mel'aneti pervasızca irtikap etmişlerdir diyor.

Eşkıyaya karşı gelemeyen köylü, işe hiç olmazsa dini yönden bir geçerlilik kazandırmak için kızını cami hocasının kıydığı imam nikâhı ile eşkıyaya teslim edermiş. Köyde yeteri süre kalan eşkıya birlikte olduğu kadın veya kızı öylece bırakıp arkasına bakmadan başka bir köye def olur gidermiş. İşte böyle eşkıyadan hamile kalan kadınların kız çocuklarına Yadigâr ismi konurmuş. O tarihlerde Anadolu’yu dolaşan yabancı seyyahlar, dağlarda guruplar halinde saklanan güzel delikanlılar ve birçok köyde boş olan evler gördüklerini, eşkıya zulmünden kaçan köylünün evlerini barklarını terk ederek dağlarda yaşadıklarını palamut yiyerek beslendiklerini anlatırlar.

Şair Hulki Aktunç bir şiirinde Sevdican’dan olma kulı’nin hikâyesini şöyle anlatır;

Celali taifesi İnderesi köyünü basar.
Ve para ister. Ve manca ister.
Ve dahi kasık mancası ister.
Öksüz çocuksuz dul karı Sevdican
Celali'ye kasık mancası verilir.
On iki uğursuz, karının üstünden geçer.
Sonra def olur gider.

Topal Kulı'nın çocukluk adı
Bu yüzden Yâdigâr idi.

İtildi kakıldı.
Rençberlik etti.
İnderesi'ne Âşık Umman geldikte
Yadigâr'ı kendüye ayvaz eyledi.
Karadüzen öğretti.
Leyla öğretti, Mecnun öğretti.

Bu rezalet Milli Mücadele neticelene kadar sürüp gitti. Türk kadınını esaretten, Türk çocuğunu kasık mancası olma korkusundan da Atatürk kurtardı. Bilmem anlatabildim mi?

06.02.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00