BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
213
Dün
:
4633
Toplam
:
14138224
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YERLİ MALI (MADE IN TURKEY)
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür. ATATÜRK (1922)

Değerli okurlar, eskiler ehemmi mühümme tercih etmek derlerdi, 33 ü polis 44 vatandaşımızı kaybettiğimiz bu acı günlerimizde milletimize başsağlığı, şehitlerimizin ailelerine sabır dilerken hangisi ehem şaşkınlığı içinde bu yazımıda sizinle paylaşıyorum.

12-18 Aralık haftası yerli malları haftası olarak kutlanırdı. Yeni nesil pek bilmez ama bizim nesil ilkokul sıralarındayken büyük bir coşku ile kutlardık. Kış mevsimine rast geldiği için evlerimizden getirdiğimiz fındık, fıstık, incir, iğde, badem, ceviz, kuru kayısı, kuru erik, pestil gibi kuru yemişleri tabaklar içinde masaların üzerine dizer, kara tahtanın üzerine ve duvarlara da “yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı” yazılı resimler asardık. Sonra her şeyde olduğu gibi bunda da yozlaşma başladı. Bilhassa 70’lerden sonra Amerikan pazarlarının açıldığı büyük şehirlerimizde “Yerli malı yurdun malı imkân buldukça dışardan kullanmalı” demeye başladık. Ve yerli malı haftası unutuldu gitti.

Ben Türkiye’nin en büyük tekstil fabrikasında satınalma müdürlüğü yaptım. Diğer fabrikalarla birlikte makinelerimizin binlerce metal ve seramik parçalarını hem Avrupa’dan daha kaliteli hem de neredeyse üçte bir fiyatına küçük sanayi dediğimiz atölyelerde yaptırdık. Bu atölyelerin hemen hepsi hem daha hızlı hem de daha kaliteli parça üretebilmek için “CNC” diye anılan ve çok pahalı olan otomatik tezgâhlar aldılar. Sonra Özal’ın prensleri denilen yeni nesil bir zümre ithalat müdürleri ortaya çıktı. Bunlar uzak doğuya açıldılar. Oralardan ucuz ama kalitesiz parçalar ithal ettiler. Biz satınalma müdürleri buna şiddetle karşı çıktık.Binlerce atölyenin bu uygulamadan kötü etkileneceğini, küçük sanayimizin giderek yok olacağını anlatmaya çalıştık ama patronların gözüne girmeye çalışan bu adamlar bu ucuz parçaları getirmeye devam ettiler. Emekli olduktan sonra İstanbul’da iki kablo fabrikası ve sekiz şirketi olan bir Holding’in merkezi satılama müdürlüğünü yaptım. Şirketlerimizden birisinde Avrupa’dan kopya ettiğimiz kablo makinelerini kendimiz yapmaya başlamış ve Azerbaycan’da ortak bir kablo fabrikası kurmuştuk. Tansu Çiller ile başlayıp sonraki yıllarda arka arkaya patlayan ekonomik krizler birçok fabrika gibi çalıştığım bu iki büyük fabrikanın da kapanmasına sebep oldu. Fabrikalar kapanınca küçük sanayinin 40.000 – 100.000 dolar gibi bedeller ödeyerek sahip olduğu CNC tezgâhları da atıl kaldı. Küresel sermaye ve vahşi kapitalizm istediğini elde etti.Hâlbuki ABD emperyalizminin en önemli silahı olan vahşi kapitalizmle mücadele edebilmek için yerli üretimin teşvik edilmesi ve yerli üretimin halkımızca da kullanılmasının desteklenmesi gerekmez miydi? Özellikle yerli üretim ürünlerimizi arttırmamız ve ihraç etmemiz gerekmez miydi?Yazık oldu hem de çok yazık.

Yaşadığımız ekonomik kaosun önlenmesi için halkımız dolar bozdurmaya yönlendiriliyor. Hâlbuki Türkiye’de dolar ve TL birlikte iş yapıyor. Dolarla alınan TL ile satılıyor. Doların fiyatı arttıkça Türk Lirası karşılığı da artıyor. Türk Lirası gelirle yaşayanların geliri artmamışsa, satın alma güçleri azalıyor. Pazardaki fiyatlar arttıkça pazar sepetlerimiz küçülüyor.

Tarımda ve sanayide ithalata göbekten bağlandık. Üretmenin zahmetine katlanacak yerde, ithalat kolaylığına alıştık. İmalat sanayimizde toplam hammadde girdilerinin yüzde 63’ü, üretim maliyetinin yüzde 53’ü ithalata bağımlı.

Ümit edelim; önümüzdeki dönemde hükümetlerimiz, dünyanın yaşayacağı ekonomik kriz nedeniyle özellikle yerli üreticilerimizi korur ve onlara gereken desteği verir. Aksi halde halkımız ve yöneticilerimiz, gittikçe artan dış alımlar (ithalat) yüzünden oluşabilecek işyeri kapanmaları ile yaşanacak işsizlikler için pişman olacaklardır.

Bu arada bizlere de görev düşüyor. Alış-verişlerimiz sırasında küçük bir dikkatle 869 barkod’lu, yerli üretim malzemelerini tercih edelim. Çünkü giderek artan işsizlik sorunumuzun çözümüne en büyük katkı, yerli üretimin teşvik edilmesi olacaktır.

12.12.2016



Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00