BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
175
Dün
:
4633
Toplam
:
13785558
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YERLİ MALI (MADE IN TURKEY)
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür. ATATÜRK (1922)

Değerli okurlar, eskiler ehemmi mühümme tercih etmek derlerdi, 33 ü polis 44 vatandaşımızı kaybettiğimiz bu acı günlerimizde milletimize başsağlığı, şehitlerimizin ailelerine sabır dilerken hangisi ehem şaşkınlığı içinde bu yazımıda sizinle paylaşıyorum.

12-18 Aralık haftası yerli malları haftası olarak kutlanırdı. Yeni nesil pek bilmez ama bizim nesil ilkokul sıralarındayken büyük bir coşku ile kutlardık. Kış mevsimine rast geldiği için evlerimizden getirdiğimiz fındık, fıstık, incir, iğde, badem, ceviz, kuru kayısı, kuru erik, pestil gibi kuru yemişleri tabaklar içinde masaların üzerine dizer, kara tahtanın üzerine ve duvarlara da “yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı” yazılı resimler asardık. Sonra her şeyde olduğu gibi bunda da yozlaşma başladı. Bilhassa 70’lerden sonra Amerikan pazarlarının açıldığı büyük şehirlerimizde “Yerli malı yurdun malı imkân buldukça dışardan kullanmalı” demeye başladık. Ve yerli malı haftası unutuldu gitti.

Ben Türkiye’nin en büyük tekstil fabrikasında satınalma müdürlüğü yaptım. Diğer fabrikalarla birlikte makinelerimizin binlerce metal ve seramik parçalarını hem Avrupa’dan daha kaliteli hem de neredeyse üçte bir fiyatına küçük sanayi dediğimiz atölyelerde yaptırdık. Bu atölyelerin hemen hepsi hem daha hızlı hem de daha kaliteli parça üretebilmek için “CNC” diye anılan ve çok pahalı olan otomatik tezgâhlar aldılar. Sonra Özal’ın prensleri denilen yeni nesil bir zümre ithalat müdürleri ortaya çıktı. Bunlar uzak doğuya açıldılar. Oralardan ucuz ama kalitesiz parçalar ithal ettiler. Biz satınalma müdürleri buna şiddetle karşı çıktık.Binlerce atölyenin bu uygulamadan kötü etkileneceğini, küçük sanayimizin giderek yok olacağını anlatmaya çalıştık ama patronların gözüne girmeye çalışan bu adamlar bu ucuz parçaları getirmeye devam ettiler. Emekli olduktan sonra İstanbul’da iki kablo fabrikası ve sekiz şirketi olan bir Holding’in merkezi satılama müdürlüğünü yaptım. Şirketlerimizden birisinde Avrupa’dan kopya ettiğimiz kablo makinelerini kendimiz yapmaya başlamış ve Azerbaycan’da ortak bir kablo fabrikası kurmuştuk. Tansu Çiller ile başlayıp sonraki yıllarda arka arkaya patlayan ekonomik krizler birçok fabrika gibi çalıştığım bu iki büyük fabrikanın da kapanmasına sebep oldu. Fabrikalar kapanınca küçük sanayinin 40.000 – 100.000 dolar gibi bedeller ödeyerek sahip olduğu CNC tezgâhları da atıl kaldı. Küresel sermaye ve vahşi kapitalizm istediğini elde etti.Hâlbuki ABD emperyalizminin en önemli silahı olan vahşi kapitalizmle mücadele edebilmek için yerli üretimin teşvik edilmesi ve yerli üretimin halkımızca da kullanılmasının desteklenmesi gerekmez miydi? Özellikle yerli üretim ürünlerimizi arttırmamız ve ihraç etmemiz gerekmez miydi?Yazık oldu hem de çok yazık.

Yaşadığımız ekonomik kaosun önlenmesi için halkımız dolar bozdurmaya yönlendiriliyor. Hâlbuki Türkiye’de dolar ve TL birlikte iş yapıyor. Dolarla alınan TL ile satılıyor. Doların fiyatı arttıkça Türk Lirası karşılığı da artıyor. Türk Lirası gelirle yaşayanların geliri artmamışsa, satın alma güçleri azalıyor. Pazardaki fiyatlar arttıkça pazar sepetlerimiz küçülüyor.

Tarımda ve sanayide ithalata göbekten bağlandık. Üretmenin zahmetine katlanacak yerde, ithalat kolaylığına alıştık. İmalat sanayimizde toplam hammadde girdilerinin yüzde 63’ü, üretim maliyetinin yüzde 53’ü ithalata bağımlı.

Ümit edelim; önümüzdeki dönemde hükümetlerimiz, dünyanın yaşayacağı ekonomik kriz nedeniyle özellikle yerli üreticilerimizi korur ve onlara gereken desteği verir. Aksi halde halkımız ve yöneticilerimiz, gittikçe artan dış alımlar (ithalat) yüzünden oluşabilecek işyeri kapanmaları ile yaşanacak işsizlikler için pişman olacaklardır.

Bu arada bizlere de görev düşüyor. Alış-verişlerimiz sırasında küçük bir dikkatle 869 barkod’lu, yerli üretim malzemelerini tercih edelim. Çünkü giderek artan işsizlik sorunumuzun çözümüne en büyük katkı, yerli üretimin teşvik edilmesi olacaktır.

12.12.2016



Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00