BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
187
Dün
:
4633
Toplam
:
14108748
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
FENERSİZ YAKALANDIK – 30 AĞUSTOS ZAFERİNİN YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLE
capanoglukadir@yahoo.com.tr
1898 yılı Niğde/ Bor doğumlu, emekli asker ve 1950 Niğde milletvekili Halil Nuri Yurdakul anlatıyor:


"Atatürk ani bir kararla bir torpido ile Ege ve Akdeniz'de seyahate çıkmış ve sabaha karşı Alaiye'de (Alanya) karaya ayak basmışlardı. Gelişlerinden kimseyi haberdar etmek istemiyordu Sabahın ilk saatleri idi. Ortalıkta kimseler yoktu Kahveler kapalı idi. Yol, iz soracak kimseye de tesadüf edemiyorlardı.
Atatürk:
--Şöyle gideriz, dedi; elbette birine rastlar, kendimizi bir yere misafir ettiririz. Yürümeye devam ettik. O sırada yanımızdan bir jandarma eri geçti. Sabahın erken saatinde beş kişilik böyle bir kafilenin sokak ortasında kararsız bir vaziyette yürüyüşü jandarmanın dikkatini çekmişti, durdu. Dikkatle hepimizi baştan aşağı süzdü. Süzmesiyle beraber olanca kuvvetiyle aksi yönde koşması bir oldu.
Atatürk:
--Jandarma bizi tanıdı. Haber vermeye gidiyor; mani olun durdurun, diye emir verdiler. Fakat mani olmak durdurmak kabil mi? Jandarma öyle koşuyordu ki 'dur, gitme!' diye bağırmamıza
rağmen asker sokaklardan birine dalıp kayboldu.
Atatürk;
-- İstediğimiz kadar saklanalım, artık hiç bir faydası yok. Biz bu sefer de fenersiz yakalandık, diye şaka yaptı. Hakikaten az sonra oranın bütün ileri gelenleri ve halk etrafımızı sarmıştı, gizliliğimiz kalmamıştı."
Kızı Leyla Doğan (Yurdakul) da şöyle anlatıyor: “Bozüyük'e gelen 70. inci Alay Kumandanı Halit Bey'i, Atatürk kompartımanına çağırmış, yanında yaveri olarak Muzaffer Kılıç ve babam da varmış. Atatürk Halit Bey'den durum hakkında bilgi aldıktan sonra; ‘Halit Bey, durumumuz çok vahim. Memleketimiz çok kötü anlar yaşamaktadır. Bir an önce askerlerimizi toplayıp Karaköy mevkiine gidiniz’ emrini verir. Halit Bey dışarı çıkınca babam, Atatürk'ün yanına gelerek selam verir.
- ‘Paşam ben günlerden beri Bozüyük ve Pazarcık'ta faaliyetteyim, buralardan kuvvet toplayacağım. Emir veriniz’ deyince. Atatürk, babamı baştan aşağı süzer ve sonra:
- ‘Oğlum, biraz evvel dinlediniz, size vereceğimiz bir tek kuvvetimiz yok, yalnız başınıza ne yapabilirsiniz?’ deyince, buna cevap olarak babam:
‘Paşa Hazretleri ben düşmanı Nazif Paşa hattında durdurmak için hazırlık yaptım’ diye cevap verir. Atatürk, hayretle ve müşfik bir gözle babamı süzer,
- ‘Çocuk, isminiz?’
- ‘Halil Nuri’
- ‘Tek başınıza bu iş nasıl olacak?’
- ‘Ben her şeyi hazırladım, Paşam siz emir veriniz.’
- ‘Ali Fuat Paşa ile temasa geçtiniz mi?’
- ‘Hayır Paşam.’
- ‘Öyle ise acele edin çocuk, Paşa ile temasa geçin’ der.
Ve Babam selam vererek yanından ayrılır.Ali Fuat Paşa ile temasa geçer. Büyük Taarruz öncesi Milli Savunmadan gelen gizli bir emirle, Yunan işgal bölgelerine köylü kıyafeti ile girip haber toplayacak gönüllü subaylar aranıyordur.Halil Nuri hemen müracaat eder. Yanına bir Rumca bilen, bir de muhabere subayı verilir. Bu üç kişi köylü kıyafetleri giyip yanlarına fotoğraf makinesi gibi birçok malzeme alarak eşeklere binip Yunanlıların işgal ettiği bölgelere giderler. Oradan buradan aldıkları kömür, odun, tezek, tuz gibi şeylerle ticaret yapıyor şekli içinde, o bölgeleri gece ve gündüz iyice tararlar.Yunan birliklerinin nerelerden nerelere kaydırıldığı, nerelere yığınak yapıldığı, bu birliklerin sayısı ve savaşma gücü hakkında bilgiler edinirler.Yunan komutanlığı ile cephe arasındaki telefon hattını bulurlar. Bir gece bu hattan orman içine paralel bir tel çekerek komutanlığın verdiği bütün emirleri günlerce dinlerler, tercüme edip not alırlar.
Bir müddet sonra üç Türk subayının köylü kıyafeti ile Yunanlıların işgal ettiği bölgeye girip istihbarat topladıklarını ve bunun araştırılmasını bildiren konuşmayı dinlerler.Bunun üzerine hemen telleri keserek oradan kaçarlar. Topladıkları askeri sırlar, Büyük Taarruz planlarının başarıyla hazırlanmasında çok yardımcı olmuştur.
Muzaffer Kılıç anlatıyor: “Atatürk'ü bu kadar müteessir ve ümitsiz görmemiştim. Hiçbir yerde duramıyor, devamlı kompartımanında dolaşıyordu.
Halil Nuri'den gelen raporu aldığı zaman alaka ile okudu çok memnun olarak bana döndü : ‘Çocuk, bir sigara ver. Bu çocuk vaziyeti kurtardı.’ dedi.” Bu fedakârane hizmet meclis kürsüsünden de dile getirilmiştir.

26.08.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00