BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
222
Dün
:
4633
Toplam
:
14138226
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGAT’TA EĞİTİM VE MEDRESELER
capanoglukadir@yahoo.com.tr
1830 yılında 15.000 nüfusa sahip olan Yozgat, 18. yüzyıl Orta Anadolusunda kurulan fakat hızla gelişen bir cazibe merkezi olmuştu. Bilhassa savatçılıkta (gümüş işlemeciliği) önemli bir merkezdi. 1914 yılında nüfusu 77.187 kişiye ulaşan Yozgat’ın şehirleşme sürecine katkıda bulunan en eski eğitim kurumu 1753 yılında Çapanoğlu Abdülcabbarzade Ahmet Paşa tarafından yaptırılan Demirli Medrese ile kütüphanesi olmuştur. Yaşadığı dönemde Yozgat’ın münevver bir şehir olmasında ve kalkınmasında Çapanoğlu Süleyman Bey, oğulları Abdülfettah Bey (Kazasker, Mekke Kadısı), Abbas Hilmi Paşa (Sürre Alayı Emini) ile Mehmet Celalettin Paşa’nın (Vezir) ve torunları Agâh Efendi (Gazeteci, Atina elçimiz ve posta nazırı), Ahmet Şakir Paşa (Müşir=Mareşal) büyük rolü olmuştur. Değerli Prof. Öcal Oğuz Hocam Yozgat’taki Bozok Üniversitesinin kuruluş tarihinin Demirli Medreseden başlatılması gerektiğini söyler. Bu medreseden sonra Çapanoğullarının katkıları ile Yozgat’ta eğitim ve öğretim faaliyetleri gelişme göstermiştir. 1861 yılında Yozgat’a gelen seyyah George Perrot’un verdiği ilginç bir örnek Çapanoğulları’nın eğitime verdiği önemi göstermesi açısından dikkat çekicidir. Perrot,, Ankara’da bir gayr-i Müslim Doktor ile karşılaşır. Doktorun, “İtalya’da yaptığı eğitiminin masraflarını Çapanoğlu Süleyman Bey’in karşıladığını” söylediğinde çok şaşırır.

Bunda Osmanlı döneminin Demirli Medresesi ile Cumhuriyet döneminin ilk liselerinden birisi olma şerefini taşıyan “YOZGAT MEKTEB-İ SULTANİSİ” Yozgat Lisesinin (1895) de payı olduğu muhakkak.

“Sultani”, “Sultaniye”, denmesinin anlamı; Sultana hükümdara ait, sultanla, hükümdarla ilgili demektir. Her ne kadar Çapanoğulları tarafından yapıldı diye rivayet edilirse de (Çapanoğlu Ahmet Şakir Paşa’nın II. Abdülhamit’in Başyaveri olduğu dönemde) kimin tarafından yaptırıldığı hakkında eldeki kaynaklarda da maalesef kesin bilgi yok. Kraldan fazla kralcı valilerin Latin harflerine geçildiği dönemde eski Türkçe ile yazılan kitabeleri kırdırmalarında lisenin kitabesi de nasibini aldığından bu konuda bilgi eksikliği var. Hâlbuki bu kitabeler o binanın veya çeşmenin nüfus kâğıtlarıdır.

1890 yılında inşasına başlanılan okulun inşaatı bir türlü bitirilemez. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda milletvekili olan Çapanoğlu Edip Bey ve Anadolu Islahatı Umum Müfettişi olduğu dönemde Yozgat’a da gelen Müşir (Meraşal) Çapanoğlu Ahmet Şakir Paşanın çabaları sonucu gerekli tahsisat gönderilerek 1895 yılında tedrisata açılması sağlamıştır. Şimdi sosyal ve ekonomik açıdan Yozgat’tan çok ileri durumda olan komşu illerin çoğunda lise bulunmadığından okumaya hevesli çocuklar da hep Yozgat Lisesinden yetişmişlerdir. Dolayısıyla bu tarihe kadar ve bundan sonraki dönemde de okulların büyükçe bir kısmı, vakıflar tarafından yaptırılan ve giderleri vakıflar tarafından sağlanan okullar olmuştur.



Yukardaki resim Yozgat Mekteb-i Sultanisi’nin ve diğer Sultani mekteplerinin öğrencilerinin kayıt edildiği defterlerin her sayfasında bulunuyor ve sayfanın yarısını bu resim kaplıyordu (*).

1898 yılına gelindiğinde Yozgat’ta toplam 13 tane medrese vardır. Bu medreselerin 9 tanesi şehir merkezinde, 4 tanesi ise köylerdeymiş. Salnamedeki kayıtlarda Nazırzade Medresesi’ni Sultan Mahmut’un ikinci kadını Hoşyar Kadınefendi’nin yaptırdığı görülmektedir. Hoşyar Kadınefendi doğurduğu çocuklar sebebi ile ikinci kadınefendiliğe yükseltilir. Fakat önce çocuklarını daha sonra da Sultan II. Mahmut’u kaybetmesi üzerine inzivaya çekilerek günlerini ibadetle geçirmiş. Kendini hayır işlerine adayan Hoşyar Kadınefendi birçok bölgede medrese yaptırmış. Doğum yeri bilinmeyen Hoşyar Kadınefendi’nin medrese yaptırmak için Yozgat’ı tercih etmesi Çapanoğullarının saraydaki etkinliğine bağlı olmalıdır. (Bkz. Daha önceki yazılarımdan Çapanoğlu deyimleri)

Bu medreselerden başka iki tane de kütüphane vardı. Bu kütüphaneler Demirli Medrese ve Köse Yusuflu Medresesi bünyesinde bulunmaktaydı.
(Bkz. Eski yazılarımdan Abdullanın Bostan)

1753 yılında oluşturulan Demirli Medrese Kütüphanesi’nde 583 kitap 1834 yılında kurulan Köse Yusuflu Kütüphanesi’nde ise 365 elyazması kitap bulunmaktaydı. Medreselerin dışında vakıflar tarafından yaptırılan mahalle mektepleri ve devlet tarafından yaptırılan iptidai okulları (ilkokullar), bir rüştiye (ortaokul), bir idadi (lise) ve bir de Darülmuallimin (öğretmen okulu) bulunduğu görülmektedir.
1894-1895 yılına ait istatistiklerden Yozgat il genelinde bulunan iptidai (ilkokul) okulların toplam sayısı 300’ü bulmaktaymış. Bu okulların 164 tanesi eski tarzda eğitim veren mahalle mektepleri, 136 tanesi de yeni usulde eğitim veren mekteplermiş. Toplamı 300 olan bu iptidai mekteplerin 196 tanesi Sultan II. Abdülhamit döneminde yaptırılmış. 1890 yılında Eskipazar mahallesinde ve Medrese Mahallesinde yaptırılan iki mektebin bütün masrafları halk tarafından karşılanmış. 1893 yılına ait bir belgede ise, birçok iptidai mektebin halkın katkıları ile yapıldığı görülmekte.
İptidai okulların (ilkokullar) fazla olmasına rağmen, 1881-1882 Salnamesine göre biri şehir merkezinde diğeri de Akdağmadeni’nde olmak üzere rüştiye sayısı sadece ikidir. Fakat daha sonra Yozgat merkezde bir rüştiye daha açılarak 1905 istatistiklerinde şehirdeki rüştiye sayısı ikiye çıkmıştır. Bu rüştiyelerde okuyan öğrenci sayılarında çevre illere göre büyük farklılık görülmektedir.

1905-1908 yılı istatistiklerini göre Yozgat şehrinde 56 adet erkek okulu, 1 adet kız mektebi 6 adette karma okul görüyoruz.

Yozgat’ta da Gayr-i Müslimler kendi eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak sayıda okullar açmışlar. Özellikle Ermeni çocuklarının eğitim-öğretimleri çok iyi bir şekilde yapılmaktadır. 1861 yılında Yozgat’a gelen Fransız seyyah George Perrot, Yozgat’ın zenginlerinden dediği Haci Ohannes’in çocukların eğitimine çok önem verdiğini, bu nedenle de okullara sürekli para yardımı yaptığını ifade etmektedir.

Perrot’dan onbeş yıl sonra yani 1876’da Yozgat’a gelen ve Çapanoğlu Süleyman Bey’e misafir olan İngiliz subayı seyyah Fred Burnaby de Ermenilerin eğitimleri konusunda benzer açıklamalar yaparak, Ermeni okullarının Türkiye şartlarının üzerinde eğitim verdiklerini ifade eder

Müslümanların ancak altıda biri kadar nüfusa sahip olan Ermenilerin okul sayısı Müslümanların okul sayısının yarısı kadardır. 1890 larda Ermenilerin okul sayısı 23 iken Müslüman Okulu sayısı ancak 50 kadardır. Bu sayılar da Ermenilerin eğitime verdikleri önemi ortaya çıkarmaktadır.

(*) Kayıt defteri sayfa resmi, araştırmacı yazar Sayın Osman Karaca’nın arşivinden alınmıştır.

17.08.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00