BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.10.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
204
Dün
:
4633
Toplam
:
14638163
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGAT’TA EĞİTİM VE MEDRESELER
capanoglukadir@yahoo.com.tr
1830 yılında 15.000 nüfusa sahip olan Yozgat, 18. yüzyıl Orta Anadolusunda kurulan fakat hızla gelişen bir cazibe merkezi olmuştu. Bilhassa savatçılıkta (gümüş işlemeciliği) önemli bir merkezdi. 1914 yılında nüfusu 77.187 kişiye ulaşan Yozgat’ın şehirleşme sürecine katkıda bulunan en eski eğitim kurumu 1753 yılında Çapanoğlu Abdülcabbarzade Ahmet Paşa tarafından yaptırılan Demirli Medrese ile kütüphanesi olmuştur. Yaşadığı dönemde Yozgat’ın münevver bir şehir olmasında ve kalkınmasında Çapanoğlu Süleyman Bey, oğulları Abdülfettah Bey (Kazasker, Mekke Kadısı), Abbas Hilmi Paşa (Sürre Alayı Emini) ile Mehmet Celalettin Paşa’nın (Vezir) ve torunları Agâh Efendi (Gazeteci, Atina elçimiz ve posta nazırı), Ahmet Şakir Paşa (Müşir=Mareşal) büyük rolü olmuştur. Değerli Prof. Öcal Oğuz Hocam Yozgat’taki Bozok Üniversitesinin kuruluş tarihinin Demirli Medreseden başlatılması gerektiğini söyler. Bu medreseden sonra Çapanoğullarının katkıları ile Yozgat’ta eğitim ve öğretim faaliyetleri gelişme göstermiştir. 1861 yılında Yozgat’a gelen seyyah George Perrot’un verdiği ilginç bir örnek Çapanoğulları’nın eğitime verdiği önemi göstermesi açısından dikkat çekicidir. Perrot,, Ankara’da bir gayr-i Müslim Doktor ile karşılaşır. Doktorun, “İtalya’da yaptığı eğitiminin masraflarını Çapanoğlu Süleyman Bey’in karşıladığını” söylediğinde çok şaşırır.

Bunda Osmanlı döneminin Demirli Medresesi ile Cumhuriyet döneminin ilk liselerinden birisi olma şerefini taşıyan “YOZGAT MEKTEB-İ SULTANİSİ” Yozgat Lisesinin (1895) de payı olduğu muhakkak.

“Sultani”, “Sultaniye”, denmesinin anlamı; Sultana hükümdara ait, sultanla, hükümdarla ilgili demektir. Her ne kadar Çapanoğulları tarafından yapıldı diye rivayet edilirse de (Çapanoğlu Ahmet Şakir Paşa’nın II. Abdülhamit’in Başyaveri olduğu dönemde) kimin tarafından yaptırıldığı hakkında eldeki kaynaklarda da maalesef kesin bilgi yok. Kraldan fazla kralcı valilerin Latin harflerine geçildiği dönemde eski Türkçe ile yazılan kitabeleri kırdırmalarında lisenin kitabesi de nasibini aldığından bu konuda bilgi eksikliği var. Hâlbuki bu kitabeler o binanın veya çeşmenin nüfus kâğıtlarıdır.

1890 yılında inşasına başlanılan okulun inşaatı bir türlü bitirilemez. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda milletvekili olan Çapanoğlu Edip Bey ve Anadolu Islahatı Umum Müfettişi olduğu dönemde Yozgat’a da gelen Müşir (Meraşal) Çapanoğlu Ahmet Şakir Paşanın çabaları sonucu gerekli tahsisat gönderilerek 1895 yılında tedrisata açılması sağlamıştır. Şimdi sosyal ve ekonomik açıdan Yozgat’tan çok ileri durumda olan komşu illerin çoğunda lise bulunmadığından okumaya hevesli çocuklar da hep Yozgat Lisesinden yetişmişlerdir. Dolayısıyla bu tarihe kadar ve bundan sonraki dönemde de okulların büyükçe bir kısmı, vakıflar tarafından yaptırılan ve giderleri vakıflar tarafından sağlanan okullar olmuştur.



Yukardaki resim Yozgat Mekteb-i Sultanisi’nin ve diğer Sultani mekteplerinin öğrencilerinin kayıt edildiği defterlerin her sayfasında bulunuyor ve sayfanın yarısını bu resim kaplıyordu (*).

1898 yılına gelindiğinde Yozgat’ta toplam 13 tane medrese vardır. Bu medreselerin 9 tanesi şehir merkezinde, 4 tanesi ise köylerdeymiş. Salnamedeki kayıtlarda Nazırzade Medresesi’ni Sultan Mahmut’un ikinci kadını Hoşyar Kadınefendi’nin yaptırdığı görülmektedir. Hoşyar Kadınefendi doğurduğu çocuklar sebebi ile ikinci kadınefendiliğe yükseltilir. Fakat önce çocuklarını daha sonra da Sultan II. Mahmut’u kaybetmesi üzerine inzivaya çekilerek günlerini ibadetle geçirmiş. Kendini hayır işlerine adayan Hoşyar Kadınefendi birçok bölgede medrese yaptırmış. Doğum yeri bilinmeyen Hoşyar Kadınefendi’nin medrese yaptırmak için Yozgat’ı tercih etmesi Çapanoğullarının saraydaki etkinliğine bağlı olmalıdır. (Bkz. Daha önceki yazılarımdan Çapanoğlu deyimleri)

Bu medreselerden başka iki tane de kütüphane vardı. Bu kütüphaneler Demirli Medrese ve Köse Yusuflu Medresesi bünyesinde bulunmaktaydı.
(Bkz. Eski yazılarımdan Abdullanın Bostan)

1753 yılında oluşturulan Demirli Medrese Kütüphanesi’nde 583 kitap 1834 yılında kurulan Köse Yusuflu Kütüphanesi’nde ise 365 elyazması kitap bulunmaktaydı. Medreselerin dışında vakıflar tarafından yaptırılan mahalle mektepleri ve devlet tarafından yaptırılan iptidai okulları (ilkokullar), bir rüştiye (ortaokul), bir idadi (lise) ve bir de Darülmuallimin (öğretmen okulu) bulunduğu görülmektedir.
1894-1895 yılına ait istatistiklerden Yozgat il genelinde bulunan iptidai (ilkokul) okulların toplam sayısı 300’ü bulmaktaymış. Bu okulların 164 tanesi eski tarzda eğitim veren mahalle mektepleri, 136 tanesi de yeni usulde eğitim veren mekteplermiş. Toplamı 300 olan bu iptidai mekteplerin 196 tanesi Sultan II. Abdülhamit döneminde yaptırılmış. 1890 yılında Eskipazar mahallesinde ve Medrese Mahallesinde yaptırılan iki mektebin bütün masrafları halk tarafından karşılanmış. 1893 yılına ait bir belgede ise, birçok iptidai mektebin halkın katkıları ile yapıldığı görülmekte.
İptidai okulların (ilkokullar) fazla olmasına rağmen, 1881-1882 Salnamesine göre biri şehir merkezinde diğeri de Akdağmadeni’nde olmak üzere rüştiye sayısı sadece ikidir. Fakat daha sonra Yozgat merkezde bir rüştiye daha açılarak 1905 istatistiklerinde şehirdeki rüştiye sayısı ikiye çıkmıştır. Bu rüştiyelerde okuyan öğrenci sayılarında çevre illere göre büyük farklılık görülmektedir.

1905-1908 yılı istatistiklerini göre Yozgat şehrinde 56 adet erkek okulu, 1 adet kız mektebi 6 adette karma okul görüyoruz.

Yozgat’ta da Gayr-i Müslimler kendi eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak sayıda okullar açmışlar. Özellikle Ermeni çocuklarının eğitim-öğretimleri çok iyi bir şekilde yapılmaktadır. 1861 yılında Yozgat’a gelen Fransız seyyah George Perrot, Yozgat’ın zenginlerinden dediği Haci Ohannes’in çocukların eğitimine çok önem verdiğini, bu nedenle de okullara sürekli para yardımı yaptığını ifade etmektedir.

Perrot’dan onbeş yıl sonra yani 1876’da Yozgat’a gelen ve Çapanoğlu Süleyman Bey’e misafir olan İngiliz subayı seyyah Fred Burnaby de Ermenilerin eğitimleri konusunda benzer açıklamalar yaparak, Ermeni okullarının Türkiye şartlarının üzerinde eğitim verdiklerini ifade eder

Müslümanların ancak altıda biri kadar nüfusa sahip olan Ermenilerin okul sayısı Müslümanların okul sayısının yarısı kadardır. 1890 larda Ermenilerin okul sayısı 23 iken Müslüman Okulu sayısı ancak 50 kadardır. Bu sayılar da Ermenilerin eğitime verdikleri önemi ortaya çıkarmaktadır.

(*) Kayıt defteri sayfa resmi, araştırmacı yazar Sayın Osman Karaca’nın arşivinden alınmıştır.

17.08.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ANTALYA SEYAHATNAMESİ

Yazınız hoşuma gitti, çok akıcı, tasvirler insanın aklında canlanıyor, insanlar için yapilan eleştiriler de gayet dozunda bence böyle paylasımlara çoğumuzun ihtiyacı var, sahip olunmasa da hayal edip biraz ruh tatmini yaşamak bile bize hoşluk ve rahatlık veriyor.
AHMET KAPANCI -- 15.10.2018 14:44
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey ve Çapanoğlu Derviş Bey
Ermeniler KELLER köyünde kesilmişlerdir... bunu Osman Paşa Tekke köyünden olan annem de anlatırdı... Hatta bir kız çocuğu kıyımdan müslüman olup sadece o kurtulur.. bu kızı Osman Paşa Tekke köyüne getirirler.. yetişkin olunca yaşlı bir adamla evlendirirler... Sanırım Menderes döneminde olacak istanbul dan ermeni aileler gererek bu kızı bulmuşlar... Annem ismini de söyledi ama ben unuttum... kızın genç kızken köyde terzilik yaptığını ama yüzünün hiç gülmediğini de söylerdi.. Ermeniler ayaklanacak diye bunların tehcire tabii tutulması Stalinin Kırım türklerine yaptığının aynısı ve insanlık suçudur. Perinçek dönek bir tip olarak boşuna talat paşa'yı günahlarından arındırmaya çalışıyor. Osmanlı Türkleri de sevmeyen anakronik bir devlet sonuçta
Mevlevi Dedeoğlu -- 11.10.2018 01:05
YOZGAT’IN SIĞIRI
Yorumunuz

Sayın Abdülkadir Çapanoğlu. Yazınızı bilgilenerek ve zevkle okudum.
Bence yazdıklarınız bir anı değil bir tarih. Ellerinize, belleğinize sağlık.
Çok teşekkür ederim, lütfedip bana da gönderdiğiniz için.
Saygıyla.
Olcay Akkent (Bn.)
Olcay Akkent -- 08.10.2018 08:32
YOZGAT’IN SIĞIRI
Sayın Çapanoğlu,
Bu anlattığınızı aynen yaşayan biri olarak hatırlattığınız için teşekkür ederim. Bizim de iki ineğimiz vardı. Bugün Bozok Ün. Rektörlük binası olan eski Cumhuriyet Mektebi'nin (ben 1951-54 arası orada okudum) doğu taraftaki bahçe kapısının tam karşısında (yanılmıyorsam halen Ceylanlar Apt. nın yerinde) iki katlı, büyük üç bahçeli beyaz konak dedemin idi. Ben ve ikisi kız biri erkek üç kardeşim orada doğduk ve 1954 yılına kadar orada büyüdük. Dedeniz Muhlis Bey’in Çerkes Ethem'in yakıp yıktığı konağın harabelerinin yakınındaki konaktan bahsediyorum. Birbirine bitişik üç bahçenin dip tarafında, güneydekinden bir kapıyla girilen samanlık ve oradan yine bir kapıyla geçilen ahırımızda bu iki ineği annem beslerdi. Sabah erkenden mektebin ve evimizin arasındaki sokaktan geçip aşağı özün üstündeki köprüyü geçerek oradan doğuya, Yeni Cami mahallesine yönelen ikinci bir sığır sürüsü daha vardı. Bizim iki inek ona katılır ve akşamüzeri böğürme sesleri arasında aynı yoldan geri döner, evin önünden geçen inekler arasından annem bizim inekleri içeri alırdı. Şunu hep özlemle anarım ki o sayede bol bol yoğurt, tereyağı, kaymak ve süt soframızdan eksik olmazdı. Hikâyenin geri tarafı sizin anlattığınızın aynıdır. Kel Hasan'ın kurabiyeleri, tulumba tatlıları ve kırmızı elma şekerlerini yemek benim de çocukluk zevklerim arasında hasretle hatırladığım ayrıntılardır. Bana bu güzel nostaljik manzarayı hatırlattığınız için çok çok teşekkürler. Selam ve saygılar.
A. YAŞAR OCAK -- 07.10.2018 17:22
YOZGAT’IN SIĞIRI
Çok güzel bir yazı.Kaleminize sağlık.Çocukluğumu hatırladım bizim köydede (Tekirdağ/Ferhadanlı)gittiğimde aynı güzelliği yaşardım.Maalesef o yüzlerce İnekten 1 tane bile kalmamış.
MEFKURE SONÜSTÜN -- 07.10.2018 09:03
GERÇEK BİR AŞK ÖYKÜSÜ
Hocam yaşam o kadar kutsalki içerisinde VAR ettiği güzellikleri ayrıştırmaz ama biz insanız diyemeyenler bu yaşamı altüst etmekteler umarım bu güzel yaz diziniz bizlere rehber olur, saygılar.
Mahmut erdem -- 29.09.2018 19:07
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00