BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
178
Dün
:
4633
Toplam
:
14106054
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGATCA, “ABDULLA’NIN BOSTAN”
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Gazetede köşe komşum ve değerli dostum Sayın Muhsin Köktürk, çocukluğundaki “Abdullanın Bostanında” bisiklete binmeyi nasıl öğrendiğini pek güzel anlatmıştı. Ben de aynı yerde benden on yaş büyük dayımın zorlamasıyla öğrenmiştim ve bu anımı Muhsin Bey’in yazısının yorum penceresine ilave etmiştim (Bkz. Muhsin Köktürk’ün yazısı; Abdullah’ın Bostanı). Bu gün elli yaşın üzerinde olan her Yozgatlının Abdullanın Bostanı ile ilgili birçok anısı vardır mutlaka.

Muhsin Bey’in tarifi ile zamanında Cirit oyunları oynan, 19 Mayıs gösterileri ve futbol karşılaşmaları yapılan bu geniş alan ismini Çapanoğlu Süleyman Bey’in (ö. 1228 - miladi 1813)' kethüdası (kâhyası) Köseyusuflu Abdullah Ağadan almaktadır.

Bu çok bilgili, iyi yetişmiş değerli insanı Süleyman Bey hemen fark eder ve onu Yozgat’a getirterek kendisine kâhya yapar. Böyle değerli bir insanı kâhyası yapan Süleyman Bey, Abdullanın Bostanı diye anılan bu yeri ona vermiş, o da içine güzel bir konak ve muhteşem bir bahçe yapmıştır.

Abdullah ağa, H.1210 / M.1795 yılında Yozgat’ın Köseyusuflu köyünde geniş bir avlunun ortasına bir cami ve yanına da medrese yaptırır. Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivindeki 1982 numaralı defterin 44. sahifesinde kayıtlı, 1216 Hicri tarihli Vakfiyeye göre avlunun doğu ve kuzey yönlerinde yer alan 24 adet medrese odaları da Cami ile beraber yapılmıştır. Yozgat ve havalisinin ilim ve kültür alanında büyük önemi olan bu Medresede devrin her türlü ilimleri yanında Hadis, Kur'an ve Tefsir ilimleri, ihtisas derecesine varan bir seviyede okutulmakta idi. Medresede dirayetli âlimler tarafından sayısız talebe yetiştirilmiştir. Medresedeki el yazması kitaplardan bir kısmını Çapanoğulları hadisesinde Yozgat müftüsü ve daha sonrada ilk mecliste mebus olan Mehmet Hulusi Efendi Yozgat müftülük kütüphanesine taşımıştır. Bir kısmını da 13 Aralık 1933 tarihinde Yozgat Maarif Müdürlüğü’ne atanan Cevdet Izrap İl Halk Kütüphanesine taşımıştır. Cevdet Izrap Bey (Ö.1960), Kütahya milletvekili iken, Atatürk’ü öldürmek için gönderilen İngiliz casusu Mustafa Sagir’in idamına karar veren 2 no.lu İstiklal Mahkemesi üyeliğini de yapmıştır. (bkz. Mustafa Sagir yazım). Mehmet Hulusi Efendinin aldıkları kitaplar ise daha sonra ailesi tarafından muhafaza edilememiştir. Ne olduğu hakkında bir bilgi yok maalesef. Köseyusuflu camiinde bulunan tarihi kilimler ve şamdanlar da 2007 Nisan ayında bir gece penceresi kırılmak suretiyle içeri girilip çalınmıştır.

Bugün tamamı yıkılan bu medrese odalarından bir tanesi avlunun doğu tarafından ayakta kalabilmiştir. Burası da diğer medrese odalarından birisidir. Son zamanlarda medresede kalan kitapların burada depolanmasından dolayı (yanlış olarak) kütüphanenin kitap deposu diye isimlendirilmiştir.

Çapanoğlu Düriye Hanım eşi Haşmet Bey ve oğlu emekli konsolos Nafiz Haşmet Terken’in kabri de bu caminin haziresindedir. Burada kiraya verdiği tarlalarını görmeye gelen Haşmet Bey 1928 yılı Ağustos ayında camide bulunduğu sırada kalp krizi geçirerek vefat eder. Köylülerin “Beyimiz burada vefat etti buraya defnedilsin” talepleri üzerine aile de öyle karar verir. Oğlu emekli konsolos Nafiz Haşmet Terken Bey de “öldüğümde babamın koynuna koyun” diye vasiyet edince anneannemin ağabeyi benimde büyük dayım olan Nafiz Bey de babasının koynuna defnedilir(Ö.1973).

Bozok(Yozgat) İlmiye tarihinde iki önemli medrese vardır. Birisi Abdullah Ağanın yaptırdığı Köseyusuflu medresesi diğeri de 1898 Maarif Salnamesi'nde Yozgat şehir merkezindeki medreseler arasında gösterilen ve o tarihte 84 öğrencisinin bulunduğu meşhur Demirli Medresedir. 1753 yılında Çapanoğlu Ahmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Dönemi itibariyle bölgenin en mühim medreseleri arasındadır. Prof. Öcal Oğuz Hocam, 1 Mart 2006 tarih ve 5467 sayılı yasayla Yozgat’ta kurulmuş olan Bozok Üniversitesinin kuruluş tarihin, 1753 yılında tesis edilen demirli medreseden başlatılması gerektiğini söyler. Ne güzel ve ne isabetli bir tespit. Yozgat'ın gelişip bir şehir manzarası göstermesinde bu medresenin mühim bir rolü vardır. Osmanlının ilk Hariciye Nazırı Bozok’lu Mehmet Akif Paşa ile Çapanoğlu Edip ve Celal Beyler gibi birçok önemli şahsiyet Demirli Medreseden mezun olmuştur.

İstanbul ile iyi geçindiğinden kısa sürede kuvvet ve servet kazanan Çapanoğlu Ahmed Paşa, gelirinin fazlasını Bab-ı Ali yanında halkın kendisine olan güvenini arttırmaya yönelik bilhassa devrin en önemli içtimai harcı olan din ile ilgili sahalarda sarf etti. 1749 yılında Yozgat'a yakın bir mesafede bulunan Saray köyüne yaptırdığı Caminin yanı sıra 1753 yılı sonlarında ise Yozgat'ta bir medrese ile vakıflar tahsis ettirdi. Yozgat'ın imarında ilk ve en önemli adım olan bu medreseye, 1754 yılında yine Ahmet Paşa tarafından bir kütüphane de kurulur. Değerli ağabeyim Dr. Ali Şakir Ergin Hocamın özel arşivinde bulunan bilgiler ile bazı özel kütüphanelerde bulunan el yazması eserler üzerindeki "Abdülcebbarzade Ahmet Paşa Kütüphanesi mührü veya kaydı” bu hususu teyit etmektedir. Maarif Vekâleti tarafından görevlendirilen İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Profesörü Allah’ın rahmeti üzerine olsun Ahmet Ateş Hocamız da (ö.1966 İstanbul), Anadolu’daki kütüphanelerde bulunan kıymetli el yazması kitapları tespit ediyor. Yozgat İl Halk Kütüphanesindeki kitapları da gözden geçirerek kıymetli olanları İstanbul Süleymaniye kütüphanesine nakledilmesini sağlıyor. Süleymaniye Kütüphanesinde Bozok Sancağından (Yozgat) gelen kıymetli kitaplarla ilgili müstakil bir bölüm bulunmaktadır. Demirli Medresenin kitabesi Yozgat Çapanoğlu Büyük Camii içindeki Çapanoğulları aile büyüklerinin bulunduğu türbenin içinde muhafaza edilmekteyken Prof. Hakkı Acun (Çapanoğlu) tarafından Yozgat Müzesine konulmuştur.

Dr. Ali Şakir Ergin Hocam da şöyle anlatmıştı; “Demirli Medrese, özellikle bir Tefsir İhtisas Medresesi olarak da anılmaktadır. Bilhassa medreselerin en mühimlerinden olan Köseyusuflu Medresesi'nden de buraya tefsir ihtisası için gelindiğine dair bilgilere sahibiz. Bu biraz da burada görev yapan müderrislerin ihtisas alanındaki şöhretleri ile ilgili olsa gerek. Bilhassa asrın başında Şeyhu'l-Ulema olarak meşhur olan Dedikhasanlı Mehmet Şakir Efendi'nin iki dönem verdiği tefsir derslerinin önemi özellikle vurgulanmaktadır. 1853 yılında Yozgat’ta doğan Dedikhasanlı Mehmet Şakir Efendi, Demirli Medrese ’de hem Osmanlı döneminde, hem de Cumhuriyet döneminde Müderrislik yapmıştır. Kurulduğu yıllardan itibaren, mamur ve müreffeh bir şehir olan Yozgat'ın bu özelliğinden dolayı, şöhretli müderrislerin gelmesine Çapanoğlu ailesi önderlik yapmış ve burasının bir ilim merkezi haline getirilme gayretleri sonuç vermiştir.”

Demirli Medresenin kitabesinde şöyle yazıyor;

Bârekallah hoş neşât-efza bu cây-ı muhterem
Var ise budur cihanda söylene n bağ-ı irem
Melce-i erbab-ı hacet, mâ’den-i zevk ü safa
Görmemiş ma’mûre âlemde mislin çeşm-i Cem
Bâ husûs olmuş makarr-ı serdâr bu ebniye kim
İnsan-ı hâss u âma maksem lütf-u kesem
Ya’ni Ahmet Ağa ol zat-ı kerimü’ş – şanın
Okunur vasf-ı şerifinde ânın el hasenü’ş-şiyem
Yapdı bu âli makâma lâne-i irfânı kim
Yaraşır evc-i humây-ı ilme bu me’va(y) disem
Çün şuâ kutrunda dâir olsa bu devri (nüh) felek
San’at-ı inşad-ı hendesten çıka târih o dem
Sırr-ı vuâtı remz edip bu tarih-i elğâz ile
Dair eyle kutrun ahvâlini bilmektir ehem

Değerli okurlar, Abdullanın Bostanı ile başladığımız yazımızı Demirli Medrese ile bitirdik. Buda çok bilgili, iyi yetişmiş değerli insan Abdullah Ağanın kerametinden olsa gerek diyerek bitirelim. Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

Demirli medrese hakkında daha fazla bilgi için bkz. Yozgat gazetesindeki köşem” Yozgat Lisesi-Çapanoğlu Süleyman bey ve Demirli Medrese”
Kaynakça
Kitap:
1- Ali Şakir Ergin; Vakıflar ve Yozgat’ta tarihi vakıf camileri. Anıl gurup matbaacılık Ankara 2014
2- Ali Şakir Ergin; Osmanlı Devleti ve Bozok Sancağı
3- Ali Şakir Ergin ve Yılmaz Göksoy hocalarımla sohbetlerim.


21.05.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00