BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
184
Dün
:
4633
Toplam
:
14025230
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
CAHİLCE BİR TELEFON
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurları bu gün Babaannem Esma Hanım’ın babası ve 1908 Meşrutiyet Meclisinde Yozgat mebusu olan Hayrullah Efendiden ve onun mecliste yaptığı çok önemli bir konuşmasından bahsedecektim. Ama dün bir banka şubesinde eşimle birlikte sıramızı beklerken cep telefonumdan kendisinin Yozgatlı olduğunu ama Manisa’da ikamet ettiğini bildiren bir bayan aradı. Telefonumu internetten bulduğunu söyledikten sonra devam etti; “Biliyorsunuz biz Atatürk’ü sevmeyiz, Atatürk Yozgat’a geldiğinde Çapanoğlundan geceyi geçireceği bir kız istemiş onlarda” dedikten sonra bir süre sustu ve “bu doğru mudur “diye sordu. Başımdan sıcak sular döküldü sandım, bankanın salonu kalabalık, bir an ne diyeceğimi bilemedim, rengim kızarmış ki eşim sağlığımı merak ederek ne oldu diye heyecanlandı. Biraz kendimi toparlayarak “Hanımefendi bu tür söylentiler büyük bir yalan, bu yalanları uyduranlar da Atatürk düşmanı yobazlardır, ben şimdi bir bankadayım size sabit telefonumu vereyim lütfen bir saat sonra beni oradan arayın dedim. O da 0212 ile başlayan bir numaranız var o numaramı dedi. Evet, lütfen oradan arayın görüşelim dedim ama aramadı. Belki gösterdiğim tepkiden çekindi.

Arayan bu hanım gibi yıllar öncede 1974 yılında yedek subaylığımı yaparken tarih bilgisinden yoksun bir astsubay yılışarak bu yalanı yüzüme karşı anlatmıştı.Bu astsubaya, cevabını uygun birşekilde vermiş, arkadaşlarının yanında refüze etmiştim.Aradan 40 yıl geçmiş ama ne yazık ki halkımızı cahillikten ve bir o kadar da yobazlıktan ve bu ve bunun gibi yalanlardan kurtaramamışız. İnsan bu kadar ahmak olabilir mi? Allah’ın verdiği aklını hiç mi kullanmaz.

Değerli okurlar, Atatürk yıllar sonra bile ülkenin başına gelebilecekleri ta o zamanlar gördüğü için ülkeyi cahil din adamlarından kurtarmak ve medeni milletler seviyesine çıkarılmasında engel olmamaları için tekke ve zaviyeleri kapatmıştı. Bu düşüncesini de şöyle ifade ediyordu “Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müridler, meczuplar memleketi olamaz."
Buralardan nemalanan binlerce cahil ve yobaz ama din adamı geçinen ve halkın sırtından bedavadan yaşayan bir sürü asalak birden bire ortada kalıvermişlerdi. Bunların içinde Atatürk’e çok yakın olanlarda var. Biraz tarih okursanız göreceksiniz. İşte bu halkın sırtından bedava yaşayan asalaklar Allah’tan korkmadan her yerde Atatürk aleyhinde çok ayıp ve ahlaksız yalanlar uydurdular ve uydurmaya da devam ediyorlar.

Şimdi tarihsel sırasıyla Atatürk’ün paşalık yıllarına, Çapanoğullarına ve Atatürk’ün Yozgat’a ne zaman geldiğine bir göz atalım. Böbrek sancısının tuttuğu günlerde Pera Palasta istirahat ederken Sultan Vahidettin’in iki kızı Ulviye ve Sabiha Sultanlarda diğer prenseslerle oraya çay içmeye geliyorlardı.Bu sarışın ve yakışıklı paşayı çok beğenen Sabiha Sultan araya öbür prensesleri koyarak Mustafa Kemal Paşa ile tanışır. Sonunda Paşa ile evlenmek isteğini padişah babasının da izni ile yine prensesler vasıtasıyla iletir. Atatürk bu teklife önce biraz sıcak baksa da bu evliliğin elini kolunu bağlayacağını, kendisinin de saraya damat olan Enver paşanın durumuna düşeceğini görür ve teklifi reddeder.Bir padişahın kızı nasıl reddedilir. Vahidettin küplere biner. İşte Atatürk budur. Çapanoğlu sülalesine gelince. 1732 tarihinden itibaren Bozok yaylasında hüküm sürmektedirler. Osmanlı Devletinin en gözde ayanı (aynül ayan)olarak bu topraklarda 300 yıla yakın adeta sikke bastırmadan bir padişah gibi hüküm sürmüşlerdir. Osmanlının son zamanlarında da ailenin büyükleri olan kişiler değişik yerlerde mutasarrıflık, kaymakamlık, valilik, vezirlik, posta nazırlığı gibi görevlerde bulunmuşlardır. Milli mücadelenin başladığı 1920 yılında yani artık devletin Anadolu’da gücünün olmadığı bir dönemde Mustafa Kemal’in Ankara’da kurduğu hükümetle gerekli teması kuramayan Çapanoğlu beyleri kendilerini çekemeyen bazı kişilerinde etkisi ile adeta bir isyana itilmişlerdir.(Bkz.Yozgat gazetesindeki yazım. http://www.yozgatgazetesi.com/yazarlar.asp?yazar=37&yazi=1291 Tarafsız gerçek tarihçiler bu olayda ne Atatürk’ü ne de Çapanoğlu beylerini suçlayacak bir kanaate varamamışlar, olayı büyük bir talihsizlik olarak kabul etmişlerdir. Nitekim olaylar yatıştıktan sonra beyleri Ankara’ya çağıran Atatürk olayların gidişatını inceledikten sonra Çapanoğlu Beylerini yargılatmadan affetmiştir. Bunda Karahisarı mebusu Şükrü Efendinin meclisteki şu konuşmasının da etkili olduğunu düşünüyorum. Şöyle diyordu Şükrü Efendi; “Bu millet isyankâr değildir. Şurada Yozgat’ta isyan çıktı deniliyor. Bendeniz Yozgat isyanını tetkik ettim, sui idare neticesidir. Bakınız efendim Yozgat isyanı yalnız sui idare neticesi de değil, bu Meclisin kendisini gösterememesi neticesidir. Bir islâm cemiyetinin, memaliki Osmaniye ve islâmiye mümessillerinin burada toplandığını bildirmemektedir. Neden oraya muktedir adamlar göndermedik, biz daha doğrusu yalnız İcra Vekillerine değil kendimize de kabahat bulmalıyız.”

Çapanoğulları hadisesi 1920 Ağustosunda son buldu. Peki, Atatürk Yozgat’a ilk defa hangi tarihte geldi. Cumhuriyetin ilanından sonra 15 Ekim 1924 tarihinde. Yani Çapanoğulları hadisesinden dört yıl sonra. 29 Ocak 1923 tarihinde Latife Hanımla evlenmişti. Gazi Mustafa Kemal Paşa ile Latife Hanım’ın evliliği, 5 Ağustos 1925 günü sona erdi. Atatürk Yozgat’a teşrif ettiğinde neredeyse iki yıldır Latife Hanımla evliydi. Ve sonra 3 Şubat 1934 tarihinde ikinci defa teşrif ediyor. Bu teşriflerinde isyandan dolayı şehir ahalisi adına özür dileyen yakın arkadaşı Akdağlı Bahri Bey’e(Tatlıoğlu) şöyle demiştir. “Bırak Bahri. O konuyu kapat. Kapanmış bir yara, deşip de yeniden kanatma. O dönemi kendi içinde izah etmek gerekir. Her sözü bir vecize olan yüce insandan bir devri anlatan en güzel ve önemli cümle budur işte.
Şimdi bu köşemden şunu haykırmak istiyorum. Ne dünyanın en kibar ve centilmen insanı ve bin yılın lideri seçilen Atatürk, ne Çapanoğlu ailesi, nede vatanı için bunca şehit veren ve Atatürk’ün “ÜNLÜ SÜVARİLERİ HARP MEYDANLARINDA KAHRAMANCA DÖVÜŞEN, TÜRK YİĞİTLERİNİN HARMAN OLDUĞU DİYAR, BOZOK YAYLASININ KAHRAMAN EVLATLARI VAR OLUN” sözü ile yücelttiği Yozgat halkı yukarda bahsedilen böyle bir terbiyesizliğe hatta ahlaksızlığa alet edilemez.Bu terbiyesiz ve ahlaksız dedikoduları üretenleri de,bunu olur olmaz yerde dile getirenleri de şiddetle kınıyorum, Allaha havale ediyorum. Ayıptır, günahtır. Yüce Allah’ın gazabı onların üzerine olsun. Âmin.

13.04.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00