BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
164
Dün
:
4633
Toplam
:
14109349
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
RODOS HAFIZ AHMET AĞA KÜTÜPHANESİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Daha önceki yazılarımda Rodos adasına yaptığımız seyahatimizi anlatırken gezimiz sırasında ziyaret ettiğimiz Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesinden de kısaca bahsetmiş, bunu ayrı bir yazı konusu yapacağımı yazmıştım. Çok değerli elyazması eserleri muhafaza eden bu tarihi kütüphane ile ilgili elde ettiğim bilgileri sizinle paylaşıyorum.

1840'ta kurulan Fethi Paşa Vakfı’nın mirası kütüphanenin kuruluşu 1793 lere kadar gidiyor. Rodos Kalesi içindeki Orologiou meydanında bulunuyor. Kütüphanenin vakfı içinde saat kulesi ile bunlara gelir temin eden 14 dükkân var. Yunanistan Kültür Bakanlığının 25 Ağustos 1948 tarihli kararıyla tescil edilmiş. Ahmet Ağa kütüphanesinin vakfiyesi günümüzde Sayın Yusuf Kıbrıslı Bey tarafından idare edilmekte. Vakıf mütevellisi ise İstanbul’da ikamet eden Sayın Cengiz Argoşe Bey’miş. Cengiz Argeşo Bey, Fethi Paşa'nın torununun torunu oluyor.



Baba Semih Argeşo ise, İstanbul Devlet Konservatuarı'nın kurucularından ve 40 yıl başkemancılık yapmış bir orkestra şefi. Aslında Semih Bey'in annesi Paşa'nın torunuymuş. Sülalenin en yaşlı üyesine vakfa başkanlık etme yetkisi veriliyor, o’da işlere koşuşturacak birini vekil tayin ediyormuş. 2002'ye kadar da bu vekil Rodos'taki Yunan veya Müslüman Türklerden seçilerek böyle yönetilmiş. Fakat bir önceki vekil, vakfı büyük bir vergi borcu altına sokunca Türkiye'deki akrabalar duruma el koyar. Cengiz Bey mütevelli tayin edilir. Cengiz Bey mütevelli olunca hemen restorasyon çalışmalarını başlatır. Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye İktisadi Kalkınma Ajansı (TİKA) desteğiyle başlayan proje tamamlanır. Bunun yanı sıra sandıklarda duran yüzyıllar öncesine ait el yazmaları raflara taşınır. Konya Eski Yazma Eserler Kütüphanesi'nden gelen bir ekip, bu nadide eserleri dijital ortama aktarır ve araştırmacıların hizmetine sunar. “Kütüphanede 2450 el yazması kitap ve üç değerli Kuran-ı Kerim muhafaza edilmekte. Bunun yanında dönemin en büyük ilim adamlarına ait 147 çeşit Kur'an-ı Kerim tefsiri var.”



Şimdi lütfen dikkat buyurunuz, Osmanlı hattatlarının 1401’de yazmaya başlayıp 53 yıl sonra 1454 yılında bitirdiği 615 yıllık el yazması Kuran-ı Kerim, de burada muhafaza ediliyor. Yusuf Kıbrıslı Bey’in anlattığına göre 1991'de bir dalgınlıktan faydalanılarak çalındıktan sonra Paris’te bir müzayede de satılmak üzere iken Interpol tarafından yakalanıp Rodos Adası’ndaki Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi’ne iade edilen Kuran-ı Kerim şimdi çelik kasa içinde saklanıyor (resimde). Camekân içinde sergilenen bazı Kuran sayfalarını fotoğrafladım. Kütüphane Fethi Paşa'nın, İstanbul'dan getirttiği kitaplarla zenginleştirilmiş



Girişte sağ duvarda ağaç levha üzerine kazınarak yazılmış vakfiye senedi asılı. Vakıf kurulurken, ilerde, şartlarda her hangi bir değişiklik yapılmamasını garantiye almak için vakfiye senedi ağaç levha üzerine kazınarak yazılmış ve bozulmaması içinde üzeri camla kaplanmış. Vallahi parmak ısırtacak bir düşünce. Onu da fotoğrafladım.

Yukarıda, kütüphanenin vakfı içinde saat kulesi ile bunlara gelir temin eden 14 dükkân var demiştik. Cengiz Argeşo Bey, vakıftan elde edilen cüzi gelirlerin çok bir şeyi karşılamadığını söylüyormuş. 17 tane dükkân vakfı beslese de Yunan hükümetinin 1992 yılından bu yana aldığı yüzde 41,6’lık vergi boynumuzu büküyor diyormuş. Bu zorlukların, Heybeli Ada'daki Ruhban Okulu'nun kapatılması ve politik çekişmelerden ileri geldiğini belirtiyormuş.



Avlusunda Hafız Ahmet Ağa'nın babası Hasan Ağa tarafından 1797'de yaptırılan bir çeşme ve bir kuyu bulunmaktadır. Ayrıca, Rodos'ta Osmanlı döneminde inşa edilmiş ve günümüze ulaşmayan çok sayıdaki yapının kitabeleri sergilenmekte. Avlu kapısı üzerinde kütüphanenin inşa kitabesi bulunuyor. Kütüphane binası, dikdörtgen planlı olup; iki odası bulunmaktadır. Odaların üzerleri yarım küre biçiminde iki kubbe ile örtülüdür. Yapıya beş basamaklı bir merdivenle çıkılıyor. Girişteki mekân okuma salonu, diğer bölüm ise kitap deposundan meydana gelmektedir.

Kütüphaneler güneşin doğuşundan bir saat sonra açılmakta ve batışından bir saat önce kapanmaktaymış Ahmet Ağa Kütüphanesinde, tatil günü Cuma günüymüş. Dini bayramlarda bayramlaşma burada yapılıyor. Bizde bayram namazından sonra önce Süleymaniye camiinde sonrada da buradaki bayramlaşmaya katıldık. Fethi Paşa'nın vakfiyesinde şu hizmetlerde var; "Müslüman, Hıristiyan ayırmaksızın fakirlere yardım edilecek, Kurban Bayramı'nda kurbanlar kesilip muhtaçlara dağıtılacak, Muharrem ayında aşure dağıtılacak, Kur'an okutulacak, her Ramazan Kadir Gecesi'nde Peygamberimiz (S.A.V)'in Sakal-ı Şerif'i ziyarete açılacak..." Sözün burasında Prof. Yaşar Nuri Öztürk Hocamızın şu açıklamasını yazıma koymayı uygun gördüm. Hocamız şöyle buyuruyor; “Sakal-i Şerif diye bir şey yoktur. Putperestliğin lüzumu yok. Bu tabir bile putperestliktir. Peygamberimiz kime sakalını verip de bunu saklayın demiştir. Peygamberi bu konuya alet ettikleri için bu şirkin en büyüğüdür. Peygamber’in bıraktığı en büyük mucize Kuran-ı kerimdir.” Fethi Paşa Vakfı'nın hizmetlerinden biri de Türkiye'den Rodos'a gidip araştırma yapmak isteyen talebelere, hocalara finans desteği sağlamak. Yılda 1,5 milyon civarında ziyaretçi bu kütüphaneyi ve saat kulesini ziyaret ediyormuş. Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi halen, Rodos Türklerinin önemli bir buluşma ve toplanma mekânı.

Dedemiz ilk Türk Gazetecisi ve Osmanlı Posta Nazırı “Çapanzade Agâh Efendi(Çapanoğlu)” 1882`de önce Rodos`a mutasarrıf tayin ediliyor 1883`te de Atina elçisi oluyor. Aynı göreve iki yıl sonra da yani 1884 de Namık Kemal tayin oluyor. Kayıtlar Namık Kemal’in bu kütüphanede çalışmalar yaptığını yazıyor.

Namık Kemal Çalışma yapar da ilk Türk gazetecisi Agâh Efendi yapmaz olur mu? Bu düşüncemi vakfın yöneticisi Yusuf Kıbrıslı Beyle paylaştım. Bu açıklamamdan o’da çok memnun oldu ve kütüphaneyi boş olarak resimleyebilmem için kapısını kapatıp bir süre içeri turist girmesini engelledi. Fırsattan istifade birçok yönden fotoğraf aldım. İşim bittikten sonra hayal ettim, acaba hangi sandalyede oturmuş, hangi kitapları veya belgeleri incelemişti. İnsan bazen geçmişe dönmeyi ne kadar fazla arzu ediyor.



29.03.2016


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00