BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
172
Dün
:
4633
Toplam
:
14105477
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YÜCE BİR SEVGİ HİKÂYESİ, ÇAPANOĞLU OSMAN MEKKİ BEY VE NİGAR HANIM
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Çapanoğulları hadisesinden sonra yurt içinde ve yurt dışında değişik yerlere savrulan Çapanoğullarından, Çapanoğlu Celal beyin İstanbul’da yaşayan torununu Seval Zengin Hanımefendi (Ö.13.02.2013) ile yine Celal beyin torunu ve Seval Hanımın da kardeşi olan rahmetli Yılmaz Çapan Bey’in eşi Yüksel Çapan Hanımefendi benden rica ettiler.

Çapanoğlu Muhlis Bey’in torunu Hukuk Doktoru ve benimde büyük kuzenim Gülseren Sebük Mondata (D.02.07.1929- Ö. İtalya 27 Şubat 2013) ile yıllar sonra tanışıp görüşmeyi çok arzu ediyorlardı.
Kararlaştırdığımız gün rahmetli Gülseren Hanımefendi’nin (84) Teşvikiye’deki oldukça büyük ve güzel döşenmiş evinde toplandık. Her iki taraf içinde geçmişte yaşanan anılarla dolu duygu yüklü güzel bir gün oldu. Gülseren Hanımefendi özenle sakladığı eski resimleri çıkardı. İnsanı büyüleyen tatlı sesi ile şimdi hayatta olmayan büyüklerimizi tek tek misafirlerine tanıttı.

Zaman su gibi akıp giderken Seval Hanım, resimlerden birisindeki bir hanımı işaret ederek “Bu resmi hatırladım, aynı resimden bizde de var bu hanımefendi kim acaba” diye merakla sordu. İşaret ettiği resim Gülseren Hanımın halası Nigar Hanımın resmi idi. Seval Hanımlardaki benzeri ise, dayısı Çapanoğlu Osman Mekki Beyin evrakları arasından çıkmış ve diğer belgelerle birlikte bu güne kadar saklanmıştı. Bu ortaya çıkınca Gülseren Hanım kederle gülümseyip bir süre resme baktıktan sonra şu açıklamayı yaptı. “Osman Mekki Bey (Çapanoğlu Celal Bey’in oğlu) ile Nigar Hanım, gençlik yıllarında birbirlerini çok sevmişler. O zamanın şartlarında bu sevgileri uzun bir süre aralarında sır olarak kalmış kimselere söyleyememişler. Aile toplantılarında bir araya geldiklerinde ancak birbirlerini görme ve kısacık sohbet etme şansı olurmuş. Bir akrabalarının yardımı ile arada bir birbirlerine mektup gönderme şansı da oluyormuş. Nihayet sonunda evlenmeye karar vermişler ve İrtibatı sağlayan bazı akrabaların yardımı ile bu arzularını büyüklerine de açmışlar.

Aslında onların bu gözlerden uzak sevgilerinden ve birlikteliklerinden haberi olmayan akrabalar da zaten onları birbirlerine pek yakıştırırlarmış. Ama iş bu kerteye gelince Nigar hanımın babası Asım Bey bu evliliğe onay vermez. Nedeni; Mekki beyin, Kurtuluş Savaşı sırasında isabet eden bir şarapnel ile başından ve kolundan yaralanması neticesi tekaüde ayırtılmasıdır.

Şarapnel parçası, Mekki Bey’in kafa kemiğinde kırığa sebep olmuşsa da herhangi bir sağlık sorunu yoktur. Gerek kendisi için ve gerek aile için bir gurur vesilesi olan bu gazilik olayını Asım Bey önemli bir sağlık sorunu olarak düşünür ve bu konuda kesin tavır koyar. Evlenmelerine engel olan halin Milli Mücadele sırasında aldığı şerefli bir yaradan dolayı olması Osman Mekki Bey’i daha büyük bir teessüre sevk eder. Akrabalar araya girerlerse de Asım Bey’i kararından döndürmek mümkün olmaz. Birbirlerini uzun bir süredir büyük bir aşkla seven bu iki insan büyüklerin kararına karşı çıkamazlar, daha doğrusu Nigar hanım çaresiz kalır. Bağırlarına taş basarak bu ayrılığı kabullenmek zorunda kalırlar ama ölene kadar da sevgilerine sadık kalırlar. Nigar Hanım Pederi Asım Bey’in ısrarı ile akrabaları Avukat Memduh Çapanoğlu ile evlendirilir.

Memduh Bey’in bu ikinci evliliğidir. İlk eşi Kerime Hanım vefat ettiğinden Nigar Hanımla ikinci evliliğini yapar. Osman Mekki Bey, Nigar Hanıma olan aşkından dolayı başka bir hanım ile evlenmeyi asla düşünmez ve evlenmez. Büyüklerin baskısına karşı koyamayarak evlenmek zorunda kalan Nigar Hanım ile Osman Bey, Osman Bey’in 1957 yılında vefatına kadar zaman zaman birbirlerine mektup yazarak hiç olmazsa sağlık haberlerini almaya devam ederler. Mekki Bey’in sizdeki evraklarının içinde Nigar Hanımın resminin bulunması işte bu temiz aşk hikâyesi yüzündendir” diye tamamladı Gülseren Hanımefendi. Bu temiz aşk hikâyesini bitirene kadar elinde tutup masa üstüne bıraktığı resme içimiz burkularak bir kere daha baktık. Nur içinde olsunlar..

19.02.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00