BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
174
Dün
:
4633
Toplam
:
13784810
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
UMUDA YOLCULUK VE 768 YAHUDİ’YE MEZAR OLAN “STRUMA”
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlar gün geçmiyor ki umuda yolculuk başlığı altında acı haberlerle karşılaşıyoruz. Ortadoğu cehenneminden kaçan yüzlerce Erkek, kadın, yaşlı, genç, çocuk, bebek denizlerimizde ölüp gidiyor. Ege ve Akdeniz sanki bir ölüm çukuru oldu. Kış aylarında hırçınlaşan denizin dalgaları bugüne kadar 800’den fazla kaçak göçmeni yuttu. O çürük lastik botlar ve hatta branda bezinden yapılıp üzeri boyanan sahte botları ve sahte can yeleklerini satanlar, ne yazık ki bizim yurdumuzun insanları. Suriyeli zavallı mültecileri bile bile ölüme gönderiyorlar!6 Ocak günü 32 mültecinin daha cesetleri Ayvalık sahilinde karaya vurdu. Bu insanlık dramına dünyanın gözleri kapalı! Tıpkı bundan 75 yıl önce yine bizim denizimizde yaşanan böyle bir faciaya gözlerini kapadıkları gibi. Evet, bundan 75 yıl önce de böyle bir facia yaşanmıştı.

Alman ordularının, Avrupa'nın birçok noktasında kontrolü ele geçirmeye başlaması ve bu bölgelerdeki Yahudileri toplama kamplarına göndermesi, genel bir huzursuzluk yaratmıştı. Yahudiler, yalnızca Alman egemenliği altında değil, henüz Nazi askerlerinin ayak basmadığı bölgelerde de yoğun baskı altındaydı. İkinci dünya savaşında Romanya ileittifak yapanNaziler Polonya'da yürürlüğe koydukları Yahudi karşıtı yasaların benzerlerini Romanya'da da yürürlüğe koymuşlardı. 1941 yılında Romanya’nın Yaş şehrinde 4 bin Yahudi'yi katletmişlerdi. Romanya Yahudileri için Filistin'e gitmekten başka çare kalmamıştı. Türkiye karasularını kullanarak Filistin'e kaçmayı planlayan Romanyalı zenginlerden ve entelektüellerden oluşan büyük bir Yahudi grubu birleştirdikleri para ile “Struma” isimli ve panama bandralı bir Bulgar gemisini kiralıyorlar. Gemi, 1830 model bir motora sahip, 46 metre boyunda ve hayvan taşımada kullanılan bir yük gemisiydi.Uydurma kaydırma kamaralar eklenmiş yolcu gemisi yapılarak satışa çıkarılmıştı. Suda durması bile bir mucize gibi görünen ve ancak 150-200 kişiyi taşıyabilecek ahşap döküntüsü bu gemi onlara bir kurtarıcı gibi gelmişti. Baskılardan ve ölümden kurtulmanın tek yolu İngiliz mandası altındaki Filistin’e gitmekti. Kapasitesinin 150-200 kişi arası olduğu ifade edilen bu gemiye 800'e yakın yolcu binmişti.

12 Aralık 1941'de Romanya'nın Köstence limanından 790 yolcu ve 10 mürettebatla kalkan Struma'nın motoru açık denizde arızalanıyor. Yolcuların aralarında topladıkları para ve mücevherler karşılığında, yakından geçen bir geminin mürettebatı arızayı onarıyor.Gemi zorlukla İstanbul’a kadar geliyorsa da ikinci bir motor arızası sebebiyle 15 Aralık'ta İstanbul Boğazı'nda, Sarayburnu açıklarında demir atmak zorunda kalıyor.

Gemi yolcuları bu ikinci arızanın giderilmesi için beklerken, Almanya'nın İstanbul büyükelçisi gemide salgın hastalık olduğu ihbarında bulunuyor ve Almanya tarafından yolcuların karaya çıkarılmaması konusunda baskı yapılıyor. Buna İngiltere’nin baskısı da eklenince Türk Hükümeti, ne geminin yola devam etmesine ne de yolcuların karaya çıkmasına izin vermiyor. Almanya ile müttefik olan Romanya da geminin geri dönmesine izin vermiyor.

Ancak Vehbi Koç’un İçişleri Bakanı Faik Öztrak ve İstanbul Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil ile bir dizi görüşme yapıp Türk hükümeti nezdindeki girişimleri neticesi İngiliz hükümetinin onayıyla ve ABD'nin ricası üzerine Martin Segal ve ailesi gemiden indiriliyor. Segal, StandardOilCompany of New York isimli bir Amerikan petrol şirketinin Romanya müdürüdür.Vehbi Koç ise aynı şirketin Türkiye temsilcisidir.

9 hafta boyunca kıyıda demirli vaziyette bekleyen gemiye Kızılay ve İstanbul'daki Yahudi toplumu tarafından yardım malzemeleri ulaştırılır. Yardımları İstanbul'daki Yahudi toplumunun önderlerinden SimonBrod ve RifatKarako organize ediyordu.Bu arada Struma'nın arızalı olan motoru da tamir edilmek üzere sökülür.

Gemide kalan yolcuların akıbeti ile ilgili haftalar süren müzakereler sonuç vermeyince, 23 Şubat 1942'de Türk hükümeti, motoru olmayan gemiyi Karadeniz'de Şile açıklarına çektirir. Gece boyunca sürüklenen gemi, 24 Şubat sabahı büyük bir patlamanın ardından batar. 103' ü çocuk olmak üzere 768 kişi gemiyle birlikte sulara gömülür. Sadece David Stoliar adlı 20 yaşında bir yolcu ve IvanofDiko isimli ikinci kaptan sağ kurtulur. Stoliar ve Diko sabaha kadar bir tahta kirişe tutunarak soğuk suda hayatta kalmaya çalışırlar. Daha sonra tüm umutları tükenen Diko kendini akıntıya bırakır ve yaşamına son verir. Stoliar ise çaresizlikten bileklerini kesmek isterse de donmak üzere olan elleri çakıyı açamaz. Ölmek üzereyken 12 kürekli Türk Kurtarma Kayığı tarafından bulunup kurtarılır.

Uzun yıllar neden battığı bilinemeyen gemiden sağ kurtulan tek yolcu olan David Stoliar, İsrail Silahlı Kuvvetler Radyosuna verdiği bir demeçte; geminin bir Türk torpido botunun açtığı ateş ile batırıldığını iddia eder ama 1960'larda Sovyet arşivlerinden çıkan belgeler ışığında Sovyet denizaltısı Shch-213 tarafından torpido ile vurularak battığı anlaşılır. Aynı denizaltı 23 Şubat akşamı Türk kargo gemisi Çankaya'yı da vurarak batırmıştı. Çünkü Sovyet denizaltısı Nazi Almanya’sına stratejik malzeme akışını önlemek amacıyla Karadeniz'e giren tüm tarafsız ya da düşman gemilerini batırması yönündeki gizli talimatı yerine getiriyordu.Struma'nın batırılması hadisesi Sovyet askerî arşivlerine şu şekilde kaydedilmişti; Sc-213 denizaltısı ... 24.2.1942 sabahı korumasız vaziyetteki düşman gemisi Struma'yarastladı ... Gemi 1118 metreden başarıyla torpidolandı ve batırıldı ... Genç subaylar ... Gemi Komutanı ve astsubaylar ... ve torpidoyu ateşleyen Kızıl Filo denizcileri ...cesaret örneği sergilemişlerdir.

Yahudi yeraltı örgütlerden biri olan Lehi isimli örgüt, olayların sorumlusu olarak Filistin Yüksek Komiseri İngiliz HaroldMacMichael'ı gösterdi. Lehi üyesi iki genç, İngilizleri sorumlu gördükleri için LordMoyne'u öldürdüler.

09.01.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00