BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
211
Dün
:
4633
Toplam
:
14109694
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
UMUDA YOLCULUK VE 768 YAHUDİ’YE MEZAR OLAN “STRUMA”
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlar gün geçmiyor ki umuda yolculuk başlığı altında acı haberlerle karşılaşıyoruz. Ortadoğu cehenneminden kaçan yüzlerce Erkek, kadın, yaşlı, genç, çocuk, bebek denizlerimizde ölüp gidiyor. Ege ve Akdeniz sanki bir ölüm çukuru oldu. Kış aylarında hırçınlaşan denizin dalgaları bugüne kadar 800’den fazla kaçak göçmeni yuttu. O çürük lastik botlar ve hatta branda bezinden yapılıp üzeri boyanan sahte botları ve sahte can yeleklerini satanlar, ne yazık ki bizim yurdumuzun insanları. Suriyeli zavallı mültecileri bile bile ölüme gönderiyorlar!6 Ocak günü 32 mültecinin daha cesetleri Ayvalık sahilinde karaya vurdu. Bu insanlık dramına dünyanın gözleri kapalı! Tıpkı bundan 75 yıl önce yine bizim denizimizde yaşanan böyle bir faciaya gözlerini kapadıkları gibi. Evet, bundan 75 yıl önce de böyle bir facia yaşanmıştı.

Alman ordularının, Avrupa'nın birçok noktasında kontrolü ele geçirmeye başlaması ve bu bölgelerdeki Yahudileri toplama kamplarına göndermesi, genel bir huzursuzluk yaratmıştı. Yahudiler, yalnızca Alman egemenliği altında değil, henüz Nazi askerlerinin ayak basmadığı bölgelerde de yoğun baskı altındaydı. İkinci dünya savaşında Romanya ileittifak yapanNaziler Polonya'da yürürlüğe koydukları Yahudi karşıtı yasaların benzerlerini Romanya'da da yürürlüğe koymuşlardı. 1941 yılında Romanya’nın Yaş şehrinde 4 bin Yahudi'yi katletmişlerdi. Romanya Yahudileri için Filistin'e gitmekten başka çare kalmamıştı. Türkiye karasularını kullanarak Filistin'e kaçmayı planlayan Romanyalı zenginlerden ve entelektüellerden oluşan büyük bir Yahudi grubu birleştirdikleri para ile “Struma” isimli ve panama bandralı bir Bulgar gemisini kiralıyorlar. Gemi, 1830 model bir motora sahip, 46 metre boyunda ve hayvan taşımada kullanılan bir yük gemisiydi.Uydurma kaydırma kamaralar eklenmiş yolcu gemisi yapılarak satışa çıkarılmıştı. Suda durması bile bir mucize gibi görünen ve ancak 150-200 kişiyi taşıyabilecek ahşap döküntüsü bu gemi onlara bir kurtarıcı gibi gelmişti. Baskılardan ve ölümden kurtulmanın tek yolu İngiliz mandası altındaki Filistin’e gitmekti. Kapasitesinin 150-200 kişi arası olduğu ifade edilen bu gemiye 800'e yakın yolcu binmişti.

12 Aralık 1941'de Romanya'nın Köstence limanından 790 yolcu ve 10 mürettebatla kalkan Struma'nın motoru açık denizde arızalanıyor. Yolcuların aralarında topladıkları para ve mücevherler karşılığında, yakından geçen bir geminin mürettebatı arızayı onarıyor.Gemi zorlukla İstanbul’a kadar geliyorsa da ikinci bir motor arızası sebebiyle 15 Aralık'ta İstanbul Boğazı'nda, Sarayburnu açıklarında demir atmak zorunda kalıyor.

Gemi yolcuları bu ikinci arızanın giderilmesi için beklerken, Almanya'nın İstanbul büyükelçisi gemide salgın hastalık olduğu ihbarında bulunuyor ve Almanya tarafından yolcuların karaya çıkarılmaması konusunda baskı yapılıyor. Buna İngiltere’nin baskısı da eklenince Türk Hükümeti, ne geminin yola devam etmesine ne de yolcuların karaya çıkmasına izin vermiyor. Almanya ile müttefik olan Romanya da geminin geri dönmesine izin vermiyor.

Ancak Vehbi Koç’un İçişleri Bakanı Faik Öztrak ve İstanbul Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil ile bir dizi görüşme yapıp Türk hükümeti nezdindeki girişimleri neticesi İngiliz hükümetinin onayıyla ve ABD'nin ricası üzerine Martin Segal ve ailesi gemiden indiriliyor. Segal, StandardOilCompany of New York isimli bir Amerikan petrol şirketinin Romanya müdürüdür.Vehbi Koç ise aynı şirketin Türkiye temsilcisidir.

9 hafta boyunca kıyıda demirli vaziyette bekleyen gemiye Kızılay ve İstanbul'daki Yahudi toplumu tarafından yardım malzemeleri ulaştırılır. Yardımları İstanbul'daki Yahudi toplumunun önderlerinden SimonBrod ve RifatKarako organize ediyordu.Bu arada Struma'nın arızalı olan motoru da tamir edilmek üzere sökülür.

Gemide kalan yolcuların akıbeti ile ilgili haftalar süren müzakereler sonuç vermeyince, 23 Şubat 1942'de Türk hükümeti, motoru olmayan gemiyi Karadeniz'de Şile açıklarına çektirir. Gece boyunca sürüklenen gemi, 24 Şubat sabahı büyük bir patlamanın ardından batar. 103' ü çocuk olmak üzere 768 kişi gemiyle birlikte sulara gömülür. Sadece David Stoliar adlı 20 yaşında bir yolcu ve IvanofDiko isimli ikinci kaptan sağ kurtulur. Stoliar ve Diko sabaha kadar bir tahta kirişe tutunarak soğuk suda hayatta kalmaya çalışırlar. Daha sonra tüm umutları tükenen Diko kendini akıntıya bırakır ve yaşamına son verir. Stoliar ise çaresizlikten bileklerini kesmek isterse de donmak üzere olan elleri çakıyı açamaz. Ölmek üzereyken 12 kürekli Türk Kurtarma Kayığı tarafından bulunup kurtarılır.

Uzun yıllar neden battığı bilinemeyen gemiden sağ kurtulan tek yolcu olan David Stoliar, İsrail Silahlı Kuvvetler Radyosuna verdiği bir demeçte; geminin bir Türk torpido botunun açtığı ateş ile batırıldığını iddia eder ama 1960'larda Sovyet arşivlerinden çıkan belgeler ışığında Sovyet denizaltısı Shch-213 tarafından torpido ile vurularak battığı anlaşılır. Aynı denizaltı 23 Şubat akşamı Türk kargo gemisi Çankaya'yı da vurarak batırmıştı. Çünkü Sovyet denizaltısı Nazi Almanya’sına stratejik malzeme akışını önlemek amacıyla Karadeniz'e giren tüm tarafsız ya da düşman gemilerini batırması yönündeki gizli talimatı yerine getiriyordu.Struma'nın batırılması hadisesi Sovyet askerî arşivlerine şu şekilde kaydedilmişti; Sc-213 denizaltısı ... 24.2.1942 sabahı korumasız vaziyetteki düşman gemisi Struma'yarastladı ... Gemi 1118 metreden başarıyla torpidolandı ve batırıldı ... Genç subaylar ... Gemi Komutanı ve astsubaylar ... ve torpidoyu ateşleyen Kızıl Filo denizcileri ...cesaret örneği sergilemişlerdir.

Yahudi yeraltı örgütlerden biri olan Lehi isimli örgüt, olayların sorumlusu olarak Filistin Yüksek Komiseri İngiliz HaroldMacMichael'ı gösterdi. Lehi üyesi iki genç, İngilizleri sorumlu gördükleri için LordMoyne'u öldürdüler.

09.01.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00