BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
176
Dün
:
4633
Toplam
:
13784788
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGAT’TA BİR YANGIN
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Bir kış gecesinin geç vakitleri. Yozgat’ın mahallelerinden birisindeki bir evde sobadan sıçrayan bir kıvılcım çok sinsi bir yangın çıkarır. Sinsi yangın ev halkının haberi olmadan hızla büyür. Burada bir parantez açıp kısa ama önemli bir bilgi verelim. Evlerde bir kibrit veya mum alevi hatta sigara gibi küçük bir ateşle başlayan yangınlar ilk bir dakikada önemsiz gibi görünürse de sentetik perdeler, sünger oturma grupları ve onların sentetik kumaşları yüzünden üç dakika içinde bütün bir odayı sarmaktadır. Bu yüzden, süratle yapılacak ilk müdahale çok önemlidir. Cüzi bir bedelle satın alacağımız yangın tüpleri bizi büyük bir felaketten kurtaracaktır. Aman ihmal etmeyelim.

Neyse efendim, ev halkının farkında olamadığı yangını komşular fark eder ve hemen itfaiyeye haber verirler. İhbarı alan itfaiye amiri Sayın Mustafa Eraslan, ekibini alarak kısa sürede yangın mahalline ulaşır. Komşulardan yaptığı soruşturmada içerde üç kişi olduğunu öğrenen Eraslan ve arkadaşları hemen oksijen tüplerini takarak eve girerler. Bir yandan gecenin karanlığı bir yandan duman içindeki evde buldukları mutfak tüpünü ve iki kişiyi yarı baygın şekilde dışarıya temiz havaya çıkarırlar.

Arkadaşları su hortumlarını hazırlarken Eraslan üçüncü kişi için tekrar içeri girer onu da bulur ama aksilik buya tüpündeki oksijen biter. Son bir gayretle adamı pencere önüne sürükleyip camı açar, adamın ellerini pencere demirlerine tutturup “derin derin nefes al ben hemen geliyorum” diyerek yeni bir tüp almak için kapıya yönelir ama bir türlü kapıyı bulamaz üç kere başını duvara çarpar. Sonunda zorlukla bulduğu kapıdan kendini dışarı atıp hemen dolu bir tüp takarak tekrar içeri dalar. Pencere demirlerini tutturduğu üçüncü kişiyi de kolunu boynuna dolayıp yedeğine alarak dışarıya çıkarır.

İçerdeki üç kişiyi sağ salim kurtarmanın gönül ferahlığı ve komşu evlere zarar vermeden yangını söndürmenin telaşesi içinde eve su sıkmaya başlarlar. Yangını seyredenlerden bir delikanlının “evde biri var” bağırması ile başlarından aşağı kaynar su dökülmüş gibi olur. Zira yanan evin içi ateş, duman ve su buharı olduğundan içerde birisi varsa en azından dumandan ve buhardan dolayı sağ kalması mümkün değildir. Hâlbuki evin odalarına mutfağına, banyosuna hatta tuvaletine bile bakmışlardı. Evde bir kişi daha varsa nasıl olmuşta görememişlerdi.

Mustafa Eraslan heyecanla delikanlının seslendiği tarafa gidip içeriye kulak verir. Delikanlı doğru söylemektedir. İçerde, sanki yalvaran bir ses tonu ile birisi kuran okumaktadır. Gerisini düşünmeden oksijen tüpünü kaparak tekrar içeri dalar. Duman, buhar ve çıtırdayan alev sesleri arasında ve elbette can korkusu ile sesin geldiği yeri bulmaya çalışır. Saniyelerin aleyhine işlediğinin bilinci ile hızla etrafa göz atarken sesin hangi odadan geldiğini tespit edip oraya yönelir. Ne görsün? Dua sesi, televizyonlarda satışı yapılan namaz öğreten bir akıllı seccadeden geliyor. Az önce kurtardığı kişi temiz hava alsın diye açtığı pencerenin önüne bırakılan seccade, sıcaktan erirken kendiliğinden çalışmaya başlamış. Derin bir oh çeker ve hemen kendini dışarı atar. Gördüğü manzarayı, dışarda merakla bekleyen kalabalığa anlatarak onları da rahatlatır. Eraslan, görevi ve mesuliyeti icabı yaşadığı korku ve heyecanı yatıştırmaya çalışırken arkadaşları yangını kontrol altına alıp komşu evlere bir zarar vermeden söndürürler.

Yaşanmış bu hikâyemizi burada noktalıyoruz. Bu vesile ile malımızı ve canımızı yangınlardan ve tabi afetlerden korumaya çalışırken kendi hayatlarını kaybeden fedakâr İtfaiyecilerimizi minnetle anıp Allahtan rahmet diliyorum. Halen görev başında olanlara da, Allah kazalardan belalardan beklenmedik tehlikelerden korusun ailelerine bağışlasın dualarımızı gönderelim.

07.09.2015

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00