BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
182
Dün
:
4633
Toplam
:
14025237
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
İSMET PAŞANIN ÜNLÜ SÖZÜ VE BİR ÇAPANOĞLU
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Kurtuluş Savaşımızın saygın Paşası ve Türkiye Cumhuriyetinin ilk Başbakanı değerli devlet adamı İsmet İnönü’nün çok bilinen, tarihe mal olmuş birçok ünlü sözü vardır;

“Bir memlekette, namuslular da, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur.”

“Hiç bir ülke yoktur ki, kendi içinden bizim ki kadar hain yetiştirebilsin.”

“Sizi ben bile kurtaramam”

“Eşkıyanın bu gece ne yapacağı belli olmaz”.

“O zaman yeni bir dünya kurulur, Türkiye de bu dünyada yerini bulur.”




EOKA (Ethniki Organosis Kyprion Agoniston) Yunanistan'ın Kıbrıs'ta kurduğu bir silahlı örgüt idi. 1963 yılı sonunda Kıbrıs’taki Türklere karşı bir soykırıma kalkıştı. 500'e yakın sivil Türk katledildi. Bu sırada Türk tarafının bütün telefon sistemleri sabote edilerek dış dünya ile ilişikleri kesildi. Dünya'nın böyle bir katliamdan haberi olmadı, çünkü adadan haber niteliği taşıyan hiçbir belgenin çıkartılmasına izin verilmiyordu. Türk uçaklarının adaya inişine de izin verilmedi. Bu engellemelerden dolayı bir süre Türkiye'nin elinde yeterli kanıt olamadı.

Sonunda, yaralı bir Türk askerinin alçıları içinde, Türk Dr. Binbaşı Nihat ilhan'ın karısının ve iki çocuğunun küvetteki hunharca katledilen cesetlerinin o ünlü fotoğrafı ile bazı belge niteliğindeki fotoğraflar Türkiye'ye kaçırıldı ve buradan tüm dünyaya yayıldı.

Türkiye bundan sonra sesini yükseltti. Türk jetleri Lefkoşa üzerinde uçmaya başladı. Türkiye'nin o dönemde adaya müdahale etmeye pek gücü yoktu, çünkü böyle bir çıkarma yapmak için donanmamız ve teknolojimiz yeterli değildi. Öyle ki, gerekirse şehir hatları vapurlarıyla bile adaya çıkarma yapılması olasılıkları tartışılıyordu.

Nihayet Başbakan İsmet İnönü Hükümeti, adaya çıkarma yapmaya karar verdi ve eldeki çıkarma gemileri yola çıktı. Tam bu sırada dönemin A.B.D. Başkanı Lyndon Johnson İsmet İnönü'ye bir mektup gönderdi. Bu mektup Türk tarihine “Johnson mektubu” olarak geçti. Mektupta Türkiye'nin A.B.D. tarafından sağlanan silahları bu çıkarmada kullanamayacağı ve çıkarma yapılması halinde Nato’nun olası bir Rusya saldırısında Türkiye'yi korumayacağı yazıyordu.

İsmet İnönü bu yakışıksız mektup ve gelişen olaylara cevaben "O zaman, yeni bir dünya kurulur, Türkiye de bu dünyada yerini bulur" gibi iddialı bir söz söyledi. Bu sırada İsmet Paşa’nın “küçüğüm” diye hitap ettiği ve yabancılarla her görüşmesinde tercümanı olarak yanında bulundurduğu genç hariciyeci, şimdi emekli Büyükelçi İldeniz Divanlıoğlu (Çapanoğlu) da yanındaydı.

İsmet İnönü, “Time” Gazetesinin Ortadoğu ve Türkiye muhabiri ve Türk gazeteci Mehmet Ali Kışlalı ile yaptığı görüşmesi sırasında yukarıdaki ünlü sözünü İldeniz Divanlıoğlu’na kelime kelime yazdırmıştı. Mehmet Ali Kışlalı bu haberi ile Gazeteciler Cemiyetinin yarışmasına da katılmıştı. Yıllar sonra kendini bilmez bazı “sözüm ona yazarlar” İsmet İnönü’yü karalamak için “böyle bir söz söylemedi bu bir rivayettir” demeye getirdiler ama olayın en canlı şahidi bu gün hayatta ve 82 yaşında (18.02.1933) olan İldeniz Divanloğlu’dur. İsmet Paşanın bütün bu çabasına rağmen maalesef çıkarma gemileri yarı yoldan geri döndürüldü. Bunun yerine 1964'de adaya birleşmiş milletler barış gücü gönderildi ve yeşil hat denen sınırla ada iki kesime ayrıldı. Bu birlik, adada öldürülen Türklerin kaydını tutmaktan başka hiçbir işe yaramadı. Nihayet 1974 Temmuzunda o zaman Başbakan olan Bülent Ecevit’in verdiği kararla Türk Silahlı kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Ada’ya el koydu.
İldeniz Divanlıoğlu ile ilgili eski yazılarımdan iki enstantaneyi de bu vesile ile aşağıda tekrar sunuyorum.

Bir taraftan Çapanoğlu Muhlis Bey’in torunu diğer yandan Divanlıoğulları’ndan Nesim Bey’in torunu olan ve Mülkiye’yi (şimdiki siyasal bilgiler fakültesi) birincilikle bitiren Emekli Büyükelçi İldeniz Divanlıoğlu’nu Rahmetli İsmet Paşa çok sever, minyon tipli olmasından dolayı ona küçüğüm diye hitap ederdi. Yabancı diplomatlarla görüşmelerinde de hep tercüman olarak yanında bulundururdu. İldeniz ağabeyin dediğine göre İsmet paşa, Fransızcayı iyi bildiği halde yine de yanında tercüman bulundurur, tercümeler esnasında geçen süre içinde vereceği cevapları düşünmek için zaman kazanırmış. Eski Cumhurbaşkanlarından Rahmetli Cevdet Sunay’ın ev sahibi olarak misafir Pakistan heyeti ile yapacağı görüşmede de tercüman olarak İldeniz ağabeye görev verilmiş. On ikişer kişilik gruplar halinde görüşmelere başlanacak. İlk günkü görüşmeye Cevdet Sunay başkanlık ediyor…. İldeniz ağabey, Cevdet Sunay’ın tercümanı sıfatıyla yanında ama protokol gereği biraz geride oturuyor. Cevdet Sunay onu yanına çağırınca o da koltuğunu aynı hizaya çekiyor. Misafirlere kahve ikram edilecek, usul gereği Cevdet Sunay kahvenizi nasıl alırsınız diye tek tek soruyor. Bu arada İldeniz ağabeye de soruyor, oda bir orta şekerli rica edeyim diyor. Görüşmeler sırasında İldeniz ağabey görevi gereği konuşulanları Cevdet Sunay’a tercüme ediyor. Yemek için toplantıya ara verildiğinde merdivenlerden inilirken, Cevdet Sunay yanındakilere İldeniz ağabey’i işaret ederek “Şu Pakistanlı ne güzel Türkçe konuşuyor” deyince, “efendim Pakistanlı değil o sizin tercümanınız” diyorlar. O da “vay kerata birde bana kahve söyletti” diyor.

Yıl 1971 Irak’ın Ankara Büyükelçisi Seyid Davud, o tarihte Dışişleri Bakanlığında Ortadoğu Dairesi Genel Müdür Yardımcısı olan İldeniz Divanloğlu’ndan randevu talep eder. Kısa bir hal hatır faslından sonra sözü Bağdat’a Büyükelçi olarak tayin edilen Nazif Cuhruk’a getirerek İldeniz ağabeye tanıyıp tanımadığını sorar. İldeniz ağabey, Nazif Cuhruk’u iyi tanıdığını, 1.90 boyunda çok yakışıklı bir bey olup, Anadolu’nun ortasındaki Yozgat şehrinde doğduğunu. Bir ayan ailesi olan Çapanoğullarının torunu olduğunu. Fransızcayı Fransızlardan daha iyi, İngilizceyi ana dili gibi konuştuğunu. Birleşmiş Milletler Topluluğunda daimi delegemiz Orhan Eralp’in yardımcılığını, yine Birleşmiş Milletlerde Tarım gıda Konseyi başkanlığını yaptığını. Kardeşi Mahmut Cuhruk’un da Anayasa Mahkemesi Başkanı olduğunu vs. anlatarak epey tafsilatlı bir bilgi verince Seyid Davud şaşırır. “Siz Dışişleri mensupları birbirinizi ne kadar iyi tanıyorsunuz”der. İldeniz ağabey gülümseyerek Nazif Cuhruk benim teyzemin oğlu der. Çok utanan Seyid Davud “İldeniz bey, çok özür dilerim, aman Nazif Bey’in kulağına gitmesin. Biz onun resimlerindeki kızıla kaçan saç rengi ve biraz çilli yüzünden dolayı Musevi olabilir mi endişesi ile size sormak ihtiyacını hissetmiştik” diyerek üzüntülerini belirtir.

29.07.2015

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00