BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.01.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
222
Dün
:
4936
Toplam
:
13340741
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
O’ BİR ŞAİR, BİR ARAŞTIRMACI YAZAR, BİR YOZGAT’LI “EFENDİ İNSAN”DI
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Onunla ilk tanışmamız 2008 yılı Ramazan Bayramında olmuştu. 30 Eylül 2 Ekim tarihleri arası Ata yadigârı Yozgat’ımızda ilk Çapanoğulları buluşmasını organize etmiştik. Yurt içinden ve yurt dışından 120 Çapanoğlu, aileleri ile teşrif etmişti. Değerli ağabeyimiz Dr. Ali Şakir Ergin Hocamız ile Prof. Hakkı Acun Hocamızın başkanlığında Çamlık Galata otelinde hem basına açık bir toplantı yapmış hem de konuklarımızı ağırlamış onlara Çapanoğlu Büyük Camimizi, Yozgat Müzesini, Nizamoğulları konağını, Hattuşa ören yerini gezdirmiş, Hayri İnal Konağında da eski Yozgat evini tanıtıp ikramda bulunmuştuk. İşte o sırada Yozgat Gazetemizin sahibi Sayın Osman Hakan Kiracı, cep telefonumdan arayarak Ali Tavşancıoğlu’nun benimle tanışmak için randevu istediğini söyledi. Takriben bir saat sonra Hayri İnal Konağında birlikte olduk. İkimiz içinde çok güzel ve verimli bir buluşma olmuştu. O dönemde çıkardığı Şehriyar dergisi için röportaj yapmış ve Çapanoğulları hadisesinin karanlıkta kalan bazı konuları ve anıları üzerinde sohbet etmiştik. İstanbul’a döndüğümde de bazı belgeler hazırlayıp göndermiştim Sohbetimizi derginin 9. sayısında yayınlamıştı. 2009 yılında tekrarladığımız Çapanoğulları buluşmasında 9. sayıdan bir miktarını Çamlık Galata Oteli’ne getirerek misafirlerimize dağıtmıştı.

Yozgat’ta 2008-2010 yıllarında yukarda bahsettiğim “Şehriyar” adlı dergiyi yayınlamıştı. “Gökten yıldız düşürmek” adlı bir şiir kitabı, Sultan II. İbrahim ve çevresindeki şairlerle ilgili “Meşher-i Şu’ara” ve Yozgat kökenli divan şairlerini biyografi ve örnek şiirleriyle tanıtmak amacıyla “Şu’ara-yı Bozok” adlı bir eser (ki çok önemli bir çalışmadır) daha neşreden değerli kardeşim merhum yazar ve şair Ali Tavşancıoğlu,ayrıca KÜN isimli dergiyi de bir süre çıkarmıştı. Tavşancıoğlu, Yozgat’ta “Osmanlıcayı” en iyi bilen müelliflerden biriydi.

Bundan birkaç yıl önce Yozgat Sahaf Kitapevinin okuma salonunda araştırmacı yazar değerli dostum Osman Karacanın da bulunduğu üçlü sohbetimiz sırasında Osmanlıcaya bihakkın vakıf olmasını hatırlayarak kendisine şöyle demiştim; “Bizim Çapanoğlu Ayan Sancağımızın üzerindeki yazılarda ne yazıyor bilmiyoruz, bir soran olsa cevap veremeyeceğiz.” Daha sözümü bitirmiştim ki hemen ayağa kalktı “Ben hemen okuyup geleyim” diyerek bir koşuda Çapanoğlu Büyük Camiine gitti geldi. Aldığı notları daha düzgün bir şekilde yazarak bana verdi. Değerli Kardeşim Ali Tavşancıoğlu’nun bu vefası, Çapanoğulları sülalesine en güzel ve ebedi hediyesi oldu. Osman Karaca ile yaptığımız bir telefon konuşmamızda rahatsızlığını öğrenince şok oldum. Ertesi günü ve sonraki günlerde cep telefonundan aradım ama açılmadı. Karaca’yı tekrar aradığımda telefonda konuşamadığını öğrendim ve ondan sonra sağlık durumunu hep Karacadan takip ettim.


İşte, Ali Tavşancıoğlu’nun okuduğu Yozgat Çapanoğlu Büyük Camiinde ki Türbe içinde muhafaza edilen Çapanoğulları Ayan Sancağı üzerindeki Eski Türkçe Yazılar;

[1] Euzubillahimineşşeytanirracim. (Kovulmuş şeytanın şerrinden Allaha sığınırım). Bismillahirrahmanirrahim. (Esirgeyen ve bağışlayan Allahın adı ile).

[2] Levlake levlah lema halaktü eflak (Sen olmasaydın felekleri yaratmazdım).

[3] Nasrun minallah ve fethun karip ve beşşiril müminin.(Allahın yardımıyla fetih yakındır, inanlara müjdele).

[4] Ya Muhammet

[5] Ve ma erselnake illa rahmeten lil âlemin. (Biz seni âlemlere rahmet olsun diye gönderdik).

[6] Hasbin allahü velimen vekil. (Allah bize yeter o, ne güzel bir vekildir).

[7] Ya mufettihul ebvab fathi lena hayrül bab. (Ey kapıları açan bize hayırlı bir kapı aç).

[8] Ya hafiyüttaf fenehenna mimma ne haf. (Anlamı bilinemedi).

[9] Bismillahirrahmanirrahim.

[10] La ilahe illallahul. (ilah yoktur, sadece Allah vardır).

[11] Muhammeden Resulallahul. (Muhammet onun elçisidir).

[12] Sıdık ul vadül emin. (Sadık ve vaadine güvenilir). (Muhammedin sıfatlarından birisi).

[13] İnna fetehnaleke fethan mübina. (Sana apaçık bir fethin önünü açan biziz).

[14] El melikül hakkın mübin

[10-11-12-14] numaralı bölümlerin tamamı tek cümle olarak şu:
"La ilahe illallahul Muhammeden resulullahul sadıkul vadül emin İnna fetehnaleke fethan mübina El melikül hakkın mübin ".

Yozgat, sağlığında kıymetini bilemediği değerlerini birer birer kaybediyor. Osmanlıcayı çok iyi bilen bu değerli evladını da 44 yaşında iken en verimli çağında kaybetti. Allah ömür verseydi eminim eski Yozgat ile ilgili çok önemli çalışmalara imza atacaktı. Allah’ın rahmeti üzerine olsun. Mekânın cennet, kabrin nur içinde olsun değerli kardeşim.

25.05.2015


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
CEP TELEFONU YASAKLANSIN MI, YASAKLANMASIN MI?
Abdülkadir Bey,
Eskiden Mafialar vardı, her taraflar bunların kontrolündeydi. Kanun kuvvetleri bile bunlarla uğraşamazdı. Şimdilerde bunlar bitti gibi göründüysede bu sefer MEDYA MAFİACILIĞI BAŞLADI!.Yok artık makinalı ile taramıyorlar ama milyonların önünde delilsiz, evraksız, kulaktan gelen yalan dolanlarla İNSANLARI LEBLEBİ GİBİ HARCIYORLAR.
Diyeceksinizki ülkede kanun var, mahkemeler var. YOK...ben inancımı kaybettim. Şayet bu ülkede kanun olsaydı bir kere bu medya mafialarına DUR DERLERDİ. Ama birde şu var hani derler ya '' bu başa bu tarak '' ayni öyle. Böyle seyirciye böyle show. Ülkelerde TV programlarının içeriğini seyircinin isteği belirler. Şu an kaç milyon Türk sınırımızda ne oluyoramı bakıyor yoksa kim ile kim
''ne!'' etmiş o programlarımı seyrediyor?
Bu gündüz programlarında güya avukatlar var !!! Yahu bu kadar belgesiz itelemeye, kariyer sahibi insanları rezil etmeye, aile mahremiyetini car car car açıklamaya ne HAKLARI VAR ?
Heye heye taşıyın mahkemelere...Kanal kiminmiş ? Showu yapanların arkalarında kimler varmış, reytingden kaç para dönüyormuş...
Şöyle bitireyim, BAZEN SERT KAYALARADA ÇARPILIR !
hamiyet Nagel -- 17.01.2018 14:43
ŞU HRİSTİYAN BAYRAMI
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Yeni yıl olgusunu irdeleyişinizden dolayı sizi kutluyorum. Okuma kültürü çok zayıf bir toplum olduğumuzdan insanlarımız çok rahat yönlendirilebiliyor. Bir de bilinçli biçimde yapılan yanlış yönlendirmeler devreye girince iş çığırından çıkıyor. Kendi kültürel değerlerimizi başkalarına öyle kolay kaptırıyoruz ki anlatmak olanaksız. Çünkü bu değerlerimizin farkında değiliz. Yeni yıl olayı da böyle. İslamiyetin benimsenmesinden önce kutladığımız yeni yılı, kendi kültürümüz çerçevesince tüm dünyaya yayacağımız yere, özellikle Batı kültürünün dinsel yaklaşımlarına teslim etmişiz kendimizi. Kuşkusuz biraz da İslamiyetin bazı kesimlerce bir çıkar aracı olarak kullanılmasının da bunda etkileri var. Durum böyle olunca ne yazık ki insanların bir özel günü çoluk çocuklarınca eğlenerek geçirmesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Acaba yazınızı okuyunca yeni yıl kutlamalarına bir Hıristiyan geleneği olarak bakanlar ne diyecekler?...
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 01.01.2018 18:43
CAHİLDİM DÜNYANIN RENGİNE KANDIM
Koskoca bir şehirde böyle saçma sapan bir pazar anlayışı olurmu. Pazar yeri diye yaptıkları yerde otopark yok, süt yoğurt pazarı yozgatın bir ucunda sebze meyve pazarı öbür ucunda böyle bi pazar Yozgat Yozgat oldu olalı görmedi. Rezalet diz boyu efendiler sahipsiz memleket. Herşeyin bir kuralı usulü kaidesi olur. Pazar pazar benzemez oldu. Böyle gidrse bırakın çoruma semer satmak için getmeyi, yakın zamanda 1 kilo süt almak içinde gitmek zorunda kalacağız.
Adınız ve Soyadınız -- 13.12.2017 14:27
BİR ANI
Sayın Çapanoğlu, gönderdiği yazısından girişimci bir ruha sahip olduğunu tahmin ettiğim Sayın Nusret Alper beyi tebrik ediyorum. Keşke aynı karakterdeki kişiler dernek gibi, kooperatif gibi bir çatı altında örgütlenebilseler. Basından takip ettiğim kadarı ile Yozgat kadınları erkeklerinden daha cesur ve daha girişkenler. Hâlbuki, Yozgat’ımız birçok konuda bakir sayılır. Üzüldüğüm bir taraf da kendi esnafımız varken dışardan gelen esnafın açtığı işyerlerine Yozgat yerli halkının daha fazla itibar etmesi. Bu arada Sayın Belediye başkanımızın gerek lise caddesindeki gerekse kuyumcular caddesindeki düzenlemesinden sonra alışverişte sanki daha bir canlanma olduğu izlenimi taşıyorum. Umarım öyledir. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 07.12.2017 10:45
PAZARDAN PAZARA
Sayın Çapanoğlu,
Pazardan pazara yazınızı üzülerek okudum. Meyve sebze pazarı ile süt yoğurt peynir pazarının birbirinden uzakta olmasının sebebini anlayamadım. Şehirlerin pazarlarında hepsi aynı pazarın içinde ama kendilerine ayrılan yerlerde olurlar. Bu pazarlarda o kadar çok çeşit var ki mutfak eşyası satanlar, giysi satanlar, güneş gözlüğü satanlar, iç çamaşırı satanlar, ayakkabı satanlar vs. Yozgat pazarında ise bunlar değil köylünün getirdiği ve kendi ürettiği ürünleri kolayca pazarlayabilmesi isteniyor. Umarın Belediye Başkanlığı ve Valilik buna göre tedbir alırlar. Bu araştırma yazınız için sizi kutluyorum. Saygılarımla
SUDE ÖZTÜRK -- 23.11.2017 12:44
PAZARDAN PAZARA
Bu yazanlar doğru ve Yozgat gerçekten bu hale geldiyse Yozgat bitmiş demektir. Alıcının satıcının köylüsüyle kentlisiyle tüm ahalinin pazardan ihtiyaçlarını karşılayabileceği pazar yeri yapılamıyorsa boş yere organize sanayi yapmaktan, sanayileşmekten, tarımı güçlendirmekten bahsetmesin kimse yazık çok yazık. Oysa istimlak edilip güzel bir haftA alık pazar yeri yapılsa alıcı da satıcı da yaşadığı bu sıkıntıdan kurtulur.
RIZA KAYACAN -- 22.11.2017 15:27
PAZARDAN PAZARA
Yazınızı Yozgat Ziraat Odası Başkanı, Damızlık Büyükbaş Hayvan Yetiştiricileri Birlik Başkanı, Kücükkbaş Hayvan Yetiştiricileri Birlik Başkanı, Ticaret Odası Başkanı ve Yozgat Belediyesinden okuyan oldu mu çok merak ediyorum. Yozgatta salı günleri süt yoğrurt almak, yerli sebze meyve almak için ayrı ayrı pazar yerleri canımıza tak etti. Nerde bu köylünün ziraat odası başkanı niye sahip çıkmıyor Yozgat köylüsüne,alıcıyıda düşünen yok satıcıyıda
Ahmet Bulut -- 21.11.2017 13:20
PAZARDAN PAZARA
Sayın Çapanoğlu Beyefendi; Eskiden tüm ahali, köylü kentli bir birini tanırdı. Babam Rahmetli, ilçe köylerinde yaşayan insanların, kim kimle akraba onların bile seceresini bilirdi. Elbette ki, alış veriş, yol arkadaşlığı, borç alma gibi durumlar insanları bir birine yaklaştırıyor kaynaştırıyordu. Eski hayatlar zor, meşekkatli fakat bir o kadar da neşeli, mutlu, paylaşımcı yaşanırmış. Şimdi bankalar borç urganını insanların boynuna geçiriyor. Kimse kimseyi göremiyor.

Yine ince iğneyle kuyu kazıp, geleceğe miras hazırlamışsınız.

Saygı ve hürmetlerimle Selamlar
Kadriye ŞAHİN -- 20.11.2017 22:26
PAZARDAN PAZARA
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Yazınızı ilgiyle okudum. Şöyle çocukluk günlerine döndüm bir an. Babamla o salı pazarlarında alışveriş ettiğim günler geldi aklıma. Her şeyin en doğalını ilk elden alıp yerdik. Hiç unutmam, üzümü kasayla alırdık köylülerden. Canlı tavuk, yağ, yoğurt, şimdi arayıp da bulamadığımız organik yumurtalar, daha neler neler...
Ne kaldı ki geçmişin o güzelliklerinden?... O birbirinden bağımsız, bahçeli evler yok oldu. Güzelim "Bademlik" yok oldu. Çamlık o eski özgün havasını yitirdi. O nostaljik faytonlar ortadan kalktı. O eski komşulukların yerinde yeller esiyor şimdi. Kısacası geçmişin tüm güzellikleri silindi belleklerimizden.
Deşme yaramı be kardeşim, deşme! İnan ki gözlerim yaşarıyor o çocukluk günlerimi anımsarken. Ah nerede o eski günler?...
Muhsin Köktürk -- 20.11.2017 21:47
PAZARDAN PAZARA
ABDULKADİR BEY YAZINIZDA GEÇENLERİN TAMAMI ÇOK DOĞRU TESPİTLER YOZGATINMERKEZ KÖYLERİ YÖNLERİNİ KENDİLERİNİ KÖYLERİNE EN YAKIN İLÇELERE İLÇELER VE İLÇELERE BAĞLI KÖYLER İSE İLÇEDE TEMİN EDEMEDİKLERİ HER TÜRLÜ İHTİYAÇ İÇİN YÖNLERİNİ KENDİLERİNE KOMŞU VİLAYETLERE VEYA KOMŞU VİLAYETLERİN İLÇELERİNE ÇEVİRMİŞ DURUMDALAR. YOZGAT ŞEHİR MERKEZİ BİTAP VE SAHİPSİZ HALDE
Adınız ve Soyadınız -- 17.11.2017 14:42
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00