BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
167
Dün
:
4633
Toplam
:
14105495
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
BU GÜN 23 NİSAN NEŞE DOLUYOR (MU) İNSAN?
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Sıraları tahta idi, çatısı akıyordu ama hürriyet ve istiklâline düşkün bir avuç insan milletinin kurtuluşu için çok önemli kararlar alıyordu. Değerli okurlar, Bu gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 95. yılını kutluyoruz. 23 Nisan 1920 tarihi yeni bir devletin kuruluşuna öncülük eden büyük bir olaydır. Ulus, millet demektir. Egemenlik ise devlet yönetme gücüdür. Bir devletin yasama, yürütme ve yargı güçleri ile silahlı güçlerinin tümüdür. Egemenlik tüm bu güçleri kullanabilme, emretme ve emirlerini yerine getirebilme gücüdür. Egemenlik, bir milletin geleceği ile ilgili son sözü söyleme ve son kararı verebilme yetkisi ve gücüdür.

Ulusal bağımsızlık ve ulusal egemenlik terimlerinin arasındaki fark nedir? Ulusal Bağımsızlık; siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Ulusal Egemenlik; Egemenliğin, yani devleti kuran, yöneten en üstün gücün, kişilere veya belli zümrelere değil, doğrudan doğruya millete ait olmasıdır

Emperyalist güçleri yenerek, çürümüş ve yozlaşmış bir imparatorluktan yepyeni bir Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, demokratik ve laik bir yönetim biçiminin gerçekleşmesi, çağdaş ve aydınlık bir yaşam biçiminin belirlenmesi ve bunun için yapılan tüm yenilikler, 23 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal’in liderlik ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin attığı kararlı adımlarla gerçekleşmiştir.

Ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık devletimizin iki temel niteliğidir. Ulusal egemenlik milletin kendini yönetmesidir. Egemenliğin ülke dışında kullanımı ise tam bağımsızlıktır. Tam bağımsızlık başka bir devletin yönetimi altına girmemektir. Ulusal bağımsızlık; başka devletlerin sömürgesi olmamak, hür yaşamak demektir.

Hal böyleyken 27 Mayıs darbesinden bu yana 12 Eylül darbesinde de hükümet edenler NATO’ya bağlılıklarını daha ilk darbe bildirisinde deklare etmişlerdi. Aynı oyun 12 Mart 1971'de ve 12 Eylül 1980'de de tekrarlandı. NATO'ya ve Batı'ya 'bağlılıklarını en başta ilan eden darbeciler Batı'yla, Batı da darbecilerle işbirliğine devam etti. Ne yazık ki büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra tam bağımsızlık kavramı, terk edilmeye başlandı.

Ülkemizin yönetim kademelerinde etkili olanlar, yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı, fabrika ve tesislerimizin emperyalistlere peşkeş çekilmesine göz yumdular. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milleti’nin değerlerine saldırılarak, ülke bütünlüğünü bozmaya, etkisizleştirmeye ve parçalamaya yönelik tüm bu eylemlere bilerek veya bilmeyerek destek oldular. O halde Milletimizin egemenliğini ve bağımsızlığını koruyabilmemiz için bazı değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Nedir bu değerlerimiz?

Bayrağımız,
İstiklal Marşımız,
Atatürk ve Anıtkabir,
Dilimiz,
Cumhurbaşkanlığı Forsu,
Başkentimiz,
Türkiye Büyük Millet Meclisi,
Türk Lirası (Paramız)
Anayasamız,
Milli Takımlarımız,
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız

Anayasamızın “Egemenlik” başlıklı 6. maddesi aynen şöyle demektedir: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”

Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da gurup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir.

ATATÜRK diyor ki:

“Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan istiklâl aşkı ile yaratılmış bir adamım. Çocukluğumdan bu güne kadar ailevi, hususi ve resmi hayatımın her safhasını yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması mutlaka o milletin hürriyet ve istiklâline sahip olmasına bağlıdır. Ben şahsen bu saydığım özelliklere çok ehemmiyet veririm ve bu özelliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletimin de aynı özellikleri taşımasını şart ve esas bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple millî bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri gerektirdiği takdirde insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereğinden olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım.”

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramımız Atatürk’ün çocuklarına armağan olsun.

23.04.215




Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00