BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
170
Dün
:
4633
Toplam
:
13785569
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
1915 YILININ 18 MARTI
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Osmanlı Devleti, her türlü imkânsızlık ve yokluklara rağmen Birinci Dünya Savaşında 150.000 askerden oluşan ordusuna seferberlikten itibaren 2.700.000 takviye insanını da ilave ederek toplam 2.850.000 insanını silahaltına almıştır. Bu 2.850.000 insanımızın yaklaşık 1.000.000 u şehit ve yaralı olarak veya hastalıktan yok olup gitmiştir.

Her günü her iki taraf içinde kahramanlık destanı olan Çanakkale Savaşlarına katılan İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelandave Hint Ordusuaskerleri ile Kanada Güçleri Türklere karşı savaşmışlardır. İstiklal marşımızın ünlü şairi Mehmet Akif Ersoy, bu destansı savaşın büyüklüğünü anlatmak için onu Hz. Muhammet’in yaptığı Bedir savaşı ile mukayese etmiş “Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi” demiştir.

Atatürk, her okuduğumda tüylerimi diken diken eden, gözlerimi yaşartan Çanakkale’de ölen Anzak (Avustralya ve Yeni Zelanda) askerlerinin annelerine yazdığı ve dünya tarihine altın harflerle kaydedilen mektubunda şöyle hitap ediyordu;

“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken İngiliz, Fransız, Avustralyalı, Yeni Zelandalı, Hintli kahramanlar! Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikle yan yana, koyun koyunasınız.Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar!
Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedir ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Avustralyalı bir anne de Mustafa Kemal`in mektubuna şu mektupla karşılık vermişti;

“Gelibolu topraklarında yitirdiğimiz evlatlarımızın acısını alicenap sözleriniz hafifletti, gözyaşlarımız dindi. Bir anne olarak bana bir güzelim teselli verdi. Yavrularımızın sonsuz uykularında huzur içinde dinlendiklerinden hiç şüphemiz kalmadı. Majesteleri kabul buyururlarsa, bizler de size “Ata” demek istiyoruz. Çünkü yavrularımızın mezarları başında söylediğiniz sözler, ancak bir öz babanın sözleri gibi yüce. Evlatlarımızı bir baba gibi kucaklayan Büyük Ata`ya bütün anneler adına sevgi, şükran, saygıyla.”

Çanakkale Savaşlarının en çok akılda kalan bu sahnelerinden ayrı olarak bende sizlere bu savaşlar sırasında en çok kayıp veren fakat ikinci planda kalan Fransızların bir kolunu kaybeden bacağı ve kalçası kırılan Generali HenriGouraud’un uzun anılarından bir özet arz etmek istiyorum.

Fransızların Çanakkale seferine katılımı müttefikleri İngilizlerin talebi üzerine olmuştur. Çanakkale’ye sefer kararı verildiğinde, Birinci Dünya Savaşı Batı Avrupa’da bütün şiddetiyle sürmekteydi ve Almanlar 800 kilometreye yayılan bir cephe boyunca, Paris’e 80 kilometre mesafeye kadar yaklaşmışlardı. İngilizlerin Almanlara karşı batı cephesine 5 tümenlik bir İngiliz desteği vaadine karşılık, Fransızlar da İngilizlerin genel komutası altında Çanakkale’ye asker göndermeye razı olmuşlardı.

Çıkarmanın başladığı gün Fransızlara verilen görev Boğazın Anadolu yakasındaki Kumkale’ye bir şaşırtma çıkarması yapmalarıydı. Bir başka deyişle Fransız çıkarmasının stratejik bir hedefi yoktu. 25 Nisan günü saat 06.30 sularında Fransız askerleri karaya çıkmaya başlarlar. Bunlara 5 bacası ile tanınan Rus muhribi Askold’da destek verir. Kumkale’de çok kanlı çarpışmalar olur. Kumkale’yi ele geçiren Fransızlara Türkler hiç durmadan saldırı düzenlerler ve çok kayıp verirler. Sonra saldırıyı bırakıp savunmaya geçerler ve Fransızları bu dar alanda hapsederler. Bu şekilde daha az kayıp verirler. Bir süre sonra Türklerin yeni bir saldırıya hazırlandıkları bir sırada Fransızlar bir gece aniden Kumkale’yi boşaltırlar. Fransızların 8-9 aylık süre içinde Çanakkale’de kaybettikleri asker sayısı 15.000 civarındadır. Bu sayı Avustralyalıların kayıplarının yaklaşık 3 mislidir. Yeni Zelanda’nın kaybının ise yaklaşık 5 mislidir.18 Mart günü isabet alarak birkaç dakika içinde batan Fransız Zırhlısı Bouvet ile beraber 600 civarında Fransız denizcisi de sulara gömülmüştür.

Fransız General Guouraud, 30 Ağustos zaferinden sonra ve daha sonra da Mudanya Mütarekesinden sonra iki defa Atatürk’e kutlama mesajı gönderir. Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün arzusu üzerine Türkiye’ye gelerek kendisi ile görüşür.

Fransız Muhribi Bouvet’ten bahsedince İngilizlerin süper dretnot’uQueen Elizabeth’i anmadan geçmek olmaz. 15 inçlik (38 cm) lik topları ile müthiş bir savaş makinesiydi. Düştüğü yerde 10-12 metre çapında ve 3-4 metre derinliğinde çukurlar açan mermileri büyük bir gürültü ile patlıyordu. Her mermide 15.000 adet şarapnel parçası vardı. Toplarının sesi ile Çanakkale tabyalarının duvarlarını yıkabileceği söylenirdi. Türk Tabyalarının en güçlülerinden olan Anadolu Hamidiye’sinin bir mermi atabilmesi için geçen zaman içinde Qeen Elizabeth 6 mermi atabiliyordu.

18 Martta Savaş Hattı Gemileri
İngiliz Hattı (A hattı); Qeen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson, İnflexible
İngiliz Hattı (B hattı); Vengeance, İrresistible, Albion, Ocean
Fransız Hattı (B hattı); Goulois, Charlemagne, Bouvet, Suffren
Koruma Gemileri; Majestic, Prince George, Swiftsure, Triumph
Yedek Gemiler; Canopus, Cornwallis

Batırılan düşman gemilerin isimleri şunlardır
1- Anadolu Hamidiye Tabyası tarafından ateş altına alınan Bouvet gemisi
2- Irresistable Gemisi isabet alarak önce akıntıya kapıldı daha sonra battı.
3-Irresistable gemisine yardıma gelen Ocean gemisi de isabet aldı ve Morto Körfezinde battı.

Ağır hasar alan gemiler ise şunlardır;
Inflexible Gemisi
Gaulois Gemisi
suffren Gemisi

Ben de bir anımı ilave edeyim. Çocuklarımız ve dünürlerimizle birlikte şehitlikleri ziyaretten dönüyorduk. Yol üztünde zeytin toplayan bir aile gördük. Dünür hanım bu aileden zeytin almak isteyince arabamızı durdurdum. Hep birlikte yanlarına gidip birkaç kilo kadar zeytin verebilirler mi sorduk. “ Sözümü olur istediğiniz kadar alabilirsiniz, torbanız var mı?” dediler. Yanımızda torba yoktu. “Koş kızım evden naylon torba al gel” diyerek kızlarını eve gönderdiler. Ayaküstü sohbet ederken ailenin bey’i bana bir avuç dolusu paslanmış mermi çekirdeği verdi. “Buyurun bunlarda hatıra olsun” dedi. Hepsini almayım size de kalsın dediğimde, bakın yerde bunlardan çok var dedi. O zaman dikkat ettik ki şöyle dikkatlice bakıldığında etrafımızda bu mermi çekirdeklerinden bir hayli var. Sonra aklımıza geldi. Müzede havada çarpışarak birbirine kaynayan mermiler görmüştük.

Evden gelen oldukça büyük naylon torba alabildiği kadarı ile dolduruldu. Dünür hanım “borcumuz ne kadar diye sorunca “Bir torba zeytinin borcumu olurmuş” diyerek bizi uğurladılar. Gönlü zengin Anadolu insanı.

Sonuç olarak; Amerikan sinema sanayiinin merkezi Hollywood, kovboy diye bilinen Amerikan sığır çobanlarının olağan maceraları üzerine yüzlerce film çevirirken “her 24 saati” “bir film” konusu olacak Çanakkale Savaşları devlet desteği ile neden bir süper prodüksiyon yapılmaz anlayabilmiş değilim.

16.03.2015

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00