BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
189
Dün
:
4633
Toplam
:
15018620
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
BENİM OĞLUM NEDEN ÖLDÜ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Basından ve sosyal paylaşım sitelerinden öğrendiğimiz kadarı ile Muhabere Başçavuş Halit Avcı kardeşimiz Süleyman Şah operasyonu sırasında kaza sonucu şehit olmuş. Fotoğraf çekerken üzerinde bulunduğu tankın tonlarca ağırlıktaki kapağı üzerine kapanmış. Daha bunun üzüntüsü küllenmeden Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde, nöbet tutarken cinnet getiren bir asker, piyade tüfeğiyle aynı mevzideki 3 askeri vurarak öldürdü haberi ile sarsıldık. Yetmedi Konya’da yine bir askeri uçağımız düştü Yozgatlı Hv. Plt. Kur. Bnb. Mustafa Tanış ile Hv. Plt. Kur. Yz. Mustafa Delikanlı şehit oldular. Milletçe yüreğimiz yandı.

Bir askerimiz bir subayımız “çeşitli” görevleri sırasında vefat ettiğinde en yakınlarının kurgulanmış gibi “vatan sağ olsun” dediklerine şahit oluyoruz. Ülkemiz yabancı bir ülke ile bir savaş halinde olsa, sınırlarımız düşman işgali tehlikesi altında olsa ve bir çarpışma sırasında şehit olsalar aileleri büyük acılarına rağmen hepimiz adına vatan sağ olsun diyebilirler. Yaşadığımız terörden dolayı gözünü kulağını, kolunu bacağını, öğretmen eşini asker kocasını, yirmi sene yemeyip yedirdiği, giymeyip giydirdiği, nelerinden kısarak üniversitelerde okuttuğu sonra bir gün kapısı çalınıp başınız sağ olsun denen evlatları için analar, babalar, bacılar, gardaşlar da vatan sağ olsun diyebilirler. Bunu anlayabiliyorum ama durup dururken kaza kurşununa kurban gidenler, kaza geçirenler, hastalanıp ölenler, devrilen bir askeri veya sivil araçta hayatını kaybeden çocuklarımızın, subaylarımızı aileleri nasıl böyle derler işte bunu anlayamıyorum.

Arka arkaya yaşadığımız bu acılar beni 1974 yılı Gaziantep’ine götürdü.Ben o günlerde Gaziantep Merkez Komutanlığı emrinde Askeri İnzibat Subayı idim. Bundan 40 yıl önce 15 Temmuz 1974 de Kıbrıs’ta Nikos Sampson darbe yapıp Makarios’u düşürünce Türk ordusu teyakkuz durumuna geçti. Kıbrıs’ı daha önceki eylemeleri ile asıl karıştırıcı olan Cumhurbaşkanı Makarios, 16-17 Temmuz tarihlerinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kendisinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hukukî lideri olarak kabul edildiği toplantılarda "Kıbrıs’ın bağımsızlığının ortadan kalktığını ve halkının tehlike altına olduğunu" belirtti. EOKA'nın tanınan simalarından Nikos Sampson, yeni hükümetin geçici devlet başkanı olarak dünyaya ilan edildi. O da ertesi gün başkanlık yetkilerini kullanarak Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’ni ilan etti.

Vahameti fark eden Ecevit 20 Temmuz günü Türk ordusunu harekete geçirerek Kıbrıs’a çıkarma yaptı. 5.Zırhlı Tugay da bu olaylar olmadan çok önce konuşlanan iki mekanize piyade taburu zaten Kıbrıs çıkarma birliği olarak kurulmuştu. Bu iki mekanize piyade taburu hemen yola çıkmaya hazırlandı ve Kayseri’den giden Hava indirme tugayı ile Kıbrıs’a ilk gidenler de bunlar oldular.

Bu hazırlıklar sırasında şimdi hatırlayamıyorum tank mıydı, kariyer miydi bir zırhlı araç, kullanan er’in acemiliğinden veya heyecanından yolun kenarında duran bir jeep’e çarpıyor. Jeep deki astsubay olayı fark edip son anda atlıyor. Jeep’in şoförüolan er atlayamıyor ve feci şekilde eziliyor.

Olaydan birkaç gün sonra şehit askerin babası ve kardeşleri kalabalık bir gurup halinde cenazeyi teslim almaya geldiler. Merkez Komutanlığı ile Askeri mahkeme aynı binada idik. Hayranlıkla sevdiğim Hâkim Albay Hikmet Hacımirzaoğlu komutanım, (Nur içinde yatsın) onları Askeri Mahkeme bahçesi içindeki kameriye de kabul ederek hissi bir konuşma yaptı ve baş sağılığı dileğinde bulundu. Onlarda vatan sağ olsun deyip başları önlerinde perişan bir şekilde dinlediler. Bu manzara hepimizi çok duygulandırmış kısa bir süre sessiz kalmıştık. Sonra hep birlikte kalktık ve onları Nizamiyeye kadar uğurladık. Çok entelektüel ve kültürlü bir insan olan Hikmet Albayımla bir süre arkalarından baktık. Albayım birden geriye döndü, asabiyet içinde “ Vatan sağ olsunmuş, ulan bir kerede sorun be, sorun be, benim oğlum neden öldü diye sorun be” diyerek mahkeme binasına doğru yürüyüp gitmişti.

Yazarın notu: Rahmetli Hikmet Hacımirzaoğlu Albayım hakkında bkz. Eski yazılarımdan Çapanoğulları ile Hacımirzaoğulları ve Google dan daha fazla bilgi alabilirsiniz.

06.03.2015

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÇAPANOĞULLARI HADİSESİ BİR İSYANMIDIR? - 1 -
Yorumunuz sevgili a.kadir bey yerköy derebağı köylüyüm.tel.0 535 967 57 11.yozgat günleri ankara da Siyami YOZGAT ın yazdığı USAT romanı hakkında düşüncelerinizi rica ediyorum.okudum.şu sira tekrar okuyorum.selamlar
Ünal dursun -- 07.12.2018 23:57
NE ÇORBAYMIŞ BE!
Değerli dostum,
Çorba hakikaten yediden yetmişe herkes için çok değerli bir yiyecek. Teşekkür ediyorum. Bizim Köyden İnsan Manzaraları-1’i okumuşsunuz. Yorumlamışsınız. Varlığınız daim ola.
Kısacık bir ekleme yapmak isterim yine “çorba”ya dair. Bizim gibi çorba severin biri az kalsın yuvasını bozuyormuş. Bu çorba yüzünden canım. Şöyle olmuş: Adam eşinden her gün çorba istiyor. Çorbasız sofraya oturmuyor. Bir gün böyle, beş gün böyle… Kadıncağız usanmış. Bir gün tasını tarağını toplamış. Demiş ki kocasına:
-Ben anneme gidiyorum. Ne halin varsa gör!
Adam mutfak işinden pek anlamıyor. Yalvarır bir sesle:
-Hanım, çorba pişir de öyle git bari, deyip boynunu bükmüş. Kadıncağız hanımlığını yapmış. Annesine gitmekten vaz geçmiş.
İşte böyle aziz dostum. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 07.12.2018 23:48
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın M. Kılıcaslan, lütfen capanoglukadir@yahoo.com.tr adresimden mail göndererek ya da Yozgat Gazetesinden telefonumu alarak bana ulaşınız. Selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 30.11.2018 10:45
Bir yiğit beyzade, Çapanoğlu Halit bey
Merhaba , bende Çapanoğlu torunuyum ama tam hikayeyi bilmiyorum, Babannem zamanında bahsederdi bir süredir aklını yitirmişti ama geçmişi iyi hatırlıyor ara ara diyordu oda yeni rahmetli oldu 76 yaşında, bildiğim kadarıyla arap seyfi alaca köyündendi babası Mehmet Celal Çapanoğluymuş annesi İkbal Arslan çerkes kızıydı. Abisi de vardı Aydın oda vefaat etti genç yaşt pek bilmiyorum. Babası genç yaşta aklını kaybetmiş at çiftlikleri felan varmış zamanında birşeyler olmuş almışlar ellerinden , babasının mezarını bilmiyordu. Sadece İstanbul da vefaat etti kimsesizler mezarlığına gömülmüş sanırım. Dediğim gibi yarım yamalak bir hikaye yeni toprağa verdik üzgünüz ve merak ediyorum belki bir bileni vardır. Hayatı kısa sürede olsa yozgatta devam etmiş dayısı komsermiş babası vefaat edince yozgata dönmüşler bir köy adı veriyordu ama unuttum orada dayısı komsermiş karakolun karşısındaki evde kalırlarmış Çerkes kızı dediğim ikbal annem de bildiğim kadarıyla ceritmiş. Celal dedemin tek bir resmi mevcut ama dediğim gibi bilgiler yarım belki bir bilen vardır.
M.Kılıçaslan -- 28.11.2018 20:28
BİZ NELER GÖRDÜK
Bu yazını, en iyi üniversitelerin malzeme ve metalurji mühendisliği mezunu çocuklar bile yazamaz Ağabey, kutlarım seni, de niye mühendis olmamışsın ki
Bülent cerit -- 24.11.2018 15:19
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın Çapanoğlu,
Harika bir biçimde tasvir ettiğiniz bu kapkacak macerasını ben de aynen sizin gibi yaşayanlardanım, çünkü aynı nesil ve yaklaşık aynı çevredeniz..Rahmetli annem gözümün önünde canlandı mutfakta çalışırken. Zavallı memleketim! Geri kalmışlığın bedelini bizler ödüyoruz. Kullandığımız bu nesnelerin bıraktığı arızalar yaşlılık döneminde uzun yılların içinden geçerek bizlere yansıyor. Allah bizden sonrakilere acısın diyorum. Onlar bizim nesilden daha şanssız. Gerek dünya, gerek memleketimiz ölçeğinde.
Selam ve saygılar,
A. YAŞAR OCAK -- 23.11.2018 10:42
BİZ NELER GÖRDÜK
Teşekkür ederim bu kadar güzel eski-yeni günler anlatılmaz.bizim evde de bakır tencere vardı.çok iyi hatırlıyorum.elinize ve kaleminize sağlık.

ARTO KAZANCIOĞLU -- 23.11.2018 10:40
BİZ NELER GÖRDÜK

Yüreğine sağlık. Sıcacık bir yazı. Hep birlikte yasadığımız dönemler. Çok teşekkürler.
Güner Türkoğlu Gökay -- 23.11.2018 10:39
BİZ NELER GÖRDÜK
SEVGİLİ ABDÜLKADİR BEY,
ÇOK GÜZEL TARİHİ BİR YAZI OLMUŞ, ELİNİZE SAĞLIK, İLERDEKİ KUŞAKLARIN VE TARİHÇİLERİN YARARLANABİLECEĞİ BELGE NİTELİĞİNDE GERÇEKTEN.
SEVGİLER....SELAMLAR...
Selçuktayfun Ok -- 23.11.2018 10:38
SAYIN BEKİR BOZDAĞ’IN YOZGAT ZİYARETİ
Yorumunuz Sayın hocam çok güzel yazmışsınız fazlalığı var eksikliği yok yozgat var yozgatlı yok garip sahipsiz şehir tıpkı benim gibi öksüz garip tarihe bakarsak Cumhuriyet döneminde yapılan ortada cakili bir çivi yok bir bira fabrikası var olmaz olsun o bira fabrikası biz böyle iyiyiz.... sizi yeni tanıdım atalarimizin gurur duyduğumuz sahiplendigimiz Çapanogullarindan yozgat da bizim Capanogullarida bizim dediğimiz ismini namini duydugumuzda titredigimiz kendimize gelip heybetlendigimiz dedelerimiz özümüz canimiz....yazmaya devam edelim ama 1923 den bugüne kadar saygılarımla
Mustafa Aydın Turan -- 20.11.2018 09:05
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00