BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
188
Dün
:
4633
Toplam
:
14025229
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
BİR YILBAŞI ÇALIŞMASI
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlarım, bu yazımı mesleği bankacılık olanlara ithaf ediyorum. Okuyunca çok gülecekler ama ayniyle vakidir.

1972 yılının Ocak ayı, o yıllarda bankalarda çalışanlar bilirler yılsonlarında hesaplarımızı tutturmak için hem hafta sonları hem de geceleri geç vakitlere kadar fazla mesai yapardık.

Bende (X) Bankasının İstanbul’daki bir şubesinde memurdum. Banka şubemiz İstanbul’un merkezinde ve o tarihlerde revaçta olan bankerlerin de bulunduğu piyasanın tam ortasında idi. Benim çalıştığım bölüm senetler servisi idi. Bu bankerlerden her gün çuvallar dolusu senetler gelir, bizde evraklarını tamamlayıp borçlunun bulunduğu şehirdeki şubelerimize tahsil için gönderirdik. Şubedeki iş hacmi öyle boyutlara varmıştı ki sonunda olan oldu, muhasebe servisi ile senetler servisi hiçbir konuda mutabakat yapamaz hale geldi.

Ben başka bir şubeden evime yakın olduğu için bu şubeye tayin edilmiştim eski bir memurdum ama yeni memurlarda gelmişlerdi ve daha pek acemi idiler. Bayan şefimiz tam bir panik halinde idi. Bölge müdürlüğümüz, sonunda durumu fark edince bir yedek muhasebe şefini yardıma gönderdi. Şimdi iki muhasebecili bir şube olmuştuk.

Yılsonu itibariyle şubemiz, bankanın diğer şubeleri ile mutabakat yapmak zorunda idi. Şanssızlığa bakın ki bizim şubenin ismi harf sıralamasında en sonlarda olduğundan sayısı 200 e varan şubelere biz mutabakat mektubu göndermek zorunda idik. İyi ama biz hesaplarımızdan emin değildik ki nasıl mektup gönderelim. Şimdi ne yapacaktık.

Ben biraz pratik zekâlıyımdır. Panik halindeki şefimize dedim ki, siz şubelerden gelen telefonlara cevap vermeyin. Telefonu tesadüfen ben açmış olayım, onlarla ben muhatap olayım. Bu sorumluluğu üzerime almaya şu nedenle cesaret etmiştim. Tam da bu günlerde İstanbul’un Avrupa yakasından Anadolu yakasına posta taşıyan PTT ye ait bir posta motoru şiddetli fırtınada batmıştı. Gazeteler ve zaten tek tv. yayınımız olan TRT tv. de bu olayı vermişti, yani aktüaliteyi takip eden herkes bu olayı biliyordu.
Bizim mektup göndermekle yükümlü olduğumuz şubeler, bizden mektup gelmeyince telefonla aramaya başladılar. Bizim göndermek zorunda olduğumuz mutabakat mektubunun ellerine ulaşmadığını söylüyorlardı. Ben de şöyle yapıyordum; arayan kişiye bir posta motorunun fırtınada battığını, onlara gönderdiğimiz mektubunda bu motorda olabileceğini, birkaç şubeden daha bu şekilde aradıklarını söylüyordum.

Ve sonra üç adım yakınımdaki muhaberat memuru arkadaşıma sanki daha uzaktaymış gibi yüksek sesle sesleniyor, filan şubeye gönderdiğimiz mektubun kopyasını getirmesini rica ediyordum. Geçen süre içinde de sanki zamandan kazanıyormuş gibi yapıp “rakamlar önünüzde ise karşılaştırabilir miyiz” diye sorarak onların bizde ne kadar, bizim onlarda ne kadar senedimiz olduğunu öğreniyordum.

Çünkü o yıllarda daha otomatik telefonlar yoktu. Şehirlerarası santral’e yazdırıyor bağlanınca konuşuyor ve mümkün olduğunca kısa konuşmaya gayret ediyorduk. Çünkü şehirlerarası konuşmak çok pahalı idi ve konuşma uzayınca operatris devreye gidiyor konuşmanız devam ediyor mu diye soruyordu. Bu konuşma sırasında notlarımı alıyor ve istediğim bilgileri aldıktan sonrada sanki muhaberat memuru arkadaşım beklediğim kopyayı getirmişte kontrol ediyormuşum gibi yaparak yüksek sesle karşılaştırıyor ve tamam efendim diyerek şefimizden bir şifre rica ediyordum. Şefimizin karşı tarafında duyabileceği yüksek sesle bana bildirdiği şifreyi karşıdaki arkadaşa tekrar ediyor iyi günler iyi seneler dileyip telefonu kapatıyordum. Böyle böyle 200 e yakın İstanbul ve taşra şubelerimizle bu mutabakat işini kazasız belasız halletmiştik. Denizde batan PTT motoru bizim cankurtaranımız olmuştu.

26.01.2015

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00