BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
192
Dün
:
4633
Toplam
:
14013570
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
KADINLARA SEÇME SEÇİLME HAKKI VE MERHUM TAYFUR SÖKMEN’DEN BİR ANI
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlar 5 Kasım 1934 yılında yürürlüğe giren bir kanunla “kadınlara seçme ve seçilme hakkı” tanınmıştı. Benim bu yazımda o günün ehemmiyetine binaen hazırlanmıştı. Yüce Atatürk’ümüzün bulutlardaki görüntüsü ile ilgili iki yazım arka arkaya yayınlanmak zorunda kalınca bu yazımın yayını biraz gecikti.

5 Kasım günü bakalım ne etkinlik var diyerek oturduğumuz Ataköy’den eşimle birlikte Bakırköy Özgürlük Meydanına geldik. Meydan her zamanki gibiydi. Değişik semtlerden alışveriş ve gezmek için gelen yoğun kalabalık günün hay huyu içinde bir yönden öbür yöne dalgalanıp duruyordu.

Hatay’ın ilk Cumhurbaşkanı olan Tayfur Sökmen anlatıyordu;
“1934 yılının Kasım ayı başıydı. Atatürk ile Ankara Kız Lisesi'nde medeni bilgiler dersindeyiz.”

Atatürk öğrencilere bazı sorular soruyor, cevaplar alıyordu.
Hiç unutamam sıra, Nigar ve Müjgan isimli iki genç kıza gelmişti. Soru milletvekili seçimi üzerineydi. Kızlardan birisi;

-“Biz niçin milletvekili olamıyoruz” diye sordu.
Atatürk;
-“Vatandaşın başlıca hakkı ve görevi nedir?” Diye sordu.
Genç kız hemen şöyle cevap verdi:
-“En büyük hak seçim ve en büyük görev de askerliktir” dedi.
Atatürk;
-“Peki, size seçim hakkı verelim, ama askerlik de yapacaksınız” dedi.
Genç kız aynı ciddiyetle yanıt verdi;

-“Eğer beklenen bu ise, biraz geç kalmış olmuyor musunuz? Ulus Meydanındaki anıtta mermi taşıyan benim annemdir” dedi.

Evet, Ankara Ulus Meydanındaki Ankara Zafer Anıtı heykel gurubu içindeki mermi taşıyan kadın Kara Fatma Hanımdı. 1888 doğumlu olup subay olan eşi Derviş beyle birlikte Balkan savaşına katılmış, birinci dünya savaşında ailesinden katılanlarla birlikte Kafkas savaşında savaşmıştı. Eşi Ermeniler tarafından şehit edilince de yanındaki kadınlarla savaşlara katılmayı sürdürmüştü. Mustafa Kemal Paşa Erzurum’a geldiğinde onu çağırıp görüşür. O da Mustafa Kemal Paşa’dan yeni görevler ister. Oğlunun, kızının ve kardeşlerinin de bulunduğu 350 kişilik müfrezesi ile Sakarya ve Başkumandanlık muharebelerine katılır. Afyon savaşında Yunanlılara esir düşer, Kendi gayreti ile kurtulup tekrar cepheye döner. Rütbesi Üsteğmenliğe yükseltilir.

Ankara Zafer Anıtı ile ilgili kısa bir bilgi arz edeyim;
Ankara'nın Altındağ ilçesinin Ulus Meydanında, Milli Mücadele kahramanlarının anısına Yenigün Gazetesi öncülüğünde Türk halkı tarafından cumhuriyetin ilk yıllarında yaptırılmıştır.
“Yenigün” adıyla da bilinen anıt, Anıtkabir inşa edilinceye kadar, Ankara’nın devlet merasimlerinin yapıldığı resmi olmayan simgesi olarak işlev görmüştür.

Türk Hükümetince açılan uluslararası yarışmada birinci olan Avusturyalı sanatçı Heinrich Krippel'e 1925 yılında sipariş edilen heykel, sanatçının Türkiye'de sipariş edilen en kapsamlı çalışmasıdır.
Eser, Viyana'da Birleşik Maden İşletmelerinde döktürüldü ve 24 Kasım 1927 tarihinde Ulus Meydanı'ndaki Sümerbank Genel Müdürlük Binası önüne yerleştirildi. Açılışını, Meclis Başkanı Kazım Paşa yaptı. Başbakan İsmet Paşa’nın da katıldığı törende baş konuşmacı, projeye önayak olan Yunus Nadi idi. Anıt, daha sonra meydan genişletme çalışmaları sırasında ilk yeri değiştirilerek bugünkü yerine taşınmıştır.

Atatürk, anıtta asker kıyafetleri içinde, adını zafer kazanılan savaşın yapıldığı meydandan alan “Sakarya” isimli atının üzerinde gösterilmiştir. Başkumandan, at üzerinde hücuma geçmiş bir asker olarak geleneksel pozda değil; ileriyi gören bir önder olarak canlandırılır.

Kaide üzerindeki kabartmalarda Türk halkının kökeni, kazandığı Kurtuluş Savaşı, Atatürk'ün Ankara'ya gelişi gibi konular anlatılmıştır. Anıtın dört yanına taş kaideler üzerine bronz dökümden üç figür bulunur. Bunların ikisi ülkesini koruyan ve gözeten Mehmetçiği, diğer biri ise Türk kadınını, halk arasında ulusal dayanışma kahramanı Kara Fatma olarak bilinen mermi taşıyan kadın anayı simgeler. Bu karakterler halkın Kurtuluş Savaşı sırasındaki milli birliğini ve dayanışmasını temsil etmektedir.

Kaide üzerinde yer alan ve anıtı izah eden dört kitabe, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna ilişkin askeri ve siyasi koşulları hatırlatır. Kaideyi çeviren kuşak üzerinde Atatürk'ün şu vecizesi alıntılanmıştır:
"Türk Milleti, muzaffer istihlâs ve istiklâl cidalini ve muazzam asrî inkılâplarını, en mânidar bir remz ile, en iyi ifade edebilecek şekli, yukarki hakiki timsalde bulur. Başkumandan Gazi Mustafa Kemal"
Kaidenin ön tarafında Namık Kemal'in Vatan Mersiyesi’nden Atatürk'ün hafifçe değiştirerek alıntıladığı bir satır yer alır: "Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."

Sağ tarafında ''Düşman ordusunu vatanın harimi ismetinde boğarak, behemehâl naili halâs ve istiklâl olacağız. 6 Ağustos 1919" vecizesi; sol tarafında "Düşmanın anâsırı asliyesi imha edilmiştir. Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri. 1 Eylül 1922." hitabı bulunmaktadır.

Gelelim yazımızın asıl konusuna; 5 Kasım 1934 yılında yürürlüğe giren bir kanunla “kadınlara seçme ve seçilme hakkı” tanınmıştır.

Fransa 4 Ekim 1944'de, İtalya1946'da, Brezilya 1934'de, Filipinler 1937'de, Arjantin ve Meksika 1946'da, Japonya1945 te, Çin1947'de, Liberya 1947'de, Uganda' 1958'de, Nijerya 1960'da, İsviçre 7 Şubat 1971'de İsviçre'ye bağlı Appenzell kantonunda ise 1990' da kadınlar bu hakka sahip oldular.

Değerini bilen kadınlara kutlu olsun.

14.11.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00