BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.02.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
164
Dün
:
5063
Toplam
:
13454136
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
İKİ RUM VATANDAŞIMIZ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Bu yazımda efendilikleri, dürüstlükleri, yardımseverlikleri ile tanıdığım, dostları olma şerefine nail olduğum iki iyi insanı anlatmaya çalışacağım. Maalesef ikisini de birkaç yıl önce kaybettik.

Bay Leon Ojalvo; Gümrük müşavirliği yapardı. Rahmetli Kayınpederim Kemal Temel, 1957 Adapazarı depreminde günlerce bahçeye kurdukları çadırda yaşamlarını sürdürmeye çalışırken bir iş için İstanbul’a gelir. Bakar ki İstanbul halkının depremden filan haberi yok. Herken işinde gücünde, eğlencesinde. Adapazarı’na dönünce ev halkını toplar, düşüncelerini anlatır ve İstanbul’a göçerler. Küçükyalı da kız kardeşinin evininde bulunduğu bahçeye onun önerisi ile tek katlı bir ev yapar yerleşirler. Ben eşimle o dönemde tanışıp evlendim. Uzun yıllar hafta sonlarını o evde ve bahçe de geçirdik.

Yapsatçı müteahhitler yıllar sonra o bölgeye de el atıp apartmanlar yapmaya başlayınca kayınpederim ile kız kardeşi arasında bir ihtilaf çıktı ve hayatında kira evi bilmeyen kayınpederim kahrederek büyük bir üzüntü içinde Göztepe de bir apartman dairesine kiracı oldu. Bu evi çok sevdi, çok benimsedi. Kendisi teklif etme cesaretini gösteremediğinden araya arkadaşlarını koyarak ev sahibi Leon Ojalva’ya bu daireyi satın almak isteğini iletmiş.

Küçükyalı’dan Göztepe’ye taşındığından beri keyfinin olmadığının farkında idik, Bay Leon da farkındaymış ve ara sıra üzülme be Kemal abi diyerek teselli etmeye çalışırmış. Teklifi duyunca yanına gitmiş “ neden araya aracı koyuyorsun Kemal abi, kendinde söyleyebilirdin, ev senin” demiş. O gece büyük bir sevinçle bana telefon etti. “200 bin lirası peşin, 300 bin lirası taksit olacak sen 30 adet 10 bin liralık senet yaz” dedi. Ertesi günü işyerimde daktilo ile senetleri hazırladım. Bende kefil oldum.

Kayınpederimin sevinci kısa sürdü maalesef. Birkaç ay sonra kanser teşhisi kondu. Acil ameliyat edildi. Ameliyattan sonra iki gün yaşayabildi. Eşim “babamın ölümü üzüntüsünden oldu” der hep.
Mezarlıkta Bay Leon beni bir kenara çekti “anlaşıldı bu borcu sen ödeyeceksin, beşer bin liralık senet yap, ben sana 10 bin liralık senetleri iade edeyim” dedi.

Beşer bin liralık senet yaptım. 30 ay vade oldu 60 ay. İlk başlarda biraz zorlansak da o yıllarda enflasyon o kadar hızlı idi ki daha sonraki yıllarda kolayca ödedik.

Bay Kozmo Dermosonoğlu; Karaköy Perşembe pazarındaki tarihi Kurşunlu Handa Derman ticaret namı ile çelik halat ve zincir satardı. Bende o yıllarda Türkiye’nin en büyük tekstil holdinginde satınalma müdürlüğü yapıyordum. Alış veriş yaptığımız ticaret erbabının kişiliğine bakar, güven veren, dürüst, yaşantısı düzgün insanları seçerdim. Bunlardan bazıları ile halen ailece görüşürüz. İşte Bay Kozmo da böyle birisi idi. Konuşması, insanlara hitabı, kibarlığı ve davranışları ile bir eski Osmanlı Efendisi idi. Ben emekli olduktan sonra da Karaköy’e eski dostları dolaşmaya indiğimde kendisine uğrar bir kahvesini içer eski alış verişlerden, ticaret hacminden güzel dostluklardan bahsederdik. Bir uğradığımda biraz neşesiz bulmuştum. Meğer kalp ameliyatı olmuş. Son uğradığımda işyerinin kapısında kiralık yazıyordu. İçime bir sızı düştü ve bitişikteki yay imalatçısı Selahattin Arı’ya korkarak sordum. Maalesef kaybettik dedi. Yunanistan’a kız kardeşini ziyarete gitmiş. Denize girerken tam ayakları sulara eriştiğinde yüzükoyun oraya düşmüş. Bizim sohbetimizi duyan diğer iş yeri sahipleri de sohbetimize iştirak ettiler. Hepsi aynı şeyi söylüyordu “ çok terbiyeli, çok kibar bir insandı. Sabah erkenden gelir hanın bütün avlusunu süpürürdü, bir gün bile aksatmadı. Bisküvi alır herkesle paylaşır, gazoz alır herkese bir yudum tattırır” diye anlattılar da anlattılar.

Şimdi, kıssadan hisse demeden yazımı bitirmeyeceğim. Çapanoğlu Süleyman Bey,( ö.1813) çevredeki Rum ve Ermeni ticaret erbabı ile sanatkârları Yozgat’a davet ederek Yozgat’ın gelişmesinde ve büyümesinde çok önemli rol oynamıştı. Öyle ki o devirde Yozgat savatçılık da (gümüş işlemeciliği) en önemli merkez olmuştu.

Yazımı koca Nazım’ın “Davet” şiirinin son kıtası ile bitirmek istiyorum.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...

Allahın rahmeti üzerinize olsun, nurlar içinde yatın Bay Leon ve Bay Kozmo, toprağınız bol olsun.

20.09.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YOZGAT’TA BİR DEVLET BAKANI
Sayın Çapanoğlu merhaba
(Rahmetli babamla rahmetli Derviş Bey oğlu İsmail Çapan iki kardeş gibiydiler, babam İsmail Bey amcaya hep Çapanoğlu diye hitap ederdi, birbirleriyle çok şakalaşırlardı, ailece çok sık görüşürdük. Hanımı rahmetli Sariye Hanım Teyze, annemle "ahretlik bacısı" idiler. Hepsinin mekânı cennet olsun. Oğulları Doğan ve İsa ise çocukluk arkadaşlarımdı. Ben de size müsaadenizle, sakıncası yoksa Çapanoğlu diye hitap etmek isterim).
Merhum Mehmet Kemal Aydoğan (yanlış bilmiyorsam Mustafa değil Mehmet, oğlu daha iyi bilir) Yozgat İmam-Hatip Okulu'nda (o zaman ...Lisesi değil Okulu idi) bizim müdürümüz idi. Sanırım 1962 de emekli oldu veya kendi ayrıldı. Ben o okulda 1956-63 arası öğrenci idim. Bizim Resim ve Yurttaşlık Bilgisi derslerimize gelirdi aynı zamanda. Mükemmel bir fotoğrafçı ve ressam idi. Meşhur o "Bulutlarda Atatürk" fotoğrafı uzun yıllar ilk, orta ve liselerde, İmam-Hatip okullarında hep asılı idi. Merhum öğretmenimiz çok sempatik, güler yüzlü ve espritüel biri idi. Oğlunu o yıllarda henüz küçük çocukken tanıdım, sonra da bir daha görmedim, sık sık babasıyla gelirdi okula. Kayın biraderi ve meşhur Edhem Hafız'ın oğlu (çok muhterem öğretmenimiz) Ahmet Akman ise hem Gazipaşa İlkokulu’nda hem İmam-Hatip'te yıllarca öğretmenimiz oldu. Oğulları rahmetli Ergin Ağabey'i (mimar idi ve genç yaşta vefat etti maalesef) tanırdım. Küçük kardeşi Bilgin ise mahalleden benim ve Taha Akyol'un oyun ve mektep arkadaşımızdı. Birden hatıralar canlandı.
Selam ve saygılarımla,
A.Yaşar Ocak -- 04.02.2018 15:15
YOZGAT KÜLTÜR MERKEZİ
Değerli dostum,
Yozgat Kültür Merkezi, İstanbul’a yolum düştüğünde ilk ziyaret edeceğim mekan olacak. Bu merkezi böyle dört dörtlük inşa etmek her babayiğidin harcı değildir. Ellerine sağlık bu yolda gayret gösterenlerin. Siz de inşayı taa baştan alıp merkezin sunuma hazır hale geliş aşamasına kadar geçirdiği evreleri, verilen mücadeleyi ve gayretli çalışmaları ne güzel anlatmışsınız. Varlığınız daim ola aziz dostum.
Ben de Yozgat Kültür Merkezi’nin yapımında ve yaşatılmasında insan üstü gayret gösteren Sayın Başkan Ahmet Yılmaz başta olmak üzere, maddi manevi destek veren herkese candan teşekkür ederim.

Mustafa Topaloğlu -- 22.01.2018 14:30
CEP TELEFONU YASAKLANSIN MI, YASAKLANMASIN MI?
Abdülkadir Bey,
Eskiden Mafialar vardı, her taraflar bunların kontrolündeydi. Kanun kuvvetleri bile bunlarla uğraşamazdı. Şimdilerde bunlar bitti gibi göründüysede bu sefer MEDYA MAFİACILIĞI BAŞLADI!.Yok artık makinalı ile taramıyorlar ama milyonların önünde delilsiz, evraksız, kulaktan gelen yalan dolanlarla İNSANLARI LEBLEBİ GİBİ HARCIYORLAR.
Diyeceksinizki ülkede kanun var, mahkemeler var. YOK...ben inancımı kaybettim. Şayet bu ülkede kanun olsaydı bir kere bu medya mafialarına DUR DERLERDİ. Ama birde şu var hani derler ya '' bu başa bu tarak '' ayni öyle. Böyle seyirciye böyle show. Ülkelerde TV programlarının içeriğini seyircinin isteği belirler. Şu an kaç milyon Türk sınırımızda ne oluyoramı bakıyor yoksa kim ile kim
''ne!'' etmiş o programlarımı seyrediyor?
Bu gündüz programlarında güya avukatlar var !!! Yahu bu kadar belgesiz itelemeye, kariyer sahibi insanları rezil etmeye, aile mahremiyetini car car car açıklamaya ne HAKLARI VAR ?
Heye heye taşıyın mahkemelere...Kanal kiminmiş ? Showu yapanların arkalarında kimler varmış, reytingden kaç para dönüyormuş...
Şöyle bitireyim, BAZEN SERT KAYALARADA ÇARPILIR !
hamiyet Nagel -- 17.01.2018 14:43
ŞU HRİSTİYAN BAYRAMI
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Yeni yıl olgusunu irdeleyişinizden dolayı sizi kutluyorum. Okuma kültürü çok zayıf bir toplum olduğumuzdan insanlarımız çok rahat yönlendirilebiliyor. Bir de bilinçli biçimde yapılan yanlış yönlendirmeler devreye girince iş çığırından çıkıyor. Kendi kültürel değerlerimizi başkalarına öyle kolay kaptırıyoruz ki anlatmak olanaksız. Çünkü bu değerlerimizin farkında değiliz. Yeni yıl olayı da böyle. İslamiyetin benimsenmesinden önce kutladığımız yeni yılı, kendi kültürümüz çerçevesince tüm dünyaya yayacağımız yere, özellikle Batı kültürünün dinsel yaklaşımlarına teslim etmişiz kendimizi. Kuşkusuz biraz da İslamiyetin bazı kesimlerce bir çıkar aracı olarak kullanılmasının da bunda etkileri var. Durum böyle olunca ne yazık ki insanların bir özel günü çoluk çocuklarınca eğlenerek geçirmesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Acaba yazınızı okuyunca yeni yıl kutlamalarına bir Hıristiyan geleneği olarak bakanlar ne diyecekler?...
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 01.01.2018 18:43
CAHİLDİM DÜNYANIN RENGİNE KANDIM
Koskoca bir şehirde böyle saçma sapan bir pazar anlayışı olurmu. Pazar yeri diye yaptıkları yerde otopark yok, süt yoğurt pazarı yozgatın bir ucunda sebze meyve pazarı öbür ucunda böyle bi pazar Yozgat Yozgat oldu olalı görmedi. Rezalet diz boyu efendiler sahipsiz memleket. Herşeyin bir kuralı usulü kaidesi olur. Pazar pazar benzemez oldu. Böyle gidrse bırakın çoruma semer satmak için getmeyi, yakın zamanda 1 kilo süt almak içinde gitmek zorunda kalacağız.
Adınız ve Soyadınız -- 13.12.2017 14:27
BİR ANI
Sayın Çapanoğlu, gönderdiği yazısından girişimci bir ruha sahip olduğunu tahmin ettiğim Sayın Nusret Alper beyi tebrik ediyorum. Keşke aynı karakterdeki kişiler dernek gibi, kooperatif gibi bir çatı altında örgütlenebilseler. Basından takip ettiğim kadarı ile Yozgat kadınları erkeklerinden daha cesur ve daha girişkenler. Hâlbuki, Yozgat’ımız birçok konuda bakir sayılır. Üzüldüğüm bir taraf da kendi esnafımız varken dışardan gelen esnafın açtığı işyerlerine Yozgat yerli halkının daha fazla itibar etmesi. Bu arada Sayın Belediye başkanımızın gerek lise caddesindeki gerekse kuyumcular caddesindeki düzenlemesinden sonra alışverişte sanki daha bir canlanma olduğu izlenimi taşıyorum. Umarım öyledir. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 07.12.2017 10:45
PAZARDAN PAZARA
Sayın Çapanoğlu,
Pazardan pazara yazınızı üzülerek okudum. Meyve sebze pazarı ile süt yoğurt peynir pazarının birbirinden uzakta olmasının sebebini anlayamadım. Şehirlerin pazarlarında hepsi aynı pazarın içinde ama kendilerine ayrılan yerlerde olurlar. Bu pazarlarda o kadar çok çeşit var ki mutfak eşyası satanlar, giysi satanlar, güneş gözlüğü satanlar, iç çamaşırı satanlar, ayakkabı satanlar vs. Yozgat pazarında ise bunlar değil köylünün getirdiği ve kendi ürettiği ürünleri kolayca pazarlayabilmesi isteniyor. Umarın Belediye Başkanlığı ve Valilik buna göre tedbir alırlar. Bu araştırma yazınız için sizi kutluyorum. Saygılarımla
SUDE ÖZTÜRK -- 23.11.2017 12:44
PAZARDAN PAZARA
Bu yazanlar doğru ve Yozgat gerçekten bu hale geldiyse Yozgat bitmiş demektir. Alıcının satıcının köylüsüyle kentlisiyle tüm ahalinin pazardan ihtiyaçlarını karşılayabileceği pazar yeri yapılamıyorsa boş yere organize sanayi yapmaktan, sanayileşmekten, tarımı güçlendirmekten bahsetmesin kimse yazık çok yazık. Oysa istimlak edilip güzel bir haftA alık pazar yeri yapılsa alıcı da satıcı da yaşadığı bu sıkıntıdan kurtulur.
RIZA KAYACAN -- 22.11.2017 15:27
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00