BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
190
Dün
:
4633
Toplam
:
13784799
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
BABAM, FAHRETTİN ÖNCÜL VE KURT İMAM
capanoglukadir@yahoo.com.tr
8 Temmuz 2010 Perşembe günü kuzenlerim Mustafa ve Halit Çapanoğlu ile birlikte daha önce randevulaştığımız, bir dönem Yozgat belediye başkanlığı da yapan, eğitimci ve yazar Sayın Ali Açıkgöz ile yine eğitimci yazar ve 40 yıllık eğitim hizmetleri döneminde Merkez ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü de yapan Yılmaz Göksoy ağabeyimizle, Yozgat öğretmen evinde buluşmuş, Çapanoğulları ve Yozgat üzerine çok güzel bir sohbet yapmıştık. Tüm sohbeti ses kayıt cihazıma kaydetmiştim. Yılmaz ağabeyim, “Üç şey birbiri ile özleşmiştir; Çapanoğulları, Çamlık ve Yozgat” demişti.

Biz sohbete devam ederken sırtında çantası ile sakalı ve bıyığı birbirine karışmış, yürümekte zorlanan çok yaşlı birisi geldi. “Efendim selamünaleyküüüm” diyerek elini bana uzattı. Hemen ayağa kalktım elini sıktım ve hoş geldiniz dedim. “Ben Yozgat’a heykeli dikilen Yozgatlı âşık Hüzni babanın oğluyum” dedi. Çok mutlu oldum ve saygı ile yer gösterdim. O, gösterdiğim yere otururken, Yılmaz Göksoy ağabeyim beni takdim etti. “Çapanoğlu Muhlis beyin torunu Abdülkadir Bey” dedi. Bunun üzerine ismini sonradan öğrendiğim Fahrettin Öncül Bey çok heyecanlandı. Derin bir iç çekerek “Vaaah! Muhlis beyim” dedi. Sonra benim kimden torunu olduğumu sordu. Muammer beyin oğluyum deyince yine derin bir iç çekerek “Muammer ağabey bizden büyüktü lise yıllarında fötr şapka giyerdi ona hem hayranlık duyar hem de ondan çekinirdik. Çok yakışıklı ve güzel giyinen bir ağabeyimizdi” dedikten sonra devam etti. “Ama sizin büyük halanız Ümmühan Hanım’ın benim yaşıtım çocukları vardı, Mahmut (Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Mahmut Çuhruk), ağabeyi vardı Nazif (Büyükelçi, Paris’te vefat etti), en küçükleri vardı Çetin (K.B.B profesörü) onlarla birlikte sizin bahçedeki meyve ağaçlarına çıkıp dalından koparıp çok meyve yedik. Meyve koparmak için Muhlis Bey amcadan izin isterdik. O da mütebessim bir yüzle hadi çıkın yiyin derdi. Dünyaya onun gibi muhterem, onun gibi mübarek bir insan gelmemiştir çok başka bir insandı Allah rahmet eylesin. Sizin bahçede birde Frenk üzümleri vardı yedikten sonra cebimize de doldururduk hâlâ tadı damağımda” dedi. Türk mutfağında iç pilav ve aşurede kullanılan Frenk üzümlerini II. Mahmut zamanında Bosna-Hersek’in Gradaçaç ve Banyaluka şehirlerinde kaymakamlık yapan Çapanoğlu Mahmut Bey’in (Süleyman Bey oğlu) getirdiği bilinir. Nitekim o yıllarda Yozgat’taki tüm Çapanoğullarının bahçelerinde Frenk üzümü vardır. Fahrettin Bey, bana vermek için çantasından Hüzni babanın şiirleri olan bir kitap çıkardı. Kitabın kapağında “Doğumunun 130. Yıl dönümünde YOZGAT’LI HÜZNÎ-HİZBÎ BABA” yazıyordu. Benim için imzalamasını rica ettim. “Benim gözlerim görmüyor sadece kendi ismimi yazabiliyorum öyle imzalasam olur mu?” Deyince, elbette olur şeref duyarım dedim. Zorlanarak yazdı ve imzaladı. İmza işi bitince tam karşısında oturan Yılmaz Göksoy ağabeyim, “Fahrettin, beni tanımadın galiba ben Yılmaz Göksoy” deyince “Vay Yılmaz hocam affedersin artık gözlerim görmüyor da kusuruma bakma ne olur” dedi. Böyle söyleyince çok üzüldüm. Yılmaz ağabeyim ve kuzenim Halit Çapanoğlu Hüzni Baba, nam-ı diğer Kurt İmam üzerine epey sohbet ettiler. Kaydettiğim bir hikâyesini de ben anlatayım müsaadenizle; Şair Hüzni Baba, Ankara’nın ilçesi Haymana da bir ağanın evinde misafirdir. Dinlemeye gelenlere vaaz ve nasihatte bulunmaktadır. Konuşmalarından çok etkilenen çobanın karısı, Hüzni Babayı evine davet eder. Yenilip içildikten sonra da dizinin dibine oturarak aklına takılan şeyleri sorup öğrenmeye çalışır. Hüzni Baba, kadının bu çabasından çok etkilenir. Bir kadına bakar, bir her şeyden bihaber ilgisiz çobana ve kendi kendine hayıflanır. İçinden, “Allahın işine bak, böyle bir kadını böyle bir oduna yazmış; benim gibi bir âlime de benim odunu yazmış” diye geçirir. Bu düşünce kadına malum olur, Hüzni Baba’ya dönerek “Fakı, Fakı (imam, imam) kendine gel. Allahın yazgısı yerinde. Sen senin odunu adam edeceksin ben de bu odunu” der.

Bu söz benim ve şüphesiz toplumun “Allah evliliklerde bir beceriksizi bir becerikli ile eş ederek dengeyi sağlıyor” inanışının en güzel ispatı olmuyor mu?

İşte Hüzni Baba’nın meşhur“Yozgat Destanı”

Nice medh ideyim ab(u) havasın
Dinle nedir dasıtanı Yozgad’ın.
Tadanlar mest olur zevk u sefasın
Ali yüksektir mekanı Yozgad’ın.

Dört tarafın sarmış dağları vardır
Sed di İskender’den bir yadıgardır
Manzarası latif cayy-ı mesardır
Gören olur hayranı Yozgad’ın.

Çapan zade itmiş bir cami bina
Emsali bulunmaz bir yerde asla
Mekanını firdevs eyleye Mevla
Veli ni’met mihrabını Yozgad’ın.

Kıble tarafından Çamlık havadır
Ehli-keyfe keyf bağışlar sad hezar
Al yeşil mor sarı çiçekler açar
Güller açar gülistanı Yozgad’ın.

Bir nev arus asa yeşermiş çamlar
Hep sahraya gider servi endamlar
Kurulur meclisler içilir camlar
Şarkı söyler gazelhanı Yozgad’ın.

Dile neşe virir çiğdem sahrası
Çayır çimen açar hoştur havası
At koşusu erenlerin sedası
Hayat virir her seyranı Yozgad’ın.

Açılır menefşe laleler biter
Eser seher yeli bülbüller öter
Sakiler elinde badeler tutar
Hep cem olur nevcihanı Yozgad’ın.

Birikir her taraf pir ile civan
Temaşaya çıkar ahbabu yaran
Koç yiğidler anda tutarlar meydan
Güreşir hep pehlivanı Yozgad’ın.

Panayır meşhur dinir her yanda
Keçi koyun deve at merkep manda
Sığır katır kalmaz hep gelir anda
Ticaretli haziranı Yozgad’ın.

Ehl-i medeniyet sahib diyanet
Da’im ahalisi eyler ticaret
Ahde vefa kılar mevcud sadakat
Mustakimdir hem vicdanı Yozgad’ın.

Gayet garib dostdur misafirperver
Gelen gariblere çok ikram eyler
Mürüvvet ehlidir sehayı sever
Hamiyetden çok nişanı Yozgad’ın.

Edebiyat yeri cahil (ü) arif
Her birisi fenne hakkıyla vakıf
Katibdir umumu ehl-i ma’arif
Merkebçisi hem çobanı Yozgad’ın.

Dilberleri çoktur ince meyanlı
Tavus gibi süslü gayet ünvanlı
Zekaveti ma’ruf şöhretli şanlı
Kaleminden damlar kanı Yozgad’ın.

Köyleri muhterem ehl-i sehavet
Gelen misafiri eyler ri’ayet
İltifatı fevka’l-ade nihayet
Gayet meşhur hanedanı Yozgad’ın.

Sahib-i tevekküldür safi vicdanlar
Muhibb-i sadıktır her bir insanlar
İşleri zira’at hep reçber onlar
Bağ bahçedir her yanı Yozgad’ın.

Aşa’ir her taraf yaşar yaylada
Kurulmuş haymeler çölde sahrada
Konarlar göçerler cay-ı safada
Akdağ gibi var ormanı Yozgad’ın.

Sorgun Boğazlıyan Ma’den Kazası
Mürüvvet ehlidir beyi ağası
Da’im fukaraya vardır atası
Mebzul ni’metiyle nanı Yozgad’ın.

Küsufa uğramış misl-i afitab
Ebr-i tarda kalmış sanki mahitab
Hırkası başında çok şeyh ü şebab
Nice vardır kahramanı Yozgad’ın.

İtmedim vasfından binde birin yad
Çekilmiş köşeye çok sahib irşad
Gayetle muhterem hep kavm-i Yozgad
Hem de pek yüksektir şanı Yozgad’ın.

Ha’in her cihetten yaman değil mi
Ne kadar vasf itsem şayan değil mi
“Hubb’- vatan mine’l- iman değil mi
Hizbi kıymetini tanı Yozgad’ın.

Allahın rahmeti üzerine olsun Hüzni baba. O günü ömrüm oldukça unutmayacağım. Çok duygulu çok mutlu anlar yaşadığım bir gün olmuştu.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00