BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.02.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
199
Dün
:
4633
Toplam
:
13446422
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
Bir Çapanoğlu torunu, istihbarat devi HİRAM ABAS
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli bir MİT Müsteşarı olan Hiram Abas, Müşir Çapanoğlu Ahmet Şakir Paşa’nın(*) Torunudur.
Kimdir Ahmet Şâkir Paşa? İlk Türk Gazetesi Tercüman-ı Ahval’in sahibi, ilk Türk Posta Pullarını bastıran Posta Nazırı Agâh Efendinin kardeşidir.

Mareşalliğe kadar yükselmiş bir asker, vali yardımcılığı, mutasarrıflık, belediye müdürlüğü, çeşitli komisyonlarda üyelik, bazı kuruluşlarda başkanlık yapmış bir mülki idareci, on iki yıl büyükelçilik yapan bir diplomat, beş yıl süreyle Yıldız Sarayında Yaver-i Ekremlik sıfatıyla görev almış, padişah II. Abdülhamit’e danışmanlık yapmış, Anadolu ıslahatı gibi çok hassas bir meselede Umum Müfettişlik görevi verilecek derecede kabiliyetli, güvenilir ve iyi yetişmiş bir bürokrattır.

Ahmet Mithat Efendi, Menfa adlı eserinde benim hem ağabeyim hem babam oldu dediği Şâkir Paşa’dan velinimeti olarak bahseder.

II. Abdülhamit’in sarayına gelip, giden ve İngiliz casusu olduğu ileri sürülen ve Abdülhamit’in hafiyelerinden olduğu bilinen Macar Yahudisi Şarkiyatçı Prof. Arminius Vambery de Ahmet Şâkir paşa’yı II. Abdülhamit’in sağ kolu ve doğu politikasının ardındaki şeytan olarak tanıtır. Vambery’nin tesbitine göre sadrazamlık teklif edilmiş fakat bu görevi kabul etmemiştir.

Aralıksız kırk dört yıl devlete hizmet eden ve en kritik durumlarda aldığı görevleri başarıyla sonuçlandıran Şâkir paşa, bu başarılarından dolayı çok sayıda nişan ve madalya ile taltif edilmiştir. Islahat çalışmalarını sürdürdüğü sırada 20 Ekim 1899 tarihinde 61 yaşında iken Sinop’ta görevinin başında iken vefat etmiştir. II. Abdülhamit tarafından yaptırılan türbesi Sinop’tadır

Mustafa Hiram Abas Bey, Bay Pipo(**) olarak da bilinir (D.1932, İstanbul – Ö.26 Eylül 1990, İstanbul) Efsane olmuş Türk istihbaratçıdır. 1957 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Müfettişlik görevinden sonra yedek subay olan ve MİT'te çalışmaya başlayan Hiram Abas, 12 Mart döneminde MİT'te etkin görevlerde bulundu. Çok okuyan, fazlasıyla lisan bilen bir insandı. Özellikle organize suç, casusluk, kriminoloji (suç bilimi), psikoloji ilgilendiği sahalardı.

1978'de Namık Kemal Ersun'un tasfiyesiyle ilişkili olarak kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.

1983'te ikinci kez MİT'e dönen Abas, 1988'de yayımlanan MİT raporu olayında sorumlu görülerek, raporu kaleme alan Mehmet Eymür'le pasif göreve alınmak istenince, ikinci kez teşkilattan kendi isteğiyle ayrıldı. Korkut Eken ile abi kardeş, eski MİT müsteşarı ve Korgeneral Mehmet Fuat Doğu ile baba oğul ilişkisi içinde olduğu çeşitli kitaplarda belirtilmiştir.

Dostu olan bir gazeteciye “Cumhurbaşkanı’na bir memorandum sundum. Bana son derece ters gelen bir yapılanmayı gözlemledim. Bu ülke için felaket olur. Gereğini yapmazsa basına vereceğim.” der. O da Güngör Mengi ile görüşmesini salık verir.

Güngör Mengi ile Hiram Bey’in söyleşisi iki gün Sabah gazetesinde yayınlandı. Büyük ilgi çekti. Hiram Bey “Bu basında çıkmadan duyulursa canıma kast edebilirler.” demişti.

Emekli olduktan iki yıl sonra 26 Eylül 1990 sabahı çalıştığı yeni işine gitmek için yola çıktığında uğradığı suikastta yaşamını yitirdi. Olay, saat 10.00 sularında, Çiftehavuzlar'da Cemil Topuzlu Caddesini Bağdat Caddesine bağlayan Mahur Sokak üzerinde 236 no.lu Apartmanın önünde olmuştu. İşe gitmek üzere evden çıkan ve Şahin marka arabası ile hareket eden Hiram Bey, Bağdat caddesine 25-30 metre kala, arabaların hızlı gitmemesi için yapılan tümseğe geldiğinde iyice yavaşlamıştı. Saldırı işte o anda olmuştu. Hiram Abas, arka sol cama yaklaşan belediye işçisi gibi giyinmiş saldırgan kişilerin açtığı çapraz ateşin ortasında kalmış, çok yakın bir mesafeden başına isabet alan Hiram Bey, ilk mermi ile ölümcül darbeyi almış, silahına bile davranamadan olay yerinde ölmüştü.

Kalleşçe ve sinsice bir saldırı idi. Efsane MİT’ci Hiram Abas'a yapılan suikast davası da diğer faili meçhul davalar gibi adaletin tozlu raflarında çürüyüp gitmiştir.

(*) Dr. Ali Karaca- ANADOLU ISLAHATI VE AHMET ŞAKİR PAŞA-Eren Yayıncılık ve kitapçılık Ltd.Şti.

(**)Bay Pipo Bir MİT Görevlisinin Sıra dışı Yaşamı: Hiram Abas- Soner Yalçın, Doğan Yurdakul- Doğan Kitap


08.08.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YOZGAT’TA BİR DEVLET BAKANI
Sayın Çapanoğlu merhaba
(Rahmetli babamla rahmetli Derviş Bey oğlu İsmail Çapan iki kardeş gibiydiler, babam İsmail Bey amcaya hep Çapanoğlu diye hitap ederdi, birbirleriyle çok şakalaşırlardı, ailece çok sık görüşürdük. Hanımı rahmetli Sariye Hanım Teyze, annemle "ahretlik bacısı" idiler. Hepsinin mekânı cennet olsun. Oğulları Doğan ve İsa ise çocukluk arkadaşlarımdı. Ben de size müsaadenizle, sakıncası yoksa Çapanoğlu diye hitap etmek isterim).
Merhum Mehmet Kemal Aydoğan (yanlış bilmiyorsam Mustafa değil Mehmet, oğlu daha iyi bilir) Yozgat İmam-Hatip Okulu'nda (o zaman ...Lisesi değil Okulu idi) bizim müdürümüz idi. Sanırım 1962 de emekli oldu veya kendi ayrıldı. Ben o okulda 1956-63 arası öğrenci idim. Bizim Resim ve Yurttaşlık Bilgisi derslerimize gelirdi aynı zamanda. Mükemmel bir fotoğrafçı ve ressam idi. Meşhur o "Bulutlarda Atatürk" fotoğrafı uzun yıllar ilk, orta ve liselerde, İmam-Hatip okullarında hep asılı idi. Merhum öğretmenimiz çok sempatik, güler yüzlü ve espritüel biri idi. Oğlunu o yıllarda henüz küçük çocukken tanıdım, sonra da bir daha görmedim, sık sık babasıyla gelirdi okula. Kayın biraderi ve meşhur Edhem Hafız'ın oğlu (çok muhterem öğretmenimiz) Ahmet Akman ise hem Gazipaşa İlkokulu’nda hem İmam-Hatip'te yıllarca öğretmenimiz oldu. Oğulları rahmetli Ergin Ağabey'i (mimar idi ve genç yaşta vefat etti maalesef) tanırdım. Küçük kardeşi Bilgin ise mahalleden benim ve Taha Akyol'un oyun ve mektep arkadaşımızdı. Birden hatıralar canlandı.
Selam ve saygılarımla,
A.Yaşar Ocak -- 04.02.2018 15:15
YOZGAT KÜLTÜR MERKEZİ
Değerli dostum,
Yozgat Kültür Merkezi, İstanbul’a yolum düştüğünde ilk ziyaret edeceğim mekan olacak. Bu merkezi böyle dört dörtlük inşa etmek her babayiğidin harcı değildir. Ellerine sağlık bu yolda gayret gösterenlerin. Siz de inşayı taa baştan alıp merkezin sunuma hazır hale geliş aşamasına kadar geçirdiği evreleri, verilen mücadeleyi ve gayretli çalışmaları ne güzel anlatmışsınız. Varlığınız daim ola aziz dostum.
Ben de Yozgat Kültür Merkezi’nin yapımında ve yaşatılmasında insan üstü gayret gösteren Sayın Başkan Ahmet Yılmaz başta olmak üzere, maddi manevi destek veren herkese candan teşekkür ederim.

Mustafa Topaloğlu -- 22.01.2018 14:30
CEP TELEFONU YASAKLANSIN MI, YASAKLANMASIN MI?
Abdülkadir Bey,
Eskiden Mafialar vardı, her taraflar bunların kontrolündeydi. Kanun kuvvetleri bile bunlarla uğraşamazdı. Şimdilerde bunlar bitti gibi göründüysede bu sefer MEDYA MAFİACILIĞI BAŞLADI!.Yok artık makinalı ile taramıyorlar ama milyonların önünde delilsiz, evraksız, kulaktan gelen yalan dolanlarla İNSANLARI LEBLEBİ GİBİ HARCIYORLAR.
Diyeceksinizki ülkede kanun var, mahkemeler var. YOK...ben inancımı kaybettim. Şayet bu ülkede kanun olsaydı bir kere bu medya mafialarına DUR DERLERDİ. Ama birde şu var hani derler ya '' bu başa bu tarak '' ayni öyle. Böyle seyirciye böyle show. Ülkelerde TV programlarının içeriğini seyircinin isteği belirler. Şu an kaç milyon Türk sınırımızda ne oluyoramı bakıyor yoksa kim ile kim
''ne!'' etmiş o programlarımı seyrediyor?
Bu gündüz programlarında güya avukatlar var !!! Yahu bu kadar belgesiz itelemeye, kariyer sahibi insanları rezil etmeye, aile mahremiyetini car car car açıklamaya ne HAKLARI VAR ?
Heye heye taşıyın mahkemelere...Kanal kiminmiş ? Showu yapanların arkalarında kimler varmış, reytingden kaç para dönüyormuş...
Şöyle bitireyim, BAZEN SERT KAYALARADA ÇARPILIR !
hamiyet Nagel -- 17.01.2018 14:43
ŞU HRİSTİYAN BAYRAMI
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Yeni yıl olgusunu irdeleyişinizden dolayı sizi kutluyorum. Okuma kültürü çok zayıf bir toplum olduğumuzdan insanlarımız çok rahat yönlendirilebiliyor. Bir de bilinçli biçimde yapılan yanlış yönlendirmeler devreye girince iş çığırından çıkıyor. Kendi kültürel değerlerimizi başkalarına öyle kolay kaptırıyoruz ki anlatmak olanaksız. Çünkü bu değerlerimizin farkında değiliz. Yeni yıl olayı da böyle. İslamiyetin benimsenmesinden önce kutladığımız yeni yılı, kendi kültürümüz çerçevesince tüm dünyaya yayacağımız yere, özellikle Batı kültürünün dinsel yaklaşımlarına teslim etmişiz kendimizi. Kuşkusuz biraz da İslamiyetin bazı kesimlerce bir çıkar aracı olarak kullanılmasının da bunda etkileri var. Durum böyle olunca ne yazık ki insanların bir özel günü çoluk çocuklarınca eğlenerek geçirmesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Acaba yazınızı okuyunca yeni yıl kutlamalarına bir Hıristiyan geleneği olarak bakanlar ne diyecekler?...
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 01.01.2018 18:43
CAHİLDİM DÜNYANIN RENGİNE KANDIM
Koskoca bir şehirde böyle saçma sapan bir pazar anlayışı olurmu. Pazar yeri diye yaptıkları yerde otopark yok, süt yoğurt pazarı yozgatın bir ucunda sebze meyve pazarı öbür ucunda böyle bi pazar Yozgat Yozgat oldu olalı görmedi. Rezalet diz boyu efendiler sahipsiz memleket. Herşeyin bir kuralı usulü kaidesi olur. Pazar pazar benzemez oldu. Böyle gidrse bırakın çoruma semer satmak için getmeyi, yakın zamanda 1 kilo süt almak içinde gitmek zorunda kalacağız.
Adınız ve Soyadınız -- 13.12.2017 14:27
BİR ANI
Sayın Çapanoğlu, gönderdiği yazısından girişimci bir ruha sahip olduğunu tahmin ettiğim Sayın Nusret Alper beyi tebrik ediyorum. Keşke aynı karakterdeki kişiler dernek gibi, kooperatif gibi bir çatı altında örgütlenebilseler. Basından takip ettiğim kadarı ile Yozgat kadınları erkeklerinden daha cesur ve daha girişkenler. Hâlbuki, Yozgat’ımız birçok konuda bakir sayılır. Üzüldüğüm bir taraf da kendi esnafımız varken dışardan gelen esnafın açtığı işyerlerine Yozgat yerli halkının daha fazla itibar etmesi. Bu arada Sayın Belediye başkanımızın gerek lise caddesindeki gerekse kuyumcular caddesindeki düzenlemesinden sonra alışverişte sanki daha bir canlanma olduğu izlenimi taşıyorum. Umarım öyledir. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 07.12.2017 10:45
PAZARDAN PAZARA
Sayın Çapanoğlu,
Pazardan pazara yazınızı üzülerek okudum. Meyve sebze pazarı ile süt yoğurt peynir pazarının birbirinden uzakta olmasının sebebini anlayamadım. Şehirlerin pazarlarında hepsi aynı pazarın içinde ama kendilerine ayrılan yerlerde olurlar. Bu pazarlarda o kadar çok çeşit var ki mutfak eşyası satanlar, giysi satanlar, güneş gözlüğü satanlar, iç çamaşırı satanlar, ayakkabı satanlar vs. Yozgat pazarında ise bunlar değil köylünün getirdiği ve kendi ürettiği ürünleri kolayca pazarlayabilmesi isteniyor. Umarın Belediye Başkanlığı ve Valilik buna göre tedbir alırlar. Bu araştırma yazınız için sizi kutluyorum. Saygılarımla
SUDE ÖZTÜRK -- 23.11.2017 12:44
PAZARDAN PAZARA
Bu yazanlar doğru ve Yozgat gerçekten bu hale geldiyse Yozgat bitmiş demektir. Alıcının satıcının köylüsüyle kentlisiyle tüm ahalinin pazardan ihtiyaçlarını karşılayabileceği pazar yeri yapılamıyorsa boş yere organize sanayi yapmaktan, sanayileşmekten, tarımı güçlendirmekten bahsetmesin kimse yazık çok yazık. Oysa istimlak edilip güzel bir haftA alık pazar yeri yapılsa alıcı da satıcı da yaşadığı bu sıkıntıdan kurtulur.
RIZA KAYACAN -- 22.11.2017 15:27
PAZARDAN PAZARA
Yazınızı Yozgat Ziraat Odası Başkanı, Damızlık Büyükbaş Hayvan Yetiştiricileri Birlik Başkanı, Kücükkbaş Hayvan Yetiştiricileri Birlik Başkanı, Ticaret Odası Başkanı ve Yozgat Belediyesinden okuyan oldu mu çok merak ediyorum. Yozgatta salı günleri süt yoğrurt almak, yerli sebze meyve almak için ayrı ayrı pazar yerleri canımıza tak etti. Nerde bu köylünün ziraat odası başkanı niye sahip çıkmıyor Yozgat köylüsüne,alıcıyıda düşünen yok satıcıyıda
Ahmet Bulut -- 21.11.2017 13:20
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00