BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
176
Dün
:
4633
Toplam
:
15018643
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
SORULAMAYAN ADRES
capanoglukadir@yahoo.com.tr
İzmir’den bizi ziyarete gelen sevgili kuzenim Mustafa Çapanoğlu ile İstanbul Galata Köprüsünde Karaköy yönüne doğru yürüyoruz. Hem etrafı seyrediyor hem de yolun gürültüsü içinde sohbet etmeye çalışıyoruz.

Birden, 15-20 metre önümüzde çizgili kahverengi takım elbiseli, geniş omuzlu ve biraz şaşkın yürüyen bir adam dikkatimi çekti. 1980 den sonra işim icabı 14 yılım bu bölgede geçmişti. Emekli olduktan sonra da en az hafta da bir kere Karaköy’deki Perşembe Pazarına inerim. Eski dostları, daha doğrusu krizlerden az etkilenerek kepenk kapatmayan dostları ziyaret edip geçmişteki güzel günleri yâd ederiz. Yani kısaca ben buranın halkını iyi tanırım. Burada iki türlü insan olur. Köprü üstünde yürüyenler, ya yerli ya da yabancı turistlerdir ki bunlar ya zaman zaman durup etrafı seyrederler ya da fotoğraf çekerler. Diğer grup esnaf grubudur ve hep aceledir işleri, hep koşuşturma içindedirler. Bu grup kıyafetleri ile de hemen kolayca tanınırlar.

İşte yukarda bahsettiğim adam bunlardan hiç birine benzemediği için dikkatimi çekmişti ve gayri ihtiyari izlemeye başlamıştım. Bir yandan da Mustafa ile sohbete devam ediyorum. Adam karşıdan gelenlere veya yanından geçenlere bir şey sormak istiyormuş gibi yapıyor ama sonra vazgeçiyordu. Bunu fark edince yardımcı olmak için adımlarımı biraz hızlandırdım. Mustafa da farkında olmadan benimle birlikte hızlandı. Adam aniden karşı yönden gelen gözüne kestirdiği birisine bir şey soracak oldu ama sorduğu adam bunu tersler gibi yaptı ve hızla ters yöne doğru yoluna devam etti. Şimdi daha da ilgimi çekmişti bu kahverengi elbiseli adam. Bizde bu arada adama yetiştik. Yandan baktım, elli yaşlarında, saçları arkaya taranmış düz ve biraz kırlaşmış, yüzü tarlada çalışan köylüler gibi güneş yanığı ve kırış kırıştı. En az beş günlük de sakalı var.

“Merhaba bir yerimi arıyorsunuz” dedim. Durdu öylece yüzüme baktı bizde durduk. Biran konuşmayacak sandım. Utanarak alçak bir sesle “Genel eve nereden gidilir beyim” dedi yutkundu, başını önüne eğdi. Arkasından “Kızım oradaymış da” diyebildi. İçim yandı, sersemledim, başım döndü sandım, nefes alabildim mi bilmiyorum.

Hemen kendimi topladım. Buyurun, ben yardımcı olayım, bizimle gelin dedim. Üçümüz birden konuşmadan yürüyoruz. Ne konuşacağız ki, Mustafa da sustu öyle yürüyüp gidiyoruz. Hem yürüyoruz hem de düşünüyorum. Böyle haberlere gazete havadisleri arasında rastlıyoruz ve okuyup geçiyoruz. Halbuki başa gelince bir adres bile sormak ne kadar zormuş.

Sonra aklıma geldi, dedim ki; “Kimseye bir şey söylemeden evleri dolaşın, kızınızın nerede olduğunu tespit edebilirseniz sakın bir şey yapmayın, Tünel’e binin Beyoğlu’na çıkın orada polis merkezi var, onlardan yardım isteyin.”

Birlikte Tersane caddesinin deniz tarafına Tünel’in karşısına geldik. Karşıdan Tünel’in ve Yüksek Kaldırım caddesinin girişini gösterdim. “Orası bir yokuştur, yokuşun yarısına kadar çıkın, orada yine bir esnafa sorun çekinmeyin onlar sizin bu halinizden anlarlar gösterirler” dedim. Sağ ol bile diyemedi yürüdü gitti. Biz köşede kaldık arkasından izliyoruz. Adamcağız zorlukla karşıya geçti, yürüyor mu sendeliyor mu belli değil. Nihayet ilk konuşan kuzenim Mustafa oldu. “Abi bu günü hiç unutmayacağım” dedi.

03.03.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÇAPANOĞULLARI HADİSESİ BİR İSYANMIDIR? - 1 -
Yorumunuz sevgili a.kadir bey yerköy derebağı köylüyüm.tel.0 535 967 57 11.yozgat günleri ankara da Siyami YOZGAT ın yazdığı USAT romanı hakkında düşüncelerinizi rica ediyorum.okudum.şu sira tekrar okuyorum.selamlar
Ünal dursun -- 07.12.2018 23:57
NE ÇORBAYMIŞ BE!
Değerli dostum,
Çorba hakikaten yediden yetmişe herkes için çok değerli bir yiyecek. Teşekkür ediyorum. Bizim Köyden İnsan Manzaraları-1’i okumuşsunuz. Yorumlamışsınız. Varlığınız daim ola.
Kısacık bir ekleme yapmak isterim yine “çorba”ya dair. Bizim gibi çorba severin biri az kalsın yuvasını bozuyormuş. Bu çorba yüzünden canım. Şöyle olmuş: Adam eşinden her gün çorba istiyor. Çorbasız sofraya oturmuyor. Bir gün böyle, beş gün böyle… Kadıncağız usanmış. Bir gün tasını tarağını toplamış. Demiş ki kocasına:
-Ben anneme gidiyorum. Ne halin varsa gör!
Adam mutfak işinden pek anlamıyor. Yalvarır bir sesle:
-Hanım, çorba pişir de öyle git bari, deyip boynunu bükmüş. Kadıncağız hanımlığını yapmış. Annesine gitmekten vaz geçmiş.
İşte böyle aziz dostum. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 07.12.2018 23:48
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın M. Kılıcaslan, lütfen capanoglukadir@yahoo.com.tr adresimden mail göndererek ya da Yozgat Gazetesinden telefonumu alarak bana ulaşınız. Selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 30.11.2018 10:45
Bir yiğit beyzade, Çapanoğlu Halit bey
Merhaba , bende Çapanoğlu torunuyum ama tam hikayeyi bilmiyorum, Babannem zamanında bahsederdi bir süredir aklını yitirmişti ama geçmişi iyi hatırlıyor ara ara diyordu oda yeni rahmetli oldu 76 yaşında, bildiğim kadarıyla arap seyfi alaca köyündendi babası Mehmet Celal Çapanoğluymuş annesi İkbal Arslan çerkes kızıydı. Abisi de vardı Aydın oda vefaat etti genç yaşt pek bilmiyorum. Babası genç yaşta aklını kaybetmiş at çiftlikleri felan varmış zamanında birşeyler olmuş almışlar ellerinden , babasının mezarını bilmiyordu. Sadece İstanbul da vefaat etti kimsesizler mezarlığına gömülmüş sanırım. Dediğim gibi yarım yamalak bir hikaye yeni toprağa verdik üzgünüz ve merak ediyorum belki bir bileni vardır. Hayatı kısa sürede olsa yozgatta devam etmiş dayısı komsermiş babası vefaat edince yozgata dönmüşler bir köy adı veriyordu ama unuttum orada dayısı komsermiş karakolun karşısındaki evde kalırlarmış Çerkes kızı dediğim ikbal annem de bildiğim kadarıyla ceritmiş. Celal dedemin tek bir resmi mevcut ama dediğim gibi bilgiler yarım belki bir bilen vardır.
M.Kılıçaslan -- 28.11.2018 20:28
BİZ NELER GÖRDÜK
Bu yazını, en iyi üniversitelerin malzeme ve metalurji mühendisliği mezunu çocuklar bile yazamaz Ağabey, kutlarım seni, de niye mühendis olmamışsın ki
Bülent cerit -- 24.11.2018 15:19
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın Çapanoğlu,
Harika bir biçimde tasvir ettiğiniz bu kapkacak macerasını ben de aynen sizin gibi yaşayanlardanım, çünkü aynı nesil ve yaklaşık aynı çevredeniz..Rahmetli annem gözümün önünde canlandı mutfakta çalışırken. Zavallı memleketim! Geri kalmışlığın bedelini bizler ödüyoruz. Kullandığımız bu nesnelerin bıraktığı arızalar yaşlılık döneminde uzun yılların içinden geçerek bizlere yansıyor. Allah bizden sonrakilere acısın diyorum. Onlar bizim nesilden daha şanssız. Gerek dünya, gerek memleketimiz ölçeğinde.
Selam ve saygılar,
A. YAŞAR OCAK -- 23.11.2018 10:42
BİZ NELER GÖRDÜK
Teşekkür ederim bu kadar güzel eski-yeni günler anlatılmaz.bizim evde de bakır tencere vardı.çok iyi hatırlıyorum.elinize ve kaleminize sağlık.

ARTO KAZANCIOĞLU -- 23.11.2018 10:40
BİZ NELER GÖRDÜK

Yüreğine sağlık. Sıcacık bir yazı. Hep birlikte yasadığımız dönemler. Çok teşekkürler.
Güner Türkoğlu Gökay -- 23.11.2018 10:39
BİZ NELER GÖRDÜK
SEVGİLİ ABDÜLKADİR BEY,
ÇOK GÜZEL TARİHİ BİR YAZI OLMUŞ, ELİNİZE SAĞLIK, İLERDEKİ KUŞAKLARIN VE TARİHÇİLERİN YARARLANABİLECEĞİ BELGE NİTELİĞİNDE GERÇEKTEN.
SEVGİLER....SELAMLAR...
Selçuktayfun Ok -- 23.11.2018 10:38
SAYIN BEKİR BOZDAĞ’IN YOZGAT ZİYARETİ
Yorumunuz Sayın hocam çok güzel yazmışsınız fazlalığı var eksikliği yok yozgat var yozgatlı yok garip sahipsiz şehir tıpkı benim gibi öksüz garip tarihe bakarsak Cumhuriyet döneminde yapılan ortada cakili bir çivi yok bir bira fabrikası var olmaz olsun o bira fabrikası biz böyle iyiyiz.... sizi yeni tanıdım atalarimizin gurur duyduğumuz sahiplendigimiz Çapanogullarindan yozgat da bizim Capanogullarida bizim dediğimiz ismini namini duydugumuzda titredigimiz kendimize gelip heybetlendigimiz dedelerimiz özümüz canimiz....yazmaya devam edelim ama 1923 den bugüne kadar saygılarımla
Mustafa Aydın Turan -- 20.11.2018 09:05
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00