BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
167
Dün
:
4633
Toplam
:
14471397
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
SORULAMAYAN ADRES
capanoglukadir@yahoo.com.tr
İzmir’den bizi ziyarete gelen sevgili kuzenim Mustafa Çapanoğlu ile İstanbul Galata Köprüsünde Karaköy yönüne doğru yürüyoruz. Hem etrafı seyrediyor hem de yolun gürültüsü içinde sohbet etmeye çalışıyoruz.

Birden, 15-20 metre önümüzde çizgili kahverengi takım elbiseli, geniş omuzlu ve biraz şaşkın yürüyen bir adam dikkatimi çekti. 1980 den sonra işim icabı 14 yılım bu bölgede geçmişti. Emekli olduktan sonra da en az hafta da bir kere Karaköy’deki Perşembe Pazarına inerim. Eski dostları, daha doğrusu krizlerden az etkilenerek kepenk kapatmayan dostları ziyaret edip geçmişteki güzel günleri yâd ederiz. Yani kısaca ben buranın halkını iyi tanırım. Burada iki türlü insan olur. Köprü üstünde yürüyenler, ya yerli ya da yabancı turistlerdir ki bunlar ya zaman zaman durup etrafı seyrederler ya da fotoğraf çekerler. Diğer grup esnaf grubudur ve hep aceledir işleri, hep koşuşturma içindedirler. Bu grup kıyafetleri ile de hemen kolayca tanınırlar.

İşte yukarda bahsettiğim adam bunlardan hiç birine benzemediği için dikkatimi çekmişti ve gayri ihtiyari izlemeye başlamıştım. Bir yandan da Mustafa ile sohbete devam ediyorum. Adam karşıdan gelenlere veya yanından geçenlere bir şey sormak istiyormuş gibi yapıyor ama sonra vazgeçiyordu. Bunu fark edince yardımcı olmak için adımlarımı biraz hızlandırdım. Mustafa da farkında olmadan benimle birlikte hızlandı. Adam aniden karşı yönden gelen gözüne kestirdiği birisine bir şey soracak oldu ama sorduğu adam bunu tersler gibi yaptı ve hızla ters yöne doğru yoluna devam etti. Şimdi daha da ilgimi çekmişti bu kahverengi elbiseli adam. Bizde bu arada adama yetiştik. Yandan baktım, elli yaşlarında, saçları arkaya taranmış düz ve biraz kırlaşmış, yüzü tarlada çalışan köylüler gibi güneş yanığı ve kırış kırıştı. En az beş günlük de sakalı var.

“Merhaba bir yerimi arıyorsunuz” dedim. Durdu öylece yüzüme baktı bizde durduk. Biran konuşmayacak sandım. Utanarak alçak bir sesle “Genel eve nereden gidilir beyim” dedi yutkundu, başını önüne eğdi. Arkasından “Kızım oradaymış da” diyebildi. İçim yandı, sersemledim, başım döndü sandım, nefes alabildim mi bilmiyorum.

Hemen kendimi topladım. Buyurun, ben yardımcı olayım, bizimle gelin dedim. Üçümüz birden konuşmadan yürüyoruz. Ne konuşacağız ki, Mustafa da sustu öyle yürüyüp gidiyoruz. Hem yürüyoruz hem de düşünüyorum. Böyle haberlere gazete havadisleri arasında rastlıyoruz ve okuyup geçiyoruz. Halbuki başa gelince bir adres bile sormak ne kadar zormuş.

Sonra aklıma geldi, dedim ki; “Kimseye bir şey söylemeden evleri dolaşın, kızınızın nerede olduğunu tespit edebilirseniz sakın bir şey yapmayın, Tünel’e binin Beyoğlu’na çıkın orada polis merkezi var, onlardan yardım isteyin.”

Birlikte Tersane caddesinin deniz tarafına Tünel’in karşısına geldik. Karşıdan Tünel’in ve Yüksek Kaldırım caddesinin girişini gösterdim. “Orası bir yokuştur, yokuşun yarısına kadar çıkın, orada yine bir esnafa sorun çekinmeyin onlar sizin bu halinizden anlarlar gösterirler” dedim. Sağ ol bile diyemedi yürüdü gitti. Biz köşede kaldık arkasından izliyoruz. Adamcağız zorlukla karşıya geçti, yürüyor mu sendeliyor mu belli değil. Nihayet ilk konuşan kuzenim Mustafa oldu. “Abi bu günü hiç unutmayacağım” dedi.

03.03.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00