BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
221
Dün
:
4633
Toplam
:
14109704
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
KÖMÜRCÜ İLE EFENDİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Karlo Nobis’in “Betti” ye söylediklerini Garrone dünyada söylemezdi. Babası zengin olduğu için Karlo Nobis’de büyüklenme duygusu vardı. Kendisini dev aynasında görürdü. Uzun boylu, siyah sakallı, ağırbaşlı ve kibar davranışlı olan Bay Nobis, çocuğunu hemen her gün okula eliyle getirirdi.

Dün sabah Nobis, en küçüklerden biri olan kömürcünün oğlu Betti ile kavga etmiş, haksız olduğunu bildiği için ne söyleyeceğini şaşırarak “senin baban bir dilenci parçasıdır” diye bağırmıştı. Betti, saçlarına kadar kızardığı halde hiç karşılık vermemiş, fakat gözleri yaşlarla dolmuştu.

Betti eve döndüğünde, Nobis’in dediğini babasına anlatmış olacak ki, öğleden sonra simsiyah ve kısa boylu bir adam olan babası, öğretmene sızlanmaya gelmişti. Büyük bir sessizliğe gömülü sınıfta kızgınlığının nedenini anlatırken, her zaman yaptığı gibi kapıda oğlunun paltosunu çıkarmaya yardım eden Nobi’in babası, kömürcünün kendi adını söylediğini işitince, neden söz edildiğini öğrenmek için içeriye girdi. Öğretmen konuyu anlattı;

“Bu adam sizin çocuğunuzun, kendi çocuğuna, senin baban bir dilenci parçasıdır dediğinden sızlanıyor” dedi. Bay Nobis, kaşlarını çattı ve utancından kızarmış yüzüyle, oğluna çıkıştı; “ Bu söylenenler doğrumu?” diye sordu.

Karlo, sınıfın orta yerinde ayakta, küçük Betti’nin önünde başı eğik duruyordu. Hiç karşılık vermedi. Babası kolundan tuttu; onu Betti’ye doğru itti ve “Ondan af dile!” dedi.

Kömürcü; “hayır, hayır” diyerek önlemek istiyordu. Fakat onu dinlemeyerek babası, Karlo Nobis’e, “ondan özür dile ve benimle beraber babamın, elini sıkmakla onur duyduğu, baban için söylediğim ağır, kaba ve yersiz sözden dolayı beni affet Betti sözlerini yinele” dedi.

Kömürcü, şiddetle önleyecek olduysa da Bay Nobis yine direndi. Bunun üzerine oğlu gözlerini yerden kaldırmadan babasının söylediği sözleri birer birer hafif bir sesle yineledi;

“Babamın elini sıkmakla… onur duyduğu… baban için söylediğim… ağır… kaba ve yersiz… sözden dolayı… özür dilerim”

Şimdi, Bay Nobis elini kömürcüye uzatmıştı; Kömürcü de onun elini kuvvetle sıkarken, çocuğunu, Karlo Nobis’in kollarına itmişti. Sonra öğretmene döndü; “Çok rica ederim, ikisinin yan yana oturmalarına izin verir misiniz?” dedi.

Öğretmen, Betti’yi Nobis’in yanına oturttu. Nobis’in babası selam vererek çıktı.
Kömürcü, bir süre ne yapacağını şaşırmış gibi duraladı. Yan yana oturan iki çocuğu süzdükten sonra sıraya yaklaştı ve Nobis’e sevgi ve pişmanlık belirten bir bakış fırlattı. Ona bir şeyler söylemek istiyor gibiydi. Onu okşamak üzere elini uzatıyordu ki, buna cesaret edemedi. Yalnız parmaklarını alnına hafifçe değdirip çekildi.

Bunun üzerine öğretmen sınıfa dönerek;
”Şimdi gördüğünüz olayı her zaman aklınızda tutunuz çocuklarım… Bu, yılın en güzel dersidir!” dedi.

Değerli okuyucular, bu güzel hikâye Milli Eğitim Bakanlığının 03.04.1961 tarihli ve 1147 sayılı tebliğleri ile okullara tavsiye edilen Yazar Edmondo De Amicis’in dünyaca meşhur “Çocuk Kalbi” kitabından.

Ben bu kitapla 1969 yılında tanıştım. Çalışan bir üniversite öğrencisi olduğumdan elimin altında her zaman iki adet bulundurdum ve akraba ve dostların küçük çocuklarına hediye ettim. Şimdi de ikiz torunlarım için iki adet kütüphanemde saklıyorum. Yavrularımızın karne aldığı hafta sonu, AVM lerdeki mağazalarda tablet satışları patlamış hatta pazar günü bazı markalar tamamen tükenmiş. Kitapçılarda ise beklendiği gibi kitap satışı olmamış. Digital teknoloji çocuklarımızı esir alıyor ve hayal dünyasından koparıyor. Çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandıralım lütfen ama lütfen.

Yazarın notu: Yukarıdaki hikâyeyi 7 yaşındaki torunum Mehmet Kaan Danıska bana okudu, ben de sizler için yazıya döktüm. Dede şimdi benim ismimde gazetede çıkacak mı diye sorunca bende yazdım.

01.02.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00