BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
179
Dün
:
4633
Toplam
:
13784730
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
KÖMÜRCÜ İLE EFENDİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Karlo Nobis’in “Betti” ye söylediklerini Garrone dünyada söylemezdi. Babası zengin olduğu için Karlo Nobis’de büyüklenme duygusu vardı. Kendisini dev aynasında görürdü. Uzun boylu, siyah sakallı, ağırbaşlı ve kibar davranışlı olan Bay Nobis, çocuğunu hemen her gün okula eliyle getirirdi.

Dün sabah Nobis, en küçüklerden biri olan kömürcünün oğlu Betti ile kavga etmiş, haksız olduğunu bildiği için ne söyleyeceğini şaşırarak “senin baban bir dilenci parçasıdır” diye bağırmıştı. Betti, saçlarına kadar kızardığı halde hiç karşılık vermemiş, fakat gözleri yaşlarla dolmuştu.

Betti eve döndüğünde, Nobis’in dediğini babasına anlatmış olacak ki, öğleden sonra simsiyah ve kısa boylu bir adam olan babası, öğretmene sızlanmaya gelmişti. Büyük bir sessizliğe gömülü sınıfta kızgınlığının nedenini anlatırken, her zaman yaptığı gibi kapıda oğlunun paltosunu çıkarmaya yardım eden Nobi’in babası, kömürcünün kendi adını söylediğini işitince, neden söz edildiğini öğrenmek için içeriye girdi. Öğretmen konuyu anlattı;

“Bu adam sizin çocuğunuzun, kendi çocuğuna, senin baban bir dilenci parçasıdır dediğinden sızlanıyor” dedi. Bay Nobis, kaşlarını çattı ve utancından kızarmış yüzüyle, oğluna çıkıştı; “ Bu söylenenler doğrumu?” diye sordu.

Karlo, sınıfın orta yerinde ayakta, küçük Betti’nin önünde başı eğik duruyordu. Hiç karşılık vermedi. Babası kolundan tuttu; onu Betti’ye doğru itti ve “Ondan af dile!” dedi.

Kömürcü; “hayır, hayır” diyerek önlemek istiyordu. Fakat onu dinlemeyerek babası, Karlo Nobis’e, “ondan özür dile ve benimle beraber babamın, elini sıkmakla onur duyduğu, baban için söylediğim ağır, kaba ve yersiz sözden dolayı beni affet Betti sözlerini yinele” dedi.

Kömürcü, şiddetle önleyecek olduysa da Bay Nobis yine direndi. Bunun üzerine oğlu gözlerini yerden kaldırmadan babasının söylediği sözleri birer birer hafif bir sesle yineledi;

“Babamın elini sıkmakla… onur duyduğu… baban için söylediğim… ağır… kaba ve yersiz… sözden dolayı… özür dilerim”

Şimdi, Bay Nobis elini kömürcüye uzatmıştı; Kömürcü de onun elini kuvvetle sıkarken, çocuğunu, Karlo Nobis’in kollarına itmişti. Sonra öğretmene döndü; “Çok rica ederim, ikisinin yan yana oturmalarına izin verir misiniz?” dedi.

Öğretmen, Betti’yi Nobis’in yanına oturttu. Nobis’in babası selam vererek çıktı.
Kömürcü, bir süre ne yapacağını şaşırmış gibi duraladı. Yan yana oturan iki çocuğu süzdükten sonra sıraya yaklaştı ve Nobis’e sevgi ve pişmanlık belirten bir bakış fırlattı. Ona bir şeyler söylemek istiyor gibiydi. Onu okşamak üzere elini uzatıyordu ki, buna cesaret edemedi. Yalnız parmaklarını alnına hafifçe değdirip çekildi.

Bunun üzerine öğretmen sınıfa dönerek;
”Şimdi gördüğünüz olayı her zaman aklınızda tutunuz çocuklarım… Bu, yılın en güzel dersidir!” dedi.

Değerli okuyucular, bu güzel hikâye Milli Eğitim Bakanlığının 03.04.1961 tarihli ve 1147 sayılı tebliğleri ile okullara tavsiye edilen Yazar Edmondo De Amicis’in dünyaca meşhur “Çocuk Kalbi” kitabından.

Ben bu kitapla 1969 yılında tanıştım. Çalışan bir üniversite öğrencisi olduğumdan elimin altında her zaman iki adet bulundurdum ve akraba ve dostların küçük çocuklarına hediye ettim. Şimdi de ikiz torunlarım için iki adet kütüphanemde saklıyorum. Yavrularımızın karne aldığı hafta sonu, AVM lerdeki mağazalarda tablet satışları patlamış hatta pazar günü bazı markalar tamamen tükenmiş. Kitapçılarda ise beklendiği gibi kitap satışı olmamış. Digital teknoloji çocuklarımızı esir alıyor ve hayal dünyasından koparıyor. Çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandıralım lütfen ama lütfen.

Yazarın notu: Yukarıdaki hikâyeyi 7 yaşındaki torunum Mehmet Kaan Danıska bana okudu, ben de sizler için yazıya döktüm. Dede şimdi benim ismimde gazetede çıkacak mı diye sorunca bende yazdım.

01.02.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00