BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
190
Dün
:
4633
Toplam
:
14471528
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
BENİM ÖĞRETMENİM
capanoglukadir@yahoo.com.tr

Değerli Okurlarım, bu yazımda size geçmişte Yozgat’ta yaşanan komik bir olayı anlatacaktım ama 7 Aralık 2013 günü kargo ile gelen bir kitap beni o kadar mutlu ettik ki onu gelecek haftaya erteleyip duygularımı sizinle paylaşmak istedim.

Babamın memuriyeti dolayısıyla ilkokul 5. sınıfı 1956–1957 öğretim döneminde Afyon’un Dinar ilçesi Yeniyol İlkokulun da okumuştum. Kaydımı yapan kızıl saçlı Rıza Ünlüsan Başöğretmenimiz, babama “Abdulkadir’i iyi bir öğretmenimizin sınıfına yazdım” demişti. Öğretmenimiz Mustafa Menderes isminde ve çocuk gözümüzle biraz yaşlıca ama diğer öğretmenlerin arasında çok saygınlığı olan bir öğretmendi.

Oturduğumuz ev, Dinar’ın ılıca mevkiinde, ılıca denen ve iki havuzdan müteşekkil kaynağın bir yanında ve Kızılay’ın mülkiyetinde olan bir küçük apartmanın üçüncü ve son katı idi. Öğretmenimizin evi de ılıcanın öbür yanında idi yani bize çok yakın. Çoğu zaman okuldan çıkınca o önden ağır ağır bizde arkadaşım Habib ile sekiz on adım arkasından onun önüne geçmeden evimize doğru yürürdük.

1957 yılı Mayıs ayında diğer il ve ilçelerde olduğu gibi Dinar’da da Kıbrıs mitingi tertip edilmiş, biz öğrencilerde okulumuzla bu mitingde yer almıştık. Mustafa Menderes hocamız da son mısraları “Kızıl papaz Makarios sana bin aftospiyos” ile biten kendi yazdığı uzun bir şiirini okumuştu. 1974 yılında Gaziantep’te As. İz Subayı olarak yedek subaylığımı yaparken gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında birden bu şiir aklıma geldi. Aynı binadaki askeri mahkemede görev yapan ve Dinar’dan sınıf arkadaşım olan Askeri Hâkim Üsteğmen Faik Secer Başaran’a da bu şiiri hatırlatmıştım. Yıllar sonra İstanbul’da tekrar birlikte olduğumuzda bu şiire nasıl ulaşabileceğimi sordum. Bana Dinar Halk Eğitim Müdürü Sayın Yaşar Sağlam Beyefendinin telefonunu vermişti. Büyük bir ümitle Yaşar Bey’i aramış şiiri sormuştum. Kendisinin de Mustafa Hocamın şiirlerini araştırdığını, bu şiire rastlarsa memnuniyetle bana göndereceğini söylemişti. Sanırım aradan bir buçuk, iki yıl kadar bir zaman geçti ki birden “Dinar Şairi Menderes Hoca” kapak yazılı kitabı elimde buldum. Değerli okurlarım, öğretmenler günü dolayısıyla yazdığım yazımda öğretmenlerimizi yeteri kadar tanımadığımız konusundaki üzüntülerimi anlatmaya çalışmıştım. Ne kadar haklı olduğumu bir kere daha gördüm.

Kitaptan yaptığım kısa alıntılarla Mustafa Menderes Hocamızı size tanıtmak isterim. 1901 doğumlu imiş. Bu hesapça bizi okuttuğu yıllarda 55–56 yaşında oluyor. Karahisar Muallim mektebini bitirince 17 Eylül 1921 de 600 kuruş maaş ile Dinar Mecidiye Zükur Mektebine tayin ediliyor. 28 Ağustos 1922 tarihinde yani Kurtuluş Savaşı sırasında yedek subay olarak askere alınıyor. 20 Mart 1924’te terhis oluyor. Değişik köylerde öğretmenlik yaparken Dinar’ın Dazkırı Nahiyesi Kızılören köyünde, Emirdağ Göveççi Köyünde, Dinar’ın Haydarlı Bucağında ve Dazkırı’nın Yüreğil köyünde ve o yokluk yıllarında sıfırdan başlayarak okullar yaptırıyor. Bu çalışmalarından dolayı takdirname ile ödüllendiriliyor. Soyadı kanunu çıktığında Dinar’dan doğan nehrin adına izafeten “Menderes” soyadını alıyor. İkinci Dünya Savaşının başlamasıyla tekrar askere alınır ve 15 ay sonra terhis olur. 1945–1952 yıllarında Gezici Başöğretmenlik ve Başöğretmenlik yapar. Ve nihayet 1952–1960 arası Dinar Yeniyol İlkokulunda öğretmenlik yapar. İşte ben bu dönem içinde öğrencisi olma şansına sahip oluyorum. 27 Mayıs 1960 ihtilalı sonrası iktidardan düşürülen Başbakan Adnan Menderes’le soyadının aynı olmasından dolayı zamanın iktidarı tarafından yanlış değerlendirilen bu kıymetli insan, bundan sonra bir sürgün hayatı yaşamaya başlar. Hâlbuki soyadının Menderes ailesi ile bir ilgisi yoktur. Soyadı yüzünden çocukları da sürekli sıkıntı çekerler. Okula gidemez hale gelirler adeta soyutlanırlar. Buna katlanamayan hocam mahkeme kararıyla soyadını “Çağlaşan” olarak değiştirir. Ne acı değil mi? Ve ülkenin maarifi için yapılan bunca çaba ve çekilen bunca sıkıntıya karşılık ne büyük talihsizlik.

Bana bu kitabı göndermek lüfunda bulunan değerli insan Yaşar Sağlam Beyefendinin ısrarlı talebi sonucu 2012 yılının ortalarında rahmetli hocamızın sevgili kızı Gülgün Salman Hanımefendi gelinlik çeyiz sandığını açarak baba yadigârı şiir defterlerini Yaşar Sağlam Beyefendiye teslim eder. Arap harfleri ile yazılan şiirleri Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Dr. Erol Ogur Bey Latin harflerine çevirir ve kitabın da müellifidir.

Menderes hocamızın şiirlerinin gün yüzüne çıkarılmasında emeği geçen başta sevgili kızı Gülgün Salman Hanımefendi olmak üzere, geçen bunca sürede beni unutmayan Sayın Yaşar Sağlam (böyle insanlar da varmış), Sayın Mehmet Tekin, Sayın Ayhan Kalkan, Sayın Raif Öztürk, Sayın Mehmet Sarı ve Kitabın müellifi Sayın Dr. Erol Ogur Beyefendilere. Kitabın basımını üstlenen Dinar Belediyesine ve Belediye Başkanı Sayın Saffet Acar Beyefendiye minnet ve şükranlarımı arz ediyorum. 1974 yılından beri aklımdan çıkmayan Makarios’a Zemmiye şiirini de aşağıda sizlere takdim ediyorum.

İnsanlığın ruhuna yeter güvenlik katan,
Kahramanlık şanını yine biziz yaşatan.
Vefa denen cevheri kahpelikle bir tutan,
Gülünç şeytan Makaryos sana bin aftospiyos(*)

Leş kargası değiliz vara yoğa ötecek,
Hayallerin peşinde karaltıya gidecek.
Zulmün düşmanlığını yine Türkler yenecek,
Kızıl Papaz Makaryos sana bin aftospiyos

Duymadın mı radyodan Türk’ün heyecanını,
Unuttun mu daha dün Dumlupınar şanını?
Türkler şeref uğruna öyle döker kanını,
Kızıl Papaz Makaryos sana bin aftospiyos!

Türksüz olmaz katiyen Yeşil Kıbrıs’ta barış,
Kıbrıs bize armağan verilmez sana bir karış.
İster Gökte yapınız ister yerde bir yarış,
Kızıl Papaz Makaryos sana bin aftospiyos!

El yurduna göz koyan kolay olur ve fakat
Bu arslan yatağında yersin bir daha tokat.
Bizim tarih böylece bayraklaşır hep kat kat,
Kanlı Papaz Makaryos sana bin aftospiyos!

Şantajcılık bilmeyiz halimiz belli dünden,
Savaşa gitmek bize tatlı gelir düğünden.
Zafer bize yüz güle şart koşalım mı önden,
Kahpe şeytan Makaryos sana bin aftospiyos!

Zindandan çıkan insan böyle hep karşılanır.
Görenler seni sanki zaferden dönmüş sanır.
Yalancılık yapanlar böylece hırpalanır,
Lanet yüzlü Makaryos sana bin aftospiyos!

Daha dün yalvardınız bunda iki başınız,
Bizim topraktan gideli hep döktünüz yaşınız.
Türk kanı kokmuyor mu toprağınız taşınız,
Nankör ruhlu Makaryos sana bin aftospiyos!

Âşık gönül kes artık bunca sitem yetmez mi?
Türk’e yan göz bakana incir ağacı dikmez mi?
Tarih bir gün olurda haklıları seçmez mi?
Haksız düşman Makaryos sana bin aftospiyos!

Dinar 30 Nisan 1957

Nur içinde yat kadrini bilemediğimiz değerli hocam. “Öğrencilerin sana minnettardır.”

(*)Aftospiyos, Yunanca “autos” ve “piyos” dan türetilmiştir. “Sen kimsin”, “sen adam mısın” anlamında bir sözcüktür.

09.12.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00