BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
205
Dün
:
4633
Toplam
:
13780210
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
BİR VALİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okuyucularım, bildiğiniz gibi halen Adana valisi olan bir zat sarf ettiği bir söz yüzünden büyük bir gümbürtü ile gündeme düştü. Bu olay bana vaktiyle Yozgat’ımızın canlı tarihi değerli eğitimci Yılmaz Göksoy ağabeyim ile yaptığım bir söyleşiyi anımsattı. Sizinle paylaşmak istedim.

Bir zamanların Yozgat valisi Turgut Başkaya Beyefendi, tek parti döneminde mülkiye müfettişi idi. Köy Enstitüleri döneminde, enstitülere öğrenci seçmede nahiye müdürleri, karakol komutanları, gezici başöğretmenler, şartları uygun ve aileleri tarafından gönderilmek istenen kız ve erkek çocukları varken onları göndermeyip rüşvet almak için, gidip nişanlı kızları seçip köy enstitülerine göndermek istediler. Bu tür şikâyetler çoğalınca soruşturmaya gelen Turgut Başkaya o zaman bir hayli idareciyi epey terletmişti. Sonra Edirne valisi daha sonra da Samsun valisi oldu.

Samsun valisi iken Başbakan Adnan Menderes bir kongre için Samsuna gelir. Turgut Bey’e seninle bir şehiriçi turu yapalım teklifi yapar. Turgut Bey’in cevabı “ siz buraya, kongreye siyasi bir şahsiyet olarak, siyasi hüviyetle teşrif ettiniz, bense burada devletin temsilcisiyim, sizinle birlikte dolaşmam size eşlik etmem devleti bu işe alet etmem demektir, yakışık almaz, lütfen mazur görünüz” der. Tabi Menderes tarafından hoş karşılanmaz.

Bu olaydan sonra Yozgat’a tayin oldu. Yozgat’ta vali iken Bayındırlık Müdürü bir gün önüne bir dosya koyar. “Bu ne dosyası” diye sorduğunda Bayındırlık Müdürü “Çekerek yolundaki köprülerin kati kabul dosyası efendim” der. Vali Bey “birde ben göreyim ondan sonra teminatlarını iade edelim” diye cevap verir. Bir gün çıkar Çekerek’e kadar gider bakar ki yollarda köprü diye bir şey yok. Çağırır Bayındırlık müdürünü “ben Çekerek’e kadar gidip yolları dolaştım ama bir tane köprü görmedim” der. Bayındırlık müdürü de “sayın valim müteahhit köprüleri yapmıştı ama sel götürmüş” diye cevap verince kızar “ bu nasıl iş, selin götürdüğü köprüleri yani olmayan köprülerimi teslim aldınız” diyerek ödeme yapılmasını reddeder. Bayındırlık müdürü de bunu Demokrat partiye iletince parti Turgut Bey’i rencide etmek için merkez valiliğine bile değil müsteşar yardımcılığına tayin ettirir.

Vali Bey, Yozgat’tan ayrılırken bir veda yemeği yaptık. O yemekte biz genç öğretmenlere şu nasihatte bulunmuştu. “Öğretmenler sizler öğrencilerinizi vatana millete kul olarak yetiştirin, Kula kulluk etmesinler. Ben kula kulluk etmediğim için bunlar başıma geliyor ama ne gam” demişti. Bu sözlerinin bizim gençlik yıllarımızda üzerimizde çok büyük etkisi olmuştu. Sonra merkez valisi iken 27 Mayıs ihtilal’ı oldu.

İhtilal Hükümeti onu Bursa valiliğine tayin etti. Duyunca çok sevindik. Orada valilik yaparken de iki Milli Birlik Komitesi üyesi uçakla Bursa’ya giderler. Gitmeden önce de Valinin hava alanında kendilerini karşılamalarını isterler. Ama o karşılamaya gitmez. Karşılaştıklarında neden karşılamadığını sorarlar. O da onlara “ sizin Milli Birlik Komitesindeki sıfatınız nedir” diye sorar. Onlarda milletvekili diye cevaplarlar. Vali bey’in cevabı” milletvekillerini valiler karşılamaz, valiler bakanları, başbakanı, cumhurbaşkanını karşılar” diye cevap verir. Bunun üzerine yeniden merkeze aldılar. Turgut Başkaya daha sonra Danıştay üyesi oldu ve o görevde iken vefat etti. Danıştay üyesi olup artık sabit bir görevle Ankara ya yerleşen Turgut Bey, Ankara da bir daire almak için Kırşehir de babadan kalan emlakini satmıştı.

Rahmetli Turgut Başkaya da meşhur öğretmen Fazlı Bilecen’in öğrencisi idi. Yozgat’ta valilik yaptığı dönemde bayram namazlarından çıkınca önce Fazlı Bey’in elini öpmeye giderdi. Hâlbuki Fazlı Bey’in talebesi olan başka bir Yozgat valisi bayramlaşmak için şoförünü göndermiş, Fazlı Bey de şoförü kovmuştu.

Cumhuriyetin valileri ve öğretmenleri işte böyle idi. Mevkileri ile büyüyen insanlar değildiler, güçleri ile kişilikleri ile vatan, millet ve insan sevgileri ile büyüyen dörtdörtlük insanlardı.

15.11.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00